CELAL SEVİNÇ: YARGILAMA İŞİNİ YARGIYA BIRAKIN

Bakırköy İlçe Başkanı Celal Sevinç’in iki yıl önce adının karıştığı dolandırıcılık davası ilçe kongresinde gündeme geldi. Bir partilinin konu hakkında Genel Merkez ve tüm milletvekillerine mektup göndermesi üzerine açıklama yapan Sevinç, «Yargılamayı yargıya bırakın, yargısız infaz yapmayın» dedi

CELAL SEVİNÇ: YARGILAMA İŞİNİ YARGIYA BIRAKIN

22 milyonluk arazi dolandırıcılığı davasında satışa aracı olduğu iddiasıyla yargılanan CHP Bakırköy İlçe Başkanı Celal Sevinç, “Kongre salonları aynı zamanda hesap verme salonlarıdır" açıklamasını yaparak davanın ayrıntılarını partililerle paylaştı. Sevinç "Uzun zamandan beri hakkımda karalama kampanyası başlatıldı. Bilen de yazdı bilmeyen de; ama bunların hiçbiri her gün benimle karşılaşmalarına rağmen bu işin aslı nedir diye sormadı. Çünkü sorarlarsa malzemeleri ellerinden gidecekti” ifadelerini kullandı.

Genel Merkez'e mektup gitmiş
Adaylık açıklaması sırasında konu hakkında kamuoyunu bilgilendirdiğini dile getiren Sevinç, “Daha dün bir üyemiz 23 ay önce yaşanmış olayı bir mektup şeklinde Sayın Genel Başkanımıza, Genel Merkezimize, tüm ilçe başkanlıklarına, bütün milletvekili ve belediye meclis üyelerine iletmiştir” dedi. 
Örgütün bilgilenmesi gerektiğini belirterek, "Yargısız infaz yapmayın" talebinde bulunan Sevinç, "1980'den bu güne kadar arkamda teneke çaldıracak hiç bir şeyim olmadı. Bu yüzle huzurunuza çıktım" diye konuştu.

Sait Yücel aracı olmuş
Konu hakkında teferruatlı açıklama yapan Celal Sevinç, “2014 yılı 4 Ocak günü zamanın İlçe Başkanı Sait Yücel beni aradı ve genel başkan yardımcılarından birinin referansıyla bir arsa satışı olduğunu söyledi. Yücel, arayan kişinin güvenilir bir avukat aradığını ve ilgilenmemi istedi. Adı geçen kişinin telefonunu bana verdi. O akşam adamı aradım. Şahıs Hacettepe Üniversitesi'nde doçent doktor olduğunu, çok yoğun çalıştığını söyleyerek beni de genel başkan yardımcılarımızdan birinin referansıyla aradığını beyan etti. İstanbul'da bir arsa satışı mevzuunun olduğunu ve kendisinin Amerika'da bir hastane kuracağını, acil paraya ihtiyacı olduğunu ve babasına ait bir arsanın satışını yaptıklarını, babası rahatsız olduğu için benden, tapu devir işlemlerine nezaret etmemi istedi" diye konuştu.

10 bin dolar aldım
Partililerle ayrıntıları paylaşan Sevinç, görüştüğü kişinin müşterinin hazır olduğunu söylediğini ve aynı gün ödeme yapılacağını emlakçıların da teyit ettiğini belirtti.  Konuşmasını, "Bizde araştırdık ve vekaleti kabul ettik" şeklinde sürdüren Sevinç, "Ancak para miktarı çok yüksek olduğundan bu işe karışmayacağımı söyledim. Paranın şahsın babasının adına bir hesaba yatırılacağını, sadece tapu işlemleri için vekaleten imza atacağımı yazılı olarak bildirdim. Ayrıca şahsın tapu bilgilerini bana e-posta yoluyla göndermesini istedim. İşi kabul ettiğim takdirde tarafıma 10 bin dolar para gönderileceğini beyan ettiler. 5 Ocak günü alıcı firma, emlakçılar, ben  alıcının ofisinde bir araya geldik. Pazarlığın bittiğini gördüm. Sadece detaylar konuşuldu. 6 Ocak beni aradılar ve Bakırköy 20. noterliğinde vekaletimin hazır olduğunu bildirdiler. Avukat olan oğlum Ahmet Ozan Sevinç'i göndererek vekaleti noterden aldırdım ve tapuya geçtik" bilgisini verdi.

Benden makbuz istediler

Paranın Cevahir İş Merkezi'nde faaliyet gösteren Villa Döviz Bürosu'nun hesabına yatırıldığını tapuda öğrendiğini dile getiren Sevinç, "Transfer işi bittikten sonra saat 16.00 sularında satıcı şahıs beni telefonla rayarak paranın hesaba geçtiğini, tapuyu devredebileceğimi söyledi. Bu teyidi aldıktan sonra saat 16.30'da Tapu Dairesi'ne gelerek imzayı attım ve tapu devir işlemleri tamamlandı. Aynı gece döviz bürosu beni arayarak parayı aldığımıza dair bir makbuz istedi, veremem dedim. Çünkü almadığım paranın makbuzunu verme durumunda değildim. Ben parayı görmedim, elime değmedi direk alıcının hesabından satıcının hesabına girdi" açıklamasını yaptı.

Savcıyı kullanmışlar
Satış gerçekleştikten 1 ay sonra noter yetkilisinin kendisini aradığını ve vekalet aldığı kişinin sahte olduğunu kendisine beyan ettiğini dile getiren Sevinç, "Ben vekaleti nasıl aldınız dedim. "Bizi Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı Mustafa Yiğit Bey aradı ve bir yakınım vekalet için size gelecek fakat kendisi hasta noterliğe çıkamaz arabanın içerisinde lütfen alın dedi. Bizde kabul ettik" dedi. Nüfus cüzdanı alınıyor, noterlikte vekaletname hazırlanıyor ve arabanın içerisinde belki yüzünü bile görmeden imzası alınıyor. Bir ay sonra aynışahıslar aynı notere yine savcı Mustafa Yiğit'in referansıyla geliyor. Noter hanım bu sefer şüpheleniyor olaydan ve savcı Mustafa Yiğit'i arıyor. Savcı ben ne geçen ay ne şimdi size böyle birini göndermedim bunlar dolandırıcı diyor. Olayın ortaya çıkışı bu" ifadelerini kullandı.

Devam eden bir soruşturmam var
Aynı gün dolandırıcıların Beyoğlu'nda bir binayı satmaya çalıştıklarını ama başarılı olamadıklarını sözlerine ekleyen Celal Sevinç, "Bu dolandırıcılığı yapanlar ele geçirilemiyor, kaçıyorlar. Şahıs belli fakat elinde bulundurduğu para çok büyük bir miktar olduğu için dünyanın neresinde nasıl yaşıyor onu bilemiyorum. Halen yakalanmış değil. Bu olayın içerisinde bizde şebekeden biriymiş gibi günlerce aylarca yazılmaya başlandı. Tapu sicil müdürü ve noter hakkında soruşturma başlatıldı. Evet hakkımızda bir soruşturma var, devam ediyor. Ancak 23 aydır savcılık bir adım yol alamadı. Bizim hakkımızda dava açılıp açılmayacağı belli değilken, savcılığın takipsizlik kararı verme olasılığı çok yüksekken hakkımda açılmış herhangi bir alacak ve tazminat davası yokken bu olay üzerinden partimizin zarar gördüğü bahanesiyle bana suçlamada bulunuyorlar. Ben partime zarar verecek bir davranış içerisinde bulunmadım" savunmasını yaptı.

Genel Merkez her şeyi biliyor
Suçlu olduğunu hissetmesi halinde dahi CHP'den içeriye adım atmayacağını dile getiren Sevinç, "Çünkü bu olay anlattığım gibi nitelikli bir dolandırıcılıktır ve İstanbul'daki 35 bin avukatın her biri günde bir kere bu tür bir olaya maruz kalıyordur. Sahte vekaletin önüne geçmenin hiçbir yolu yoktur. Genel merkezimiz tarafından bu yaşadığım olay bilinmekte olup benim bu olayın mağduru olduğum kabul edilmilştir. Ben 35 yıllık avukatım. Evet bir kaç tane evim var, arabam da var, standardım da yüksek ama hepsini çalışarak kazandım. 1980'den bugüne kadar arkamda teneke çaldıracak hiçbir şeyim olmadı. Bu yüzle huzurunuza çıktım” şeklinde konuştu. NİHAL ALTINGÖVDE
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.