Demirtaş'tan Erdoğan'a Kilis tepkisi: IŞİD, senin beslemen olduğu için mi gıkın çıkmıyor!

"101 yıldır Hrant Dink’in deyimiyle Ermeniler, bu topraklarda öldürüldüklerinin ispatlamaya çalışıyor."

Demirtaş'tan Erdoğan'a Kilis tepkisi: IŞİD, senin beslemen olduğu için mi gıkın çıkmıyor!

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin DemirtaşKilis'e son 1 aydır roket mermilerinin atılmasına ilişkin; "Saray’daki zat, IŞİD kaçıncı defa Kilis’i vuruyor, gıkın çıkmıyor. Acaba senin beslemelerin olduğu için olabilir mi? Bunlar sizin beslemeleriniz. Bunların hepsini siz dünyanın başına bela ettiniz" yorumunda bulundu.

Partisinin İzmir İl Kongresi'nde konuşan Demirtaş, 'Ermeni Soykırımı' ile ilgili olarak ise; "Bugün 101 yıl önce Ermeni Soykırımı’nın başladığı gündür. Ve 101 yıldır Hrant Dink’in deyimiyle Ermeniler, bu topraklarda öldürüldüklerinin ispatlamaya çalışıyor. Ermeni Soykırımı yüzleşmeyi hak ediyor. Aksi taktirde sahte bir kardeşlik ve yurttaşlık anlayışıyla nereye kadar giderebiliriz ki?" dedi. 

Demirtaş'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bugün 101 yıl önce Ermeni Soykırımı’nın başladığı gündür. Ve 101 yıldır Hrant Dink’in deyimiyle Ermeniler, bu topraklarda öldürüldüklerinin ispatlamaya çalışıyor. Kürtler bu topraklarda yaşadıklarını ispatlamaya çalışıyor. Tekçi politikalar halklarımıza çok büyük acılar yaşattı. 1915 İttihat ve Terakkisi’nin bugün günahlarını ve suçunu taşımak zorunda değiliz. Geçmişteki büyük hatalarla yüzleşerek güvenli bir şekilde geleceğe bakabiliriz. Ermeni Soykırımı yüzleşmeyi hak ediyor. Aksi taktirde sahte bir kardeşlik ve yurttaşlık anlayışıyla nereye kadar giderebiliriz ki? Kardeşlikse, eşitlikse, adaletse içi dolu olmalı, bunlar içi boş laf olarak kalmamalı. Soykırımda yaşamını yitirenleri anıyoruz."

1990’lar ile bugün

Ben 1991-92-93’te burada üniversite öğrencisiydim ve o günlerde köyler yakılmaya başlamıştı. Biz burada üniversite öğrencileri olarak İzmirli insanlarımıza olan biteni anlatmaya çalışıyorduk. Fakat arardan çok uzun yıllar geçti biz Türkiye’nin batısına 90’larda olan biteni anlatmadığımızı gördük. Eksikliği kendimizde gördük. Yaptığımız bütün bilgilendirme faaliyetleri terörist faaliyetler sayılıp tutuklanıyordu. O dönem DGM savcıları harekete geçiyordu. Devlet katliam yapmaz deyip o dönemin hükümetlerini aklıyorlardı. Bahsettiğim bundan 25 yıl önceydi. Şimdi 2016 yılındayız bu kadar iletişim olanağı var, neredeyse hiçbir şeyi saklamak mümkün değil. Fakat batıdakiler yine haberdar değil. Bir grup vicdanlı insan ülkenin bir tarafından vahşet uygulandığını batısına duyurmaya çalışıyor.

'Sadece havuz medyasını dinlerseniz zannedersiniz ki Cizre’yi talan eden HDP’dir'

Bunların sorumluları neredeyse kahraman ilan edilecekler. Bugün yaşananlara dair hep birlikte sessiz kalırsak Cizre, Nusaybin’de yaşananlar yaşanmamış gibi davranırsak Kürt-Türk kardeşliğini nasıl savunacağız? Savunmakta zorlanırız.

Burada bir medya manipülasyonu var. Ne yapılırsa yapılsın sadece HDP’yi suçlamakla çalışan bir grup var. Parasını Saray’dan alan sözde gazeteci ancak gazetecilikle alakası yok. Sözde yazar ancak kalemini satmıştır. Siz sadece havuz medyasını dinlerseniz zannedersiniz ki Cizre’yi talan eden HDP’dir. Böylesine büyük bir manipülatif anlayış ülkeyi iki ayrı kutba dönüştürdü. Savaştan beslenenler ve barıştan yana olanlar.

'Mahkemelerin AKP'nin hukuk komisyonu olarak kullanmak, hükümet terörüdür'

Bizler, gençler, kadın arkadaşlar bugünden itibaren İzmir’i ev ev dolaşmalıyız. Gerçekleri anlatmalıyız. Biz bu ülkenin ortak çıkarları için mücadele ediyoruz. Direnen bir biz kaldık. Dipdiri ayaktayız. En korktukları şeyleri söylüyoruz. Barış diyoruz. Akademisyenlerin başına gelen barış deyince tüyleri diken diken olanların onlara yaptıklarıdır. Sadece Manisa’da bir ay içerisinde 52 arkadaşımız tutuklandı. Üç kongre listesi tutuklandı. Hiçbir suçları yok. HDP orada teşkilatını kuramasın diye yaptılar.

Sen benimle mücadele ederken savcıyı kullanıyorsun. Benim elimde mahkeme, savcı, polis yok. Sen mahkemeleri AKP’nin hukuk komisyonu olarak kullanıp bizi tasfiye etmeye çalışıyorsun. Bunun adı hükümet terörüdür. İfade özgürlüğünün önünde en büyük engel AKP’dir. Sanatçılar, gazeteciler her gün baskı altındalar. Birçok siyasetçi STK temsilcisi işten atılıyor, tutuklanıyor, görevden uzaklaştırılıyor. Dokunulmazlık mevzusu da budur.

Dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmaları

Hukuku kendi kirli çıkarlarına alet etmek adına şimdi dokunulmazlık oyunu oynuyorlar. Biz dokunulmazlıklara ilişkin seçimlerdeki tavrımızı sürdürüyoruz. Diğer üç parti seçimlerin tam tersini söylüyor. Biz dokunulmazlıklar kaldırılsın, sadece kürsü dokunulmazlığı olsun diyoruz. Bir de hiçbir partinin milletvekili tutuklanmasın, bu da doğru bir şey değildir. Yargıcın da, askerin polisin de gereksiz dokunulmazlıkları olmasın kaldıralım diyoruz, işlerine gelmiyor. Çünkü bizim dokunulmazlık dosyalarımızın tamamı konuşmalarla ilgili, onlarınki adli suç, hırsızlık, yolsuzluk.

'AKP sapkın bir tarikata dönüştü'

Karşınızda bir siyasi parti yok. Keşke AKP bir siyasi parti olsaydı. Biz onunla siyasi alanda mücadele etmekten memnuniyet duyardık. Ama sapkın bir tarikata dönüştü. İslam adı altında sapkın bir tarikatın hal ve hareketini görüyoruz. Şeyhleri de cüppesiz Ahmet Hoca. Cüppelisinden ne hayır gördük ki cübbesizinden hayır görelim. Bu sapkın tarikata göre çocuk istismarı normaldir. Rüşvet yemek hırsızlık yapmak normaldir. Bunu yapanları suçlayamazsınız bile. Bu sapkın tarikata göre DAİŞ’in yaptığı gibi kadınları köle pazarlarında satmak normaldir. Cenazelere işkence yapmak, ölü bir kadını çıplak bedenini teşhir etmek normaldir bu sapkın tarikata göre. Onlar için bunların hepsi mubahtır. Neresinden baksanız bu anlayışın toplumu zehirlediklerini görürsünüz.

'Saray'daki zat, IŞİD senin beslemen olduğu için mi Kilis'i vuruyor, gıkın çıkmıyor'

Roketle IŞİD Kilis’i vurdu diyemiyorlar, ‘roket düştü’ diyorlar. Sanki roket ayağı takılıp düştü. AKP’ye göre bunlar terör örgütü değil ancak Suriye’de Türkiye’ye bir taş atmayan PYD ‘terör örgütü’dür. Kilisli yurttaşlar isyan etme noktasında. Saray’daki zat, IŞİD kaçıncı defa Kilis’i vuruyor, gıkın çıkmıyor. Acaba senin beslemelerin olduğu için olabilir mi? Bunlar sizin beslemeleriniz. Bunların hepsini siz dünyanın başına bela ettiniz.

'Mülteci kardeşlerimizi mülteci kamplarında örgütlediler, canlı bomba yaptılar'

Bunlar aracılığıyla Suriyeli yurttaşların hepsini mülteci yaptılar. Kafalarındaki hesap Türkiye’ye ne kadar çok mülteci alırsak Suriye’ye o kadar müdahale etme hakkımız doğar diye düşündüler. İkincisi; buraya getirdikleri Suriyeli mülteci kardeşlerimizi mülteci kamplarında örgütlerdiler, çocukları canlı bomba yaptılar. Bir de Avrupa’ya şantaj olarak kullanmaya başladılar. Yüzbinlercesini Yunanistan-Bulgaristan sınırına sürdüler. Ege Denizi’ndeki trajediyi bilerek örgütlediler. Avrupa Birliği Saray’daki zata mecbur kalsın diye. Şimdi demografik nüfus müdahalesi için kullanıyorlar.

‘Biz siyaseti, onlar dağı gösteriyor’

“Cübbesiz Ahmet Hoca diyor ki ‘Ülkemiz demokraside en yüksek standartları yaşıyor.’ Bunlar yalan ustaları. Cizre’de yüzlerce üniversiteli genci öldürdünüz. Binlerce genç dağa çıktı. 1980’de de yanlış yaptınız. Biz demokratik siyaseti işaret ediyoruz, bunlar dağı gösteriyor. PKK’ye yardım yataklık diye bir şey varsa bunu kendileri yapıyor.

'Şimdi İsrail'le yan yana olabilmek için takla atıyorlar'

Dün İsrail terör devleti deyip, bizi onların yanlısı olmakla suçluyorlardı. Şimdi onlarla yan yana olabilmek için takla atıyorlar. Mavi Marmara ne oldu, Mısır ne oldu? Rabia’ya gözyaşı dökmeler nerde kaldı? Bak İstanbul’dan nasıl Mısır’ın darbecisine selam gönderdi. Böyle bir ilkesizlik olur mu? İlkesiz, ahlaksız siyaset böyledir.

1 Mayıs çağrısı

Yüzbinlerle, emekçilerle barışı haykırmak gerek. İşçilerin ‘Biz köle değiliz’ lazım. Emekçilerin kıdem tazminatı hakkı da fona devredildi. Bu fondan kıdem tazminatını geri almak kolay olmayacak. Umut hala tükenmiş değil çünkü HDP var.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.