banner250

Uçan şansölye

Saf kan Alman disipliniyle yoğrulmuş; çifte su verilmiş bir bıçak gibi keskin ve karizmatik. Tam bir Alman Şansölyesi...

Uçan şansölye

Bir otomobil düşünün ki civatasına kadar estetik planlanmış. Hata oranı sıfır... Sapma payı sıfır... Proje çiziminde mühendisler nasıl çizmişse, çelik o şekli almış. Saf kan Alman disipliniyle yoğrulmuş; çifte su verilmiş bir bıçak gibi keskin ve karizmatik. Tam bir Alman tankı... Onun adı Uçan Şansölye: 1955 Mercedes-Benz 300 SL Gullwing (martı kanadı). Mercedes-Benz 300 SL, Alman otomobil üreticisi Mercedes-Benz tarafından 1952 – 1953 yılları arasında yarış otomobili olarak, 1955 – 1963 yılları arasında spor otomobil olarak üretilmiş bir otomobil model. "Martı kanadı" şeklinde açılan kapılarıyla dikkati çeken 300 SL döneminin seri olarak üretilen en hızlı otomobiliydi. Coupé ve roadster olarak piyasaya sunulmuştu.

Kanatların hikayesi
Gelelim bu şansölyenin hikayesine, ikinci dünya savaşından yeni çıkmış olan Almanya, savaşın verdiği yorgunluk ile teknolojik olanaklarını kaybetmiş gibi idi. Otomobil dünyasında yarışlar kızışmış ve en güçlü olmanın yanında en hafif araçlar ilgi görmeye başlamıştı. Almanya da bu yarışta yerini almak istiyordu ancak sıfırdan bir aracı yapacak ne vakit vardı ne de olanakları... Bu nedenle eski üretimlerinin en iyi parçaları toplanarak bir otomobil üretilme yoluna gittiler. Eski 3000 motoru aracın kalbi oldu ancak bu haliyle zayıf kalıyordu. aracın performansı ince ayarlarla arttırıldı. 170 hp den 208 hp ye çıkarıldı. Ancak iş sdece motorla bitmedi. Şasinin de hafif ama güçlü olması gerekiyordu. Metal olarak alüminyum alaşımı seçildi ve şasi boru biçimli yapılarak geniş bir araba için yeterli sağlamlıkta bir şasi elde edildi. Ancak şasinin yüksekliği klasik dört-köşe yandan açılan kapıların kullanımını imkansız hale getirdi. Bu yüzden kapı şekli değiştirildi. kapılar yukarıdan monte edildi ve martı kanadına benzetildi. İşte martı kanadı efsanesi aburadan gelir. Gariptir ki bu tür aksesuar ve yenilikler aracın daha göze hitap eder hale gelmesi için yapılır. Ancak bu araçta zorunluluktan oldu.

Araç performansı
Araç beklenenin de üstünde performanslar gösterdi. Pek çok yarışta tartışmasız birinci oldu. Hem de kendinden performans olarak kat kat üstün araçların karşısında. Daha sonra yapılan roadstar modelinde yolun bozukluğuna dayanabilmesi için alüminyum karoseri çelikten yapıldı. Tabi bu durum motorun performansını düşürdü. Bu durumu düzeltebilmek amacı ile Bosch firmasının ürettiği mekanik enjeksiyon sistemi motora monte edildi ve böylece motorun performansı 240 hp oldu. Teknik sorunlar böylesine güzel bir araç için göz ardı edilecek düzeyde idi. Ayrıca o dönemin şartlarını gözönünde bulundurunca daha anlaşılır olmaktadırlar.

En büyük zaafiyeti
En büyük sorunu mekanik enjeksiyon motor stop ettiği halde bile bir zaman hala yakıt püskürtmesi idi. Bu yakıt sarfiyatını arttırmasının yanında motor yağını da gereksiz yere kirletiyordu ve motor yağının ortalama 1500 kilometredde bir değiştirmeyi gerektiriyordu. İkinci sorunu da aşırı dar olan aracın çok ısınması idi. Buna aracın tepesine hava deliği açılarak çözüm bulunmuş. Genel olarak araç şu anda bile güzel bir performansı olan, tüm klasik araba tutkunlarının hayalinde yatan bir tasarıma sahip bir hız canavarıdır. 600.000 Euroluk bir fiyatı vardır. Eski olup da klasik olamayacak hiçbir Mercedes modeli yoktur sözünün anlam bulduğu araçtır. Barbaros Özçelik

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.