CANLARINDAN BEZDİLER!

Taş ocakları ile başı belada olan Sultangazi’nin Cebeci Mahallesi sakinleri İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı. Cam sildikleri bezlerle eyleme katılan kadınlar, yetkililerin seslerini duymadığını belirterek, «Temizlediklerimiz bezde, temizleyemediklerimiz ciğerlerimizde. Bizimle ilgilenmeleri için ölmemiz mi gerekiyor» diyerek tepkilerini dile getirdi.

CANLARINDAN BEZDİLER!

Sultangazi Cebeci bölgesindeki taş ocakları nedeniyle hayatlarının bitme noktasına geldiğini söyleyen mahalle sakinleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde eylem yaptı. Taş ocaklarının kapatılmasını, kapatılmasa bile denetimli hale getirilmesini ve insan sağlığını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılmasını isteyen vatandaşlar, İBB Başkanı Kadir Topbaş'la görüşmek istedi. Ellerinde camları sildikleri çamurlu bezlerle gelen kadınlar, "Bu çamur 3 saat içinde oluştu. Temizlik yapmaktan bitap düşüyoruz. Temizlediklerimiz bezde, temizleyemediklerimiz ciğerlerimizde" ifadesini kullandı.

Her nefeste ölüyoruz 
Kendileriyle görüşmeye gelen görevlilerin 'içinizden 3 kişi seçin, yetkililerle görüştürelim' teklifi sunulan mahalleliler bunu kabul etmezken; Belediye binası önünde basın açıklaması yaptı. Ömer Faruk Şimşek tarafından okunan basın açıklamasında, "Taş ocaklarında atılan her dinamit 3.6 şiddetinde deprem etkisi yaratmaktadır. Biz çıkan tozda, her nefeste ölüyoruz, dışarıda oyun oynayan çocuklarımız da her nefeste ölüyor. Arabalarımızı yıkatmaktan, camlarımızı silmekten yorulduk. Çünkü bir kaç saat içerisinde yeniden toz oluyor. Bize oksijen veren bitkilerin içlerini karartmayın. Bazı ülkelerde taş ocaklarında kesme yöntemi kullanılarak, çevreye ve insana verilen zararlar önlenmektedir. Bizim de bu noktada tüm teknolojimiz mevcut. Fakat üç kuruş daha fazla kazanacaklar diye canlarımız hiçe sayılıyor" denildi.

Topbaş'ı 10 yıldır görmüyoruz
Kamyonların mahalle içinden geçmesini istemediklerini, bununla ilgili projenin sunulması için aylardır İBB Fen İşleri Müdürlüğü'nden randevu beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "2012 yılında yine burada yaptığımız eylemde bizi temsilen 3 kişi görüşmeye gitti. Yapacağız, edeceğiz denildi. Ama o günden bugüne mahallemize bir tek yetkili bile gelmedi. Kadir Topbaş sadece ilk seçildiği 2004 yılında bir kez geldi. Bir daha da yüzünü görmedik. Bir kez olsun bizim halimizi sormadı. Kendisini davet ediyoruz; Sağlık Bakanı ile birlikte gelsin. hepimizi kontrolden geçirsin. Ya da bir kaç saat bizim evlerimizde otursun. O zaman bizi daha iyi anlarlar" diye konuştu.

Her yerde para konuşuyor
Özellikle yaz mevsiminde sorun yaşadıklarını ifade eden Cebeci sakinleri, "Geceyelin çocuklarımız gürültüden, tozdan uyuyamıyor. Yazın bize resmen Çin işkencesi yaptılar. Yıllardır çocuklarımız sokakta oynayamadı. Her gün Suriye'de atılan bombalar gibi taş ocaklarının yetkilileri günde 10 defa dinamit atıyor. Çocuklarımız korkudan evlere kaçıyor. Başımıza taş yağıyor ama hiçbir yetkili sesimizi duymuyor. 155'i arıyoruz, Beyaz Masa'yı arıyoruz, BİMER'i arıyoruz; milyonlarca dilekçe verdik ama hiçbir cevap gelmedi. Her yerde para konuşuyor, her yerde para konuşuluyor" ifadesini kullandı.

Ölmemiz mi gerekiyor?
"Ben 2 çocuk annesi bir ev hanımıyım. Buradaki 16 adet taş ocağının Avrupa standartlarına göre bütün araç ve gereçleri var ama üç kuruş daha fazla kazanmak adına bunları hayata geçirmiyorlar. Sulama araçları, rehabilite araçları var ancak bunları kullanmayıp bizim hayatımızla oynuyorlar" diyen Gülşah Çalık, "Denetimsizlikten biz bu haldeyiz. Türkiye'nin inşaat sektörü belli ve hali hazırda bir havaalanı yapılıyor. Bu inşaatların taşlarının yüzde 80'i Cebeci'den çıkıyor. Her bir firmadan günde 50 tane araç çıktığını düşünün. Tabi bir de kaçak olanlar var, onları saymıyoruz bile. Her gün 50 araç sizin sokağınızdan geçse siz buna müsaade eder misiniz? Üzerlerinde tente yok, araçlar yıkanmıyor, toz toprak içinde geçiyorlar. çocuklar sokaklarda ölümle burun buruna. Biz tıpkı Etiler'de, Beşiktaş'ta, Şişli'de oturan vatandaşlar gibi vergimi, faturalarımı ödüyorum. Ama benim hayatım risk altında. Ben 'açım, gelin karnımı doyurun' demiyorum. Ben diyorum ki, ölüyorum! Benim akciğerlerim hasta. Her evde astım hastası var. Kadınlar antidepresan kullanıyor, intihar edeceğini söylüyor. Çocuklarımız okula maskeyle gidiyor. Sağlık Bakanlığı buyursun gelsin, denetlesin. Hepimizin evinde ventolin (nefes almayı kolaylaştıran ilaç) var. Benim akciğerim betonlaştıktan sonra gelseler neye yarayacak? bizimle ilgilenlenmeleri için intiharların mı olması gerekiyor" diyerek tepkisini dile getirdi.

Emek Karakaş
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.