banner250
banner252

Öğrenmeyi öğretiyor

Funda Demirel

Funda Demirel



RÖPORTAJ: Ufuk Çoban 16 Şubat 2016, 07:17

Forbrain Learning Center'in Kurucu Müdürü Funda Demirel yediden yetmişe herkese öğrenmeyi öğrettiklerini belirterek, “Öğrenme güçlüğü olsun olmasın biz beyin gelişimi için buradayız. Biz okullara danışmanlık yapıyoruz” dedi.

Söyleşi dizimizin bugünkü konuğu Dr. Funda Demirel. Beşiktaş'ta hizmet veren Forbrain Learning Center'in Kurucu Müdürü Funda Demirel donanımlı eğitim kadrosuyla ilgililere öğrenmeyi öğretiyor. Öğrenmede güçlük yaşama problemleri hemen hemen her yaşta karşımıza çıkabiliyor. Öğrenmeyi öğretme iddiasıyla kurulan Forbrain, 5-21 yaş arasındaki okul çağı çocukları ve gençlere, yetişkinlere, ileri yaş gruplarına, okullara deyim yerindeyse 7'den 70'e herkese, bilişsel becerileri geliştirme programları sunuyor. Bu problemler özellikle çocuklarda çok belirgin oluyor ve akranlarını yakalayamayan çocuklar, gelişim konusunda geride kalabiliyorlar. İşte burada aileler uzman kuruluşlardan destek almak istediğininde Forbrain gibi kuruluşlara başvurabiliyorlar.

Forbrain'den alacağınız eğitimle akademik başarınızı artırmak, IQ’nuzu yükseltmek, her ortam ve koşulda dikkatinizi toplamak, odaklanma sürenizi uzatabilmek, hafızanızın güçlenmesini sağlamak, gördüğünüz, duyduğunuz, okuduğunuz her şeyi kolaylıkla hatırlayabilmek, hızlı düşünme ve karar verme yeteneğinizi artırabilmeniz, matematik zekanızı geliştirebilmek, üniversite sınavında başarılı olabilmekte mümkün. Tabii ki bunların gerçekleşebilmesi için bir süreç gerekiyor. Bu süreci ve Forbrain'in Türkiye'de nasıl faaliyetler gerçekleştirdiğini Funda Demirel'den dinledik.

Öncelikle sizi tanıyalım Funda Demirel kimdir? Bir de günümüzde öğrenmeyi öğrenme metodu ile kişilerin öğrenme becerilerini artırmak için hizmet veren bir kurumun başındasınız. Siz öğrenmeyi öğrenme konusunda nasıl bir süreç yaşadınız?
1967 yılında Diyarbakır'da doğdum. Babamın memur olması nedeniyle farklı illere gittik. 5 yaşından sonra ise Çanakkale'ye geçtik. İlkokula Çanakkale'de başladım. Konuşmaya geç başladım. İlkokul birinci sınıfın sonuna doğru okuma yazmayı öğrendim. Öğrenmem çok gecikmedi ama herkesten farklı öğrendiğim için farklı bir süreç oldu. Kendi yöntemlerimi kendi çıkışlarımı bulmaya çalıştım. Yaşamım boyunca öğrenmeye dair problem yaşadım. Konuşmayı, okuma-yazmayı geç öğrendim. Yabancı dil öğrenmede, sosyal ders konularını hafızamda tutmakta hep güçlük çektim. Her zaman herkesten fazla çalışmak zorunda kaldım. Babamın “Kardeşin senin teneffüs yaptığın kadar ders çalışıyor” sözü hala kulaklarımdadır. Aynı zamanda çok da aktif bir çocuktum. Her şeye, ama en çok öğrenmeye dair merakım, heyecanım zorluklara rağmen hiç tükenmedi. Matematikte iyiydim, spora gayet yatkındım, müziğe aşkım ve bir enstrüman çalmaya dair hayalim tutku derecesindeydi. Resmi çok seviyordum. Hiçbirinden vazgeçmedim. Hiçbir destek almadan çocukluktan itibaren kendi öğrenme stratejilerimi geliştirdim. Resimde, sporda birincilikler aldım, okul takımı kaptanlığına kadar yükseldim. Belki enstrüman çalmayı beceremedim ama iyi bir latin dansçı oldum. Liseyi ikincilikle bitirip ülkenin dalında en iyisi olan ODTÜ Matematik Bölümünü dereceyle bitirdikten sonra Yüksek Lisans yaptım ve Araştırma Görevlisi oldum. Tüm bunları başarırken en önemli iki dayanak noktam; farkındalık bilincim ve yılmaz kişiliğim oldu. Daha ilkokulda kendi öğrenme stratejilerini geliştiren biri olarak, eğitim hikayemi “Öğrenmeyi Öğrenme” arayışında eğitim alanında doktora seviyesine taşımam kaçınılmazdı. Doktoramı başarıyla tamamladım.

Her bireyin tarzı farklı
Bu süreçte nasıl zorluklar yaşadınız. Aileniz sizinle nasıl ilgilendi? 
Bizim dönemimizde okul öncesi eğitim olmadığı için bu zorlukların farkına varmak zordu. Bizim zamanımızda bir anda ilkokula geliyorsunuz ve sizi harfler ve sayılarla tanıştırıyorlar. Bu süreçte herkesten daha farklı öğrendiğimi, daha zor öğrendiğimi fark ettim. Ailemin tutumu ise niye öğrenemiyorsun şeklinde pek olumlu değildi. Farklı insanları tanımanın konuşmada öğrenmeyi öğrenmede çok etkisi oluyor. Farklı ortamlara uyum sağlama hepimizin yapması gerekenler arasında. Anne babalar öncelikle bunun sebebini araştırmalı. Her çocukta bu süreç aynı şekilde işlemez.

Fark yaratıp ve sistem kurduk
Forbrain'i Türkiye'de harekete geçirmeye nasıl karar verdiniz? 
Hikâyem beni kendi öğrenme süreçlerimi analiz etmeye, öğrenmeyi öğrenmeye yönlendirdi.  Ben ne yaşıyorum da öğreniyorum, daha kolay nasıl öğrenebilirim, nasıl kalıcı olabilirim soruları anahtar sorular oldu. Dolayısıyla ben de azim denen şey çok etkin. Yaşadıklarım benim  birikimlerimi arttırdı. Doktorayı Ankara Üniversitesi'nde yaptım. Daha sonra ABD'ye giderek bu işi araştırdım. ABD'den dönünce Forbrain'i Beşiktaş'ta kurmaya karar verdik. Akademisyen olarak sadece araştıran ve uygulayan değil bunları birleştiren de olmak istiyoruz. İki hedefim vardı bu işe başlarken bir tanesi fark yaratmak, diğeri ise sistem kurmaktı. Türkiye'de bu zamana kadar yapılmamış birçok kişinin zorlandığı alanlarda çalışma yapıyoruz. Bu konuda fark yarattık.

Dünya ortalaması yüzde 5
Geç öğrenenlerin dünyada ki ve Türkiye'deki ortalaması nasıl? Ayrıca geç öğrenmenin sebepleri nelerdir? 
Beyin eğitiminin bir alanı dikkat eksikliği diğer ise ister tanı alsın ister almasın öğrenme güçlüğü. Dünyada ve Türkiye'de ise bu rakamlar ortalama olarak yüzde 5'le ifade ediliyor. Biyolojik sebepleri var bunun. Beyinde farklılıklar var belli alanlarda. Öğrenme güçlüğü olan bir çocukta beyninin iki alanı aktif değil. Beyin eğitimi ile bu alanlar aktif hale getiriliyor. Görüntüleme sistemleri çok geliştiği için beyin eğitiminin çok önemli verileri elde edilip çocuğun gelişimi takip edilebiliyor. Farklı illerden bize gelenler var. Ankara'da da bu hizmetimizi sürdürüyoruz. İlkokul bire gelene kadar öğrenmeye dair problemler çok belirgin değilse çok kolay anlaşılmıyor.  Çocuk Anaokulu'na gitsede bu anlaşılamıyor bazen. Ama anaokulu eğitiminde son 1 sene öğrenmeye hazır olması lazım çocuğun. Mesela kalem tutmaya hazır olmalı hazır değilse yazı yazmaya başlayamıyor. Matematik'te örneğin 2+2'yi öğrenemiyor. Bunlar öğrenme problemi olarak tanınıyor. İşin içinde beslenme de var. Beyin  nasıl öğreniri yeniden nasıl motivasyon kazanırı öğretiyoruz. Çocuktan bir tepki gelmedikçe aileler arayışa girmiyorlar. Çocuğa ödev yaptıramazlarsa bir sorun olduğunu anlıyorlar. 4. sınıfta bilgi geliyor işin içine beyninizi potansiyelli kullanmanız için bilgiye ihtiyacı var.

Forbrain'de beyin eğitimine ilişkin neler yapılıyor? Ayrıca kurumlarla olan ilişkileriniz nasıl? Bu konuda hayata geçirdiğiniz projeleriniz var mı?
Doktor kısmı işin tanı koyma kısmı. Doktor olmasa da biz buradayız. Öğrenme güçlüğü olsun olmasın biz beyin gelişimi için buradayız. Biz okullara danışmanlık yapıyoruz. Beyin eğitimine ilişkin fiziksel egzersizler yapıyoruz. Uzmanlar tarafından bize yönlendirilenler oluyor. Okulların rehberlik birimleri bizimle çalışıyor. Onun dışında velilere ulaşıyoruz. Beşiktaş Belediyesi ile 'Beyin Kaşifleri' projemiz var. Pek çok etkinliği bir araya getiriyoruz. Ailelere seminer vereceğiz. Önce bir Check up yapılıyor. Güçlü yanların ve gelişmesi gereken yanların neler olduğunu anlıyoruz. Bunun için bir program belirliyoruz. Bütünsel bir program uyguluyoruz. Beynin farklı noktalarına farklı egzersizler yaptırıyoruz. Biz beyni bütünsel bir kapsam noktasında güçlü yanlarınızı yukarı çekmek performansının arttırılması için çalıştırıyoruz. Biz bilişsel becerileri geliştirmek için çalışıyoruz. Bu işin yüzde 50'si genetik diğeri yüzde 50'si ise çevresel faktörler. Burada aile ile ayrıca çalışma yapıyoruz.

Aileler dikkat eksikliğine dikkat etmeli
Öğrenmede güçlük çekenlerin toplumdan dışlandığı durumlar oluyor mu? Bu durumla ilgili nasıl örneklerle karşılaşmak mümkün? 
Öncelikle kişinin nasıl olduğu ile ilgili sorunuza cevap vereyim. Kişide iki tür denetim odağı oluyor. İçten denetimli isek her şeye rağmen yapıyoruz. Siz içten olarak yapıyorsanız, bunu yaparsınız. Ama dıştan denetimli iseniz. Sizi beğensinler diye not için bunu yapıyorsanız, dış motivasyonlu oluyorsunuz. Hapishanelerde yapılan çalışmalarda çok büyük bir kısmında dikkat eksikliğinin olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Yani bu çocuklar haylaz, yaramaz, tembel diye ifade edilen ve aile biraz düzgün değilse çocuk sokağa düşüyor oradanda hapse düşüyor. Sonuç alamadığımız hastalarımız olmuyor. Farkındalık sizi en az yüzde 20 yukarı çekiyor.

Bilgi ve becerilerimizi meslekleri de etkiliyor. bir alanda başarısız olmamız bu alana daha az gereksinim duymamızdan mı kaynaklanıyor?
Mesela matematiği beceremiyorsunuz bu sizin matematiğe ne derece ihtiyaç duyduğunuzla da alakalıdır. Ama biz bu konuda da gelişim için varız. İlgilerimiz becerilerimizi, becerilerimizde mesleğimizi seçmemizi sağlıyor. Başka yolumuz yok becerdiğiniz şeyden meslek yapıyorsunuz. O yüzden çocuklara hedef koyma öğrenmeyi öğrenme çalışmalarıda yapıyoruz. Farklı okullarda seminerler veriyoruz. Ebeveynler çocuğunun potansiyelini keşfetmeleri için gelmeliler.

Forbrain bir etüt merkezi değil
Forbrain okul başarısını artıyor mu?
Bu sıkça karşılaştığımız sorulardan biri. Samimi olmam gerekirse kimse size böyle bir şeyin garantisini veremez. Okul başarısı dediğimiz şey; çocuğa verilen eğitimin yanısıra çocuğun çaba yönetimine, motivasyonuna  ve nasıl yönlendirildiğine bağlıdır. Kendi danışanlarımızda da en fazla yoğunlaştığımız nokta bu. Öyle öğrenciler geliyor ki başta belirlediğimiz programa harfiyen uyuyor, verdiğimiz tüm egzersizleri, çalışmaları yapıyor ve çaba gerektiren bu süreci yönetiyor. O zaman bu öğrencilerin akademik başarısında da mutlaka artış gözlüyoruz ve aileden,  öğretmenlerinden ve uzmanlardan çok güzel dönütler alıyoruz.  Beyin Eğitimi diğer bir adıyla Bilişsel Becerileri Geliştirme Programı kapsamlı ve bütünsel bir programdır ve gündelik hayatın her anına uygulanır. Kısacası forbrain bir etüt merkezi değildir. Danışanına bilgi vermeyi hedeflemez. Bilgi nasıl kolayca ve hızlıca öğrenilebilir buna odaklanır. Bunu sağlayacak olan becerilerini arttırır. Biz danışanlarımıza öğrenme sürecinde yaşanan öğrenme ve dikkat problemlerinin üstesinden nasıl gelinebileceğini gösteriyoruz. Her daim, okul başarısına yansıyacak şekilde, yaptığımız çalışmaları görünür kılmayı hedefliyoruz.

Yaş ilerledikçe stres artıyor
Yaş ilerledikçe beyin hücrelerinin yenilenmesi duruyor. İleri yaş grupları için neler tavsiye ediyorsunuz?Hem yaşın ilerlemesiyle hem de günümüzde kullanılan çok fazla uyarıcı nedeniyle her birey zaman zaman unutkanlık sorunu yaşayabiliyor. Hepimizin "dilimin ucunda ama bir türlü söyleyemiyorum" dediği anlar vardır. Yaşın ilerlemesiyle artan stres, biriken yorgunluk, bilgiyi depolama ve geri çağırmada yavaşlama gibi durumlar sebebiyle unutkanlık ve hafıza problemleri yaşanabilmekte. İmkanı olan ileri yaş grubu bireyler için bizim tavsiyemiz sistemli bir beyin eğitimi programına dahil olmaları. Eğer böyle bir olanakları yoksa mutlaka her gün kitap ya da gazete okumaları, bulmaca çözmeleri ve hafıza egzersizleri yapmaları. Ayrıca hafıza bütünsel bir konu olduğu için sağlıklı beslenmeye ve fiziksel egzersiz yapmaya da önem vermek gerekiyor.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.