Mete Uğur Altay: Daha çok balık için yasak uzatılmalı

Mete Uğur Altay

Mete Uğur Altay



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 25 Mayıs 2015, 08:19

Denizlerdeki balık azlığını trol ve gırgır avcılığına bağlayan Büyükçekmece Su Ürünleri Kooperatifi'nin Başkanı Mete Uğur Altay, «Bu troller ve gırgırlar olduğu müddetçe azalma olacaktır. Av yasaklarının süresi zaten kısa. En azından 5 – 6 ay yasak olması lazım ki balık hem yumurtlayabilsin hem de yavru balıklar büyüyebilsin» dedi.

Balıkçılık Büyükçekmece için önemli bir meslek. Yüzlerce kişinin evine ekmek götürdüğü bu sektörün Büyükçekmece'deki en önemli kuruluşu olan Büyükçekmece Su Ürünleri Kooperatifi'nin Başkanı Mete Uğur Altay bugünkü röportaj konuğumuz. Marmara'da balıkçılığın artık çok zorlaştığını bunun da en büyük sebebinin gırgır ve trol avcılığı olduğunu söyleyen Altay, 5 aylık av yasağının da az olduğunu belirterek, “Daha bol balık olması için yasaklar en az Ekim'e kadar devam etmeli” diye konuştu. 
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün, kendilerinden önceki yönetimle yaşanan bir sorun nedeniyle kırıldığını ve bir kez olsun kooperatife gelmediğini ifade eden Altay, gazetemiz aracılığıyla da bir çağrıda bulundu. Altay, “Seçim dönemlerinde bile gelmedi. Bizim Başkan Akgün'e karşı herhangi bir tepkimiz ya da farklı bir bakış açımız yok. 7 senedir kooperatif başkanıyım daha bir kere bile kapımızı çalmadı. Artık Akgün'ü misafir etmek istiyoruz” dedi.

Balıkçılığa nasıl merak saldınız?
Doğma büyüme Büyükçekmeceliyim. 1971 yılında doğdum. Babam Mimarsinanlı, annem Celaliyeli. 14 yaşından beri balıkçılıkla uğraşıyorum. Balıkçılık aileden gelen bir meslek değil. Ben merak saldım, balıkçı oldum. Bir dükkanım var. 7 yıldır da kooperatifte başkanlık yapıyorum.

Su ürünleri kooperatileri ne iş yapar? Kurulma amacı nedir?
Su ürünleri kooperatifleri Tarım Bakanlığı'na bağlı resmi bir kuruluştur. Amacımız balıkçılığa teşvik ve desteklemektir. Ayrıca balıkçılar arasında organizasyonu düzenliyoruz. Burdan hale satışların organizasyonunda görev alıyoruz. Bizim kooperatifimiz de Trakya bölgesindeki en eskilerden biri. 43 yıllık bir geçmişi var. Aşağı yukarı 230 üyemiz vardı. Ama ben 7 yılda bunu 130'a düşürdüm. Balıkçılıkla artık uğraşmayan, alakası olmayanları eledim.

Siz 14 yaşındayken balıkçılığa başladığınızda denizlerin durumu nasıldı? Şimdiki durum nasıl?
Tabi ki daha fazla balık vardı. Şimdi çok daha az. Bizim burada balıkçılık yapanlar zaten küçük balıkçılar. Genelde yaz balıkçılığı yaparlar. Ama denizler bitti, artık eskisi gibi balık çıkmıyor.

Gırgır ve trol balıkçılığı öldürüyor

Bu azalmanın nedenleri nedir?
Bu troller olduğu müddetçe, bu büyük gırgırlar olduğu müddetçe azalma olacaktır. Av yasaklarının süresi zaten kısa. 3 ay az bir süre. En azından 5 – 6 ay yasak olması lazım ki balık hem yumurtlayabilsin hem de yavru balıklar büyüyebilsin. Gırgırlar bitiriyor. Troller zaten olduğu gibi dibi tarıyor. Bunların ava çıkmaları da bir türlü önlenemiyor. Geçenlerde Sahil Güvenlik'te bir toplantı oldu. Oradaki arkadaşlar da aynı şeyden şikayetçi, 'engelleyemiyoruz' diyorlar. Çünkü koskoca Marmara bölgesinde 3 tane bot var. Bir yerden gitseler troller öbür taraftan çıkıyor. Onu yakalayana kadar diğer taraftan çıkıyor. 'Başedemiyoruz' diyorlar. Azalmanın en büyük sebebi bu.

Denizlerin kirlenmesinin etkisi olmuyor mu?
Olmaz olur mu? Mesela aylardır gölde balçık temizleniyor. Bunun yanında Kaymakamlığın orada bir arıza var galiba; resmen lağım akıyor. Bu pis su gölden de Marmara Denizi'ne gidiyor. Bunu gerek Büyükşehir Belediyesi gerekse Büyükçekmece Belediyesi'ne bildirdik ama bir çözüm bulunmadı. Bir kişi bile gelip inceleme yapmadı.

Türkiye'de devlet politikası olarak denizciliğe nasıl bakılıyor? Siz bu yönde bir politika olduğuna inanıyor musunuz?
Böyle bir politika yok zaten. Sadece denizle ilgilenen bir bakanlık lazım. Evet şimdi Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı var ama üçü de birbirinden farklı konular. Üç tarafımız denizlerle çevrili diyorsak; sadece bu denizlerle, balıkçılıkla, bu denizlerin korunmasıyla ilgili bir bakanlığı olması şart. Belki o zaman bu kötü gidişatın önüne geçebilirler. Bizim bir üst birliğimiz var. Bu sorunların çözümü için devlet yetkilileri ile sürekli görüşmeler yapıyor, uğraşıyor. Ama onların koşturması da yetmiyor.

Denizcilik bakanlığı istiyoruz

Size göre balıkçılık ya da denizcilik niye bu kadar önemsenmiyor? Deniz bitmez nasıl olsa mantığıyla mı bakılıyor?
Demek ki öyle bakılıyor ama bitti. Deniz ve denizcilik diye bir şey kalmadı. Şimdi seçim dönemi, adaylar geliyor. Tabi biz her gelen partiyi karşılamak zorundayız. Hepsine aynı mesafedeyiz. Bizim hepsinden talebimiz; denizcilik bakanlığının kurulmasıdır.

Yerel yöneticilerin bakışı nasıl?
Kimisi sadece seçim zamanı kapıyı çalıyor. Seçim bittikten sonra her şey bitiyor.

Mesela Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'le sorunlarınızı çözüm noktasında görüşebiliyor musunuz?
Biz Büyükçekmece Belediyesi'nin hizmetlerinden memnunuz. Fakat bizim balıkçımızla biraz daha ilgi duyarsa çok daha iyi olur.

Hasan Akgün bize çok kırılmış

Başkan'ın ne yapması gerekiyor? İlgi derken neyi kastediyorsunuz?
Daha önceki yönetimlerden dolayı Başkan Akgün'ün bize bir kırgınlığı var. Bu nedenle bize aşağı yukarı iki dönemdir uğramıyor.

Seçim döneminde de gelmedi mi?
Seçim döneminde de gelmedi. Hiç tercih etmedi bizi.

O kadar kırılmış yani...
Bizim Başkan Akgün'e karşı herhangi bir tepkimiz ya da farklı bir bakış açımız yok. Kendi özel işim olduğu zaman onu halletmek için görüşüyorum. Ama kurum olarak bizimle ilgilenmiyor. 7 senedir kooperatif başkanıyım daha bir kere bile kapımızı çalmadı. Artık Akgün'ü bir misafir etmek istiyoruz.

Buradan Başkan'a bir davet diyelim mi?
Aynen... Ben birkaç sefer görüşmek için gittim. Kendisi burada yoktu, Almanya'daydı. Sekreteri not aldı ve 'gelir gelmez sizi mutlaka arayacağız' dedi. Ancak ne arayan oldu, ne soran. Başkanımız bize biraz daha yakın olursa çok memnun oluruz.

Geçinmek çok zor

Marmara'da durum vahim diyorsunuz. Diğer denizlerde nasıl?
Karadeniz balıkçılığı zaten yok. Karadeniz'de kışın hamsi olur. O da sezonluktur. Kış bitince Karadeniz'de doğru düzgün balıkçılık olmaz. Balıkçılık en çok Marmara ve Ege bölgesinde olur.

Buradaki balıkçılar tuttukları balıkları nasıl değerlendiriyor. Ailelerini geçindirebilecek kadar kazanıyorlar mı?
Buradan açılıp Marmara'ya çıkıyorlar. Tutulan balıkların kimisini burada lokantalara ya da balıkçılara satıyorlar. Onların almadığı ya da balığın çok olduğu günlerde de hale gönderiyoruz. Geçiniliyor mu derseniz, çok zor. Burada kazanılan parayla aile geçindirmek cidden zor. Bizim balıkçılarımızın arasında emekli olmayan arkadaşlarımız var, geçinemiyor.

Balık hali ucuz balık demek
Kumkapı Balık Hali'nin Beylikdüzü'ne taşınıyor olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin için bir avantajı olacak mı?
Balık halinin buraya geliyor olmasına özellikle İstanbul'un içindeki esnaf arkadaşlar çok iyi bir gözle bakmıyor. Çünkü İstanbul esnafının buraya gelip gitme zorluğu olacak. Trafik nedeniyle büyük sıkıntı yaşanacak. Esnafın en azından saat 8 buçukta, en geç 9'da balıkhaneden çıkması gerekiyor. Bunun için de 5 – 6 gibi sabah erkenden gelecek. Sabah balığını erkenden çok daha pahalıya alacak. Çünkü geç vakit gelen veya satılmayan balığın fiyatı daha düşük olur. Esnaf balığı pahalıya aldığı için pahalıya da satacak. Yani İstanbul'un içindeki insanlar balığı pahalıya yemek zorunda kalacak.

Ama sizin için avantaj olacaktır...
Bize yakın olduğu için balığı geç vakitte de alabileceğiz ve Büyükçekmece halkına daha ucuz balık yedireceğiz. Halin gelmesiyle bu çevredeki insanlar daha ucuz balık yiyecek ama uzakta olanların bu şansı olmayacak. Çünkü masraf pahalılaşıyor. Erken alındığı için balığın pahalı olmasından nakliyesine kadar masraf kalemleri artacak. Tabi bu da balık fiyatlarına yansıyacaktır. Mesela hamsi aldı, 10 lira etiket koymak zorunda kalacak. Buranın esnafı da yarı yarıya ucuz aldığı zaman 5 liraya bile satabilecek. Bu anlamda balık hali hem esnafın hem de vatandaşın yüzünü güldürebilecek. Bu zamana kadar balığı buranın halkı biraz fiyatlı yiyordu, şimdi İstanbul halkı yiyecek.

Kooperatif olarak burada bir balık pazarı kurma şansınız var mı?
Daha önceki yönetimler zamanında tezgahlarımız vardı. Belediye başkanı yeri lokantalara verince yerimiz yıkıldı. Belki önceki yönetimler yeni yer talep etmediği için öyle kaldı. Belediye Başkanı bize bir iki tezgahlık yer gösterse, balıkçımızın balığını burada değerlendirebiliriz. Küçükçekmece Stadı'nın altındaki gibi bir yer olursa çok mutlu oluruz. Silivri'de, Avcılar'da, Selimpaşa'da var; biz Büyükçekmece olarak biraz geride kaldık.

Balıkçılıkta tekelleşme var mı? Büyük firmalar küçük balıkçıları etkiliyor mu?
Büyük şirketler var tabi. Bugün bir trol 3 – 5 milyon lira. Tekne balıkçılarını da etkiliyor tabi. Çünkü yasaklar çok az. Mayıs'ta yasak, Eylül'de serbest. İki ay sonra ortaya çıkıp, gırgırları atacaklar. Tam da balığın akım zamanı.

Eylül erken bir tarih

Av yasağının Eylül'de kaldırılması erken bir tarih mi?
Ekim olsa çok daha iyi olur. Üremeyi dengeler. Bir de Eylül artık sıcak bir mevsim. O zamanlar Karadeniz'den gırgırla hamsi geliyor. Ama ziyan zebil oluyor. Kasası 10 liraya, 5 liraya düşüyor. Satılmayan yem fabrikalarına gönderiliyor. Ne balıkçı kazanıyor ne de vatandaş. Üstelik olan balığa oluyor. Ondan sonra 2 ay sonra tezgahlarda hamsi yok. Kilosu 15 liraya satılıyor.

Büyükçekmece'nin eskisini biliyorsunuz. Eskiyle yeniyi kıyaslamanızı istesem nasıl bir manzara çıkıyor karşınıza?
Tabi ki eski güzeldi. Çekmece'nin ayrı bir güzelliği vardı. Ama zaman değişiyor, şehirler değişiyor. Bunun önünde durmak imkansız.

Ama Büyükçekmece, çevre ilçelerle kıyaslanınca sanki biraz daha kendini koruyor. Hala bir Ege ya da Anadolu kasabası havası var. 
Evet, öyle bir havası var. Büyükçekmece güzel bir yer. Türkiye'nin hiçbir yerinde yok. Antalya'ya, Kuşadası'na, İzmir'e gittim. Böyle bir güzellik hiçbir yerde yok. Bu duruma getiren de Hasan Akgün'dür.

Tekneler kurtlanacak!
Gölde yürütülen balçık toplama çalışmasının üç dört aydır devam ettiğini söyleyen Mete Uğur Altay, “Burada gondol gezileri düzenleneceği söyleniyor. İyi olur tabi ki. Ama burada bir mağduriyetimiz oluştu. Toplanan çamurlar bizim teknelerin bakımını yaptığımız çekek yerine toplanıyor. Teknelerimizi çekek yerine çekmemiz gerekiyor. Bakım yapmazsak tekne kurt yapıyor ve o tekneden artık verim almak imkansız hale geliyor. Bunun için bize bir an önce yer tahsis edilmesi gerekiyor ya da o balçıkları oradan alınması gerekiyor. Bize bittikten sonra çekersiniz denmişti. Ama bizim bu bakım işini çoktan yapmamız gerekiyordu” diye konuştu. 

Eşiyle denize açılıyor
SAHİLDE ağ temizleyen Yalçın ve Nesrin Alan çifti birlikte balıkçılık yapıyorlar. İki çocuğunu da evlendirdikten sonra eşiyle birlikte balığa çıkan Nesrin Alan, “Eşime yardımcı olmak için balığa çıkıyorum. Gece gidiyoruz, sabah geliyoruz. Dışarıdan zor gibi gözükse de aslında zor bir iş değil” diyor. Yalçın Alan ise balıkçılıkla ev geçindirmenin çok zor olduğunu belirterek, “Bizim başka hiçbir gelirimiz yok. Denizin verdiği ile evimizi geçindiriyoruz. Ama çok zor oluyor” diye konuşuyor.

KELİME OYUNU
Aile: Mutluluk
Çocuk: Veliaht
İstanbul: Güzel bir şehir
Türkiye: Çok güzel, cennet
Dostluk: Dostluklar güzel
Geçmiş: Geçmişi silemeyiz
Bugün: Her şey güzel
Gelecek: Yeni nesile iyi bakmıyorum
Siyaset: Fazla ilgim yok
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.