Muhammed Karabağ: Toprak çalışmak isteseydi çalışırdık

Muhammed Karabağ

Muhammed Karabağ



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 05 Mayıs 2015, 08:17

30 Mart Seçimleri’nin ardından kısa bir süre Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak ile çalışan ancak sonra yollarını ayıran Muhammed Karabağ, «Belediye Başkanımız Dr. Handan Toprak da ‘birlikte hizmet edelim’ dediği zaman ‘tamam’ dedim. Ancak sonraki süreçte sanırım bize ihtiyacı olmadığını düşündü. Yoksa istese çalışırdık» diye konuştu.

Avcılar'ın tanınmış isimlerinden Mali Müşavir Muhammed Karabağ, önce AK Parti'de belediye başkan aday adayı oldu. Yoğun bir çalışma süreci geçiren Karabağ, adayların açıklanmasının ardından sonucu baştan belli edilmiş, kararları önceden alınmış bir yarışa sokulduk” diyerek 300 kişi ile birlikte AK Parti'den istifa etti ve ekibiyle birlikte CHP'ye geçti. Avcılar Belediye Başkanlığı'nı kazanmasının ardından başkan yardımcısı olduğu söylenen hatta odası bile hazırlanan Karabağ, her ne olduysa birden ortadan kayboldu. Belediye'den elini eteğini çeken, siyaset arenasında da sık olarak görülmeyen Karabağ, Gazete İstanbul'a konuştu.

“Belediye Başkanı Handan Toprak benimle çalışmak isteseydi çalışırdık. Sanırım bize ihtiyacı olmadığını düşündü” diyen Karabağ, CHP'de olmaktan mutlu olduğunu ve siyasete bu partide devam edeceğini söyledi.

30 Mart Yerel Seçimleri sonrasında sizi aktif siyasetin içinde göremedik. Ne yaptınız bu bir senede?
Siyasette aktif olarak olmamamın sebebi CHP İlçe Teşkilatı'nda görevli olmamaktan kaynaklanıyor. Yoksa yine sivil toplum örgütlerinde olsun, vatandaşın arasında olsun bir partili olarak aktif olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Parti toplantılarına, mahalle toplantılarına, açılışlara katılıyorum. Ofisim yeri geliyor ilçe binası gibi kullanılıyor.

Yerel seçimlerinde AK Parti'den belediye başkanı aday adayı oldunuz. Sonrasında CHP'ye katılarak Handan Toprak'ı desteklediğinizi açıkladınız. Seçim sonrası başkan yardımcısı olduğunuz söylendi. Ama bir anda siyasetten uzaklaştınız. İnsanlar bu süreçte yaşananları merak ediyor. Biz de birinci ağızdan öğrenmek istiyoruz.
Biz Avcılar'ın bir yerlere gelmesi için taşın altına kimi parmağını koyar, kimi gövdesini koyar demiştik. Biz de gövdemizi koyarız dedik. Biz istedik ki Avcılar'a hizmet edelim. Belediye Başkanımız Dr. Handan Toprak da 'birlikte hizmet edelim' dediği zaman 'tamam' dedim. Ancak sonraki süreçte sanırım bize ihtiyacı olmadığını düşündü. Bizden de herhangi bir talebi olmadı. Bunun üzerine orada varlığımızın gereksiz olduğuna karar verdim.

Aktif görev verilse yaparım

Belediye Başkanı Handan Toprak'la görüşmeyi sürdürüyor musunuz?
Elbette... Avcılar'ın 10 mahallesiyle ilgili olumlu veya olumsuz ne varsa kendisi ile paylaşıyoruz.  Zaman zaman belediyeye gidiyorum, olumlu ya da olumsuz konular varsa söylüyorum. Ama tabii ki o dönemde belediyede aktif bir görevde olmamız gerekiyordu. Ama başkan sizle çalışmak isteyecek ki çalışasınız; eğer bizimle çalışmak isteseydi biz de çalışırdık. Şu anda da Avcılar için yapabileceğimiz bir şey varsa yine yapmaya hazırız.

CHP'de siyasete devam mı?
Tabi ki... CHP'nin resmi üyesiyim. Birçok aktivitelere katılıyorum. Aktif görev verilseydi alırdım. Gerekirse SKM'de gerekirse ilçede çalışırdım ama böyle bir talep olmadığı için aktif olarak bulunmuyorum. Ancak hem sivil toplum örgütleriyle sık sık bir araya gelerek ve özellikle sosyal medyayı kullanarak partime destek veriyorum.

CHP'de siyaset zor mu?
CHP'de çok bariz değişiklikler var. Tamamen Türkiye’yi kucaklayıcı yaklaşımlar oluşmakta, herkesi kendi bünyesine çekiyor. Genel Başkanımızın kucaklayıcı tavırları çok hoşuma gidiyor. 'Herkes gelsin. Bizim felsefemizi, görüşümüzü, anlayışımızı benimsiyorsa mutlaka gelsin' diyor. Milletvekili adaylarını belirlemek ön seçim yapılması gerçekten çok hoşuma gitti. Burada üyelerin kanaatleri hiç değiştirilmeden uygulandı. İnşallah Türkiye’nin tamamındaki partilerde uygulanır. Böyle olursa hem siyasete ahlak ve kalite gelir; olması gereken budur diye düşünüyorum. Tabi ki Genel Başkan'ın 3 – 5 kontenjanı olacak.

CHP'de olmaktan mutluyum


CHP'de olmaktan mutlu musunuz?
Bazen arkadaşlarım da bunu soruyor; CHP'de olmaktan gerçekten mutluyum. Bütün partilerde olduğu gibi CHP'de de belki teşkilat içinde sorunlar olabilir. Ama ben bunun aşılacağına inanıyorum. Yeni gelen insanlar hemen sindirilemiyor, acaba bizim gibi düşünüyor mu diye belli bir oranda önyargı var. Ama bu önyargının da kolay aşıldığını gördüm. Sohbet ettiğimiz, görüştüğümüz kişilerde bir süre sonra önyargısı kırılıyor.

Ön seçime girmeyi düşündünüz mü?
CHP'de yıllardır siyaset yapan isimler var, onlar ön seçimde bayağı alt sıralarda yer aldı. Ben aday adayı olmayı düşünmedim. Ama ön seçime girseydim, çok iddialıyım bir senelik olmama rağmen iyi bir sonuç elde ederdim. Birinci olurdum demiyorum ama ilk 10'da olurdum. Çünkü ben vatandaşla diyalog halindeyim. İnsanlarla iletişim kurmayı seviyorum. Bu da önseçime yansırdı.

Yani siyasette ne kadar uzun yıllar olduğunuz değil; insanlarla ne kadar iletişim halinde olduğun mu önemli?
Kesinlikle çok doğru. Bunun çok örneği var. bakıyorsunuz 20 yıldır siyasette ya da ilçenin yöneticisi ama sıralamaya giremiyor. Ama diğer taraftan işte benim gibi bir yıllık nadasa çekilmiş bir adama bakıyorsunuz ilk ona girebiliyor. Nadasa kalmak, kendini dinlemek, tartmak, biçmekte önemlidir. Çünkü siyaset sabır işidir. Siyasette illaki bir yerlere gelinecek diye bir şey yoktur. Ben bundan sonraki siyasi yaşantımı CHP'de devam ettireceğim. Hangi kademesinde olur onu bilemem...

AK Parti yüzde 40'ın altında

Genel seçimlere çok az kaldı. Herkes farklı bir seçim olacak diyor. Siz bu seçimle ilgili gidişatı nasıl görüyorsunuz?
Ben de çok farklı olacağını düşünüyorum. Çok uzun süredir iktidar olan AK Parti yıprandı. Ki siyasette bu bir kuraldır, yıpranmama şansı yok. Ben bu seçimlerde tüm muhalefet partilerinin güçlenerek çıkacağına inanıyorum. HDP'nin de barajı aşacağına inanıyorum. Çünkü son dönemlerde Demirtaş halkta büyük sempati görüyor. MHP de 3 – 4 arttırabilir. CHP'nin de oyunu arttıracağını görüyorum. AK Parti'nin yüzde 40'ın altına düşmez diyenler neye inanmak istiyorlarsa ona inanıyor. Ama ben yüzde 40'ın altına ineceğini ve sonuçta bir koalisyon hükümeti kurulacağını düşünüyorum. İktidar partisi yüzde 40 alsa bile HDP barajı aşacağı için tek başına hükümeti kuramaz. Ben CHP ve MHP'nin kuracağı bir koalisyon hükümetinin bu ülke için faydalı olacağı kanaaatindeyim. Çünkü koalisyonlarla yönetilen bir çok ülke var.

CHP'nin seçim performansı nasıl sizce?
Bizim parti olarak dikkat ederseniz daha önceki seçim beyannamelerimizle şimdiki seçim beyannamemiz yüzde 100 farklı. Daha somut veriler var. Kadın kolları evlere tek tek giderek bu seçim bildirgesini dağıtıyor. AK Partili kadınlar gibi girmedik ev bırakmıyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor. Bizim kadınlarımız güler yüzle karşılanıyor, fotoğraflar çektiriliyor, ilgiyle dinleniyor. Şu anki iktidar partisinin üyelerinin böyle karşılandığını sanmıyorum. Ama bunun yanında sandıklara sahip çıkmak gerek. Tüm muhalefet partilerinin oyuna sahip çıkmanın CHP'nin en büyük görevi olduğunu düşünüyorum.

AK Parti'de siyaset yapmaktan pişman mısınız?
Ben hayatta yaptığım hiçbir şeyden pişman olmam. AK Parti'de siyaset yaptığım için de pişman değilim. Benim için tecrübe oldu. Ama keşke benim çalıştığım dönemlerdeki gibi kalfa olarak kalınsaydı. Önemli olan 70 milyonun hizmet alması, ne kadar hizmet alındığını da 7 Haziran'da göreceğiz. Memnuniyetlik ve memnuniyetsizlik ne kadarsa belli olacak.

Emekli ikramiyesiyle batacaksa batsın
Muhammed Karabağ, “CHP ve HDP'nin seçim belirgesinden sonra bir kaynak tartışması başladı. Siz ekonomist olarak buna nasıl bakıyorsunuz? Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı o ekonomik program Türkiye'de kaynak sorunu yaratır mı?” sorusunu şöyle yanıtladı, “Gerçekten kaynak sorunu yaratmaz. Çünkü ülkemiz kaynakları bol bir ülke. Bunu ben değil hükümet sözcüleri söyledi; 13 yıllık süreçte sadece har vurup harman savurmayı kesseydik vergi bile almamıza gerek kalmazdı dediler. Yılda iki bayramda ikramiye vermekle eğer bu ülke batacaksa batsın o zaman. Genel Başkanımız asgari ücretten vergi almayacağım, 1500 liraya çıkaracağım diyor. Bunları verdiği zaman şov yapmadığı ortaya çıkacaktır. Bugün bir asgari ücretlinin gelirinin 13 yıl öncesiyle ne farkı var? Hesapladığımızda görüyoruz ki bir arpa boyu yol alınmamış. O zaman da 4 kişilik bir aileye birr simit ve çay düşüyordu, şimdi de... Mali müşavir olduğum için sıkıntıların bire bir içindeyim. Borçlu olmayan insan kalmadı. Ev, araba borcu çok fazla, kredi kartları ise cabası. Yani asgari ücretin 1500 lira olması, emekliye iki maaş ikramiye verilmesi az bile. Her zaman değişiklik iyidir. Sorunlar 13 yılda çözülmemişse taze kana ihtiyaç vardır. Madem kaynak sorunu var, Çankaya'ya ne olmuştu da saray yapıldı. Önce halk refaha kavuşsun sonra gerekiyorsa saray yapılsın. 7 Haziran'da yeni kanın CHP olacağına inanıyorum.”

Avcılar için yeterli değil
Avcılar Belediye Başkanı Handan Toprak'ın bir yıllık çalışmalarını değerlendirmesini istediğimiz Karabağ, “Başkan Handan Toprak, belediyeyi yeterince borçlu bir şekilde devraldı. Yaklaşık 200 milyon liraya yakın borcu vardı. İlk defa siyaset yapan biri olarak 6 ayda belediyeye hakim olduğunu düşünüyorum. Temizlik işlerinde ilerleme oldu. Park Bahçeler Müdürlüğü farklı çalışmalara imza atıyor. Kadınlara, kültür sanata yönelik çok çalışma yapılıyor. Ama bunlar Avcılar için yeterli değil. Daha bir çok şey yapılması lazım. Çocuk evleri yapılıyor, birkaç tane sığınma evleri yapılıyor. Onların faaliyete geçmesi lazım. Ancak asıl sorun Tahtakale ve Yeşilkent'teki imar sorunu; bunların çözülmesi gerekiyor. Bunlar ileriki zamanlarda nasıl çözülecek hep beraber göreceğiz” diye konuştu.

Kelime Oyunu
Aile: Çocuk
Çocuk: Anne
İstanbul: Boğaz
Türkiye: Ben
Dostluk: Vefa
Geçmiş: Takılı kalmak istemiyorum
Bugün: Mutluyum
Gelecek: Aydınlık
Siyaset: Var oluş sebebimiz
Muhalefet: Olmazsa olmaz
İktidar: Kudret
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.