MHP ne yapmak istiyor?


Mehmet Ekmen

Mehmet Ekmen

27 Kasım 2016, 19:39

Hepinizin hatırlayacağı üzere MHP Devlet Bahçeli en son yapılan genel seçimler öncesi siyaset meydanlarında Ak Parti’ye veryansın demeçlerle bangır bangır bağırıyorken, eleştirirken yahut iktidarı hedefliyorken söylemediği doğru, yanlış haklı, haksız hiçbir şey kalmıyordu. Adeta gözü dönmüş gözü kara bir tarzla bodoslama dalıyordu Ak Parti yönetim tarzına.
An itibariyle “başkanlık” sistemini ve bu konuda iktidara yalakalık mı yapıyor? Tuzak mı hazırlıyor? Oyalıyor mu? Güreş sporunda künde diye bir hamle var kündeye mi getirmek istiyor? Yoksa kumpas mı diyelim? Ne diyeceğimiz, ne demiyeceğimizi şaşırmış durumdayız. Milli irade de, kamu oyunda hatta ülkücü tabanda kafalar bulanık  nasıl düşünmeli? bu davranış ve eylem bozukluğuna yazılır gibi değil.

Bu açıklamaları, kafa ve demeç karışıklığını neye yormalı? Anlaşılır gibi değil. Örneğin Partinin Genel Başkanlığı adaylığına oynayan MHP’nin temel taşlarını disiplin ve buna benzer cezalarla attı yahut attırdı. Satranç oynar gibi. Şah-mat gibi bir şey oldu. Özellikle de en ağır toplardan deneyimli ve mert siyasetçi eski Bakanlardan Meral Akşener hanımefendiyi FETÖ’cü diye suçladı. Beyinlere kılçık attı. Suları bulandırdı. Ama bu konularda belge, bilgi ispat edemedi Sayın Bahçeli.

Ülkücü hareketinin misyonlarına, varoluş nedenlerine uymayan davranışlarda bulunmakla misyona zarar veriyor görüntüsü içinde. Bu konular berraklaşıncaya dek MHP yara üstüne yara alıyor. Tanıdığım ülkücü hareketinin kurmaylarıyla sohbet niteliğinde konuştuğumda, sorular sorduğumda çok farklı sesler, izlenimler, açıklamalar dinliyorum. Bende yazacaklarımda net olamıyorum.

Öte yanda Ak Partiye transfer olan Tuğrul Türkeş’in eski demeçleri Sn. Devlet Bahçeliyle ilgili olan açıklamaları ve açıklamaların bıraktığı izler, sorular halen kamuoyunun vicdanında yerli yerinde duruyor. Netleşmeye ve ispata muhtaç konumda.

MHP lideri, Tuğrul Türkeş, Meral Akşener’in açıklamaları, ithamları, söylemleri karşılıklı suçlamaları ve bölünen tarafların tezleri işi daha da güçleştiriyor.

Ak Partiyle olan sıkı ilişkileri Sayın Devlet Bahçeli’yi anlamamızda setler oluşturuyor. Neden mi? Seçimlerde hem söylemediğini bırakmayacaksın hem de genel seçimlerden sonra da her konuda Ak Parti’ye kucak açıp her dediklerini kayıtsız şartsız yapacaksın. Hangi eyleminde ve davranışında samimi olduğunu, doğru olduğunu nasıl anlamak gerekir? Seçimler öncesi sayıp anlattıkları mı? Seçim sonrası liman olma pozisyonunu mu doğru. Gerçek pozisyonu anlaşılır gibi değil.
Yeni anayasanın hazırlanması ve Başkanlık sisteminin getirilmesi mevzusu bu iki parti tarafından yazıp çizilecekse, gerçekleştirilecekse 80 milyon nüfusu olan ülkemizin vatandaşlarına ne diyecekler? Yaptık oldu. Ana muhalefet bu olağanüstü kararlarda baypas edilir mi? Edilmeli mi? Bu davranış Türkiye'nin lehine mi? Siyasi bir karar mı? TBMM'de egemenlik kayıtsız şartsız milletindir ibaresi, hükmü ne olacak? Ne olmalı? Anlayan birileri var mı? Hak bu mu adalet bu mu? Demokrasi ve hür parlamenter sistemine uyuyor mu? Anlamış değilim. Ülkemizin siyasi kararlara ve parti çıkarlarına ihtiyacı yok. Kalkınmaya ve ileri demokrasiye birlikteliğe güzel yarınlara ihtiyacı var. Her karar parlamentoda ve taraflarca oylanarak yahut referandumla alınmalı diye düşünüyorum.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.