Albatros'ta son raund!

Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün ‘yalancı’ açıklamasına CHP’li Milletvekili Ali Şeker’den sert tepki geldi. “Biz kamuyu savunuyoruz birileri de müteahhitleri savunuyor” diyen Şeker, “Yalan, bana asla söylenemeyecek bir kelimedir, mesnetsiz bir iftiradır. Söyleyen de müfteridir” ifadesini kullandı.

Albatros'ta son raund!

Haber: Emek Karakaş

Büyükçekmece'nin tartışmalı arazisi Albatros'la ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde kabul edilen imar değişikliğine yönelik 'Albatros imara açıldı' şeklindeki haberlere tepki gösteren Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün'ün açıklamalarına cevap gecikmedi.

Albatros direnişlerine katılan CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker ile karara İBB Meclisi'nde hayır oyu veren CHP'li Hüseyin Sağ, Esin Hacıalioğlu ve Ferhat Epözdemir'i 'birlikte hareket etmek, yalancılık, basını yanıltmak, yanlış haber yaptırtmak ve kendisini koltuğundan etmek'le itham eden Akgün'ün açıklamalarına yanıt veren Ali Şeker, Akgün'ü 'müfterilik'le suçladı.

CHP İBB Meclis Üyesi Ferhat Epözdemir ise kararı verirken doğayı ve halkın çıkarlarını düşündüğünü belirterek, “Akgün dahil hiçbir belediye başkanıyla bir sıkıntımız yok, hiçbir önyargımız yok. Ama hiçbir belediye başkanın da kulluğunu yapacak değiliz. CHP bir itaat ve biat partisi değil. Akgün sağdan geldiği için bunları bilmez. Belediye başkanına yakışıyor mu bize böyle sözler sarf etmek? Biz dünün çocuğu muyuz, hepimizin en az 20 yıllık siyasi geçmişi var” açıklamasını yaptı.

Kendisine telefonla ulaştığımız Şeker, Cuma günü İstanbul'a geleceğini ve konuyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyeceğini söyledi. “Bunlar CHP'de olmaması gereken çok çirkin ifadeler” diyen Şeker, “Bizim hiç dahlimizin olmadığı bir konuya dahil edilmemiz çok çirkin. Yalan bazıları için yerli yersiz kullanılabilen sıradan bir kelime olabilir ama şahsıma yönelik asla söylenemeyecek bir kelimedir, mesnetsiz bir iftiradır. Söyleyen de kendini müfetiri konumuna düşürür. Kimsenin böyle bir şey söylemeye hakkı da haddi de yoktur” diye konuştu.

Siyaset dağarcıkları böyle
Cuma günü çıkan karardan kendisinin gece geç saatlerde haberi olduğunu söyleyen Şeker, “Sanki hayır oyu veren üç kişi bizim uzantımızmış gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Ki ben üçünü de çok yakından tanımam. CHP'de herkes bir bireydir. Kimse kimsenin adamı değildir; doğru bildiklerini her yerde söyleyebilir, doğrularda birleşebilirler. Bu birbirlerinin adamı olduklarının manasına da gelmez. İnsanlar doğruda buluşabilir çünkü aklın yolu bir. Ama hal böyleyken, onların siyaset dağarcıkları böyle yürüdüğü için 'o onun, bu bunun adamı' deyip herkesi birbirine yamamaya çalışıyorlar. Bu CHP'de olmaması gereken bir anlayış” diye konuştu.

Bir CHP'li düşünerek konuşmalı
“Kimseyi haber yapın diye aramadım, karar çıktıktan sonra sadece bir gazete aradı ona demeç verdim. Hal böyleyken haber yaptırdı diye demeçler çok çirkin iftiralar” ifadesini kullanan Şeker, “Ben söylediğim her şeyin arkasındayım. Söylemediğim şeylerle suçlanmamı kabul etmem mümkün değil. İnsanlar sözlerini düşünerek söylemeleri gerekiyor. Hele ki CHP'de belediye başkanlığı yapan kişilerin partiye, partinin yetkili kurumlarına saygılı davranma zorunluluğu vardır. Bu ifadeleri kabul etmemiz mümkün değil” dedi. 

Vatanı satanlar vatansever oldu
Şeker, “Ben sadece Albatros değil kamu arazilerinin belediyeler tarafından satılıp, gelir kaynağı olarak kullanılmasını doğru bir yaklaşım olarak görmüyorum. Buralar bizim çoluk çocuktan ödünç aldığımız alanlar ve onlara buraları düzgün şekilde bırakmak zorundayız. Satmak mirası yemek manasına gelir. Biz diyoruz ki kamu kaynakları talan edilmesin. Orada güzel bir koruluk alan vardı. Her ne kadar daha önceden turizm imarlı da olsa, daha sonra artırmaya çalıştılar yapamadılar. Şimdi rezidans alanını arttırdılar. Daha önce Hasan Akgün'ün defalarca açıklaması vardı; Araplar rezidans istiyor diye... Şimdi 'kim Arap dedi' diyormuş. Bölgenin daha çok konuta, ticeret alanına, rezidansa değil ortak kullanım alanlarının halkın kullanımında bırakılmasına ihtiyacı var. Bizim dediğimiz sosyal belediyecilik satmak müteahhitlere vermek değil; kamunun kullanımında tutulması. Ancak her ne hikmetse vatan toprağının vatandaşın kullanımında kalmasını savunanlar vatan haini, vatan toprağını satmak isteyenler vatanperver oluyor. Böyle bir çarpık bir algı oluşuyor; bu tezatı kabul etmek mümkün değil. Mevcut alanlarını satmak yerine kamunun kullanımına sunmak gerekir. Burada biz kamuyu savunuyoruz birileri de müteahhitleri savunuyor” diye konuştu.

Tayyip Erdoğan gibi 
Akgün'ün "Mesele Albatros parkı falan değil mesele Hasan Akgün'ün koltuğu" sözlerine de yanıt veren Şeker, “Kimsenin kimsenin koltuğunda herhangi bir gözü yok. Recep Tayyip Erdoğan da Gezi'ye 'bunlar bana darbe yapmak istedi' dedi. Şimdi de 'koltuğumda gözleri var' açıklamasının hiçbir farkı yok. Biz Başakşehir'deki Gölet projesine karşı çıkıyoruz, Kuzey ormanlarında yapılan doğa katliamına karşı çıkıyoruz, Yassıada'daki çevre katliamına karşı çıkıyoruz. Onlara karşı çıkarken burada koruluk alanın ağaçları kökünden sökülüp, budama adı altında kurutulup arsa çevrilmesine de karşı çıkıyoruz. Ben Gölet projesine karşı çıkıyorsam gözüm Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal'un koltuğunda mı?” açıklamasını yaptı.

Gereken işlemi yapacağım
Büyükçekmece Belediye Başkanı Akgün'ün CHP'yi tartışılır hale getirdiğini iddia eden CHP Milletvekili Ali Şeker, “Bu konuda partinin en üst noktaya kadar yetkilileri bilgi sahibi. Söyledikleri tabi ki bu partiye saygısızlık, partililere saygısızlık, seçmenlere saygısızlıktır” açıklamasını yaptı. “Hukuki yollara başvuracak mısınız?” sorumuza ise “Gerekli işlemleri yapacağım. Hukuki mi olur, parti içinde mi olur; onu değerlendiriyorum” cevabını verdi.

Üslubuna dikkat etsin!
Hüseyin Sağ, Esin Hacıalioğlu ile birlikte 'hayır' oyu veren Ferhat Epözdemir de gazetemize açıklamalarda bulundu. “Ben Hasan Akgün'ü hiç tanımam bile, selam dahi vermişliğim yok. Kendisine hiçbir garezim olamaz. Şahsi hiçbir münasebetim, hiçbir sıkıntım, hiçbir problemim yok. Ali Şeker'i de milletvekili olarak tanırım” diyen Akgün, “Ben bu karar hayır derken Hasan Akgün aklımın ucundan bile geçmedi. Bizim bir politikamız var; hayata, çevreye, doğaya karşı bir bakış açımız var. Ben hayatımı ona göre kurarım, kararlarımı buna göre veririm. Belediye başkanlarının ilişkileri beni ilgilendirmez. Biz koltuklarımızı, makamlarımızı kendimize kullanan insanlar değiliz. Biz koltukları kavga alanı, mücadele alanı yapan bir siyasi gelenekten geliyoruz. Biz orada Hasan Akgün'e ya da belediyeye yönelik bir tavır almadık. Yanlış bir plan olduğunu, kamuoyunca da bilindiğini, defalarca gündeme geldiğini düşünerek hayır oyu verdik” dedi.

İtham etme hakkı var mı?
“Ben seçilerek yetkilendirilmiş bir meclis üyesiyim. Önceki dönem il başkan yardımcılığım var. Biz hiçbir şekilde bireylere dayalı, belediye başkanlarına duyarlı bir plana evet ya da hayır demeyiz” diyen Epözdemir, “Bize kenti düşünürüz, şahsi menfaatlerimiz için politika yapanlar değiliz. Biz makamını yaşam alanı haline çeviren insanlar değiliz, mücadele alanına çeviren insanlarız. Akgün kendi sıkıntısını herhalde bu biçimle dile getiriyor. Bu yanlış bir tutum. Kendisi CHP'li bir belediye başkanı olarak söylediklerine, cümlelerine, uslübuna biraz dikkat etmeli. Bir belediye başkanı partisinin milletvekilini, yöneticilerini itham edip böyle bir basın açıklaması yapma hakkı var mı?” açıklamasını yaptı.

Önce iddialara yanıt versin
AK Parti Grup Başkanvekili Temel Başalan'ın gece Belediye Başkanı ve CHP Grup Başkanvekili ile görüşüp ortak karar verdikleri yönündeki açıklamaya da değinen Epözdemir, “Bizim gece kimlerin görüştüğünü, hangi konuda oybirliği yaptıklarını, ne konuda anlaştıklarını bilemeyiz. Bizi de ilgilendirmiyor. Biz geceden gündüze gelişmelere dayalı meclis üyeliği yapan insanlar değiliz. Büyükçekmece Belediye Başkanı bu kadar lafazanlık yapacağına AKP Başkanvekili'nin iddiasını yanıtlasın. Geceyarısı ne görüştüler, ne karar aldılar? Bir disiplin uygulanacaksa grubun bilgisi dışında görüşmeler yapanlara uygulanması gerekir. AKP'ye benzeşenlerin disipline gitmesi gerekir, bizim değil. Biz parti politikasının dışında bir şey yapmadık” ifadesini kullandı.

Biz dünün çocuğu değiliz
Epözdemir açıklamalarını şöyle bitirdi, “Bizim sadece Akgün değil hiçbir belediye başkanıyla bir sıkıntımız yok, hiçbir önyargımız yok. Ama hiçbir belediye başkanının da kulluğunu yapacak değiliz. CHP bir itaat ve biat partisi değil. Akgün sağdan geldiği için bunları bilmez. Belediye başkanına yakışıyor mu bize böyle sözler sarf etmek? Biz dünün çocuğu muyuz, hepimizin en az 20 yıllık siyasi geçmişi var. Hepimiz aktif siyaset yapan, sahada mücadele veren insanlarız ve bizim hedefimizde AKP iktidarı var. AKP iktidarının İstanbul'u yağmalayan, kenti yok eden politikalarıdır bizim hedefimiz.” Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.