CHP lideri Kılıçdaroğlu; camiye, adliyeye, kışlaya siyaseti sokmayın dedik!

'CHP'li vekiller darbe girişiminin araştırılmasını istedi. 26 Temmuz'da oy birliğiyle karar alındı evet bu konu araştırılsın denildi. Bugün 17 Ağustos; bütün partiler araştırma komisyonuna üyelerini verdiler. Üye vermeyen tek parti Adalet ve Kalkınma Partisi.'

CHP lideri Kılıçdaroğlu; camiye, adliyeye, kışlaya siyaseti sokmayın dedik!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, darbe girişiminin arkasında 'üst akıl' olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a "Üst akıldan bahsediyorlar, sen de akıl yoksa üst akıldan bahsedersin tabii" dedi. Kılıçdardoğlu, "Sayın Abdullah Gül, 'Aklımızı, fikrimizi bir kişiye teslim etmemeliyiz' diyor. Neden aklımızı fikrimizi bir kişiye teslim etmeyelim? Aklımızı kullanmak için. Yaradan da diyor, 'Aklınızı kullanmaz mısınız?'" diye konuştu.

İşte Kılıçdaroğlu'nun o konuşmaları;

Deprem değil tedbirsizlik öldürür. Aradan geçti 17 yıl önlem almamışız. 17 Ağustos'ta 17 bin insanımız hayatını kaybetti! Türkiye'nin temel sorunları var. Bu sorunları çözmek için hepimiz düşünmeliyiz.

2002'de sıfır terörle devraldılar. Bir bölgemiz yanıyor. Şehitlerimiz var. Niçin şimdi Türkiye bir terör batağının içine girdi! 14 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor? Bunun sorusunu hep beraber sormak zorundayız!

Türkiye tarihinin en derin krizini yaşıyor dedik umursamadılar. Türkiye tarihinin en derin krizlerinden birini yaşamaya devam ediyor. 14 yılın sonunda nasıl oluyor da Türkiye bir darbe girişimiyle karşı karşıya geliyor? Bu ortam nasıl oluşturuldu? 14 yıldır kimler Türkiye'yi bu hale getirdi! Ağlıyoruz, sızlıyoruz, şehitlerimiz var diyoruz iyi de kim getirdi bu duruma bizi?

Aynı hataları sürekli tekrar edersek farklı sonuç çıkmaz ortaya! Bunun bedelini hepimiz ödüyoruz.
Ne diyoruz; çağdaş ülkeler, demokrasisi gelişmiş ülkeler geçmişi iyi analiz eder. Geçmişi iyi analiz etmek geleceğe daha iyi hazırlanmak demektir.
Umarım darbe sonrasında güçlü bir özeleştiri olur ve Türkiye geleceğini daha güvenli inşaa eder.

Darbe girişimine en dik duran parlamento oldu

Geçmişle hesaplaşalım, darbe girişimiyle hesaplaşalım. Bu süreçte en dik duran kurum parlamento oldu! Parlamento vatandaşın onurunu korudu. 4 siyasi parti de onurlu bir duruş sergiledi. 4'ü de ortak bir metin yayımladı.
CHP'li vekiller darbe girişiminin araştırılmasını istedi. 26 Temmuz'da oy birliğiyle karar alındı evet bu konu araştırılsın denildi. Bugün 17 Ağustos; bütün partiler araştırma komisyonuna üyelerini verdiler. Üye vermeyen tek parti Adalet ve Kalkınma Partisi.

Binali Bey'e sormak istiyorum...

Şu soruyu Binali Yıldırım'a sormak istiyorum; neden bir milletvekili görevlendirmiyorsunuz? Darbe girişiminin ana sorumlularının ortaya çıkması lazım! Yargının ne olacağını bilmiyoruz! Bu parlamento bombalandı mahkemeler değil!
Ne dedik, geçmişi iyi analiz edip geleceği inşaa edelim ki bir daha kimse darbeye teşebbüs etmesin dedik. Bu konuda kararlı bir tutum sergilemek bizim görevimiz.

'Camiye siyaset sokmayın dedik'

Burdan herkese sesleniyorum, camiye siyaset sokmayın, adliyeye siyaset sokmayın, kışlaya siyaseti sokmayın!
Bu kürsüde dedim ki Yargıtay'a 160 militan atadınız dedim. Şimdi o 160 militanın tamamını Yargıtay'dan çıkardılar. Adliye'ye siyaset karıştırmayın dedik.

Laikliğin önemini bize anlattı. Laikliğin din ve vicdan özgürlüğü olduğunu bize anlattı.
Eğer bir kişi ben ibadetimi yerine getiremiyorum diyorsa gelsin ben önüne düşeceğim vallahi de billahi de onun inanç özgürlüğü için her şeyi yapacağım.

3. sınıf demokrasiyi istemiyoruz; birinci sınıf demokrasiyi istiyoruz. Bunun için yüzde 10 barajını kaldırmak lazım. Yüzde 10 seçim barajını kim getirdi 12 Eylül'de darbe yapanlar getirdi. Darbeye karşıysak bu darbe hukukunu değiştirelim. yok bu kalsın diyorlar.

Parlamenter sistemin güçlendirilmesi lazım

Meclis çok güçlü değil arkadaşlar. Milletvekilleri soru önergeleri verirler. Bürokrasi soru önergelerini 15 gün içinde cevaplandırılması gerekir. 20 ay, 3 yıl yanıtlanmayan soru önergeleri var. Bakan diyor ki boşver milletvekilininin soru önergesine cevap mı verilir? Komisyonlar kuruluyor, bürkratlar komisyonlara davet ediliyor. Emin olun bürokratların çoğu Meclis'i adam yerine koyup gelip bilgi dahi vermiyorlar.
İstihbaratın başında olan bir kişi TBMM'ye gelip bilgi vermiyorsa onu destekleyen bakan ve başbakandır demektir. Yasama organını güçlendirelim deyip kapıyı gördükten sonra boşverin diye davranılmamalı.
Amerikan Kongresi'ne Pentagon'dakiler gidip her türlü bilgiyi veriyorsa bizim de bürokratlarımız her türlü soruya cevap vermelidir.

Devleti yönetmek devlet olmak demek değildir 

Devlet bakidir, hükümet geçicidir. Liyakat sisteminin ne kadar önemli olduğunu dikkate almalısınız. Liyakatın temelinde bilgi birikim deneyim var. Bizim cemaatten bunu getirelim bizim meshepten bunu getirelim. Hak ediyor mu hayır ama bizim cemaattense gelsin. Bugün Türkiye bu noktaya taşınmışsa liyakat sistemi çöktüğü için taşınmıştır.

Numan Kurtulmuş'a istifa çağrısı

Bugün bir kanun hükmünde kararname yayımlandı. Özel Harekat için alınacaklar KPSS'ye girmeyecekler. Ayakkabı boyacısının oğlu giriyor, genel müdürünün çocuğu da giriyor. Ama diyorlar ki şimdi OHAL var. Nasıl seçeceksin; bizm partideki arkadaşlara çağrı yapıyorum diyeceksin. Buradan Numan Kurtulmuş'a sesleniyorum. Daha dün liyakat dedin bugün yaşanan bu istifa et kardeşim.

Sayın Abdullah Gül'ün güzel bir sözü var

Abdullah Gül'ün güzel bir sözü var. Aklımızı fikrimizi bir kişiye teslim etmemeliyiz diyor. Eğer aklımızı bir kişiye teslim edersek inanın robotlaşması demektir. Son günlerde üst akıl deniliyor. Sen aklını kullanmazsan üst akıl seni kullanır. Yüce yaradan da bunu söylüyor. Bu da sorgulayıcı eğitim ile olur.
Bin suçlunun aramızda dolaşması bir mazlumun hapse girmesinden aha evladır denilir. Yargıda bazı hakimler tutuklama kararı almazsa FETÖ'cü damgası yiyeceğim diye önüne gelen her zanlıyı tutukluyor.

Gazetecilerin tutuklanması

OHAL'e karşı olduğumuzu söyledik. Gazeteler kapanıyor televizyonlar kapanıyor. Gazetecilerin tutuklanmasını dünyaya anlatamazsın. Neymiş yazılarıyla FETÖ'yü övüyormuş. Kardeşim peki Meclis kürsüsünde FETÖ'yü övenlere ne yapacaksınız?,
Darbe girişimi suç mu, suç! Zanlılar yargılansın mı, evet yargılansın! Soru şu nasıl yargılanmalılar. Baskı, şiddet, işkence görmüşerse bütün bu süreç boşuna gider. Şimdi herkes sevmediği adamı FETÖ'cü diye ihbar ediyor. Cadı avı başlatmak çok tehlikelidir.
İBB'de şehir tiyatroları var; 1 teknisyen ve 6 oyuncu FETÖ'cü diye tiyatrodan attılar. Peşine 20 oyuncu daha performansı düşük diye gönderiliyor. Kapalı gişe oyun oynanıyor. Nasıl performansı düşük? Hiç bir siysetçi sanatçıyı eleştirmemelidir.  Eğer sen sanatçıya konu olmazsan sorun yok!
Erzurum'da bir baskında kadının kocası aranıyor. Kocan gelinceye kadar bizimlesin deniliyor. Bunlar hukukun üstünlüğüne gölge düşürüyor.
Sakarya'da bir öğretmen FETÖ'den tutuklanıyor, adam cezaevinde ölüyor. Belediye cenaze aracı vermiyor. Özel arabayla Konya'ya gönderiliyor. Adama mezar yeri vermiyorlar.
Şunu söyleyeyim; kimse 17-25'i aklamaya çalışmasın darbeyi aklamak için de kullanmasın. Darbeciler nasıl yargılanıyorsa kul hakkı yiyenlerinde yargılanması lazım.

Hakkari ve Şırnak'ın ilçe yapılması

Son olarak geleyim Hakkari veŞırnak'a.
Hakkari Hakkın bir kentidir. Şırnak 1990 yılında il olmuştur. Nuh'un Gemisi'yle adını duyurmuştur Şırnak. Biz Hakkari'nin de Şırnak'ın da ilçeye dönüştürülmesini asla kabul etmiyoruz. Neymiş güvneliği sağlayamıyormuş. Bırak ozaman bu güvenliği sağlayacak hükümet gelsin. Hakkari'de il olsun, Şırnak da, Yüksekova da Cizre de il olsun! Verdiğiniz bir hak geri alınmaz

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.