Pir Sultan'a CHP darbesi!

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi'ne haciz gelmesinin ardından dernek yöneticilerinden Sadegül Çavuş Çiftçi gazetemize konuştu.

Pir Sultan'a CHP darbesi!

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sultanbeyli Şubesi'ne haciz gelmesinin ardından dernek yöneticilerinden Sadegül Çavuş Çiftçi gazetemize konuştu. 2007 yılında İnönü Stadı'nda yapılan bir etkinlikten dolayı hacze uğradıklarını hatırlatan Çiftçi, yaşananlarının nedeninin dönemin CHP İl Başkanlığı yöneticileri olduğunu savundu. Derneğe haciz getiren kurumun da CHP'li belediyelere çalışan Baysal Elektronik isimli firma olduğunu belirten Çiftçi, kendilerine yardımcı olma sözü veren CHP'li eski vekiller Ali Rıza Gülçiçek ve Yılmaz Ateş'in sözlerinde durmadıklarını söyledi.

Sultanbeyli PSAKD şubesinin 2007 yılındaki borçtan dolayı hacze maruz kalmasının ardından dönemim şube başkanı ve mevcut dernek yöneticisi Sadegül Çavuş Çiftçi, gazetemize zehir zemberek açıklamalar yaptı. Kendilerinin 2007 senesinde İnönü Stadyumu'nda yapmış oldukları bir etkinlikten dolayı hacze uğradığını hatırlatan Çiftçi, “O dönem yaptığımız etkinlikten dolayı on bin lira borcumuz kalmıştı. O borç faiziyle beraber bugün 33 bin liraya kadar ulaştı. Bize o dönemde borcun kalan kısmını ödeyeceklerinin sözünü veren CHP'li milletvekilleri Ali Rıza Gülçiçek ve Yılmaz Ateş sözünde durmadı” dedi. Alevi örgütleri ve dernekleri olarak her zaman kullanıldıklarını da belirten Çiftçi, “Herkes bizim yanımızda durup daha sonra siyasete atılıyor. Örneğin PSAKD Genel Başkanı Müslüm Doğan gitti Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) adayı oldu. Herkes seçim derdine düştü. Bize bir şey soran olmadı” ifadelerini kullandı.

CHP'liler sözünde durmadı!

Sultanbeyli'de hizmet veren şubelerinin hacze uğramasına sebep olan borcun da geçmiş dönemdeki sözlerin tutulmamasından kaynaklandığını söyleyen Çiftçi, İnönü Stadı'nda düzenledikleri etkinlik sonucunda kalan 10 bin liralık borcu, o dönem CHP'den milletvekili olan Ali Rıza Gülçiçek ve Yılmaz Ateş'in ödeme sözü verdiklerini ama ödemediklerini iddia etti. Çiftçi, “Fakat gördük ki sözlerinde durmadılar. O borç ödenmedi faiziyle birlikte bugün 33 bin lira olarak karşımıza çıktı. CHP'liler bize vermiş oldukları sözlerde durmadılar” açıklamasını yaptı.

İsmailağa Cemaati'nden farkınız yok!
Adı geçen etkinlik için CHP İl Başkanlığı'ndan 50 otobüs sözü aldıklarını sözlerine ekleyen dernek yöneticisi Sadegül Çavuş Çiftçi ancak bu sözünd e tutulmadığına dikkat çekti. Çiftçi, “İnönü Stadyumu'na gidecek olan canlarımızı taşıyabilmek için CHP İstanbul İl yönetimi 50 otobüs sözü vermişti. Bizde 23 Mayıs 2007 tarihinde il yönetimine gittik otobüs güzergâhlarını belirlemek için. Muhittin Tığlı ve Zafer Nuhoğlu vardı. Muhittin Tığlı, il yönetimindeki karışıklıktan dolayı otobüsleri iptal ettiklerini söyleyince aramızda tartışma çıktı. Zafer Nuhoğlu ise “Sizin İsmailağa Cemaati'nden ne farkınız var bıktık sizlerden” diyerek üzerimize yürüdü ve hakaret etti” bilgisini verdi.

Mahkemeye veren de CHP'li
Kendilerinin 2007 senesinde CHP İl binasında hakarete uğradıklarını, yaşananlardan sonra dönemin CHP'li milletvekilleri Gülçiçek ve Ateş'in olayın kapanması için araya girdiğini ve zararı karşılayacaklarının sözünü verdiğini belirten Çiftçi, “Bize hakaret ettikleri için ilin önünde açıklama yapacaktık, milletvekilleri Ali Rıza Gülçicek ve Yılmaz Ateş, Ankara’dan telefon ederek açıklama yapmamamızı rica ettiler. Zararınız ne ise bizler karşılarız dediler. Biz verdikleri söze güvenerek açıklama yapmadık. Etkinliğimizi yaptık, etkinliğimize 12 bin kişi katıldı. 71 bin lira zararımız oldu. Sonrasında 61 bin lirasını ödedik. Ses düzeni için Baysal Elektronik'in sahibi Erkan Ulusen’e, 35 bin lira olan borcumuzun 25 bin lirasını ödedik. 10 bin lira borcu ise milletvekilleri ödeyecekti ne yazık ki ödemediler” diye konuştu. Borcun ödenmemesi sonucu kendilerinden alacaklı olan Erkan Ulusen'in, derneği mahkemeye verdiğinin altını çizen Çiftçi, “O kişi de aynı zamanda CHP'lidir. Söz konusu dönemlerde Beşiktaş Belediyesi'nde çalışıyordu. Bütün CHP'li belediyelerin etkinliklerinde ses sistemleri kuruyordu. Şimdi de bize haczi getirdi” ifadesini kullandı. 

Milletvekili olsalar ne olur
Yaşadıkları mağduriyet ve uğradıkları haksızlıkların her daim maruz kaldıkları yalnızlıktan kaynaklandığının da altını çizen Çiftçi, Alevi örgütlerinin ve derneklerinin temsilcileri olanların, Alevileri dahi sahiplenmekten uzak insanlar olduğuna dikkat çekti. Çiftçi, gerek sosyal medyada gerekse yazılı ya da görsel basın önünde, kendilerine gelen hacizle ilgili Alevi Birlikleri Federasyonu Genel Başkanı Fevzi Gümüş ve PSAKD Genel Başkanı Müslüm Doğan'ın çıkıp bir açıklama dahi yapmadığını söyledi. Çiftçi, “Onları takip ettiğinizde göreceksiniz ki tek bir açıklama bile yapmadılar. Çıkıp bir cümle bile kurmadılar. Kendi şubelerinin sorunlarını bile çözemeyen bu insanlar milletvekili olsa ne olur?” diye sordu.

Cemevleri ibadethane sayılmalıdır
Benzeri sıkıntı ve hadiselerle karşılaşmamak için Alevilerin daha kurumsal bir noktaya ulaşması gerektiğini de söyleyen Çiftçi, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesinin zaruri olduğunu söyledi. Çiftçi, “Kimseye muhtaç olmadan ayakta kalabilmemiz için cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesini istiyorum. Biz burada aksi halde zor şartlara maruz kalıyoruz. Cenazelerimizi taşıyacak araç bile bulamıyoruz, cenazelerimizi minibüs arkalarında taşıyoruz” diye konuştu.

Çiftçi, maruz kaldıkları borçla ilgili de bir hesap açtıklarını belirterek, yardım etmek isteyen insanların kendilerine ulaşabileceğinin bilgisini verdi. 
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.