HARP OKULU'NDAN FEDERAL BÜROYA

Röportaj kuşağımızda bugün çok farklı bir kişiyi sizlere tanıştırıyoruz. Ceylan Burçak; Harp Okulu'nu bitirdi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde önemli görevler aldı, 1996 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gitti ve ABD'nin meşhur istihbarat birimi olan Federal Bureau of Investigation'da (FBI) çalıştı. Burçak'ın filmlere konu alacak ve kitap olacak hayatına dair ayrıntıları ve Türkiye'deki güvenlik şirketlerinin durumuna ilişkin keyifli bir söyleşi yaptık. Dedektifliğe ve polisiye olaylara merakı olanlar şimdi arkasına yaslanarak, keyif içerisinde Burçak'ın hayatına tanıklık edebilir...

HARP OKULU'NDAN FEDERAL BÜROYA

Röportaj kuşağımızda bugün çok farklı bir kişiyi sizlere tanıştırıyoruz. Ceylan Burçak; Harp Okulu'nu bitirdi, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde önemli görevler aldı, 1996 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne (ABD) gitti ve ABD'nin meşhur istihbarat birimi olan Federal Bureau of Investigation'da (FBI) çalıştı. Burçak'ın filmlere konu alacak ve kitap olacak hayatına dair ayrıntıları ve Türkiye'deki güvenlik şirketlerinin durumuna ilişkin keyifli bir söyleşi yaptık. Dedektifliğe ve polisiye olaylara merakı olanlar şimdi arkasına yaslanarak, keyif içerisinde Burçak'ın hayatına tanıklık edebilir...

Önce biraz sizi tanıya bilir miyiz?

1958 Konya Sarayönü doğumluyum. Babam devlet memuru olduğu için eğitim hayatımda bir çok farklı şehirde devam etti. Lise'yi Ankara'da okudum ve sonrasında Harp Okulu'na girdim. Silahlı kuvvetlerde görev aldım. Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne gittim. Amerika'da yaşamaya başladım.

Kaç yılında?
1996 yılında Amerika'ya gittim.

Nasıl bir hayat bekliyordu Amerika'da sizi?
Genellikle insanlar Amerika'ya gittiği zaman yabancı dili sıkıntı olduğu için büyük zorluklar yaşıyor. Bir de orada eğer çalışma izni yoksa yaptığı tek iş kaçak olarak inşaatlarda, benzinliklerde, araba yıkamada çalışır. Benim oraya gidişimde bu sıkıntım yoktu. Lise'de ve Harp Okulu'nda iyi derece İngilizce eğitimi almıştım ve bir görev gereği Japon Büyükelçiliği'nde çalışırken orada da 6 ay Avrupa lisanları merkezine gittim. Dolayısıyla Amerika'ya gitmeden benim zaten İngilizcem vardı. Aynı şekilde çalışma müsaadem vardı. Bu nedenle orada ben legal olarak çalışma hayatına başladım.
Yes – No harici şeyler söylemeliydim

Neler yaptınız?
Önce tabi bir güvenlik şirketinde çalıştım.Ama bu normal sıradan bir güvenlik elemanlığı değildi. Bendeki silahlı kuvvetler geçmişi ile beraber daha elit konularda çalışmaya başlayabildim. O günlerde hem arkadaşım, hem ağabeyim hem de bana babalık yapan Amerikalı patronum zaten Amerikan Deniz Donanması'ndaki istihbarat subaylarındanmış. Asker kökenliyim diye beni baş tacı yaptı. Bu arada ben 1 yıl üniversitede yeniden İngilizce eğitimi aldım. Daha yeterli bir lisana sahip olabilmek için. Yeterli görmüyordum kendimi yes- no'nun haricinde daha fazla şeyler söylemem gerekiyordu. Ben bu şirkette çalışırken tekrar 2 yıl dedektiflik okuluna gittim. New York eyaletinde John Jay College Private Investigatian (Özel Dedektiflik) diye bir üniversite. Burası sadece kriminal suçları işleyerek dedektif yetiştiren bir yerdi. Oraya eğitim almak için cinayet masası dedektifleri, narkotik dedektifleri, banka dedektifleri geliyordu sadece. Üst düzey eğitim veriliyordu. Cinayet masası dedektifliği polis teşkilatında en elit teşkilattır orada. Ama dışarda  dedektif olarak çalışabilmesi için bu okuldan sertifika almak zorundadır. Bende bu eğitimi görerek o belgeyi aldım.

FBI'da görev aldım
Dedektiflik belgesi aldıktan sonra ne yaptınız?
Dedektif olarak bil fiil çalışmaya başladım. Yıllarca bu işi yaptım. Yeri geldi federallerle (FBI) çalıştık, Amerika'ya gelen Türk heyetlerinin güvenliğini sağlama hususunda görev aldım.

Dedektif olarak başka ne tür olaylara baktınız?
Çoğunlukla sigorta sahtekarlarına, avukatlık şirketlerine bağlı olarak çalıştım. Orada avukatlık şirketleri var ve onlar bir davayı savunma veya iddia makamı olarak almadan önce bize gelirler. Bizlerden o olayı araştırmamızı isterler. Biz o olayı alıp araştırırız ve avukata  rapor hazırlarız. Bu rapora göre davayı alır veya almazlar.

Sigorta sahtekarlıkları dediniz, bunu biraz açabilir misiniz?
Amerika'da insanlar bir anda kolay bir şekilde para kazanabilirler. İnsanlar sigorta şirketlerinden para alabiliyorlar. Yolda yürürken birisi size çarpsa yere düşse sizi dava edebilir, sigortadan para almak için. Bu durumu kullanan insanlar olur. Sigorta şirketleri de bu parayı vermemek için bizlere başvurur. Araştırmalarımız sonucunda kötürüm gibi olan insanların gece saat 3'lerde 4'lerde sabaha karşı dışarı çıkıp koştuğunu belgeledik.

Sürekli takip ediyordunuz değil mi?
Yeri gelir haftalarca arabanın içinde yatardık. Türkiye'de ki gibi sadece karı koca aldatmasını belgelemek için çalışmazdık. Amerika'da polis teşkilatının kendi içinde bir yapılanması var. Kendi polislerini denetleme olayı. Kendi polisini kendi dedektifi ile araştırmaz. Bu konudada bizi devreye sokarlardı. Onları da biz yakalardık, fotoğraf, video, ses kayıtlarını alıp bunu emniyet teşkilatına bildirirdik. 
O polis ya açığa alınır ya da görevden uzaklaştırılırdı veya cezaevine yollanırdı. Türkiye'de ki gibi basit değil orada güvenlik ve dedektiflik.

Türkiye'de güvenlik yasası oturmadı
Türkiye'de sizce özel güvenlik elemanları ve dedektifler nasıl çalışıyor?
Bir yerde istihbaratçı olarak çalıştım ben, dedektiflik bürosu açıyorum şeklinde bir şey yok orada. Amerika'da bunun okulunun okunmuş olması ve belli bir geçmiş gerekir. Bil fiil tastiklenmiş diploma ile ancak dedektif olabilirsiniz ve size bir numara verirler. Bu size verilen rozette de yer alır. Herhangi bir olay anında örneğin bir takip esnasında bölgesel polisten yardım alınabiliniyor. Türkiye'de ise böyle bir şey yok, illegal bir çalışma yapmış oluyorsunuz. 
Türkiye'de ki güvenlik şirketlerinin bile ne kadar yasal olduğunu kendi kendime sorguluyorum. Türkiye'de maalesef daha güvenlik yasası tam oturmadı. Dolayısıyla ben Türkiye'ye dönüş yaptığım zaman bana teklifler geldi gel dedektif olarak çalış diye ama ben kabul etmedim. Çünkü yasal dayanağı yok.

Amerika'da dedektiflik yasalarla destekleniyor mu?
Evet, orada mahkemelerde bizim raporlarımız ve beyanlarımız kabul görüyordu. Avukatın dedektifimizin araştırması bunlardır diye sunduğu belgelerle biz mahkemeye çıkabiliyorduk. Tüm bunlar geçerli kabul ediliyor orada. Türkiye'de  ise illegal haber ve bilgi toplamaya gireceği için geçerliliği olmuyor.

Türkiye'de yasalarla desteklenmemesine rağmen dedektiflik yapılıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Akıl sır erdiremiyorum. Burada  bu işi yapanların topladığı belgeler mahkemede delil olarak kullanılamıyor ki. Bu işin legal olması için mahkemede bunu ibraz etmeniz lazım. Dedektif polisten destek alabilmeli. Bir takip veya gözetleme yapıyorsa  bu yasal olmalı. Aksi halde sıkıntı teşkil eden bir durum olur.

Dedektifler özel güvenlik çıkıyor!
Önerileriniz nelerdir?
Aslında dedektiflik kavramı çok geniş tutulmaktadır. Araştırma soruşturma yapan da dedektif,suçluyu arayan ve iş takibi yapan da dedektif, aynı şekilde bir mağazada veya iş yerinde malzeme çalanı takip edip yakalayanda dedektiftir. Dedektif şirketi aynı zamanda kişilerin özel yaşantısını ve bilgilerini bir hasta doktor mahremiyeti gibi saklı tutabilmelidir. Güvenilir olmalıdır.  
nAmerika'da dedektiflik sisteminin yasalarla uygulanır olmasının  kamu düzeni adına yararlarından söz eder misiniz?
Benim şahsi görüşüm bunun meclisten çıkmış bir yasasının olması lazım. O zaman illegal olaylar ortadan kalkar. Örneğin Türkiye'de eşinin kendisini aldattığından şüphelenen bir kişi özel dedektif tutuyor ve bu aldatmayı görüntülüyor. İsim adres veriliyor ve sonuç kadın cinayeti. Bu bilgiyi adama veren dedektifte suçludur. O yüzden yasalaşması lazım ki kimin ne yaptığı ortaya çıksın. Dedektifiz diye ortaya çıkanlar, özel güvenlikçiyiz diye ortaya çıkanlar, şirketler meclisten yasal hale getirmesi lazım.

Türkiye'de son yıllarda sayısı oldukça artan güvenlik şirketleri için  görüşleriniz nedir?
Amerika'da biz çok büyük bir mağazalar zincirine bir sistem oturttuk. Mağaza dedektifliği sistemi. Mağaza çalışanlarının dahi haberinin olmadığı bu dedektifler gün içerisinde o mağazada bulunarak herhangi bir hırsızlık olayını tespit ediyorlar. İki saatte bir o görevliler değişiyor. Ben bu modeli burada bir güvenlik firmasına teklif ettim, çok beğendiler. Fakat güvenlik elemanları bu sistemin kendi yerine geçebileceği korkusuna kapıldılar. Oteller, alışveriş merkezleri ve halka açık güvenliğin üst düzeyde olması gereken yerlerdeki o göstermelik güvenlik sistemi beni güldürmekten başka bir şey yapmıyor.

Manhattan'ın göbeğinde takip!
Ben yine dedektiflik günlerinize dönelim istiyorum. Yaşadığınız olaylardan söz eder misiniz?
Meksikalı bir  iş sahibi bayan, eşinin legal olmayan işler yaptığını öğreniyor ve avukatlara gidiyor. Görev bize verildi ve takibe başladık. Uzun uğraşlar sonucunda Manhattan'ın göbeğinde o trafik yoğunluğunda  takibimizi sürdürüyorduk. Burada hemşericilik denilen olay orada da gerçekleşti. Takip edildiğini anlayan adam arkadaşlarına haber vermiş ara caddeden çıkıp çevre yoluna girerken yolumuz bir Meksikalı taksici tarafından kapatıldı. Tabi sonuçta plakayı polislere verdik araç yavaşlatıldı. Yetiştim, son noktaya gelene kadar adamı takip ettik ekip olarak. Ne yaptığını bulduk, çatışmaya mahal vermeden bölge polisine haber verdik baskını gerçekleştirttik. Buna benzer neler neler yaşadık. Sürekli halkın içinde olduğumuz için kimin ne yaptığını biliyorduk. Yunan Kilisesinde bir olayı ortaya çıkardım örneğin. Ortodoks Kiliseleri Merkezi'nin talebi üzerine başka bir kimlikle orada bulundum ve çok yüklü miktarda kaçak para transferini ortaya çıkardım.

Memleket özlemi ağır bastı
Şimdi İstanbul'da mı yaşıyorsunuz?
Evet, memleketimde memleketim dedim. Memleket özlemi bende çok ağır bastı. Çok uzun süre yurt dışında kaldım. Türkiye'den gelenlerden simit istiyorsunuz düşünün. Şimdi bir şirketin ithalat ihracaat danışmanlığını yapıyorum. Çifte vatandaşlığım var. Ben hayatım boyunca hiç İstanbul'da yaşamadım, İstanbul'u bilmiyorum.İç Anadolu'da ve Güney Doğu'da yaşadım. İstanbul'da bir yerden bir yere giderken haritaya bakıpta gidiyorum. En büyük zevkim boğazda karşıdan karşıya geçmek.

Amerika’da yaş sınırı yok!
Bilgi birikiminizi burada değerlendirmeyi düşünmediniz mi? 
Amerika'da yaş sınırı yok. Sizin profesyonelliğinize ve bilgi birikiminize bakarlar. Türkiye'de yaş sınırı var. Aynı şekilde Türkiye'de etiket sıkıntısı var. Ben örneğin Kocaeli Üniversitesi'ne dedektiflik konusunda eğitmen olarak müracaat ettim, halen bir cevap gelmedi. Eğer ki dedektiflik yasası çıkarılacaksa bütün bilgimi aktarmaya hazırım.

Nihal Altıngövde
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.