Kurumsal değil kamusal bir anlayışınızın olmasını dileğiyle


Bahar Erkan

Bahar Erkan

10 Ocak 2017, 18:38

Bir önceki yazımda belediye sloganlarını yazmıştım. Bu görüşmeler sırasında ilginç diyaloglar olduğundan bunları da ikinci yazımda kaleme alacağımdan bahsetmiştim. Sloganlarını öğrenmek için bağlandığım belediyelerin basım birimleri yanlış yapmamak adına (bildiklerini düşündüğüm) sloganlarını söylemek istemediler. Evet, bir sistem var ve her hatanın da elbette ki bir bedeli var. Peki, o sistemin içinde bizler gerçekten bir hiç miyiz?
Tuzla Belediyesinde basından Tuğçe Hanımla konuşurken “Yaşam Burada” sloganımız ifadesini kullanır kullanmaz “bir saniye bekler misiniz” diye beni bekletti. 15 saniye kadar bekledim. Üzüntüm hanımefendinin kendine inanmamasıydı. Çünkü 15 saniye sonra slogan değişmedi bende “kendinize güvenin Tuğçe Hanım” diye düşüncemi dile getirdim. Kendisi de kurumunu, yaptığının doğruluğunu vs anlatmak istedi. Yazıyı yetiştirmek ve zaman sıkıntısı yaşadığım için konuyu uzatmadım.
Bir diğer ilginç diyalog ise Esenyurt Belediyesinde yaşandı. Basın biriminde stajyer olduğunu öğrendiğim Kübra Hanım telefona çıktı. Sorduğum soru karşısında “Sloganımız ne?” diye yanındakilerden destek almak istedi. Bu sırada telefonu Murat Bey devraldı ve kısa ama beni çok güldüren diyalogumuz başladı. Kendilerine gazete için bir yazı hazırladığımı söyledim. Sonra sloganınızı bilmeyen birinin basın biriminde ne işinin olduğunu samimiyetle merak ettiğimi sordum. Kendisi Kübra Hanım’ın stajyer olduğunu söyledi ve “hangi belediyede olduğunu bile bilmeye bilir” dediği anda “hangi belediyede staj yaptığını biliyor mu” diye sormuş bulundum. Fakat söylediğim gibi aynı anda soru cevap olmuş oldu. Kanımca stajyerlerin telefona bakmamasının daha iyi olacağını söyledim, kendileri de benim ricamı emir telakki ettiler. Yinelemek isterim ki belki çok iyi çalışan bir basın biriminiz var fakat kendinizi bu şekilde ifade ederseniz başarılı olduğunuza inanmamızı beklemek biraz gülünç olur kanısındayım.
Bir diğer ilginç diyalog Şişli Belediyesinden geldi. Operatör olarak muhatap olduğum kişi “yemeğini ye” diye telefona cevap verdi. Merak etmeyin bana söylemediğini anlayacak kadar zekiyim;) Ama sizce de bir tuhaflık bir rahatlık durumu yok mu? Sanırım burada da fazla özgüven durumu karşımıza çıkan! Beni basın bölümüne bağlamaya çalışırken hattın meşgul olması sebebiyle tekrar operatöre düştüm. “meşgul efendim tekrar aktarıyorum canikom” ifadesi karşısında toparlanmaya çalışırken Cem Bey telefona çıktı. Gazeteye yazdığım yazıdan bahsettim ve sloganlarını sordum. Kendisi beni Sevil Hanım’a bağladı. Sevil Hanım’a sloganlarını sorduğumda nerde ve ne amaçla kullanacağımı açıklayan yazılı bir müracaat yapmam gerektiğini söyledi. 38 ilçenin aklına gelmemiş miydi bu. Sadece sloganlarını istediğimi İstanbul’un en güzel sloganını aradığımı söyledim. Mail konusunda ısrarcı olup kurumsal bir belediyecilik anlayışlarından bahsettiğinde bende taşı gediğine koyma deyimini yerine getirmek istedim. Kendiyle çelişen iki perdelik bir oyunun içindeydim sanki. Telefonda bana canikom ifadesini kullanan bir operatör ve sloganı söylemek için mail bekleyen kurumsal basın birimi. En nihayetinde bilgi alamadım diye “boş bırakıyorum o zaman” değince; slogan benim oldu. Slogan neydi; Hayatın ortak noktası…
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.