Demokrasi nöbetinden taş ocağı nöbetine

Taş ocaklarından illallah eden Esentepe Mahallesi sakinleri taş ocaklarını bastı. Ülke için demokrasi nöbetlerine katıldıklarını söyleyen Esentepeliler bu sefer de mahallede yaşayan insanların sağlığı ve geleceği için kamyonların önüne geçerek taş ocağı nöbetine çıktıklarını söyledi

Demokrasi nöbetinden taş ocağı nöbetine

Sultangazi Cebeci ve Esentepe Mahallesi'nde bulunan taş ocakları mahalle sakinlerini canından bezdirdi. Taş ocaklarında kullanılan dinamitlerden, çıkardığı tozdan, sokaklardan geçen kamyonlardan illallah eden mahalle sakinleri defalarca eylem yaparak seslerini duyurmaya çalıştı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Valiliği önünde de eylem yapan ancak bir çözüm bulamayan Esentepe ve Cebeci mahallesinin kadınları çare olarak taş ocağı nöbetine çıktı.

Ellerinde sopalarla kamyonların önüne geçen ve taşocaklarının bulunduğu yerlere giderek çalışmaları engellemeye çalışan kadınlar; “Daha düne kadar ülkemiz için demokrasi nöbeti tutuyorduk. Bugün de canımız için taş ocağı nöbeti tutacağız” dedi.

Yavaş yavaş ölüyoruz
Her iki mahallenin sakinleri de yaz aylarıyla beraber taş ocağı sebebiyle yaşanan toz probleminin insanların sağlığını tehdit ettiğini, tozdan dolayı camlarını dahi açamadıklarını hatta yemeklerini bile toz içerisinde yemek zorunda kaldıklarını söyledi. Mahalle sakinlerinin bir diğer sıkıntısı ise sorunlarına çare bulacak, onlara yol gösterecek kişilerin olmaması. Defalarca Sultangazi Kaymakamlığı, Sultangazi Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve İstanbul Valiliği'ne başvurduklarını ancak bir çözüm bulunamadığını söyleyen vatandaşlar; “Yavaş yavaş ölüyoruz. Kimse de bizi dikkate almıyor” dedi.

Önlemler yeterli değil
Mahalleye ilk taşındığı yıllardan bu yana taş ocağı sorunun yaşandığını; zaman içerisinde azalsa da tam çözümünün sağlanmadığını söyleyen Cebeci Mahallesi Muhtarı Zeki Yıldız, “Taş ocakları 1920'lerde, buralarda yerleşim yokken açılmış. Ama mahalleler geliştiği için bugün yerleşim yerlerinin ortasında kaldı. Artık insanlara zarar veriyor. Benim mahalleye ilk yerleştiğim yıllarda taş ocaklarından çok büyük toz bulutları geliyordu. Sonradan bazı önlemler alındı. Sulamalara geçildi, patlamalar daha çok oluyordu. Şu anda dört dörtlük mü? Elbette değil. Açılmış yerler var ruhsatları alınmış, kapanması belki mümkün olmayabilir ama en azından önlemlerin daha çok alınıp vatandaşın rahatsız edilmemesi gerekir” dedi.

“Mesela Fransa'da da taş ocağı var ama olduğu bile belli olmuyormuş. Çevreye zarar vermiyormuş” diyen Yıldız, “Kamyonların lastiğinden çıkan toz toprak, tepelere dökülen taşlar, patlamalar oluyor buna önlem alınmalı. Madem taş ocağı ihtiyaç olsun ama vatandaşa da zarar verilmemeli. Mahallemizde bundan çok büyük zarar görüyor. Bizim ricamız bunların önlemlerinin alınması. Ben gerekli yerlerle vatandaşların adına görüşüyorum ama bir çözüm yok maalesef” şeklinde konuştu.



Kaymakam da muzdarip
Sultangazi'nin en büyük sorununun taş ocakları olduğunun altını çizen Zeki Yıldız, "Diğer mahalleler de bunlardan etkileniyor. Sultangazi Belediyesi yetkimiz yok diyor. Daha evvel Enerji Bakanlığı'na bağlıylı, denetimi şimdi İBB'ye bağlı. Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay alttan bir tane daha yol yapalım dedi. O yol yapılmadı. Kaymakamımızında oturduğu bina taş ocağına karşı. O da bundan muzdaripdir herhalde” diye konuştu.

Şükürler olsun ki ocaklar var
İşin bir diğer boyutu da çalışanlarla yani taş ocaklarında ekmek parası kazananlarla ilgili. Taş ocaklarından toprak taşıyan kamyonlarda şoförlük yapanların yüzde 85'i bu mahallelerde çalışıyor ve asla kapanmasını istemiyor. İsmini vermek istemeyen bir işçi, “Buranın halkının yüzde 85'i evine buradan ekmek götürüyor. Geri kalan yüzde 15'lik kesim içinde bu kadar insanın ekmeği ile oynanmaz. Allah'a binlerce şükürler olsun ki bu ocaklar var. Evine ekmek götürebilenler var. Ben 5 senedir taş ocaklarından iş alıyorum. Ailem burada oturuyor. Bu ocak olmasa şoförlerin hali çok kötü olur. Sağlık problemi olur diyen yalan söylemiş olur. Şikayetçi olanlar dar düşünceli insanlar” dedi.



Derhal kapanmalı
Mehmet Ali Ökçesiz: Birileri para kazanacak diye dert sahibi olanlar var. Ocakların bir bir an önce kapanmasını istiyoruz. Toz topraktan eve giremiyoruz. Daha modern hale gelmesi için ilgilenen yok. Kimse işinden olmasın deniliyorsa önlem alsınlar ama önlem alamıyorlarsa derhal kapatsınlar"

Bir sonuç yok
Rüştü Ökçe: Bir gün buraya otomobilinizi bırakın. Sabah geldiğinizde toz içinde bulursunuz. Otomobili etkileyen ocak insan sağlığını da etkiler. Mahalle sakinleri olarak belediyeye yürüyüş yaptık. Belediye bizim boyumuzu aşıyor diyor özetle. Anlayacağınız bir sonuç yok.

Ocaklara masraf oluyormuş
Nusret Ergin: Halk toza karşı. Ağaçlandırmanın, yolları sulamanın faydası olmuyor. Mesela belediye ıslatma yapacaksın diyor. Kamyon geçtiği zaman tozdan duramazsınız. Defalarca eylem yaptık. Önlem alınacak deniyor ama geçiştiriliyor. Önlem alınmalı ama ocaklara masraf oluyormuş.

Ya onlar ya biz gidelim
Tahsin Aksoy: Tozdan cam kapı açamıyoruz. Sağlık sorunları oluyor. Böbreklerde, solunum yollarında sorun oluyor. Herkes topu birbirine atıyor. Biz zarar göremeye devam ediyoruz. Ya bizi göndersinler ya kendileri gitsin.

Hastalıklar bitmiyor
Süleyman Demir: Bir arkadaş torununu hastaneye götürmüş taş ocağı kalkmadıkça hastalığı geçmez demiş. İBB Başkanı Kadir Topbaş buraya geldi bu bizim işimiz değil dedi. Herkes topu birbirine atıyor. Ama bu sorunu bir türlü çözülemiyor. Ne yapmak gerek bizde bilmiyoruz.

Soruna çözüm bulunsun
Fehime Erişen: Belediye Başkanımız Cahit Altunay da, Sultangazi Kaymakamımız Ali Uslanmaz da bir şey yapamadı. Sağlık raporlarımız yolladık, her tarafa gittik. Ama bir şey yok. Kapatılacağı söyleniyor taş ocaklarının ama olmuyor bir türlü. Biz soruna çözüm bulunmasını istiyoruz.

Yeter bunaldık artık
Nazlı Konda: Toz toprak hastalık sahibi olduk. Biz mağduruz. Yorulduk artık. Toz silkelemekten, cam silmekten. Yeter artık bunaldık. Buraları toz dağı. Biz bu işin peşini bırakmayacağız. Gece kamyonlar sürekli çalşıyor. Ekmeğimizi tozla yiyoruz. Ne yediğimiz, ne içtiğimiz belli. Patlama olunca sanırsın deprem oluyor. Bizler artık taş ocağı istemiyoruz. Ufuk Çoban

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.