İBB Sağlam'a göre sağlam değil!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Grubu, Meclis’te görüşmeye açılacak 2014 yılı faaliyetlerine tepkisini göstermek için Denetim Komisyonu Raporu’na şerh koydu.

İBB Sağlam'a göre sağlam değil!

Şerhin detaylarına ulaşan Gazete İstanbul, İBB ile bağlı iştirakleri arasındaki ilişkinin kamu zararını doğuran uygulamalar olduğu yönünde ağırlıklı kanaatin öne çıktığını tespit etti. Komisyonun CHP'li Üyesi Hakkı Sağlam, kamu kaynaklarının yerinde, etkin ve verimli kullanılmadığını savundu.

AK Parti’den 2, CHP’den 1 meclis üyesinin dahil olduğu 3 kişilik Denetim Komisyonu’na itiraz eden CHP’li üye Hakkı Sağlam, “Beş üyenin denetim imkânı ve performansı ile 3 üyenin denetim imkânı ve performansı hiçbir zaman aynı olamayacağına göre, büyük belediyelerin 5 denetçiden oluşacak komisyonlarca denetlenmesi gerekir” değerlendirmesini yaptı. Denetim Komisyonu’nun 5 üye yerine 3 üyeden oluşmasının sakıncalı olduğunu belirten Sağlam şerhte, “Komisyonun 3 kişi olarak kurulmasının gerekçesi, şimdi ve burada olmasa da; siyaset sürdükçe ve siyasetin tartışıldığı her platformda “izaha muhtaç”tır ve bunun izahı bunu öneren ve oylarıyla kabul ettiren iktidar partisi üyelerine düşmektedir. Bu konuda bizim muhalefet olarak şimdiden söyleyebileceğimiz, Türkiye’nin en büyük bütçeli belediyesinin hesaplarının yasada mümkün olan en az denetçi tarafından denetlenmesinin sağlanması; "verilemeyecek hesabımız yok" demek yerine, "kol kırılsa da yen içinde kalsın" anlayışıdır” ifadelerine yer verdi.

İhaleler belediye şirketlerine
2014 yılını kapsayan faaliyetlerin denetiminde ilginç iddialar ortaya atıldı. Denetim Komisyonu’nda yer alan CHP’li Meclis üyesi Hakkı Sağlam’a göre, yüksek bütçeli ihaleler siyasetçi ve bürokratların başında bulunduğu İBB iştiraki şirketlere verildi. İhaleyi alan belediye şirketleri ise üstlendikleri işleri alt işverenlere yaptırdı. Çoğunluğu şirketlerce istisnai veya kapsam dışı yapılan ihaleleri denetlemek de mümkün olmadı. Kamu kaynaklarının yerinde, etkin ve verimli kullanılmadığı denetim raporuna eklenen muhalefet şerhinde göze çarparken, işlerin, ahbap-çavuş ilişkisiyle götürüldüğü izlenimi ortaya çıktı. İBB, geçmiş yıllarda kendi personelini kendi araç ve personeliyle taşıdığı halde, 2014 yılında farklı bir uygulamaya gitti.

İBB personeline taşıma hizmeti
Metro, metrobüs, tramvay, füniküler, otobüs ve deniz taşımacılığı gibi birçok alanda taşımacılık yapan İETT gibi bir kuruluşa sahip olan İBB’nin kendi personelini taşeron firması üzerinden taşıtması garip karşılandı. 2014/125361 no’lu ihaleyle 1 yıllık personel taşınması karşılığında 7 milyon 59 bin 259 + KDV gözden çıkaran İBB’nin neden böyle bir uygulamaya gittiği de anlaşılamadı. Komisyon üyesi Hakkı Sağlam partisi adına eklediği şerhte personel taşımacılığındaki kamu zararına dikkat çekerek, Avrupa yakası personel servisi taşıma hizmet alımını ihale yöntemiyle (% 45 kırım) 3.898.571.-TL + KDV bedelle ihale edilmiştir. Garajlarda bekleyen yüzlerce otobüsü ile bunu kendi bünyesinde çözecek kaynaklara sahipken bunu kendisi yapmaması durumu kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmadığının göstergesidir” şeklinde görüş bildirdi.

Rekabet şartları gerçekleştirilmedi
Denetim Raporu’nda bulunan muhalefet şerhine göre İBB ihalelerinde rekabet şartlarının gerçekleştirilmediği, açık ihale usullerinde öncesi ve sonrasında şaibe riskinin bulunduğu, pazarlık usulü yapılan ihalelerde ise siyasi gücün ağır bastığı, belediyenin, dilediği firmaları davet ettiği, davet edilen firmaların kendi aralarında anlaşarak fiyat belirlediği gibi vahim iddiaların öne çıktığı görüldü.

Kağıt üstünde göstermelik işler
İhalelerin kağıt üzerinde bazı firmalara kazanç sağlamak üzere yapıldığı, aslında işlerin kamu tarafından yürütüldüğü muhalefet şerhinde belirtilirken, raporun son aşamasında şu tespitlere yer verildi:
“Her ne kadar kağıt üzerinde güvenlik, temizlik, zabıta (2014/119998 KİK numaralı), itfaiye vb. hizmetler ihale edilmiş gibi görünse de, fiili uygulamada, işçiler ihale edilmekte, şirketler yalnızca işçilerin sigorta primleri ve ücretlerini yatırmakta, işin sevk ve organizasyonu kamu kurumlarınca yapılmakta oluğu; işçilere emir ve talimatı kamu kurumları vermekte, işten çıkarma da dahil olmak üzere işçilere ilişkin tüm işverenlik yetkileri kamu kurumlarınca kullanılmaktadır. Hem hukuka hem de toplum vicdanına aykırı bu uygulama neticesinde, kazanan yalnızca taşeron şirketler olduğu; bu durumda işçiler daha ucuza, güvencesiz ve hakları kısıtlanarak çalıştırılmakta, kamu kurumları ise normal koşullarda işçilere ödeyecekleri ücreti, taşeron şirketlere ödemekte, dolayısıyla herhangi bir kaynak tasarrufu söz konusu değildir.”
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.