Levent 'Levent' olalı böyle zulüm görmedi!

Zehra Elçin

Zehra Elçin



RÖPORTAJ: Ufuk Çoban 15 Aralık 2015, 07:56

Çağdaş Levent Derneği Başkanı Zehra Eliçin ile Levent’e dair keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Semtin geldiği noktadan bir hayli rahatsız olan Eliçin, «Levent’in yüzde 60’ı işyerine dönüştü. Mekanlarını konut olarak kullananlar için nefes alınmaz bir hal aldı. Mahallemizde en çok park ya da gürültü için kavga oluyor. Biz bu sorunları çözmeye çalışıyoruz» dedi.

Röportaj dizimizde Gazetem İstanbul'un sayfalarının konuğu bu sefer Çağdaş Levent Derneği oluyor. 1996 yılında kurulan derneğe başta kurucusu Doğan Heper olmak üzere Muzaffer Türk, Duygun Yarsuvat, Ayşe Yarsuvat gibi bir çok ismin emeği geçmiş. Derneğin başında ise şu anda Zehra Eliçin bulunuyor. Eliçin, derneği şu cümlelerle anlatıyor, “Derneğimiz 1996 yılında, çevreden gelen tehditler karşısında Levent Mahallesi'nin bir konut bölgesi olarak korunması amacıyla Levent sakinleri tarafından bir dayanışma hareketi neticesinde kuruldu. Tüzüğünde ifade edildiği şekliyle kuruluş amacına uygun olarak ve yürürlükte bulunan kanunlar çerçevesinde, Levent'in konut alanı kimliğine yeniden kavuşturulması, özelliklerinin korunması, geliştirip güzelleştirilmesi ve çağdaşlaştırılması; kuruluşunda sağlanan olumlu niteliklerinin aslına uygun olarak yeniden kazandırılması için çalışmaktadır. Bizim yasal statümüz madem ki konut bölgesi , konut bölgesinde faaliyet göstermemesi gerekiyor işyerlerinin. Belediyeye karşı şikayetlerimizi ileterek, mahallemizin konut özelliğinin bozulmaması için ne gerekiyorsa yapıyoruz” diyor.

Eskiden kurtlar inermiş!
Beşiktaş'ın, hatta İstabul'un kalbi olan mahallelerden bir tanesi Levent'i hangi sözlerle anlatmak istersiniz? Levent nasıl kuruldu? Bir de dernek olarak yeşil alanların farklı amaç için kullanılmaması gerektiğinin de mücadelesini veriyorsunuz galiba...
Mahallemiz eskiden kurtların indiği yermiş.  Daha sonra 1950'lerde Emlak Kredi Bankası tarafından orta halli vatandaşlara yönelik bir bölge olarak seçilmiş. Banka düşük faizli kredilerle buranın yapılaşması konusunda destek olmuş. Bir kooperatif kurulmuş. Banka burayı geliştirirken Levent'in planını belirlemiş. Banka yeşil alanların bir kısmını satışa çıkarmış fakat imar durumunda o yeşil alanın imara açılması mümkün değil. Satın alanında yeşil alan olarak kullanması gerek. Esasında derneğimiz mahallemiz civarımızda oluşturulan Alkent, Sarı Konaklar, Bahçeşehir, Zekeriyaköy siteler gibi, mülkiyeti Emlak Bankası tarafından tüm hizmet ve kullanım alanları, gereksinim unsurları ile birlikte bir bütün olarak satışa sunulan Levent mülklerinin sahiplerinin, Emlak Bankası, Belediye ve diğer kuruluşlar nezdinde haklarının aranması ve korunması içinde çalışıyor.
nÇağdaş Levent Derneği'nin kuruluş aşamasını anlatır mısınız? Derneğin mahalleye olan katkıları nelerdir? 
Kurucu belli bir kişi değil mahalleli içinde Doğan Heper önayak oldu. Belli bir entellektüel seviyesi olan bir mahalle Levent Mahallesi. Doğan Heper, Durgun Yarsuvat, Ayşe Yarsuvat  gibi öncü olan isimler  vardı  derneğimizin kuruluş aşamasında. Konut ağırlıklı bir mahalleyken, Levent birden üzerine barlar, lokantalar önde olmak üzere işyerlerinin gelmeye başlaması ile mahallenin huzuru bozuldu. Bu yüzden derneğimiz 1996 yılında kuruldu. Levent yasal konumu gereği konutlardan ,baret olmalı. 1950'lerde kurulmuş mahallemiz konut haricinde kullanılamaz. Ancak işyerleri çok mahallemizde biz bunun mücadelesini veriyoruz. Mahallemizin daha yaşanılabilir bir yer olması için mücadele veriyoruz.

Konutların işyerlerine dönüşmesi mahallede nasıl bir sorun yarattı. Ayrıca Levent trafik konusunda da sorunlu bir bölge. Dernek olarak bu konular ile ilgili çalışmalarınız nelerdir?
İşyeri girince Levent'te sokaklarımıza otomobilimizle giremez olduk. Catering, restorant şirketleri artınca bahçelerimize fareler dadandı. Geceleri bu işyerleri boşalıyor. 30 kişi çalışan bir işyerinin olduğu yerde garajlarımıza giremiyoruz. İşyerleri çoğunlukta olunca bu akşam iş çıkışından sonra hırsızlıkta artıyor. Günboyu size hak olan garajınızın kapısından içeri giremiyorsunuz. Servis araçlarından dolayı kapılardan çıkamıyoruz. Her gün kaza oluyor. Bu sorunları ilgili kurumlara bildiriyoruz. Ama bunun bir çözümü var Avrupa'da. Bunun çözümü mahalleli stickeri diye bir sticker veriyorlar. Başka araç park ediyorsa bu araç sahibi ceza alıyor.

Levent'in yüzde 60'ı iş yeri!
Ayrıca mahallenin çevresinde gökdelenlerde yer alıyor. Bu da sizleri olumsuz olarak etkiliyor mu? Burada bulunan büyük şirketlerin üzerine sorumluluk düşüyor mu? Sorunun başlıca nedeni işyeri olamayacak yere belediye tarafından işyeri müsaadesi verilmesinden kaynaklanıyor. Mesela Yapı Kredi  Bankası zamanında gökdeleni yaparken kendi legal olarak altına otopark yapması gerekirken  otopark yapmamış, onları da binaya dahil etmiş. Yapı Kredi minibüsleri sokaklarda. Levent'in yüzde 60'ı işyerine dönüştü. Konut olarak oturanlar için nefes alınmaz bir hal aldı. Sokaklarda park ya da gürültü için kavga oluyor. Sık sık gece parti veren barlar diskjokey getiren eğlence mekanları var. Biz bu konularla ilgili hakkımızı arıyoruz. Mesela bir kebapçı olan TİKE bizim aleyhimize dava açtı. TİKE davayı kaybedince işyerini kapattı. Daha son ra ise bu alana davayı emsal görenler işyeri açmadı.

Yasada konut alanı gösterilen mekânların işyeri olması suç. Bu konularla ilgili şikâyetleriniz bir sonuca ulaştı mı?
Biz İçişleri Bakanlığı'na başvurduk. Bir envanter çıkarıldı. Plan dahilinde bunları konuta dönüştüreceksin dedi müfettiş. Böyle birşey istenince işyerlerine bildirim yapılmış çıkın diye. Ama herkes anlaşmış bir şekilde. Belediyeye dava açanlar da olmuş. Bizde belediyenin yanında davalara müdahil olarak katıldık. Bu davaların hepsi Danıştay'da ve buralar işyeri olamaz diye karar çıktı. İşyeri olamaz konut olur diye karar çıktı. Şimdi kararın uygulanmasını bekliyoruz.

Levent bitki örtüsünü kaybetti!
Başka kayıplarda oldu mu Levent'te?
Evet başka kayıplarımız da oldu. Örneğin Levent bitki örtüsünü de kaybetti. Levent kurulduğundan bu yana işyerleri bahçeleri yok edince o bitki örtümüz yok oldu. Biz ne kadar başvurduysak da bütün  bitki örtümüz yok oldu. Evler işyerine dönüştürülürken bizim bahçelerimizde bitki yetişmez oldu. Sağdan soldan güneşin engellendiği için bu yaşandı. Çam ağaçları kesildi. Ağaçları bilerek kurutanlar bile oldu mahallemizde.

Dünden bugüne Levent!
Osmanlı toplumsal yapısı içinde; gösterdikleri başarılara rağmen, zamanla imparatorluğun girdiği çöküş süreci içinde, giderek sorun olmaya başlayan “Levend”ler 18-19 yüzyıl’da (Lale Devri) İstanbul şehrinin yozlaşan yaşamının somut görüntülerini oluşturuyordu. Savaşlar dışında, işsiz olan bu kesim, ordu düzeninin bozulmasıyla çapulculuğa yönelmişti. Yönetim, çeşitli yöntemlerle bunu önlemeye çalışmış; Levend’leri, önce, Üsküdar, Galata, Beşiktaş, Hasköy ve Eyüp’te toplamıştır. Ancak sefahatin yaygınlığı bu önlemleri sonuçsuz bırakmış, daha radikal düzenlemeler gerekmiştir. 18. yüzyılda, şehrin kuzeyindeki yerleşmelere (Büyükdere’ye, Tarabya’ya, Belgrad köyüne) ve su bendlerine ulaşan bu günkü Büyükdere asfaltı boyunca uzanan yolun doğusundaki ıssız ve geniş araziler 1. Abdülhamid tarafından Kaptan-I Derya Hasan Paşa’ya irat edilmişti. Buradaki çiftliğin, amaca uygun görülmesi ile; 3. Selim, Nizam-ı Cedid düzenlemeleri doğrultusunda, Levend’leri, kentin dışında, Rumeli sırtlarında hazırlanacak bu alanda ve inşa edilen kışla kompleksinde toplamaya ve eğitmeye karar vermiştir.Yörenin adı, Levend Çiftliği ve Levend Kışlası denilen bu yerden gelir. Bugünkü Levent semtinin çekirdeğini oluşturan Levent’in ilk kısım evlerinin yapımına, Emlak Kredi Bankası’nın toplu konut projeleri çerçevesinde 1947 yılında başlanmış, birinci mahalle 1950’de bitirilmiştir. Ortalama aylık ücretin 500 lira olduğu bir dönemde, burada konut fiyatları, (20 yıllık faizlerle) 14.000 ile 60.000 lira civarındaydı. Levent, kent merkezine görece uzaklığına karşın uzunca bir dönem orta sınıflara ve memurlara ev sahipliği yaptı. Daha sonraları, ikinci, üçüncü ve dördüncü mahalleler ile sürdürülen Levent projesi, 1960’da tamamlandı. Cumhuriyet döneminin modern kent yaşamı için oluşturduğu bir kaç örnekten (örneğin, bir diğeri; Ankara’da Saraçoğlu mahallesidir) biri olan Levent, aynı zamanda artık yetişkin olan yaklaşık 30.000 ağaç ile de döneminde çok ilerici bir ekolojik projedir. Aynı nedenle de bugün İstanbul Metropolü çapında bir yeşil alan, bir “bahçe-şehir”dir. Levent bugün, fiziksel ve sosyal bir dönüşümün baskısı altındadır. Levent, İstanbul metropolü içinde çok farklı tarihsel, doğal ve sosyal özellikleri nedeniyle korunması gereken bir sit alanıdır.

Haykırışlar şımarıklık değil!
Levent dışarıdan bakıldığında zengin kesimin oturduğu sorunsuz bir yer gibi algılanıyor. Bu algı doğru bir algı gibi gözükmüyor sizin anlattıklarınızda yol çıktığımızda. Levent dışarıdan nasıl gözüküyor?
Biz örnek olmaz istiyoruz bu mücadelemizle. Türkiye'nin bir çok değeri kayboluyor ve yurtdışından iyi örnekler veriliyor oralarda değerlere sahip çıkılıyor diye. Biz mücadele ile bir çok değerimize sahip çıkmalıyız. Değerlerimizi korumazsak ülkede hiç bir şeye sahip çıkılmaz. Burası uzaktan zengin bir mahalle gibi gözüküyor. Bu mahallenin haykırışını şımarıklılık olarak görenlerde var. Levent, cumhuriyetimizin kilometre taşıdır. Bu mahallemizin yapılanması onuın için korumamız gerekir.

İnsanlar korkuyor!
Başka yok olmuş değerler var mı Levent'te? Örneğin size yeterince destek veriyor mu Leventliler?
Bizim 100'e yakın üyemiz var ama herkes bize üye olmak istemiyor. Biraz korkuyorlar. Ama 350'den fazla gönüllümüz var. Bizim yeşil alanlara gelene kadar esas sorun yine altını çizmek isterim ki işyerleri ve çevre. Mesela 4. Levent'te mozaikler yok oluyordu. Bu mozaiklerin günyüzüne çıkması için uğraştık ve başarılı olduk. Belediye başkanımız İsmail Ünal döneminde bu yapıldı. Ancak sadece buna belediye emek vermiş gibi gösterildi. Buna çok üzüldük. Biz emeğigeçen herkese teşekkür ediyoruz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.