Kolay olmayacak


Ayşen Dilek Gönen

Ayşen Dilek Gönen

28 Kasım 2016, 23:47

Kolay olmayacaktır.                Yeniden bir yola girmek.            Yeniden çalışmak ve bilgi bolluğuna rağmen düşünmeyen toplum içinde düşünmeyi başlatmak.
Bir yerden başlamak gerek.
Büyük hayalleri anlatmak yol açmaktırBir hayat daha verilseydi bana,
Sıdıka Avar olmak isterdim.
Millet olmak adanmışlık istiyor .
Değişimi, gelişimi en çok kadın ister.
Ülkü adanmışlık istiyor. Elimde ışıklar içinde bir Sıdıka Avar vardı. Bir de yeni Sıdıka'lar umudumdu.
Sıdıka Avar!... Tanıdık geldi mi size?
Ben onu okuduğumdan beri unutamıyorum. Yerine geçmek için o senelere gidebilir ve dünyada öğretmenliği yapmayacağım çocuklar ve büyükler kalmayana dek gelmezdim. Büyükler mi? Evett! İlk önce İzmir'de bir hapishanede bir sürü mahkuma gönüllü öğretmenlik yapmış. Şanı yürüyünce misyoner bir kadın öğretmen diye söylentiler büyümüş. Ankara’ya Mustafa Kemal Atatürk'e kadar; sakıncalı kafesinde, hangi dinin milletin misyoneridir.
Derken duyrulmuş. Çağrılmış Ankara'ya... Mustafa Kemal ufak tefek öğretmenle karşılaşınca; misyoner ögretmen sen misin? Başı önünde Sıdıka Avar, evet!... demiş. Devam et!... Misyoner öğretmen olmaya.
Mustafa Kemal, O'na Anadolu'da önemli bir görev vermiş. Dağ taş demeden yıllarca okumaya aç susuz çocukları alacak ve topluma birer eğitmen yetiştirecektir... Bugün okuma ve yazma bilmeyen her 5 kişiden 4'ü kadın iken, o yıllarda Anadolu'da kız çocukları atıl kalacak bir kaderin sahibiydiler. Sayın öğretmenim Avar, köy köy meşakkatli yolculuklar yapmaktadır. Gittiği her köyden en az iki çocuk alacaktır... Kendi yerine ileride görev yapmasını beklediği, bu çocukları alabilmek için, muhtar ve imamlar ile konuşur, anlatır, didinir. Bir gece, köyün birinde iyi karşılanmaz. Caminin bahçesinde konaklar. Soğuktur ve sabaha donmaktan zor kurtulurken, o köyden bir öğrenci alamaz, geri döner. Bazı köylerde güzel karşılanır.Ama çocukları almasın diye, diğer bir köy bir gecede tüm kız çocuklarını evlendirir... Böylesi bir cehaletin savaşında, kız çocuklarını kurtarıp o mektepte hayata hazırlayacaktır. Öğreteceği temizlik- kültür okuma-yazma gibi aydın kadına dönüşecek küçük bir kitle, o gidince Anadolu'da kendi gibi yeni bir nesil yetiştirecektir... Avar sayın öğretmenim, anlatılmalısınız. Kız çocukları sizi tanımali ve düşünmeli. Bu ülke, hikayeleri ile millet oluşturan, bir çok insanın ülkesidir... O insanlara bu gün, ne çok ihtiyacımız var. O insanlar bize, mücdelelerini ve emeklerini bıraktılar. Kendisinin ifadesiyle giderken, yazdığına bakın; "Bolu’yu seviyorum ama bir ülkü uğruna buradan gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Kilometrelerin ötesine o yalnız kalmış bölgelerin insanlarına el vermek, gönül vermek için gidiyorum” diyen Sıdıka Avar, eğitime gönlünü vermiş bir sevgi kahramanıdır. Görevini 20 yılını vererek tamamlar. Veda ederken bu ifadelerle yazdığı mektuptan; "Ey Mastarlar‘ın, Hazarlar‘ın, Gölcükler‘in, Muratlar‘ın ülkesi Elazığ. Ey bağlarında tat, dağlarında buzlu sular kaynayan yeşil ulu ovalar‘ın evlatları. Ey Tunceli ve Bingöl’ün göklerle yarışan çetin dağları. Bağrını binbir haşeratın kemirdiği boynu bükük ormanları, ey dar zümrüt vadilerin çileli yiğit çobanları ve mert insanları. Hepinize gönül dolusu selam, sevgi ve saygılar... Ey saadetinize sevinç, dertlerinize gözyaşı kattığım vefalı kızlarım, biçare bacılarım! Uğrunuza serdiğim 20 senenin kahırları, dertleri, cefaları ananızın ak sütü gibi helal olsun! Kalbimde sizin için burcu burcu tüten saadet ve bereket dilekleri köyünüze, kömünüze Allah’ın rahmeti gibi yağsın ve mesut olun!”
Sonra ,18 yıl daha İstanbul'da çeşitli okullarda öğretmenlik yapar. 1979’da vefat eder. Sıdıka Avar'lar, fiziksel olarak ölürler ama fikren sürekli yaşarlar.
Avar'ın anısı önünde eğilmek, saygıdan öte, bir görev olsa gerek. Bazen; yeniden başlamak imkansız görünebilir.
Varmak istediğimiz bir ülkü için. Yer ve zaman, geç öğrenilmiş bilgilerin önemi yoktur. Öğretebilmenin küçüğü büyüğü yoktur.
Bildiklerimizi, tarihimizi anlatırsak, bir ülkünün çocuklarını var edebiliriz.
Anlatırsak, bizim yerimize gidenler olabilir... Düşünen, sorgulayan, aydınlıkta bir nesil, yetiştirmek için... Öğretmenler!... Sizin mesleğinizin adı; insanlığın hizasına yazılmıştır.
İnsanlık, en üstün sorumluluk, sizin elinizdedir...
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.