TÜRKİYE'Yİ ÜRPERTEN EROİN RAPORU!

Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde açıklanan 2015 Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Raporu uyuşturucu kullanma yaşının 10’a düştüğünü ortaya koydu.

TÜRKİYE'Yİ ÜRPERTEN EROİN RAPORU!

Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde açıklanan 2015 Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Raporu uyuşturucu kullanma yaşının 10’a düştüğünü ortaya koydu. Ürkütücü verilerle dolu olan raporda ayrıca Türkiye’nin eroin için transit bir ülke olduğu belirtildi.

2015 Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Raporu açıklandı. Üsküdar Üniversitesi’nde "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" kapsamında düzenlenen toplantıda, son bir yıl içinde dünya genelinde yürütülen çalışmalara ilişkin üç rapor değerlendirildi. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) aynı gün kamuoyu ile paylaştığı 2015 raporunun yanı sıra, gerek Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu (INCB), gerekse Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (EMCDDA) Türkiye ile ilgili görüşleri yorumlandı. Afganistan kaynaklı eroinin İran ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasında kullanılan geleneksel Balkan Yolu’nun yerini, giderek Güney Yolu’nun aldığına, bu yolla eroinin İran ve Pakistan’dan deniz ve hava yolu ile Afrika üzerinden kaçakçılığının arttığına dikkat çekildi. Türkiye’nin dengeli, bütünleşik, talep azaltmaya yönelik yeni stratejisinin uluslararası çevrelerde takdirle izlendiğinin altı çizildi. Piyasaya sürülen sentetik kannabinoidler yüzünden Türkiye için tehlike çanlarının çalmaya devam ettiği, araştırmalara göre bağımlılığın önlenmesinde en etkili yöntemin pozitif ebeveynlik olduğu vurgulandı.

Veriler paylaşıldı
Üsküdar Üniversitesi "Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü"nde, son bir yıl içinde gerek bünyesinde yürütülen faaliyetleri, gerekse uluslararası mücadelenin durumunu uluslararası raporlara dayanarak toplumla paylaştı. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ile 2005 - 2010 yılları arasında Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu Üye ve Başkanlığı (INCB) yürüten Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sevil Atasoy’un katılımıyla gerçekleşen toplantıda UNODC, INCB ve EMCDDA raporlarının yanı sıra bundan yaklaşık bir yıl önce üniversite tarafından başlatılan “Hayatı Fark Et Bağımsızlığını İlan Et” tarama projesinin bin 200 lise öğrencisi ve denetimli serbestlikten yararlanan bin 800 kişinin ilk verileri paylaşıldı.

Tedavi edilmesi şart
Prof. Dr. Sevil Atasoy son 20 yılda Türkiye’de uyuşturucu sorununun tanınmayacak ölçüde değiştiğini belirterek, "60’lardan bu yana ülkemiz, uluslararası sözleşmelere uygun şekilde dengeli bir mücadeleyi hedeflemiş olsa da, arzın önlenmesine yönelik gayretlerimiz hep ağırlıktaydı" dedi. Güvenlik güçlerinin Afgan eroininin Avrupa piyasalarına geçişini engellemedeki başarısının her zaman takdir edildiğini hatırlatan Atasoy "Kasım 2014 tarihli Başbakanlık genelgesinden itibaren il ve ilçe koordinasyon kurullarının kararları doğrultusunda talebi önleyici çalışmalara hız verildi. Uyuşturucu ile ulusal mücadelenin dengeli, bütünleşik, çok kültürlü, cinsiyet farkı gözetir biçimde yürütülmesi, bağımlıların mutlaka tedavi hizmetlerinden yararlanması şarttır. Bu arada insan kaçakçılığının doğrudan ya da dolaylı biçimde uyuşturucu kaçakçılığı ile bağlantılı olduğu unutulmamalı. Uyuşturucu ile mücadelenin ciddi biçimde aksadığı bölge ülkelerinden gelen göçmenler de yakın gelecekte risk oluşturacak” dedi.

Uyuşturucunun rotası değişti
Uluslararası kuruluşların raporlarını değerlendiren Atasoy, uyuşturucu trafiğinde değişen güzergah konusuna da dikkat çekti. Atasoy, “Raporlara göre geleneksel olarak İran ve Türkiye üzerinden “Balkan Yolu” ile taşınan eroin, İran ve Pakistan’dan hava ve deniz yolları kullanılarak önce Afrika ülkelerine, oradan Avrupa’ya taşınmaya başlandı. Güney Yolu’nun giderek daha fazla kullanılır olması, güney komşularımızdaki denetimsizliğin yanı sıra, güvenlik güçlerimizin yakalamadaki başarısının bir sonucu olarak değerlendirilmeli" açıklamasını yaptı.

Başlama yaşı 10’a düştü
Kuruldukları günden bu yana uyuşturucu ile ilgili bir çok çalışmanın içinde yer aldıklarını belirten Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise, kurum olarak bu mücadelede strateji belgesine sahip olduklarını belirtti. “Ülkemizin ve gençlerimizin uyuşturucu tutsağında olması ve raporlarda yer alan ülkeler arasında başta gelmesi bazı önlemleri almak için geç kaldığımızı gösteriyor" diye konuşan Tarhan, "Türkiye’nin artık uyuşturucu ile mücadele uluslararası platformda strateji belgesi var. Arzın engellenmesi için uluslararası ilişkilerde ve diplomasi düzeyinde her türlü önlem alınıyor. Ne yazık ki ülkemizde uyuşturucu kullanma yaşı 10’a inmiş durumda” ifadelerini kullandı.

Sistem suistimal ediliyor
Üsküdar Üniversitesi Rektör’ü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, uyuşturucu bağımlılığı ile mücadelede Denetimli Serbestlik Uygulamasının başarı ile uygulandığını kaydetti. Konuşmasının devamında denetimli serbestliği masaya yatıran Tarhan, "Uyuşturucu kullanan bir kişi ben bağımlıyım ama tedavi olmak istiyorum derse mahkeme tarafından Denetimli Serbestliğe tabi ediliyor ve hapse girmiyor, doktor kontrolünde tedavisi yapılıyor. Bu iyi işleyen bir sistem ama bunda da su istimaller olabiliyor o nedenle çok iyi takip edilmesi gerekiyor" dedi.

Bağımlılar canlı bomba gibi 
Denetimli serbestlik hakkındaki açıklamasının devamında bazı kişiler idrar tahlilinde başkasının temiz idrarını getirip bu durumu suistimal ettiğini ifade eden Nevzat Tarhan, "Bu nedenle çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Çünkü denetimsiz bağımlı kişiler diğer insanlar için bir canlı bomba gibidir. Her bağımlı yanına bağımlı yapmak için başka kişiler arar.  Ayrıca Denetimli Serbestlik bağımlılar için caydırıcı oluyor. Ancak ülkemizde eksik olan nokta denetimli bağımlıların rehabilite edilmesi konusu bu konuda Avrupa ve Dünya’da rehabilite köyleri olmasına rağmen Türkiye’de bulunmuyor. Devletin en kısa sürede rehabilite yasası çıkarması gerekiyor vurgusunu yaptı.

Mücadele önce ailede başlar
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, uyuşturucu ile mücadele aileler için pozitif ebeveynlik yaklaşımına dikkat çekerek, "Bizim pozitif psikoloji uygulamaları kapsa-mında yaptığımız araştırmalar çocukla iletişim kurmada pozitif ebeveynlik konusuna işaret ediyor. Çocuğunuz anlayan, dinleyen ve ona göre hamlelerini yapan ebeveynler çocukları ile iletişimde çok başarılı oluyor" diye konuştu. Uyuşturucu ile mücadelenin önce aileden başladığını sözlerine ekleyen Tarhan sözlerini şöyle sürdürdü: "Çocuğa nutuk çekmek, dikte etmek ve “içme, içersen bağımlı olursun” demek yerine farklı ilgi alanlarına yönlendirmek önce ebeveynlerden sonra biz eğitimcilerin kritik başarı faktörü olmalı. Bu yaklaşım artık tüm dünyada benimsenmiş durumda. Çocuk spor, sanat, edebiyat vs... gibi farklı ilgi alanlarında ne kadar varsa, uyuşturucu dünyasında da bir o kadar yok. Bu ilişki birbiriyle ters orantılı. Uyuşturucu ile mücadele çocuğun muhakeme yeteneğinin oluşmaya başladığı 5 yaşından itibaren başlıyor. Bırakın çocuklarınız kendi kararlarını kendi versin. Ona her türlü bilgiyi verin karar vermesini ve kararlara katılmasını sağlayın. Zayıf aile, yanlış arkadaşlar çocuğu önce gizli depresyona sonra da uyuşturucuya yönlendiriyor.”

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi 2015 Dünya Raporu'nun Türkiye verileri:
Türkiye eroin için transit bir ülke olarak görülüyor. Eroin yakalamaları ile ilgili miktar olarak 2011 yılında 10 tonun altına düşmüş olan Türkiye, 2014 yılında yakalama oranını 15 tona yükseltti. Böylece 2009’daki rekor yakalamalara yakın bir yakalamaya ulaşıldı. İran ile Türkiye arasındaki yakın işbirliği sayesinde kaçakçılar İran ve Pakistan kıyılarına doğru yani güneye doğru gitmeye zorlandı. Kontrolün artışı nedeniyle taşınma güneye indi…

İtalya’da yakalanan eroinin %5 kadarı Türkiye kaynaklı iken bu sayı geçtiğimiz yıl %1 e indi. Rapordaki Türkiye’ye özel bir başka veri, Türkiye sınırlarından giren eroinin sadece eskiden olduğu gibi İran’dan değil Irak üzerinden de girdiği belirtiliyor. Deniz konteynırlarında ağırlıklı olarak eroin yakaladığı ama kaçakçıların sadece eroin değil Kubar Esrar ve Met -Anfetamin de taşıdığı tespit edildi. Türkiye’nin yakaladığı esrar miktarı 27 Ton’dan 94 Ton’a çıktığı belirtildi. Raporda; Türkiye Batı Asya’dan, Batı ve Orta Avrupa’ya Met- Anfetamin kaçakçılığında transit bir ülke olarak öne çıktığı belirtiliyor. Ayrıca, Avrupa Uyuşturucu Ajansına göre Türkiye’de Met - Anfetamin’in kullanıldığına dair de bilgiler yer alıyor.
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.