Ümit Besen'den yıllar sonra gelen 'nikah masası' itirafı

"Sevdiğimi başkasına verdiler, 'Nikâh Masası'nı yazdım; Hülya Avşar beni çok etkiledi"

Ümit Besen'den yıllar sonra gelen 'nikah masası' itirafı

Türkiye'nin bir dönemine damga vurmuş fantezi müziğin efsaneleşen ismi Ümit Besen, 'Nikâh Masası' şarkısıyla ilgili olarak, "Gençliğimden itibaren aşkını söylemeye çekinen, çoğu zaman kendi içinde yaşayan biriydim. Sonra sevdim. Ama sevdiğimle evlenemedim. Onu başkasına verdiler. 'Nikâh Masası'nı ve 'Bir Gelin Gidiyor' şarkılarını da öyle yazdım zaten. Sonra iki kere evlendim" dedi. Hülya Avşar'ın kendini çok etkilediğini söyleyen Besen, "Hülya Avşar, yıllar önce Kaya’nın çocuğunu kucağına alıp sevmişti. Gözlerinden yaşlar aktı. İçi sanki kan ağlıyordu. O beni çok etkiledi. "Kendim için yaşamayı unuttum, unutuldum. Eş dost ne der, ne der ne demez" diye bir şarkı yazdım. Geçen albümüme koydum" ifadesini kullandım.

Hürriyet'ten Hakan Gence'ye konuşan Ümit Besen'in açıklamaları şöyle:

Müslüm Gürses'ten Nilüfer'e birçok isim kendi tarzının dışında albümler çıkardı. Peki size deri ceket giydirip elinize elektro gitar aldıran neydi?

Geçen yaz Teoman ile verdiğimiz konserlerde bir Teoman şarkısı seslendirdim. Klibi yayımlandıktan sonra bilet satışlarımız üçe katlandı. Ana haber bültenlerine çıktı. DMC'den teklif aldım ve projeyi menajerim Serdar Yılmaz'a teslim ettim. Albümde 'Nikâh Masası', 'Okul Yolunda', 'Islak Mendil' gibi şarkılarım dışında, Emre Aydın, Teoman, Manga, Yüksek Sadakat gibi değerli isimlerin bilinen şarkılarını da yeniden yorumladım. Pamela ve Bora Duran gibi isimlerle de bazı şarkılarda düet yaptım.

'Rock benim bi bilinmeyen yönüm'

Zor muydu bilmediğiniz sularda yüzmek?

Hayır, aslında 70'li yıllarda orkestramla rock şarkılar söylerdim, bu benim bilinmeyen yönüm. O sebeple hiç yabancılık çekmedim. Benim ana sazım piyanoydu, bu sefer gitar oldu.

Arabeskle rock müzik arasında nasıl bir bağ var?

İkisi de hikâye anlatıyor. Ama pop şarkıların çoğunda bir hikâye yok: 'Hodri Meydan', 'Sevişmeden Uyumayalım' ya da 'Yakalarsam muck muck'... Neresinde bunun hikâye? Bunlar eğlendiren, eller havaya parçalar. Ama bir rock parçada genelde duygu yoğunluğu vardır. Zaten kendi müziğimi de arabesk olarak tanımlamıyorum. Ben piyanoyla müzik yapan, üreten, aşkın hasret yönünü işleyen bir adamım. Tabii şarkılarımın ruhu, içinde arabesk barındırıyor ama Orhan Gencebay, Müslüm Gürses ya da Ferdi Tayfur kadar değil.

'Sevdiğimle evlenemedim, onu başkasına verdiler'

Şarkılarınızda hep aşkın hüzünlü tarafı ve ayrılıkla biten sonları var. Çok mu çektiniz aşktan?

Gençliğimden itibaren aşkını söylemeye çekinen, çoğu zaman kendi içinde yaşayan biriydim. Sonra sevdim... Ama sevdiğimle evlenemedim. Onu başkasına verdiler. 'Nikâh Masası'nı ve 'Bir Gelin Gidiyor' şarkılarını da öyle yazdım zaten. Sonra iki kere evlendim. Eşime de şarkılar yazdım. Kavga ettiğimizde, barıştığımızda, her durumda yazıyorum. Mesela 'Al Her Şeyim Senin Olsun', 'Yetmez ki' gibi... 'Ben Bu Gece Ölmezsem Bir Daha Ölmem' şarkısını da düğününde kızıma yazdım.

Hepsinin arasında en efsanesi 'Nikâh Masası'...

Ama biliyor musun, şimdi yazsam tutmazdı. Çünkü artık insanlar çabuk tüketiyor. Aşk dijitalleşti. Beklentiler çabuk bitiyor. Şarkıyla efkârlanmak için uzun vade lazım. Ama yeni nesilde sabır yok. Mesajlar atılıyor, ertesi gün sinema ve el ele tutuşuluyor. Biz sevdiğimizi köşe başında bile bir anlık görmek için bir ay beklerdik. Herhalde eski şarkılar gibi şarkılar da bu yüzden yapılamıyor.

Haberin tamamını okumak için tıklayınız...

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.