TAMAMINI YEMEYİN SAHURA DA SAKLAYIN!

Sahur operasyonuyla gözaltına alınıp 1 yıldır Silivri Cezaevi’nde tutulan polislerin avukatı Mehmet Sami Selçuk, müvekkillerine sahur yemeği verilmediğini söyledi. Selçuk, “Müvekkillerime ‘akşam yemeğinizi saklayın, gece yersiniz artık’ diyorlarmış” ifadelerini kullandı.

TAMAMINI YEMEYİN SAHURA DA SAKLAYIN!

Ankara Sincan Cezaevi’nden sonra Silivri Cezaevi’nde de tutuklu emniyet mensuplarına sahur yemeği verilmediği ortaya çıktı. Avukat Mehmet Sami Selçuk, Ramazan ayında müvekkillerine yapılan hukuksuz uygulamaları anlattı. Müvekkillerine sahurda yemek verilmediğini söyleyen Selçuk, bu uygulamanın insanların anayasaya göre kişisel hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu belirtti. Selçuk, “Bildiğiniz üzere tutuklu polisler müvekkillerimiz geçen sene yine bir Ramazan günü sahur vakti yapılan bir operasyonla gözaltına alındılar. Sahur sofralarından kaldırıldılar, o süreçte tutuklandılar. Mahkeme tahliye kararı vermesine rağmen yine maalesef zorla içeride tutulmaktadırlar” şeklinde konuştu.

Lütuf değil sorumluluk
Ramazan ayında dini vecibelerini getiren müvekkillerine yapılan haksız ve hukuksuz uygulamaların bulunduğunu kaydeden Selçuk, “Müvekkillerim, kendilerine sahur yemeği verilmediğini söylüyorlar. ‘Bize akşam yemeği veriliyor, bu akşam yemeğini istiyorsanız sahur niyetine bekletin sahurda yiyin, yani 2’de mi yersiniz 1’de mi yersiniz artık’ diyorlar. Tabi haliyle o saate kadar bu yemekler soğuyor, sağlıksız oluyor. Dolayısıyla idarenin şunu yapması lazım; akşam yemeğini en azından gece 1,5 veya 2’de vermesi lazım ki insanlar mağdur olmasın. Çünkü bildiğiniz gibi Anayasamızda temel hak ve özgürlükler var. Yani devlet insanların dini vecibelerini yerine getirmeleri noktasında yardımcı olmak zorunda. Yani bunu devlet bir lütuf olarak değil, Anayasada yer alan bir hükmün yerine getirilmesi olarak yapmalı. Geldiğimiz noktada görüyoruz ki bu insanlara ne kadar işkence, zulüm yapılsa o kadar birilerinin hoşuna gidiyor. Bu da aslında bu işin hukuki olmadığı, intikam amaçlı bir durum olduğunun açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Yönetim inkar ediyor
Müvekkillerinin aileleriyle yaptıkları görüşmelerin kayda alındığını söyleyen Selçuk, bu yapılanın hukuka uygun olmadığını belirtti. Bu konuda yaptıkları çok sayıdaki suç duyurusunun gereğinin yapılmadığını vurgulayan Selçuk, “Müvekkillerimizin bizimle olan görüşmelerinden ziyade aileleriyle arasındaki görüşmeler kayda alınıyor. Basından çıkan haberlerde de görüyorsunuz cezaevi yönetimi bunu inkar etmiyor. Bu yeni bir durum değil, daha önce de polis memuru müvekkillerimizle alakalı bir durum vardı. Biz buna ilişkin suç duyurularında bulunduk. Yani bundan 7-8 ay önce. Maalesef bu yapılan suç duyurularda sonuçlandırılmıyor. Yani mahkeme veya savcılık bu soruşturmayı bir sonuca götürmüyor. Fakat şunu söyleyeyim şu andaki mevzuata göre cezaevleri tutukluların aileleriyle yapmış oldukları görüşmeleri kayıt altına alamaz, dinleyemez. Şunu yapabilir, bir camlı bölmenin yanında onları duymayacak şekilde gardiyan izleyebilir. Yasa dışı bir malzeme alışverişi olmasın diye yönetmelikte bunun yeri var. İşin ilginç tarafı şu; müvekkillerimiz 1 yıldır yasa dışı dinleme iddiasıyla tutuklu. İddia var fakat kanıtı yok. Bir senedir iddianame yok, yani iddianın altını dolduracak bir iddianame yok. Şimdi ne oluyor? Yasa dışı dinleme iddiasıyla tutuklanan müvekkillere bugün yasa dışı dinleme yapılıyor. Ne yapılıyor? 1,5 - 2 yıldır hırsızlar dinlenmiyor, suç ve suçluyu ortaya çıkarma anlamında yasal dinlemeler tamamen kaldırıldı. Suç ve suçlular rahatça etrafta geziyor. Ama vakti zamanında suç ve suçluyla mücadele eden emniyet mensuplarının aileleriyle yapmış oldukları görüşmeler hukuka aykırı bir şekilde kayda alınıyor” diye konuştu.

Müvekkillerim rahat
Tutuklu polislerin kanuna aykırı bir iş yapmadıklarını ve haklı olmanın kendilerine bir rahatlık verdiğini ifade eden Selçuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yıldır belki haftada bir ya da iki haftada bir müvekkillerimizle görüşme fırsatı bulduk. Biz her defasında morallerinin çok iyi olduğunu gördük. Bunu biz şuna bağlıyoruz; kendileri haklı, bir suç işlemediler yani bir suçlu psikolojisi yok. Haklı olmanın mağdur olmanın vermiş olduğu bir rahatlık var. İftiraya uğramaları tabi ki kendilerini rencide ediyor ama yine de kendilerine olan güvenleri tam, her şeye rağmen sabrediyorlar bu sürecin elbet bir gün hukuk çerçevesinde sonuçlanacağına inanıyorlar.”

Mahkumları dinlemek Anayasa’ya aykırı
Silivri cezaevinde hükümlü ve tutukluların yakınları ile yaptıkları görüşmelerin güvenlik gerekçe gösterilerek usulsüz dinlenmesine İstanbul Baro Başkanı Ümit Kocasakal sert tepki gösterdi. Kocasakal, görüşmelerin kaydedilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve anayasaya aykırı olduğunu belirtti. Tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde yaptıkları görüşmelerin özel hayat kapsamına girdiğini belirten İstanbul Baro Başkanı Kocasakal şöyle konuştu: "Özel hayat önemli bir yer tutar. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde yer alıyor. Benim bir tutuklu ve hükümlü yakınımla görüşmem özel hayat kapsamındadır. Siz bunu kayda alamazsınız, dinleyemezsiniz. Burada bir ayrım daha yapalım bu atlanıyor. Tutukluların ve hükümlülerin durumu farklıdır. Tutuklu dediğiniz kişi hakkında kesinleşmiş hüküm olmayan kişidir. Anayasaya göre de masumiyet karinesinden istifade eden birisidir. Onun hükümlülerle ilgili kurallara tabi olmaması gerekir tabi bu işin ayrı bir boyutu."

Haber: Bahar Pamir
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.