Oyumuzun hesabını vermeliyiz

Selami Aykut

Selami Aykut



RÖPORTAJ: Ufuk Çoban 26 Mayıs 2016, 08:38

İstanbul Muhtarları Dayanışma Derneği Genel Başkanı Selami Aykut, “Halkın iradesi ile  mahalle muhtarı olarak göreve geldikten sonra bize verilen oyun hesabını vermemiz  gerekir. Bir kurumda müdür olan kişi de hesap verme bilinciyle hareket etmelidir” dedi.

Söyleşi dizimizin bu bölümümde İstanbul Muhtarları Dayanışma Derneği Genel Başkanlığı'nı da yapmakta olan Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahallesi Muhtarı Selami Aykut'un konuğu oluyoruz. İstanbul'da bulunan 956 muhtardan bir tanesi olan ve muhtarlar için çalışan bir derneğinde başkanlığını yapan Selami Aykut bu nedenle sadece vatandaşlar için değil mahalle muhtarları için de çalışmalarını sürdüren bir isim. 1979 yılında Trabzon ili Araklı ilçesi Halilli Köyü'nde doğan Aykut ögrenimimi Artvin'de tamamladıktan sonra 1995 yılında Bahçelievler Siyavuşpaşa Mahallesin'nde ikamet etmeye başlamış. Okuma yazma bilemeyen bir anne ve babanın oğlu olan Aykut, İstanbul Üniversitesi Halkla ilişkiler bölümünü bitirmiş, muhtar olana kadar da birçok STK'da görev yapmış. 

Nüfusu kalabalık ve hemen hemen adım atmaya zorlandığınız bir ilçenin mahallesinde muhtarlık yapıyorsunuz. Muhtar olmaya nasıl karar verdiniz? Mahallenize nasıl muhtar seçildiniz?

Mahalleli ile ilişkilerimiz çocukluğumuzdan beri  iyidir. 2009 yılında mahalleme muhtar adayı oldum. 32 yıllık bir muhtarımız burada görev yapıyordu. Muhtarlığa ilk olarak ikametgah için geldim. Bir siyasi parti beni meclis üyesi adayı gösterecekti. İkametgah, nüfus sureti almam gerekiyordu. Burada muhtarlığa gelen yaşlı bir amca ve çarşaflı bir teyze ile karşılaştım. İkametgah aldılar ve muhtara üzretini sordular. Yanındaki yaşlı teyze cüzdanımı evde unuttum, muhtarım daha sonra versem olur mu deyince muhtar kağıdı aldı çekmeceye koydu. Bende bu olayı görünce muhtar olmaya karar verdim. Vatandaşa hizmet vermek gerekir diye düşündüm. Mahalle muhtarına bu saatten sonra bu mahallenin muhtar adayı olduğumu söyledim. Seçimlere 3 ay vardı. 32 yıllık muhtardı ve muhtar bey bize şunu söyledi. Ben bu seçimlerde muhtar seçileceğim, ondan sonra milletvekili adayı olacağım, daha sonra ise TBMM'nin en yaşlı seçilmiş milletvekili olarak meclisi ben açacağım dedi. Bende Allah nasip ederse burada çalışarak halkın sorunlarını dinleyerek çözüm noktasında mücadelemi ortaya koyacağım dedim. Seçimlere girdik birçok entrika olmasına rağmen 32 yıllık bir muhtara yaklaşık 3 bin oy fark atarak kazandık. 

Seçildiktan sonra neler yaptınız?

Sonra Siyavuspaşa Mahallesi'nde birçok farklılıklar yarattık. Birçok farklı işe imza attık. Siyavuspaşa Mahallesi'nde katlı otopark, muhtarlık, sağlık ocağı gibi alanların yenilenmesi için çalıştık. Her kurumumuzu elimizden geldiği kadar onarmaya vesile olduk. Onun haricinde çalmadığımız kapı, sıkmadığımız el bizim değildir anlayışıyla mahallemizde bulunan insanlarımızla iletişime geçtik. Bizim mahallemiz 41 ilden büyük 130 bin nüfuslu 130 sokak 20 cadde 6 cami 7 okulu olan bir mahalle, yüzölçümü olarak bir o kadar küçük. Mahallemizde cami de var kilise de biz her davete gideriz. Bizim muhtarlık kapımız hiç kapanmadı. Vatandaş gelir tak içeri girer sorununu söyler biz çözüm noktasında elimizden geldiği kadar mücadele etmeye çalışırız. 28 yaşında göreve seçildim. Seçildikten sonra  5 yıl hizmetimizi burada en iyi şekilde yapmanın gayretini verdik. 2011 yılında ise muhtarlarımızı temsilen İstanbul Valiliği Mütevelli Heyetine seçildim. Orada 1 yıl görev yaptım. 2011 yılında ise İstanbul Muhtarlar Dayanışma Derneği'ne  Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçildim. Göreve geldiğim günden itibaren bütün devlet büyüklerimizle birebir görüşerek muhtarlarımızın sorunlarını dosya halinde takdim ettim.

Siz muhtar olarak yaptıklarınızı sıraladınız ama yaşam alanlarında insanların mutlu olması için bir bütünlüğün sağlanması gerekiyor. Sizce bu bütünlük sağlanabiliyor mu?

Normalde ben bir mahalle muhtarı olarak arzularım ki, gerek belediyecilikte gerek yöneticilkte bir yere gelecek kişinin ilk önce halkla ilişkiler noktasındaki illişkilerini düzenlemesi gerekir. Mesela bir belediye başkanı, bir milletvekilinin seçilmeden önce bir dönem muhtar olması gerekir diye düşünüyorum. Neden? Muhtar tamamen kendi kimliğini ön plana çıkararak şahsının vermiş olduğu ilişkilerle seçilen bir kişidir. Göreve geldiğinde hata yapma şansı yoktur. Hata yaptığında bir daha seçilme şansı hiç yoktur. Ama oysaki belediye başkanları ve milletvekilleri partinin gücünü de arkalarına alarak seçiliyor. Günümüzde meclis üyelerine bakın, meclis üyelerimizin isimleri seçimlerde var ama seçimlerden sonra görünen hiçbir tanesi yok. Biz buna canlı olarak şahit oluyoruz. 

Yani bazı kurum müdür ve yöneticileri vatandaşa farklı davaranabiliyor mu?

Zaman zaman temsil noktasında bulunan kurum müdürleri ve yöneticilerin halkı görmezden geldiklerine şahit oluyoruz. Halk o yöneticiye oy verseydi o yönetici o halka sevgi saygı içerisinde olurdu.  İlçemizde bunun örneğini anlatabileceğim birçok kurum var. Halkın iradesi ile biz mahalle muhtarı olarak göreve geldikten sonra verilen oyun tek tek hesabını halka vermeliyiz. 

Bahçelievler'de ölen kişinin ailesi ayvayı yedi

Mahallede bürokrasi sorunu var mı?

Mahallemizde vatandaş gece saat 10'da rahmetli oldu. Vatandaşa ölüm kağıdı verecek olan kişi Aile Hekimi. Vatandaş Aile Hekimi'ne ulaşmak için belediyeye gidip güvenliğe not bırakıyor. Güvenlikte o günkü nöbetçi Aile Hekimi kimse ona bilgi veriyor. Bu hekimimiz sabah 7 ya da 8'de geliyor. Rahmetli evde bekletilmek zorunda kalınıyor. Şu anda Bahçelievler'de öldünüz mü o aile ayvayı yedi. Niye? Bekle ki doktor gelecek. Sorumsuz bir doktor, aile hekimi anlayışımız var. Ben özellikle sizin aracılğınızla sorumlulara seslenmek istiyorum. Bahçelievler'de bir vatandaş öldü mü cenazesi sabaha kadar beklemek zorunda. Neden aile hekimi, doktor yok. Bu görev belediyenin görevi değil, bu belediyenin görevi ise bu görevi de bizlere açıklansın. Biz bu görevin muhatabını bulamıyoruz. Sözde nöbetçi doktor oluyor. Belediye nöbetçi doktorlara elinden geldiğince destek veriyor. Ama aile hekimlerinin hiç umurunda değil. Bu içler acısı bir durum. Mesela adam kalp krizinden ölüyor. 112 acil eve geliyor ama ona ölüm kağıdı veremiyor. Doktor yok piyasada. Geçen  akşam saat 11'de ölen bir vatandaşın yakınları sabah 11'de ölüm kağıdını alabildi. Bu kişi cuma namazına yetiştirilemedi. Bir an önce yetkilillerimiz ilçede bulunan  sağlık durumunu gözden geçirmeli.

Muhtarlığın bir diğer sorunuda adres kayıt sistemi ile ilgili bu sorun ile ilgili neler söylemek istersiniz?

İkinci sorunumuz okulların servis yoğunluğu. Mesela Beylikdüzü'nden öğrenci geliyor Bahçelievler'e. Ama elektronik kayıt sistemi var.  5490 sayılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi çıktıktan sonra vatandaş gidip nüfusa kaydını yaptırıyor. Muhtara gitmesine gerek kalmıyor. Örneğin biri Beylikdüzü'nde boş bir adrese nüfusa kayıt yaptırabiliyor. Eskiden bu iş muhtarlıklarla oluyordu. Günümüz içerisinde bombalama v.s. olaylar oluyor. Mahalle muhtarları mahallelerine gelen kişileri bilmiyorsa, adresine sahip çıkamıyorsa bizler İstanbul'da tehlike altındayız demektir bu. Mahalle muhtarları mahallesine gelen, giden insanın kaydını tutmalıdır.
 
Muhtarlığa maaş için gelmedik

Sorunlarınızdan bir tanesi maaşlarınızla ilgili. Sorunlarınıza çözüm bulunuyor mu?

Cumhurbaşkanımıza, başbakanımıza hepsini ilettik. Televizyonlarda, basında muhtarların maaaşını arttırdık deniyor. Biz buraya maaş için gelmedik, hizmet yapmak için geldik. Para konuşmuyoruz. Zaman zaman söylüyorlar bana mı sordun muhtar oldun diye. Siz bana mı sordunuz milletvekili oldunuz, belediye başkanı oldunuz. Sen alıyorsun sesin çıkmıyor, ben alıyorum sesin çıkıyor. İşte burada diyoruz ki biz devletten ödenek alıyoruz. Ama çıkıyor yetkililer biz muhtarların maaaşını 1300 TL yaptık diyor. Soruyor musunuz muhtarlığın kirasını, internetini, elektriğini, suyunu kim ödüyor. Belediyeler Kanunu 9. maddesinde belediyelerin imkânları dahilinde muhtarlara ayni yardım yapılabilir deniliyor. Diyor ki yani muhtar, sen mevcut belediye başkanı ile iyi geçin. Geçinmezsen sana yardım yok. Muhtar seçiliyorsun, niye seçiliyorsun her siyasi görüşteki insanın hakkını aramak için seçiliyorsun. Sen iyi geçindiğin zaman o anlayışın mensubu olmak zorundasın. Demokratik anlayış kalmıyor ortada. 9. maddedeki ayni yardım yapılabilir maddesi değilde yapar denilse veya belediye öder ibrası konulursa muhtarlar rahat hareket edebilir. Muhtarlar öncelikle doğruyu ifade etmek için ilk önce kendini sağlama almaya çalışıyor. Neden; yok elinde imkanı. 
Mahalle başkanlarına önem veriyorlar

Niye muhalefet olarak algılıyorlar. Mesela Bahçelievler Belediyesi yetkilileri ne güzel bize sorunları anlatttınız biz bu sorunların üzerine gidelim demiyorlar mı?

Muhtarları görmüyorlar, yok sayıyorlar, mahalle başkanlarını dikkate alıyorlar. Mahalle başkanını ilçe başkanı atar ama muhtarı halk seçer. Halkın seçmiş olduğu muhtara gereken itibarı, ilgiyi cumhurbaşkanımız gösteriyorsa lütfen şu anda makama mevkiye atama ile gelen müdür ve yöneticiler buna özellikle dikkate alsın.

Yani muhtarlar siyasileştiriliyor mu?

Muhtarın siyasi partisi yok diyoruz. Muhtar davet edildiği her yere gider. Ama sen muhtarı siyasileştirme  gayreti içerisinde önünü tıkarsan muhtar siyasileşir. Muhtar kirayı mı ödesin, elektriği, suyu mu ödesin? Biz 657'ye tabi devlet memurluğundan yargılanan devletin sigortasız kaçak muhtarıyız. Kaçak çalışıyoruz. Görev başında ölsen göm gitsin. 

Partili muhtar olmaz

Biliyorsunuz şu günlerde partili başkanlık sistemi konuşuluyor. Peki sizce partili muhtarlık sistemi olabilir mi?

Mustafa Kemal Atatürk demokrasinin temel taşı muhtar demiş. Çünkü bağımsızız. 39 belediye var İstanbul'da hangi partinin mensubu olan belediye başkanları kendi mensuplarına destek vermiyor? Diğer vatandaşlara ayrımcılık yapmıyor? Ama seçilen belediye başkanı en iyi şekilde herkese eşit hizmet vermekle yükümlü. Mesela normalde bir açılışta ilk önce muhtar, meclis üyeleri siyasi parti mensuplarının hepsi davet edilmeli. Partili muhtar olduğu zaman o mahalle içerisinde demokrasi aramayacaksın. Niye aramayacaksın çünkü partili muhtar, partili belediye başkanı kendi mensuplarına hizmet eder. Parti ne demek kendi mensubu  bulunmuş olduğu bir çatı demektir. Kendi mensubu olduğu bir çatı varken mensubu bulunmamış olduğu kişiye yardım eder mi? Muhtar böyle değil bizim mensubumuz halk. Ben kiliseye gidiyorum Papazımızla çay içiyorum, camiye gidiyorum hocamızla çay içiyorum. Benimde kendime göre bir dini anlayışım var. Ama bu koltuk herkesi kucaklayacak bir koltuktur ve öyle olmalıdır. Eğer bu koltuğu siyasi enkazlar altında kullanan muhtarlar varsa onları da kınıyorum. Ama halkın seçtiği belediye başkanı benim de başkanımdır. Ben nasıl halkın seçtiği muhtarsam belediye başkanım beni önemsiyorsa bende belediye başkanımı önemsiyorum. Siyasi görüşü beni bağlamıyor. Eksikleri oldu mu bunu en iyi ben söylerim. 

Belediye başkanları yanınızda değil mi?

Dernek olarak sosyal projelerede imza atıyoruz. Mesela Üşüyen Ellerin Kalplerini Isıtıyoruz sloganıyla bir projemiz var. Bu proje için Elazığ'a gittik.  Orada Belediye başkanının her adımını muhtarla attığını gördük. Çünkü belediye başkanı ben muhtarı gördüm halkı gördüm diye düşünüyor. Sen bana oy gelecek diye sadece 50-100 üyesi olan derneği ön planda tutarsan olmaz. Bu makama gelecek kim olursa olsun demokratik şekilde mücadele edecektir. 

Bir muhtar postacı gibi olmamalı

Muhtarların sorunları var dediniz. Bu sorunların çözülmesi için kime ne söylenmesi gerekiyorsa söylüyoruz diyorsunuz. Ama çözüm oldu mu peki?

Biz bu sorunlarımızın hepsini yetkililere ilettik. Ama şu anda imkânları daraltılmış bir şekilde mücadele ediyoruz. Bir muhtar postacı gibi olmamalı. İki muhtar bir muhtarlıkta hizmet etmemeli. Şu anda muhtarlık binaları ecrimisilllerden dolayı, Bağkur'unu ödeyemedikleri için icralık.  Vatandaş muhtarla ilgili kafasında bir şey yok. İmarın, temizlik işlerinin, verginin bir birimi muhtara bağlanabiliir. 1300 TL ödenek alıyoruz. 480 TL bağkur primi 700 TL oldu. Elde kalan 600 TL doğalgaz, kira, elektrik, su ödemesi var. ,

Davete icabet etmek sünnettir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'da sizi çağırıyor ama o konuşuyor siz dinliyorsunuz...

Davete icabet etmek sünnettir. Biz davete icabet ediyoruz ve çağırıldığımız yerde olmaya gayret ediyoruz ve gittiğimizde not alıyoruz. Şunu da söylüyoruz. Muhalefet partisi de bizi çağırıp dinlesin kendi içerisinde ki savaşı bırakıp halka insinler. Halkın iradesi ile seçilmiş olan muhtarları çağırın dinleyin muhalefetinizi de ona göre yapın. Türkiye'de 81 il var sadece benim görüşmem çok şey ifade etmiyor. Muhalefete biz seçime gitmeyin diyoruz. Adres kaydını siz tutmuyorsunuz. Adres kaydı iktidarın elinde. Kavgaları bıraksınlar da vatandaşların adres kayıtlarına sahip çıksınlar. Adres kayıtlarını muhtarın tutması gerektiğini savunsunlar. Muhtar mahalleye geleni gideni bilmeli. Banka çalışanları Nüfus İşleri Genel Müdürlüğü sisteminden bir vatandaşın nerede olduğunu görüyor. Muhtarlıkta ise sadece kendi mahallemizi görüyoruz. Bizde ise öyle değil.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.