Öğrenmenin sırrı merak

Marmara Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde düzenlenen söyleşide konuşan İlahiyatçı-Yazar Erol Erdoğan, ilimin peşinde koşmanın ve ilimi bilmenin tek yolunun merak olduğunu söyledi

Öğrenmenin sırrı merak

Küçükçekmece Belediyesi okul söyleşileri kapsamında “Sürdürülebilir Öğrenmenin Tek Kelimelik Sırrı” isimli söyleşi düzenledi. Marmara Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen programda İlahiyatçı-Yazar Erol Erdoğan, gençlerin kendilerini yetiştirmesinin ve beşikten mezara kadar ilim öğrenmenin önemini anlattı. İlimin öneminden bahseden Erdoğan, “İlim öğrenmek medeniyetimizin ve inancımızın temel değerlerinden olduğu halde çoğu kez belli bir dönemden sonra okuma ve öğrenme serüveni kesintiye uğramaktadır. Bütün dünyada, dillerde ve dinlerde ilim öğrenmek önemlidir. Peygamber Efendimiz hadisinde bile “İlim Hindistan da olsa bile gidin alın” demiştir. İlim ne kadar uzak olursa olsun öğrenin demek istemiştir. Ayrıca her Müslüman kadın ve erkeğe ilmin farz olduğunu da söylemiştir” dedi. 

yazar okla geldi

Akan su kir tutmaz

Beşikten mezara kadar ilimin peşinde koşmanın ve ilimi bilmenin tek yolu merak olduğunu söyleyen Erdoğan, "Merak ettiğiniz zaman araştırırsınız, okursunuz, soru sorarsınız, öğrenmek için yolculuk yaparsınız, maceralara girersiniz ve hatta kendinizi tehlikeye atarsınız. Dünyada ve Türkiye’de 25 ve 30 yaşlarından sonra insanlar okumayı bırakıyorlar. Bilginin peşinde koşmayı bırakıyorlar. O yaşlardan sonra hafızada ne varsa onları kullanmaya başlıyorlar. Onu kullanmaya başladıkları için belli bir süre sonra o bilgi eskiyor, bayatlıyor. Akan su kir tutmaz çünkü sürekli akış halindedir su akarken toprağa taşa kayalara değerek, temas ederek sürekli kendini yeniler o yüzden akan su kir tutmaz derler. Tecrübe de aslında böyle bir şeydir ve su gibi kıymetlidir" ifadelerini kullandı. 

Beşikten mezara kadar ilim

Beşikten mezara kadar olan ilimin serüveninden bahseden Erdoğan, "Bebek dokunarak öğrenir ve merakını giderir böylelikle bebeklerin öğrenme serüveni başlar. Bebeklikten büyüklüğe geçtiği zaman ise sormaya başlar. Sürekli bir şeyleri merak ederek sorar. Yani beşikten mezara kadar olan öğrenmenin temeli olan merak’ı Allah yarattığı insanın hamuruna, ruhuna ve kanına koymuştur. Bu zor ve sahip olmadığımız bir şey değil ama insan belli bir yaştan sonra kelimesine güvenerek kendisine yapılan saygıya güvenerek okuma gerekliliğini sona erdirir ve ömrünün sonuna kadar öyle yaşayabileceğini düşünür. Büyüklerin en büyük hatası sadece tecrübelerine güvenmiş olmalarıdır. O yüzden insan son nefesine kadar okursa doğru bir yaşam içinde olur" diye konuştu. 

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.