CUMARTESİ BURADAYIZ SİZİ DE BEKLERİZ!

Büyükçekmece Belediyesi Albatros Parkı’nı jiletli tellerle çevirdi. Ancak Diren Büyükçekmece Grubu üyeleri bu engeli de aşmanın yolunu buldu. Demirlerden atlayarak parkın içine giren Diren Büyükçekmece üyelerinin, Belediye Başkanı Hasan Akgün’e de mesajı var.

CUMARTESİ BURADAYIZ SİZİ DE BEKLERİZ!

Büyükçekmece Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıl satışa çıkarılıp yerine otel yapılması planlanan yaklaşık 30 bin dönümlük Albatros Parkı için Belediye ile halkın savaşı devam ediyor. Parkın içindeki ağaçların kesimine engel olan Diren Büyükçekmece adı verilen grup, hafta sonu burada kamp yapmayı düşünüyordu. Ancak önceki gün Belediye'nin parkın çevresini jiletli telle çevirmesi olayı başka bir boyuta taşırken vatandaşın da büyük tepkisini çekti. Sabahın erken saatlerinden itibaren parka dozerler girecek endişesiyle nöbet tutan direnişçiler her ne olursa olsun hafta sonu orada olacaklarını ifade ederken; bazı vatandaşlar da arka yollardan, demirlerden atlayarak parka girdi. Biz de Gazete İstanbul olarak konuyu Büyükçekmece sakinlerine sorduk. Vatandaş buranın yeşil alan olarak kalmasını istiyor ve Belediye Başkanı Hasan Akgün'e sesleniyor, "Buraya otel yapma!"

Hasan Bey de kamp yapardı
Gazete olarak ilk başta parkın içinde bulunduğu Atatürk Mahallesi'nin Muhtarı Alkış Barış'ın kapısını çaldık. Çitlerin üzerinden atlayarak girdiğimiz parkta tellerin ardından sorularımızı yanıtlayan Barış; “Biz buranın eski hallerini biliyoruz. Albatros'ta şuan belediyenin tellerle çevirdiği alanda o zamanlar bir gazino vardı. İnsanlar ki bunların içinde Belediye Başkanı Hasan Bey ve kardeşleri de vardı, burada kamp yapardı. Şimdi ise buraya beton dikmek istiyor” dedi. Barış; “Halk buraya girmesin diye 'Büyükçekmece Belediyesi'nin mülküdür' yazmışlar. Büyükçekmece Belediyesi kim? Büyükçekmece Belediyesi'ni yaratan buradaki insanlar değil midir? Bu kat karşılığında satmak nedir? 49 seneliğine verdim ne demek, kimin malını kime veriyorsun?” ifadesini kullandı. 
Halkın kendilerine destek verdiğini ama bunun yeterli olmadığını söyleyen Muhtar Barış, “Buradaki bütün esnaf buranın betonlaşmasını istemiyorlar ama Belediye'ye göbekten bağlı oldukları için korkudan dolayı kimse sesini çıkartamıyor. Otel yapıp insanları istihdam edecekmiş hayal görüyorlar, burda esnaf kan ağlıyor. Bugün Taksim Gezi Parkı bile başaramadı. Alınan kararı geri döndürmeyi başaramayız belki ama en azından vicdanen bizim rahatsızlığımızı duyurmuş oluruz. İleride belki bunu tarih de yazar” şeklinde konuştu.

Hafta sonu mesaj var
Diren Büyükçekmece isimli grubun üyesi olan Cemal Çelik ise direnmeyi sürdüreceklerini söyledi. "Biz genciz, buranın eski halini bilmiyoruz. Ama hep anlatılıyor. Biz de o eski ve güzel haline dönmesini istiyoruz. Kamp yapıp şarkılar türküler söylemek istiyoruz. Bu Cumartesi günü de akşam saat 19.00'da eski günleri yaad etmek için sahildeki parkta toplanıp bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Bir şekilde o telleri aşıp çadırlarımızı kurarak türküler söyleyeceğiz. Bu belediyeye bir mesaj olacaktır. Biz burdayız direniyoruz burayı bırakmayacağız mesajını vereceğiz" dedi.

Gençlerden destek tam
"Gezi nasıl Karadeniz'de, Ege ve Türkiye'nin birçok yerinde ağaçların yanında olmayı öğretttiyse aynı şekilde bize de burada direnmeyi öğretti" diyen Çelik, "Biz gençler olarak geleceğimizi ve çocuklarımızı kurtarmak istiyoruz. Tam anlamıyla gençlerden destek alıyoruz. Ama Büyükçekme Belediyesi'nin politikalar gençliği biraz sindiriyor diyebiliriz. O yüzden gönülden destek tam ama fiziksel olarak artması için uğraşıyoruz. Burada bir ağaç kesildiğini gördüğümüzde bu aynı bir sabah kalktığınızda tanıdığınız birinin öldürüldüğünü duymak gibi, aynı duygu hiçbir farkı yok. Bir canlı sonuçta nefes alıyor aynı zamanda bize de nefes veriyor. Ağaçlar bizim yaşamımızı sağlıyorsa biz neden onların ölümüne sebep oluyoruz?" ifadesini kullandı.

CHP'liler bunu da sahiplensin
CHP'lilerin duruma farklı tepki gösterdiğini söyleyen Çelik, "Sırf kendi partisi olduğu için çoğu insan karşı olsa da sesini çıkarmıyor. CHP Gezi'yi nasıl sahiplendiyse; burada da kendi belediyesinin yaptığı ağaç katliamına da karşı bir şekilde durması gerekiyor. Bunun Gezi'yle hiçbir farkı yok. Bu bölgede yaşayan milletvekilimiz Ali Şeker bu mücadelenin ilk gününden beri burada. Yani milletvekili olduktan sonra buraya destek vereyim gibi bir durum yok. Şu anda zaten parti içerisinde mümkün olduğunca dile getirmeye çalışıyor" diye konuştu.

Gizli gizli kesiyorlar
Diren Büyükçekmece'nin bir diğer üyesi Dursun Karakuş ise belediye ekiplerinin sabah saatlerinde geldiğini, bu nedenle kendilerinin de o saatte nöbet tuttuğunu söyledi. Karakuş, "Burada önce çitleri yapmışlardı. Üzerine bu dikenli jiletli telleri iki gün önce yapmaya başladılar. Ekipler, sabahın köründe geliyor. Zaten hiç değişmiyor taktikleri, hep sabahın köründe gizli kaçamak geliyorlar. Diktiğimiz fidanları da sabah operasyonuyla gizli gizli sökmeye çalıştılar. Tesadüf halk fotoğrafladı da rezil oldular, burada oturan insanlar hemen fotoğrafını çekip bize gönderiyorlar, belediye araçlarını taşlıyorlar. Bölgenin ruhunu temsil eden yerlerden birisi burası. Şimdi Büyükçekmeceliler olarak buranın yeşil alan olarak kalmasını istiyoruz. CHP İstanbul İl Başkanlığını ve Genel Merkezi'ni buraya davet ediyoruz, gelip bizlere destek olsunlar" ifadesini kullandı.

Yeşil alanlar yok edilmesin

Niyazi Çebi: Dün burada bayağı bir şeyler yaptılar, gelip. Ağaçlar kesildi bir kaç tane daha. Duyduğum kadarıyla buraya havuzlu bungalovlar yapılacakmış. Ağaçlara dokunmadan yapıyorlarsa yapsınlar. Ama burada yapılan ağacı öldürmektir. Bu şekilde ağaç kesilmez, budanmaz. Tamamen öldürmüşler burayı yani. Peşkeş çekecekler birilerine. Ağaçlar insan gibidir, ağaçlar kesilir mi? O da bir canlı, düşünce yok millette. 

Buse Öztürk: Albatros'taki ağaçların kesilmesine karşıyız. Biz sahile bol oksijen, temiz hava için çıkıyoruz. Bu nedenle ağaçların yok edilmesine ve betonlaşmaya karşıyız.

Didar Ertan: Bizler yeşil alanları tercih ediyoruz ama Büyükçekmece hızla artık betonlaşıyor. Bizim Belediye Başkanımız Hasan Akgün'ü seviyoruz tabi. Ben 27 yıldır burada yaşıyorum. Albatros'un betonlaştırılması hiç hoş değil. Park olsun açılsın, halk otursun. Ben sahildeki banklar için bile mücadele veriyorum. Belediyeye telefon ediyorum bank konulmasını istiyorum. Büyükçekmece'de daha çok emekliler yaşıyor. Kesinlikle şuralarda sırtımızı dayayıp oturacağımız bank yok. Bunu aradım Çevre Müdürlüğü'nü dile getirdim ama yapılan bir şey olmadı. Ben çiçek ekilsin diye belediyeyi arıyorum. Çevre ve doğa benim için çok önemli. Bu nedenle Albatros'unda yeşil alan olarak kalmasını istiyorum. Büyükçekmece sayfiye yeridir bu anlamda betonlaşmaya karşıyız. 

Tülay Vural: Albatros yeşil alan olarak kalmalı. Eşim oranın eski halini çok iyi biliyor. Orada çok ağaç varmış ama kesmişler zamanla o ağaçları. 

Yılmaz Vural: Eskiden orası kamptı. Yeşil alandı çok güzel. Tabi şimdi deniz doldurulunca geride kaldı. Bize göre oranın yeşil alan olarak kalması lazım. Büyükçekmeceli olarak oranın yapılaşmasını istemiyoruz. İstanbul'da zaten yeşil alan kalmadı her yer binalarla doldu. Elimizde kalan mevcut yeşil alanlarıda korumak zorundayız. 

Cüneyt Abacı: Yıllardır bu alana otel yapılacağı söyleniyor. Bu olaya kimi olumlu kimi olumsuz bakıyor. Ben açıkçası çok olumsuz yaklaşanlardan değilim. Çünkü eskiye göre burası biraz daha bakımlı hale gelebilir. Buraya yeterince bakılmadığını düşünüyorum. Çok fazla ve gereksiz yapılanma olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda belki biraz derlenir toparlanır çünkü şu anda ciddi bir insan Büyükçekmece'ye geliyor İstanbul'un her yerinden. Bir dağınıklık var belki otelin gelmesiyle bazı şeyler biraz daha toparlanır diye düşünüyorum. En doğrusu görmek lazım, bekleyip göreceğiz. 

Bilal Gürel: Yeşil alanların korunmasından yanayım. Ağaçların kesilmesini kesinlikle istemem. Güzel bir ortamı var oranın daha da yeşil olmasını istiyoruz, betonlaşmasını değil.

Nihal Altıngövde
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.