Siyasette dilin kemiği yok!

Kamuoyuna sağduyu mesajı vermesi gereken parti liderleri 7 Haziran Genel Seçimleri'ne kısa bir süre kala birbirlerine sert sözlerle yükleniyor.

Siyasette dilin kemiği yok!

Siyasetin nabzı her geçen gün yükselirken, etnik kimlik ve inanç üzerinden yapılan eleştiriler toplumun kutuplaşmasına neden oluyor. Öyle ki liderler birbirlerini, hırsızlık, yalan, istismar ve vatana ihanet etmekle suçluyor.Türkiye'nin kaderini tayin edecek derecede önemli olan 7 Haziran Genel Seçimleri'ne kısa bir süre kala ortam gitgide geriliyor. Örnek alınması gereken liderler, miting meydanlarından birbirlerine sert ifadelerle yüklenirken, toplumsal şiddetin de artmasına neden oluyor. Siyasi liderlerin kullandığı üslup aynı zamanda toplumun ayrışmasına, kutuplaşmasına ve partililer arasında saldırılara neden oluyor. Özellikle din, etnik kimlik ve bayrak gibi toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenen bir takım değerlerin üzerinden tartışmaya girilmesi de kutuplaşmasının giderek derinlik kazanmasına çanak tutuyor. İstanbul ve Türkiye'nin dört bir yanında meydanlardan yükselen tahrik cümleleri, taşlı sopalı saldırılara dönüşürken gelecekte şiddetin artacağını da işaret ediyor.  


Tarafsızlığını kaybetti
7 Haziran Genel Seçimleri öncesinde özellikle tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan neredeyse her gün bir ilde miting yaparak AK Parti harici diğer siyasilere yükleniyor. Çok tartışılan bu tutum YSK'ya şikayet edilse de Erdoğan meydanlarda siyaset yapmaktan geri kalmıyor, özellikle HDP'yi inançsız olmakla suçluyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu da inanç eksenli geliştirdiği eleştirilerini meydanlarda haykırırken paralel yapıyı da gittiği her yerde vurguluyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise iktidarı yolsuzluk üzerinden eleştirmeye devam ederken MHP Lideri Bahçeli açık şekilde vatana ihanet edildiğini dile getiriyor. HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da iktidarı faşist olmakla suçlayan liderlerlerden. 

Kur'an-ı Kerim'i elinde salladı
Geçmişte birçok örneğine rastlamamızın mümkün olduğu siyasetçilerin arasındaki sert mesajların, bugün de aynı şekilde tekrarlanması bir yana tartışılan konuların din üzerinden olması da geçmişe göre büyük bir farkındalık teşkil ediyor. Sık sık dini kavramlar üzerinden göndermelerin yapıldığı miting meydanlarındaki en hararetli tartışmalardan birisine örnek ise geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu arasında yaşandı. Kılıçdaroğlu'nun seçim meydanlarında Erdoğan'ı hedef almasıyla başlayan tartışmalarda, Kılıçdaroğlu, “Erdoğan Kur'an istismarı yapıyor” demiş bunun üzerine Erdoğan'da Siirt'te zehir zemberek açıklamalar yapmıştı. 
Kılıçdaroğlu'nu ateşlediği fitili iyice yakan Erdoğan, “Ben Kur'an ile yaşıyorum. Kur'an ile büyüdüm. Asıl sen ne yaptın onu söyle. Kendi şahsında Kur'an'ın yerinin ne olduğu bellidir” demişti. Erdoğan bu sözleriyle Kılıçdaroğlu'nun hem Alevi olmasına bir göndermede bulunmuş hem de din üzerinden mezhepçi bir tartışmanın da kapısını aralamıştı. Tarafsızlığı hala sorgulanan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu tavrı, AK Partililer ve CHP'liler arasındaki ayrılığı pekiştirirken, siyasi rekabeti dini bir zemine de taşımış oldu. 

Erdoğan'a akılsız demişti!
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasındaki bir diğer benzer tartışmada ise bu kez fitili ateşleyen Kılıçdaroğlu olmuştu. Seçimlerin gerçekleşmesine daha 5 ay varken başlayan tartışmalarda yine Erdoğan'ın tarafsız olmadığı eleştirisini yapan Kılıçdaroğlu, Ak Saray'a göndermede de bulunarak, “Ülkenin bu kadar sorunu, sıkıntısı varken, gidip saray yaptırana ne denir? Zihinsel engelli demek ödül olur, akılsız demek en iyisi” demişti. Kılıçdaroğlu'nun bu yorumuna da cevap veren AK Partili Mehmet Metiner olmuş ve “Kılıçdaroğlu cinnet geçiriyor herhalde” ifadesini kullanmıştı. 

Davutoğlu adamlığını göstersin
Seçimler yaklaşırken şiddetli bir tartışmada Başbakan Ahmet Davutoğlu ve MHP Lideri Devlet Bahçeli arasında yaşandı. Davutoğlu'nun “Lafta milliyetçi” olmakla suçladığı Bahçeli, on gün önce Almanya'dan Davutoğlu'na yanıt vererek, “Davutoğlu bize laf anlatma. Sen adamlık nasıl olur onu öğren. Varsa da adamlığını görelim” dedi. Bahçeli'nin, Davutoğlu'na yönelik bu sert çıkışı sonrası gerilen MHP ve AK Parti kanadı arasında da ayrışma ve kutuplaşma giderek artmaya başladı. 

Bunların dinle imanla işi yok!
Siyaset dünyasında yaşanan sert dilin bir diğer muhatapları da yine Cumhurbaşkanı Erdoğan ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oldu. Demirtaş'ın, “Diyanet İşleri Başkanlığını kaldıracağız” şeklindeki açıklaması sonrası adeta küplere binen Erdoğan, geçtiğimiz haftalarda Demirtaş'ı ve HDP'lileri kast ederek, “Bunların dinle, imanla işi yok” dedi. Topyekun bütün HDP'lilere neredeyse dinle işleri yok diyen Erdoğan'ın bu tavrı da HDP'lileri kızdırırken, Erdoğan'la uzlaşmayı da adeta mümkün olmayacak bir seviyeye getirdi. HDP'liler için ayrıca “İslam'la uzaktan yakından ilgileri de yok” ifadesini kullanan Erdoğan'ın bu tavrı toplumu da yine dini bir tartışma üzerinde karşı karşıya getirirken, uzmanlar tarafından oldukça tehlikeli olarak atfedilmişti.

Demirtaş'a yalancı göndermesi
Son günlerde akıllarda kalan bir diğer tartışma konusu ise Başbakan Ahmet Davutoğlu ve HDP'li Demirtaş arasında yaşanmıştı. Ağrı'da yaşanan olaylar sonrası birbirlerine yüklenmeye başlayan iki ismin tartışmasında, iki taraf da birbirlerini doğruyu söylememekle suçlarken, Davutoğlu tartışmayı ileri götürerek, “Demirtaş, yalan söylüyor” diye konuşmuştu. “Her zamanki gibi yalan konuşuyor” dediği Demirtaş'ı sürekli yalancılıkla suçlayan Davutoğlu da, seçim meydanlarındaki sert dilin gitgide yükselmesine neden olmuştu. 

AK Partililere hırsız dedi

Seçimler yaklaşırken en çok konuşulan bir diğer konu ise hırsızlık üzerine oldu. Hemen hemen birçok siyasetçinin hırsızlıkla itham ettiği AK Parti'ye en sert mesajı verense yine Selahattin Demirtaş oldu. Kendilerine sürekli dini bir takım göndermelerde bulunulmasından rahatsız olduğunu söyleyen Demirtaş, “Bize din öğreteceğinize yanınızdaki hırsızlara din dersini verin” demiş ve AK Partililere hırsız demişti. Demirtaş'ın bu açıklaması sonrası tekrar gerilen meydanlardaki tansiyon hala yüksek bir şekilde devam ediyor. Din, milliyetçilik ve hırsızlık üzerinden devam eden tartışmalardan ise en çok nasibi vatandaş alıyor. Siyasi liderlerin gerip, kutuplaştığı ortamdan gerilen seçmen de bir o kadar derin bir ayrımın içerisine düşmek zorunda kalıyor. 

ANIL BODUÇ
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.