Erdoğan: Ben de bu yapıya iyi niyetle destek oldum!

"TSK'ya yönelik operasyonlar ve davalarla ilgili ciddi şüphelerim oluştu."

Erdoğan: Ben de bu yapıya iyi niyetle destek oldum!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcısı Fethullah Gülen cemaatiyle ilgili, "Biz de bu yapıya iyi niyetle destek olduk. Şahsen ben de katılmadığım pek çok yönleri olmasına rağmen asgari müştereklerde buluştuğumuz zannıyla her kesim gibi bunlara yardımcı oldum " dedi. "Dedik ki bir ortak yanımız var. Uzun süre gerçek yüzlerini göremedik" diyen Erdoğan, "2010 yılından itibaren bu tespiti paylaştığım çok sayıda üst kademe yönetici arkadışm oldu ve tavrımız değişti. 2012'de bu yapıyla ilgili tavrımızı da daha net olarak ortaya koyduk" ifadesini kulllandı.

Erdoğan, Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarının yürütüldüğü döneme ilişkin olarak ise; "Bu dönemde hızlanan TSK'ya yönelik operasyonlar ve davalarla ilgili ciddi şüphelerim oluştu. Uzun yıllar birlikte çalıştığım komutanlara yönelik suçlamalar beni ikna etmiyordu" diye konuştu.

Olağanüstü Din Şura'sında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

Bu hain yapının 40 yıldır toplum içinde bir virüs gibi yaşayabilmesi ve sürekli büyümesi, bu dini değerleri öne çıkartan kimliği sayesinde olmuştur. Zaman zaman duyardık, 'bu silahlı örgüt değil' biz de 'yanlış tespit içindesiniz, bunlar zamanı geldiğinde silahı en iyi şekilde kullanabilecek bir örgüttür' derdik.

İnanmazlardı, inanamıyorlardı. Bunu çıkıp açık açık meydanlarda söyleyecek noktada değildik.

Şimdi bu ortaya çıkınca o dostlar çıkıp 'haklıymışsınız' demeye başladılar.

'Biz de bu yapıya iyi niyetle destek olduk'

Biz de bu yapıya iyi niyetle destek olduk. Şahsen ben de katılmadığım pek çok yönleri olmasına rağmen asgari müştereklerde buluştuğumuz zannıyla her kesim gibi bunlara yardımcı oldum. 

Dışlanmış, ötekileştirilmiş her kesimi merkeze taşıma çabamızdan bu kesimin de yararlanmasına çalıştım.

Yurt için ve yurt dışındaki eğitim ve yardım faaliyetleri çerçevesinde ve hatta hatta Allah dedikleri için müsamaha gösterdik. Dedik ki bir ortak yanımız vardı. Aynı menzile giden farklı yollardan biri olarak gördüğümüz bu yapının bambaşka niyetlerin, sinsi planların örtüsü olduğunu uzun süre görmedik göremedik.

2010 yılından itibaren bu tespiti paylaştığım birçok üst kademe yöneticisi arkadaşlarım oldu. O yıldan itibaren tavrımız değişti. 2012 yılından itibaren bu yapıyla ilgili rezervlerimizi çok açık koymuştuk.

'Şüphe dönemi bitti mücadele dönemi başladı'

Çok yakından tanıdığım bazı komutanlara yöneltilen suçların gerekçesi beni ikna etmiyordu. O sıralarda meseleyi kendi arkadaşlarımıza bile anlatmakta güçlük çekiyorduk. Bu örgütün en başına şahsımı, altında Binali Bey, enerji bakanımız oğlum, birkaç tane işadamı bu örgütün şemasında görülen isimler oldu. Bunu dahi anlatırken birçok arkadaşlarımız inanmıyordu. Hala inanmayanların olduğunu da biliyorum. Bakıyor ama görmüyor olanların da olduğunu biliyorum. Bu noktadan sonra şüphe dönemi bitti mücadele dönemi başladı. 

Şayet 17-25 Aralık sonrası aldığımız önlemler olmasaydı, özellikle yargıdaki önlemler olmasaydı bu darbe girişimi muhtemelen TSK içindeki bir grup silahlı teröristin değil polisin, yargının ve diğer bürokrasi unsurlarının da katılımıyla çok daha tehlikeli bir şekilde karşımıza çıkacaktı.

'Rabbim de milletim de bizi affetsin'

Her şeye rağmen, bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökmemiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Bundan dolayı hem Rabbimize hem de milletimize verecek hesabımız olduğunu biliyorum. Rabbim de milletim de bizi affetsin.

Hamdolsun bu sıkıntıyı defettik. 15 Temmuz gecesi ne kadar kara başlamışsa sabahı da o derece aydınlık başlamıştır. Bir yandan hesap sorma bir yandan da muhasebe yapma zamanıdır. Bir profesör müsveddesi diyor ya, “Vatandaşlar sokağa çıkmaz” onlar bu milleti tanımamış. Ama ben milletime inanmıştım. İnandığım için de meydanlara havalimanlarına davet etmiştim.

Fakat Rodos adasına giderek değil. Sizlerin yanına geliyorum demiştim. Atatürk havalimanına gittiğimizde aprona on binlerce insanın nasıl yığıldığını görmüştüm. Bu millet büyük bir millet. Örneğini görmüyorum.

'PKK’nın elinde doğru dürüst silah yok'

Bazıları PKK ile mukayese ediyorlar. Ne alakası var. PKK’nın elinde doğru dürüst silah bile yok. Fakat bu FETÖ F-16’lar ile, tanklarla toplarla helikopterlerle kurşun yağdırıyor. Yeri geldiğinde PKK ile PYD ile de beraberler. Bunu biliyoruz. Bu salondan ilan ediyorum şu saatten sonra Pensilvanya’daki şarlatanın, terörist başının hezeyanlarına kulak veren herkes başına gelecekleri peşinen kabul etmiş demektir. Bu yapının en öneli özelliği tedbir ve takiyye adı altında iki yüzlüğü sürekli maske ile dolaşmayı, ruhsuzluğu üyelerinin karakteri haline getirmiş olmalarıdır. Yüzlerine tükürseniz yağmur yağıyor diyecek, aile mahremiyetlerine dahi saygısı olmayan bu insanların sapkın inancına dönüşmüştür.

'Gardımızı indirmeyeceğiz'

Dünyadaki tüm sapkınlar kendi inançlarında samimidir. FETÖ üyelerinin bu yapıya bağlı olmaları onların haklılığı değil itikadi olarak yanlış yolda olduklarını gösterir. Kuranı Kerim'de onlarca defa aklımızı kullanmamız emrediliyor. Aklını bir faniye ipotek eden bir kişi dönüp kendini sorgulamıyorsa artık onun için yapacak bir şey kalmıştır. Biz ikaz görevimizi yıllarca yerine getirdik. Bundan sonra artık tabanı ibadette bile çekinmeye başlıyorum. Artık orada da ben şüphe ile bakıyorum. Bundan sora her anlamda mücadele ve hesap sorma dönemidir.

Bu yapıdaki 'pişman olanlar' konusunda ciddi tereddütlerimiz var. İntikamcı bir düşünce ile söylemiyorum. Yoksa içinde bulundukları ihanet şebekesinin alameti farikası içindeler mi? Ama hiç kusura bakmasınlar bu tür kişilere karşı gardımızı da indirmeyeceğiz. 

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.