"RAMAZAN'DA SİGARA İÇMEYİ SOLCULUK ZANNETTİK!"

Eğitim İş Sendikası İstanbul 3 No’lu Şube Başkanlığı, CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay’ı konuk etti. Burada konuşan Altay, partisi ile ilgili özeleştirilerde bulundu. «Saçma sapan işler yaptık» diyen Altay, «Biz havanda su dövüyoruz. Artık kendimizi aşmamız ve statükodan kurtulmamız lazım» dedi.

"RAMAZAN'DA SİGARA İÇMEYİ SOLCULUK ZANNETTİK!"

Eğitim İş Sendikası İstanbul 3 No'lu Şube'de bir araya gelen eğitimciler ve  CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Şube Başkanı Erkan Aksoy'un ev sahipliği yaptığı toplantıya, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Kütük de katılırken, Türkiye'deki eğitim sistemi ve çok kısa bir süre kalan seçimler konuşuldu. CHP'li Altay'ı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirten Aksoy,“Eğitim İş bizim örgütlülük anlamında biricik varlığımız, göz bebeğimiz. Ciddi anlamda geliştiriyoruz. Her gün büyütüyoruz. Bölgemizdede  sendikamız yetkili binlerce üyesiyle gelişmektedir” diye konuştu.

Biz büyük bir emek örgütüyüz
Toplantıda söz alan ilk isim olan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Hasan Kütük, sendikaların tamamının Türkiye için çok değerli olduğunu belirterek, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'nun büyük bir emek örgütü olduğunu söyledi. Ülkenin olağanüstü bir durumdan geçtiğini ve toplumda kaosun ciddi anlamda hakim olduğunu anlatan Kütük, 1 Kasım'da yapılacak seçimlerin de şiddetin üzerine kurulduğunu söyledi. Dağlıca'da PKK tarafından şehit edilen askerleri ve Suruç ile Ankara'da meydana gelen bombalı saldırıları hatırlatan Kütük, hayatını kaybeden asker ve sivillerin tamamının bu ülkenin gençleri ve vatandaşları olduğunu belirterek, “Onlara sıkılan kurşunlar, onların yanında patlatılan bombalar bu ülkenin kardeşliğini ve barışını hedef almıştır” dedi.

Sendikal görevimizi yapacağız
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak kendilerinin sendikal bir görevleri olduğunu da belirten Kütük, konuşmasının devamında sendika olarak üzerlerine düşen her görevi yapacaklarının altını çizdi. Toplumun sendikalara ihtiyacı olduğunu ve emekçilerin sahiplenilmesi gerektiğini anlatan Kütük, “O nedenle önümüzdeki bir kaç günlük süreç içerisinde şunu çok net söylüyoruz emekten yana, barıştan yana çağdaş, laik demokratik tam bağımsız bir Türkiye'de insanca ve kardeşçe onurlu bir yaşamdan yana bir siyaseti ve bu yönde siyaset hedefi olan partilerle ilgili tercihlerimizi yapacağız çünkü inanıyoruzki 13 yıllık süreçte gördüğümüz bir gerçek varki ülkenin kamu emekçileri perişan olmuştur. Sadece kamu emekçileri değil siyasal iktidar kendisine muhalefet eden toplumsal yaşamdaki bütün yapılara yaşama hakkı tanımamıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyeti CHP kurmadı!
Kütük'ün ardından konuşan CHP Grup Başkanvekili ve Milletvekili Engin Altay ise partisi ile ilgili çok önemli açıklamalar yaptı. Adeta özeleştiri yapan Altay, CHP'nin bugüne kadar birçok yanlış politikaların içinde olduğunu, doğru yol almadığını belirterek, ilerleyen süreçte kendisini değiştirmesi gerektiğini iddia etti. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı anımsatan Altay, “Mesele Cumhuriyeti CHP'nin kurduğunu söylüyorlar. Bu doğru değil. Evet CHP'nin Cumhuriyeti kurmak gibi bir misyonu vardır. Ancak Cumhuriyeti kuran CHP değil millettir. Biz sürekli 'Cumhuriyeti biz kurduk' diyerek hiçbir şekilde yol alamayız. Atatürk bize uygun adım yerinde say demedi, ileri dedi. Biz de ileriye doğru gitmeliyiz ve yeni politikalar geliştirmeliyiz” dedi. CHP'nin kendisinin bahsettiği detayların farkında olduğunu ve bu nedenle değişim ve gelişim içine girdiğini de anlatan Altay, “Şimdi de bu değişimden ve gelişimden rahatsız olanlar var. Biz değişime evet, başkalaşmaya hayır diyoruz.  CHP temel değerlerini kaybederse CHP olmaktan çıkar. Ama temel değerlerimizi muhafaza ederekte biz Türkiye'ye hizmet edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Biz çok saçma işler yaptık!
Partisine yönelik eleştirilerini sıralamaya devam eden CHP'li Altay, CHP olarak bugüne kadar saçma sapan işler yaptıklarını söyledi. İtiraf gibi açıklamalarda bulunan Altay, partilerinin 65 yıldır bu ülkeyi yönetmediğini belirten Altay, “Bugüne kadar hep devleti sahiplendik. Devleti sahiplenirken bazı hatalar yaptık. Aman ütüsü bozulmasın aman üstüne toz konmasın diye çok saçma işler yaptık! Biz böyle bir düşünceyle hareket edeceğimize önce vatandaş deseydik bugün daha farklı bir durumda olurduk” dedi. Devletle ilgili fabrika ayarı örneği de veren Altay, “Devlet dediğin nedir? Şu telefon  gidi düşünün devleti, bunu fabrikadan çıktığında fabrika ayarları var. Bir sürüde imkan verilmiş alıyorum ben fabrika ayarlarını değiştiriyorum. Sonra istiyorsan fabrika ayarlarına geri dönüyorsun. Budur devlet. Kim yönetirse onun türküsünü çalar durur. Biz böyle bir hata yaptık bunu kabul edeceğiz. Bunu kabul etmeden aman biz Kuvai Milliye ruhu  dedik. Amaç ne? Biz havanda su dövüyoruz. Artık biraz kendimizi aşmamız ve statükodan kurtulmamız lazım” şeklinde konuştu.

Çözüm süreci PKK'ya yaradı 
Partisiyle ilgili eleştirilerin ardından güncel siyasete ilişkin de açıklamalarda bulunan Altay, AK Parti'ye de eleştirilerde bulundu. Türkiye'nin bugün itibariyle geldiği noktanın oldukça vahim ve sıkıntılı olduğunu belirten Altay, çözüm süreci üzerinden hükümeti eleştirdi. Çözüm süreciyle birlikte AK Parti'nin, PKK'yı meşrulaştırdığını belirten Altay, “Çözüm süreci PKK'ya yaradı” diyerek, süreçle birlikte dünya kamuoyunda dahi PKK'nın ciddi bir meşruiyet kazandığını iddia etti. Altay, “ Çözüm sürecinde bu işin tek yolunun parlamento olduğunu söyledik ama buna rağmen Oslo ile başlayan süreçte reddedilen, inkar edilen sonra bayraklaştırılan süreçtede çok ciddi eleştiriler getirdik ve maalesef haklı çıktık. Keşke biz haklı çıkmasaydık. Bugün artık PKK bütün dünya kamuoyu tarafından meşru bir terör örgütü olarak görülüyor. Bence kamu vicdanında ve uluslararası camiada PKK meşrulaştırıldı. Çözüm sürecinin en büyük sakıncası bence budur” ifadelerini kullandı.

Başımıza gelmeyen kalmadı 
7 Haziran'da yapılan seçimlerden bugüne kadar gelinen politik noktayı da değerlendiren Altay, “O günlerden bugünlere gelirken bize kalan tek şeyin tam bir felaket olduğunu söyleyebiliriz. Hatta başımıza gelmeyen kalmadı desek yeridir. Başımıza ne geldiyse 7 Haziran'dan sonra geldi” dedi. İnsanların Türkiye'nin başına ne geldiğine dair bir soru sorabileceğini de belirten Altay, “Anlatmakta fayda var. Memlekette huzur ortamı diye bir şey kalmadı. Barış ortamı filan kalmadı. Can ve mal güvenliği yok. Her taraf felaket içinde” dedi.

Kılıç kalkan savaşı mı kaldı?
Türkiye'nin bir an önce terör ortamından çıkması gerektiğini ve huzurlu bir ortama girmesi gerektiğini de söyleyen CHP'li Altay, “Kılıç kalkan savaşı mı kaldı?” diyerek, Türk- Kürt, Alevi- Sünni gibi bir takım ayrımlar gütmenin doğru olmadığını belirtmedi. 12 Eylül döneminde ülkenin neredeyse bir iç savaş ortamı yaşadığını ve benzer bir tabloyu şimdi yaşamanın tarihten ders çıkarmamak olduğunu not düşen Altay, “Biz siyaset kurumu olarak toplumu bu ayrıştırma projesini, devleti güçsüzleştirme projesine maalesef bu oyuna geldik. Bunlara fırsat verecek eylem ve söylemlerde bulunulduğuna çok tanıklık ediyoruz. Bu bakımdan kimlik siyasetini, inanç siyasetini hep beraber reddetmemiz lazım. Hangi amaç uğrunda olursa olsun kimse siyaset kurumunu kimlik ve inanç ekseninden ve yaşam tarzı ekseninden kurtarmamız lazım. Başka türlü Türkiye'yi birlik ve dirlik içinde tutamayız” diye konuştu.

Muhalefette kalmamak lazım
CHP'nin 1 Kasım'da tek çıkış yolunun iktidar olduğunu da anlatan Altay, muhalefette kalmanın CHP'ye hiçbir şey kazandırmayacağını ve muhalefet yaparak cumhuriyet devrimlerine sahip çıkılamayacağını belirtti. CHP iktidarının hem CHP hem de Türkiye'ye iyi geleceğini belirten Altay, “Cumhuriyeti korumanın tek imkanı iktidar olmaktır. Muhalefette cumhuriyet falanda korunmaz. Bu kadar korursun işte. CHP'nin yaptıklarını küçümsemek doğru bir şey değil. 4+4+4'te yaptığımız mücadeleyi  bir biz biliyoruz bir de Allah biliyor. Türkiye Cumhuriyeti'nde en büyük rövanşist hamlelerden bir tanesiydi ve biz bunun önüne geçmeye çalıştık. Bunda bile bazı çevrelere yaranamadığımızıda biliyoruz” şeklinde konuştu.

Anket firmaları mağlup olacak
1 Kasım'da yapılacak seçime ilişkin olası oy dağılımını açıklayan anket firmalarını da eleştiren Altay, anket firmalarının büyük bir tutarsızlık içerisinde olduğunu ve 2 Kasım günü geldiğinde nasıl bir yanılgıya düştüklerini anlayacaklarını söyledi. “Bu seçimin mağlubu anket firmalarıdır” diyen Altay, “Sokakta görüyorum, toplumun psikolojisinde görüyorum. AKP'nin bunca işten sonra hele bu Ankara saldırısı DAEŞ ilişkisi, kendi içindeki ayrışması sonuçları şimdiden gösteriyor. Tayyip Erdoğan'ın inadı yüzünden bu ülkede kan akıyor, onun inadı yüzünden bu ülke seçime gidiyor. Ben bu milletin kendisi ile inatlaşanlara çok kötü tokatlar vurduğuna tanıklık etmiş bir siyasetçi olarak bu seçimlerde AKP'nin büyük hüsran yaşayacağını görüyorum” dedi.

Öğretmenler kurtuluş olacak
Eğitimle ilgili de konuşan Altay, CHP'nin eğitim anlamında önemli hamleleri olduğunu ve Türkiye'deki eğitim sisteminin gelişmesiyle birlikte ülkenin epey bir mesafe katedeceğini savundu. “Öğretmenler Türkiye'nin kurtuluşu olacaktır” diyen Altay, “ Biz Türkiye'nin 5 temel sorunu var derken ana parametre olarak eğitimide aldık. Ekonomi, demokrasi ve temel hak ve özgürlükler, Kürt sorunu, dış politika ve eğitim. Bugün Türk Milli Eğitim Sistemi'nin içinde bulunduğu hal fealaket, eğitim adeta dökülüyor. Öğretmenlerin toplumda hak ettikleri sosyal statütoya kavuşması Türkiye'nin kurtuluşunun şartı diyoruz biz. Moralsiz öğretmene teslim ettiğinizde çocuklarınızı orada eğitim cinayeti işlenir. Öğretmen moralli ve donanımlı olmalıdır. Öğretmenin statüsü konusunda CHP hükümetinde çok ciddi çalışmalarımız olacak. Şimdi bir sendika Türk Milli Eğitimine hükmediyor. Şimdi onların yaptığını biz iktidara geldiğimizde yapmayacağız. Atatürk'ün öğretmenleriyle Türk Milli Eğitimi'nin önünü açmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Sigara içmeyi solculuk sandık!
Siyasete ve eğitime ilişkin açıklamalarının ardından CHP ile ilgili özeleştiri yapmayı da sürdüren CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, kendilerinin bir dönem sigara içmeyi solculuk zannettiğini anlatarak, “Milletin bize oy vermeme sebeplerinden biride inanç etkenli bir algıydı. Ben bunun oldukça yıkıldığını düşünüyorum. Bu algının oluşması için muhaliflerimiz çok çalıştı ama bizde buna çanak tuttuk. Yani Ramazan ayında Sinop'un Boyabat ilçesinde sokakata sigara içmeyi biz solculuk zannettik. İçme kardeşim, oruç tut, tutma ayrı. Saygının kime ne zararı olurdu? Ama ben şimdi CHP adına bu algının kırıldığını görüyorum” dedi.

AKP’ye oy verebilirim
CHP'li olarak tek bir şartla AK Parti'ye oy verebileceğini de belirten Altay, “Ankara'da patlayan bombanın MİT tırlarıyla Suriye veya Irak'a gidip oradan kuşanılıp gelip Ankara'da patlamadığına beni ikna ederlerse ben AKP'ye oy veririm. Benim böyle bir kaygım var” diye konuştu.

NİHAL ALTINGÖVDE
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.