Lafla Atatürkçülük olmaz

Nusret Bayraktar

Nusret Bayraktar



Mehmet Mert 29 Kasım 2016, 07:30

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Nusret Bayraktar, Atatürkçülük adı altında siyaset yapanların Atatürk’ün söylediklerini yapmadığını belirterek, “Çoğu bizim dönemimizde yapıldı. Onun için lafla Atatürkçülük olmaz” ifadesini kullandı.

Nusret Bayraktar ismini Refah Partisi döneminde çok duyardık. Milli Görüş geleneğinden gelen, Beyoğlu Belediye Başkanlığı yapmış, Rize milletvekilliği yapmış bir isim. Rizeli, Necmettin Erbakan'ın talebesi ve Beyoğlu kökenli olması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ortak noktaları. Nusret Bayraktar; bu günlerde ise Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Geliştirme Vakfı Kurucular Kurulu Başkanlığı ve Erdoğan'ın danışmanlık görevini yürütüyor. Bir ara adı Çevre Bakanı atamasında geçti ama gerçekleşmedi. Nusret Bayraktar 90'lı yıllarda il genel meclisi olarak bölgemize sık sık gelirdi. Yeni çalışma ofisinde randevüleştik ve o yıllardan bu güne kendisinden ülke gündemini değerlendirmesini rica ettik. İşte o söyleşimiz...

Milli Görüş geleneğinden geliyorsunuz. Görüşünüzde zaman zaman bir değişiklik oldu mu? Veya görüşünüzün bugün Türkiye'deki karşılığı nedir?
Size bir anımı anlatayım. Doksanlı yıllarda il genel meclis üyesiydim. O zaman Esenyurt ve Silivri'nin Çanta beldesinde yaşadığım iki anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Benim eskiden beri araba merakım vardır. Bugüne kadar hiç makam arabasıyla gezmedim, hep kendi arabalarımı kullandım. O zaman da yine 200-300 kişinin katıldığı bir konferansa konuşmacı olarak katıldım ve salona kendi arabamla gittim. Konferansın sonunda soru cevap bölümünde uzun boylu bir delikanlı önce kapıya çıktı sonra içeriye gelerek, “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diyorsunuz. Bu kadar güzel anlatımlarında sonra bindiğin arabanın parasını nerden buldun? Bizim ayağımıza giyecek çorap bile yok. 70 bin mark değerindeki arabayı nasıl aldın? Niye yerli değil de yabancı?” sorusunu sordu. Ben de bu delikanlıya mealen şu cevabı verdim; Ben ilkokuldan beri gündüz çalışıp gece okuyan gece çalışıp gündüz okuyan biriyim. Karşılıksız burslu okudum. Her okulu birincilikle bitirerek, aldığım bursları babama verdim. 1970 yılında İstanbul'a geldim, 700 lira maaşla çalışıyorum. Akşam okuyorum hem kendimi hem kardeşimi okutuyorum. Aldığım maaş bize yetiyor. Rize Endüstri Meslek Lisesi döner sermaye payınız diye bir zarf geldi bana. Açtım 3 bin sekizyüz lira... Düşünebiliyor musunuz lise mezunu bir öğrenciye döner sermaye verdiği katkıdan dolayı 3 bin 800 lira pay düşmüş. 25 yılık mühendisim, bunca zamandır çalışıyorum. Bu zaman dilime kadar mühendislik yapan ve çalışan mühendis bir araba alacak kadar para kazanamıyorsa onun diplomasının bir anlamı yoktur. Bana soru soran gencin elinde bir sigara var. Elinde sigara var deyince saklamaya çalıştı. 'Saklama' dedim. Ne sigarası içtiğini sordum; Marlboro cevabını verdi. Ben de sigara kullansaydım aynı sigaradan içerdim. Ben 25 yıl sigara içmemek süretiyle elde ettiğim paranın şu günkü dolar karşılığında değer 110 bin dolar dedim. Ve aldığım arabanın 70 bin mark değerinde olduğunu söyledim. Sonra da sen de sigara içme, verdiğin parayı değerlendir, eğer araba alamazsan gel ben sana arabamı vereyim diye konuştum.

nusret bayraktar

İkinci hatıranız...
İkinci hatıram da Silivri'nin Çanta beldesinde yaşandı. Allah rahmet eylesin Mehmet Özsev ilçe başkanı ben de il genel meclis üyesiyim. Orada bir kkahvede konuşma yapıyorum. Kahvede bulunanlardan birisi Cumhuriyet dönemine yaptığımız eleştiriler karşısında, faturayı Atatürkçülüğe kesmiş olacak ki, “Başkanım bana müsaade eder misin? Ben bir görev yapacağım” dedi. Ayağa kalktı, düğmesini ilikledi, döndü duvara Atatürk'ün fotoğrafının karşısına. Şapkasını çıkartarak şu cümleleri sarf etti; “Atam senin önünde saygı ve muhabbetle eğilirim. Sana saygım, imatım, güvenim sonsuz. Ama ne olur müsaade et ben milli görüşe katılıyorum. Görüş olarak anayasaya bağlıyım milli görüşe döneyim Mehmet Özsev'in safına katılayım.” Atatürkçülük adı altında siyaset yapanlar Atatürk’ün söylediklerin hangisini yaptılar? Çoğunu yapmadılar, ama çoğunu yapanlar kimler? Bizim dönemimizde yapıldı. Onun için lafla Atatürkçülük olmaz. Lafla laiklik olmaz, lafla milli görüşçülük de olmaz, lafla ilericilik de olmaz, lafla milliyetçilik de olmaz. Her şey icraatla olurç Türkiye'nin mevcut bir potansiyeli vardı. Nereye nasıl harcadık, kim harcadı, ne oldu? Onlara bakmak lazım.

Necmettin Erbakan Atatürk’e ve Atatürkçülüğe nasıl bakardı? Siz sayın Erdoğan ile kırk yılı aşkın berabersiniz. Bugünde beraber olduğunuzu biliyoruz Sayın Erdoğan Atatürk’ten bahsederken neden Atatürk ismini kullanmaz hep Mustafa Kemal Paşa der? 
Mustafa Kemal Paşa ismi kötü isim mi?

Yanına Atatürk’ü koysak daha iyi olmaz mıydı?
Koymasak ne olur?

Alınan bir kanunu çiğnemiş oluruz...
Şu anda bunun tartışılıyor olmasının getireceği artı ve eksi nedir?

Erdoğan her defasında Atatürk’ten bahsederken bu hassasiyete dikkat etse, kendisine karşı olan tarafı kazanmış olmaz mı? Ben olsaydım öyle yapardım.
Sen olsan Erdoğan olamazdın o zaman. Erdoğan olduğu gibi görünen göründüğü gibi olan biri olduğu için yüzde elli destek aldı. Demek ki Erdoğan uyguladığı politika doğru, sen olsaydın Başbakan olamazdın Cumhurbaşkanı olamazdın. Tayip Erdoğan sahteci değildir; söylediğini yapan, yaşadığına inanan bir liderdir. Dünyada böyle bir lider yok. Bütün dünya liderleri literatüründe Erdoğa’nın liderlik kişiliği ve karakteri dillere destan. Bunun için çekemiyorlar Erdoğan'ı. Trump bile kendi ülkesinin politikasına aykırı bir söylem geliştirerek bugün ABD  başkanı oldu. Tayip Erdoğan belediye başkanı olmadan önce şunu söylemiştir; 'Belediye başkanı olursam, işçi ve memur maaşları arasındaki uçurumu hemen düzelteceğiz' Bir baktı ki düzeltilecek bir konu değil toplumsal sözleşmeler var 657 sayılı devlet memurları yasası var. Yasaları parlamento düzenliyor sen belediye başkanısın. Belediye başkanlarının maaşı o zaman bin 500 lira, belediye başkanın şoförünün maaşı ise 3 bin lira. Arada korkunç bir uçurum var. Belediye başkanının maaşı parlamentodan gelen yasal düzenlemeyle tesbit ediliyor, işçi maaşı toplu sözleşmeler sonucunda belirleniyor. Toplu sözleşmelerde ideolojik davranılıyor.

O zamanlar adınız çevre bakanlığı için geçti...
Çevre bakanlığı da olur, ulaştırma bakanlığı da, sanayi ve teknolojide önemli değil ama biz hamallığa talip olduk.

Peki bu yarın öbür gün değişir mi?
Hiç belli olmaz şartlar değişebilir. Eğer başkanlık sistemi gelir, parlamento dışından bakan atanacak olur ise bizim de sıhhatimiz durumumuz müsait olur ve başkanımız da layık görürse neden olmasın. Ben şu anda bir vakfın başkanıyım; bu vakıf Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı'dır. Cumhurbaşkanımızla işbirliği içerisindeyiz. Bizim inancımız ve kültürümüzde yaş ve emeklilik yoktur. Allah’ın verdiği imkanları başkasına aktarmak görevimizdir. İlimin ve bilimin de zekatı vardır. Biz bunu başkalarına yaşamımız boyunca aktarmak mecburiyetindeyiz.

FETÖ, PKK terör örgütlerine karşı devlet ciddi bir mücadele veriyor. Ama kamuoyunda birçok cemaat var, bunların üzerine gidilecek mi?
Cemaatin birkaç türlü anlamı var. Kur’an'da der ki, “Hepiniz birleşin, bölünmeyin.” Cemaatleşmenin faydalarından bahsedilir ama doğru olmayan farklı maksatlarla kurulan cemaatler. İslam adına kurulmuş olup amacı dışında hareket edenler. Toplumun huzurunu kaçıranlarla, devlete ve millete kast edenlerle sonuna kadar mücadele edilecektir. FETÖ, uzun yıllardan beri cemaat ve hizmet adı altında malesef emperyalist dış güçlerin oyuncağı olmuş, Türkiye’nin parçalanması ve bölünmesi projesiyle devletin her kademesine sızan, kadrolaşan bir örgüt. Bu amaçları taşıyan hiçbir cemaati tasvip etmiyoruz. Buna sadece Ak Parti olarak değil millet olarak da karşıyız. 15 Temmuz bu işin son finaliydi; bu milletin birlik ve beraberliğini Allah’ın yardımını unuttular. Hatalarımızda olabilir ama samimiyseniz Allah o hatalarınızı kapatır. Yenikapı dış dünyaya verilmiş en büyük cevaptır. Orada Türkiye'nin büyük bir kazanımı oldu. Öyle işler vardır ki hayır sanırsınız oysa ki şerdir; oyle işler vardır ki şer sanırsınız ama hayırdır. 15 Temmuz kalkışması başka bir zamanda olsaydı ve Recep Tayip Erdoğan olmasaydı Türkiye bitmişti.

Dün FETÖ ciddiye alınmıyordu, nihayetinde kandırıldık kısmı ortaya çıktı. Başka bir cemaatin en ufak bir tutarsızlığında üzerine gidilecek mi?
Üzerine gidilecek mutlaka ama küçük bir söylentiyle olmaz. Kandırıldık ifadesini açmak lazım. Aslında bazı şüphe ve tereddütler vardı ama bu kadar olacağını ve devlet içerisine bu denli sızmış olacaklarını bu kadar kısa sürede beklemiyorduk. Kale alınmasaydı hazırlık yapılmayacaktı, hazırlık yapılmasaydı 15 Temmuz böyle bitmeyecekti. Eğer o zamandan bu yana temkinli davranıp hazırlıklar yapmasaydık HSYK'da, emniyette, adliyede değişiklikler yapmasaydık farklı olurdu. Biz bugün kendi silahlarımızı üretip FETÖ ile mücadele gücünü bulduk. Kale almamış olsaydık 15 Temmuz dış güçlerin Türkiye’ye hakim olacağı bir ihtilal olacaktı. Bugün bunlardan ders alarak ülke birliğini bozacak her türlü eyleme karşı hazırlık devam ediyor.

nusret bayraktar

Yeni anayasada bilmediklerimiz neler var? Anayasa meclisten geçer mi? Referandum olur mu?
MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Anayasa değişikliği konusunda ki tavrı gösteriyor ki, değişiklik parlamentoya gelirse 330'un altında oy çıkmaz. Hatta referanduma gerek kalmadan değişiklik yapılır. 367 üstü oy alsa bile AK Parti bunu millete götürecektir. 15 maddenin rahatlıkla meclisten geçeceğini düşünüyorum. Pakette ufak tefek değişiklikler olabilir ana ilke başkanlık sistemi. Şunu biliyoruz ki mevcut cumhurbaşkanının sorumlulukları artacak ve yargılanma da olacak. Türkiye'nin demokrasisinin Tayip Erdoğan’a bağlıyorlar ama onun bugün var olacağı yarın yok olacağı herkesçe malum.

Yeni pakette Türkiyede ilçe ve belde belediyelerinin büyük bir kısmının kapatılacağı iddia ediliyor... 
İlçe belediyelerinin kapanması gündemde yok. Bazı belediyelerin Doğu ve Güneydoğu'da PKK adına hizmet ettiği görülünce sistemde değişiklik gerekiyor. Bu değişiklik henüz gün yüzüne çıkmadan ilçe belediyelerinin kapatılması doğru değil. Hedefimizde şu var; İlerde bütün şehir uygulaması olabilir mi? Bütün şehir uygulaması ile ilçelere ve illere nüfusuna göre İller Bankası'ndan  pay verilmesi. Bu sadece konuşulan, henüz uygulamaya geçmiş bir kanun değil. Başkanlık sistemine geçtiğimiz zaman anayasada ilçe ve illerdeki aksaklıklar değerlendirilecek. Anayasa paketi içerisinde mi gelecek, yoksa yasalarda bir düzenleme yapılarak mı değiştirilecek bellli değil. Patlamento neyi kabul ederse o yapılır.

Yanlış oynadığınızda sizin ayağınız kayar
Yerel teşkilatlarda ve belediyelerde FETÖ'cü olduğu iddia edilen çok sayıda siyasetçi var. Çok sayıda gözaltı ve tutuklama olmasına rağmen AK Parti içerisinde herhangi bir operasyon yapılmıyor...

Uzun yıllar AK Parti'de aktif siyasetin içindeydim. 17- 25 aralık sürecinde ise milletvekilliği yapıyordum. 7 Haziran seçimlerinde ise milletvekili aday tesbit çalışmalarında komisyon başkanıydım, teşkilatlarda ise koordinatördüm belediyeler bölge başkanıydım. O dönemlerde bütün adaylık süreci içerisinde adaylar maksimum düzeyde filtreden geçirildi. Keza teşkilatlar da öyle. Rize'de bir beldenin belediye başkanının görevi sonlandırıldı. Aynı zamanda Konya'da da bu gibi durumalar oldu.

İçinizde sivrilen isimler var mı? 
FETÖ'cülük adı altında sivrilerek onlar lehine hareket eden ve onlara bağımlılığı fiilen ispatlananların sayısı yok denecek kadar az. Ya da yeri zamanı gelmedi. Yeri ve zamanı gelince sistemi çok iyi kurmalı, hedefi daraltıp etrafını tarayarak temizleyeceksin. Yanlış oynadığınız an sizin de ayağınız kayar.

Dost belli düşman belli
Türkiye nereye gidiyor?

Birlik ve beraberliğimizi bozmadan  Türkiye iyi bir şans iyi bir ivme yakalamıştı. Oynanan oyunların tümü artık açığa çıktı. Açık düşmanla mücadele etmek, gizli düşmanla mücadele etmekten daha kolaydır. Türkiye'nin dostların kim olduğu kim olmadığı da açıktır. Bizim bizden başka dostumuz yok. Türkiye'nin kaynakları Türkiye'ye yeter. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.