banner250
banner252

Sol gösterdi sağ vurdu

AK Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Mahmut Övür gazetecilere saldırdı. Silivri'de basın mensupları ile buluşan ve kendisini “Eski Solcu” olarak tanıtan Övür, bir gazetecinin “Türkiye’de havuz medyası var mı yok mu?” şeklindeki sorusu karşısında çılgına dönerek, “Kusura bakma o havuz medyasının suyunu sana içiririm” tehdidini savurdu. Övür cemaat ve AK Parti hakkında soru soran diğer bir gazeteciye ise, “Sana ne” diyerek cevap verdi ve cemaatin kendisini kandırdığını, hep birlikte günah işlediklerini söyledi

Sol gösterdi sağ vurdu

 AK Parti İstanbul 3. Bölge 14. sıra Milletvekili Adayı Gazeteci Mahmut Övür Silivri’de basın mensuplarıyla buluştu. AK Parti Silivri İlçe Başkanlığı’nın Olta Restoran'da düzenlediği programa AK Parti Silivri İlçe Başkanı Dilek Demiral’ın yanı sıra, ilçe yöneticileri ve meclis üyeleri katıldı. İlçe Başkanı Dilek Demiral toplantının başında kısa bir konuşma yaparak genel seçim çalışmaları hakkında bilgi verdi ve çalışmaların önümüzdeki bir ay içerisinde daha tempolu olacağını ifade etti. Demiral programlara basın mensuplarının davet edilmeme sebebini ise "Vatandaşların rahat rahat sorunlarını anlatması gerekiyor. Bir basın ordusuyla geziyor gibi görüntü vermek istemiyoruz. Bazen ilçe yöneticilerimiz bile bir milletvekili adayı ile vatandaş konuşurken çok geriden takip edebiliyor. Bu yüzden sizden bu izni istiyorum" cümleleriyle değerlendirdi. 


Geçmişte solcuydum
Milletvekili Adayı Gazeteci Mahmut Övür, genel siyasi geçmişi değerlendirerek sözlerine başladı ve gençliğinde solcu olduğunu söyleyerek, "Beni bilenler bilir ki gençliğimde iyi bir solcuydum. Ama 1960 darbesinden sonra siyaset ayaklar altın alındı. Ben hep o düzenin değişmesini istedim. Bakın bu ülkeyi yönetemediler. Askeri konseptin devreye girmesi, bölücülük ve PKK kaotik bir ortam yarattı. Faili meçhul cinayetler ve teröre kurban gidenler oldu. O dönemde de karşı çıktım hala karşı çıkıyorum. Askerle ilgili tek cümle yazan gazete bir gün içinde kapanıyordu. Şimdi bugünlere geldik. Darbe süreçlerinde sosyal demokratlar üzerine düşeni yapmadı" ifadelerini kullandı.  

7 Haziran seçimler seçimidir
Övür konuşmasında 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerin bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Demokrasinin istenilen noktada olmadığını ve ileri demokrasi için sivil anayasa olması gerektiğinin altını çizen Övür şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakarete varan sözlerle  haksızlık yapılıyor. O önemli bir liderdir ve Türkiye için şanstır. AK Parti hükümetiyle siyaset normalleşti ama henüz değil. İleri demokrasi hala oturmuş değil. Anayasanın sivil anayasa olarak değişmesi lazım. Siyasete girmemin sebebi de budur. Muhalefet siyaset üretmiyor. Oy oranları ile uçuruma bakın. Demokrasi için bu gerekli, zayıf olmamaları gerekiyor. CHP ve HDP seçim vaatlerinde ucuz yöntemler ve geçmiş yılların izlerini görüyorum. Ben de muhazafakar demokrat AK Parti'ye bu kritik dönemde gazeteci olarak destek olmak istedim. 7 Haziran ülkemizin dönüm noktasıdır. 7 Haziran seçimler seçimidir. Demokratikleşme sürecinin daha da gelişmesi gerekiyor. O yüzden sanayi de geriyiz ve gelişen ülkeler arasında değiliz. Medyanın da daha sivilleşmesi için, apoletli siyasi güdümde olmayan, iktidarla arasındaki ilişkiyi düşmanlıkla değil eleştiriyle yapması için çalışacağım."

Cemaat bir hataydı!
Övür konuşmasında günah da çıkararak geçmişte cemaat ile işbirliği içerisinde olmalarının hata olduğunu vurguladı. Övür’ün konuşmasında, "Biz de cemaatin tuzağına düştük. Ben de pişmanım ve özür diliyorum. İyi niyetimize kurban gittik. Paralel yapı yüzünden biz darbelerle yüzleşemedik. Ergenekon davasında suçsuz insanlar da vardı. Bunları içeri atan paralel yapıydı. Allah kahretmesin keşke bunu yaşamasaydık. Hata ettik" cümleleri dikkat çekti.

Övür’den 17 Aralık yorumu 
Övür konuşmasının ardından yerel basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İlk soru 17 Aralık Operasyonu ve süreci ile ilgili oldu. Övür’e ayakkabı kutuları da soruldu. Gazetecilerin ayakkabı kutuları ile ilgili sorusuna Övür, "17 Aralık -25 Aralık bir algı operasyonudur. Tek amaç Erdoğan’ı alaşağı etme operasyonudur. 25 Aralık da 40 iş adamına operasyon yapıldı. Büyük projeleri yapan iş adamlarını içeri alıyorsun. Erdoğan olmasaydı bunlar devleti ele geçirirlerdi. Materyallerle ilgili doğruluk payı olanlar olabilir. Ama yasa dışı elde edilmiş hiçbir belge ciddiye alınmaz. Onun üzerinden yürürseniz içeriğinizi de tartışmanız gerekir. Tıpkı Deniz Baykal’ın kasedi gibi. Bu olanlar da yasa dışıydı, öyle değerlendiriyorum" şeklinde cevap verdi. 

Siz küfür özgürlüğü istiyorsunuz!
Övür’e bir diğer soru basın özgürlüğü üzerinden geldi. 180 ülke arasında basın özgürlüğünde  Türkiye’nin 149. sırayı almasının sebebini açıklayan Övür, “Siz küfür özgürlüğü, hakaret özgürlüğü istiyorsanız ayıp. Bu bir algı operasyonudur. Bu sıralamayı neye göre kastediyorsunuz? Bu ülkede fikir değil küfür özgürlüğü isteniyor. Başbakanla ilgili yazamadığınız bir şeyi söyleyin bana. Bu devlet besleme basın yarattı zamanında. Onları hatırlayın" diye konuştu. 

Diğer tarafta hırsızlık medyası var!
Bir basın mensubunun "Türkiye’de havuz medyası var mı yok mu? Bu medya nereden besleniyor?’ sorusuna karşı aldığı cevap tüm salonu şaşırttı. Övür bu soruya "Kusura bakma o havuz medyasının sana suyunu içiririm. Böyle konuşmayın. Diğer tarafta da hırsızlık medyası var. Çok ayıp. Nerden çıkardın havuz medyasını. Hükümeti, siyasi dengeyi korumaya çalışan, aynı fikirli bir medya oluştu. Ama bu medyanın oranı ne? Sabah, Yenişafak, Star, Akşam gazetelerini toplayın; yüzde kırk etmez. Bu medya demokrasi medyasıdır, sivil medyadır. İktidara tuzak kuranlara karşı duran medyadır. Darbeci değildir. Kaynakları da milletin kaynağıdır. Bu gazetelerin yürüttüğü mücadele demokrasi mücadelesidir" şeklinde cevap verirken gazeteciyi tehdit etmesi şaşkınlıkla karşılandı. 

Vazgeçtiysem geçtim sane ne?
 "Cemaatle birlikte olduğum için pişmanım" cümlelerine karşılık "Bugün AK Parti’de siyaset yapmanızın yıllar sonra size pişmanlık vermeyeceğinin garantisi nedir" sorusu ise Övür’ü çileden çıkardı. Övür kendisine bu şekilde sorular yöneltilmemesi gerektiğini yineleyerek şöyle konuştu: "Sorularınızı sınırlamayayım ama bana böyle şeyler sormayın. Siyaset böyle bir şey. Değişmiyorsan kötüdür. Statükocu olmak kötüdür. Temel ilkem sivil siyaset demokrasidir. Ben soldan gelen bir insanım. Bana devrimden vazgeçtiğimi neden sormuyorsunuz? Vazgeçtiysem geçtim, sana ne? Değişiyoruz, değişeceğiz. Cemaatin beni kandırması önemli değil değil, aslında hepimiz günah işledik kardeşim. İyi niyetimizin kurbanı olduk. Darbe korkusuyla yaptık bunu. İnsan yaptığı yanlışı kabul edecek ki doğrulara ulaşması kolay olsun. Ben sokak ortasında öldürülen arkadaşlarımı kaybettim. Her an değişebilirim."

Yerel basınla ilgili projem yok
Övür’e son olarak yerel basınla ilgili mecliste yapacağı çalışmalar soruldu. Övür, yerel basının güçlerini birleştirmesi gerektiğini söyleyerek, "Şu an bir projem yok. Yerel medya nasıl ayakta kalır, nasıl bir rekabet ortamı var, nasıl geminizi yürütüyorsunuz bilmiyorum. Güç birleşmesi olursa iyi olur diye tahmin ediyorum. O da kolay değil gibi gözüküyor. Dışarıdan gazel okumak güzel. En iyisini yapmaya çalışacaksınız. Büyümenin yolu birleşmeden geçiyor" dedi. 

MÜGE CESUR ÖZMEN
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.