Her ağrı diş ağrısı değil

Yüz bölgesinde yaşanan ağrılar çoğu zaman diş ağrısı ile karıştırılabiliyor. Gündelik hayatta ortaya çıkarak kişinin yaşamını altüst edebilen bu ağrıların bazıları sanıldığı gibi diş ağrısı değil, Trigeminal Nevralji” adında bir sinir hastalığıdır.

Her ağrı diş ağrısı değil

 Memorial Şişli Hastanesi Beyin Sinir ve Omurilik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Gökhan Akdemir, halk arasında ani yüz ağrısı olarak bilinen ve elektrik çarpmasını andıran ağrılarla ortaya çıkan “Trigeminal Nevralji ve tedavisi” hakkında bilgi verdi.  Trigeminal Nevralji hastalığının kesin nedeni bilinmiyor. Tümör, diş eti ve eklem hastalıkları, alt çenenin yüzdeki oynak yerinde görülen rahatsızlıklar ile bazen de yüz damarındaki hastalıklar ağrıya neden olabiliyor. Hastalığın belirtisi olan ağrılar yemek yerken, konuşurken, tıraş olurken, gülerken, elma, armut gibi meyvelerden büyük bir ısırık alırken ya da yüzdeki bir bölüme dokunurken ortaya çıkabilliyor. Ağrıların yaşanma sıklığı yıllar içinde artarak ilerliyor. Hastalar yaşadıkları ağrıyı azaltmak için mümkün olduğunca yüzün ağrıyan tarafıyla yemek yememeye, gülmemeye ve bir şey ısırmamaya özen gösteriyor. Her yüz ağrısını trigeminal nevralji olarak düşünüp, nedeni bilinmiyor diye kabul etmemek gerekir. Ağrının altında yatan bir sorun varsa, bunun mutlaka bir uzman doktor tarafından araştırılması önem taşıyor.

Kadınlarda sık görülüyor
Trigeminal Nevralji toplumda 100 binde 5-7 kişide görülürken erkeklere oranla kadınlarda ortaya çıkma sıklığı daha fazla. Genel olarak 50-60’lı yaşlarda rastlanması hastalığın temelinde doğumsal ya da genetik geçişin etkili olmadığını gösteriyor. Hastalık öyküsünün kapsamlı bir şekilde alınması tanının konulmasında önemlidir. Bunun yanı sıra radyolojik görüntülemedeki gelişmeler, özellikle MR tekniklerinin ilerlemesiyle daha sağlıklı tanı konabiliyor.
Çare cerrahi tedavi
İlaç tedavisinde görülen yan etkilerin yaşanmaması için uygunşartlardaki hastalar cerrahi tedavilere yönlendiriliyor. Hastalığın erken döneminde yüze gelen sinirin kesilmesi, sinirin geldiği yerin içine alkol enjeksiyonu, içerideki balonun şişirilmesi ya da dağlama gibi cerrahi yöntemler uygulanıyor. Bu yöntemlerin bir kısmında başarı oranı bir hayli yüksek olsa da genellikle sorun tekrarlanıyor. Sorunlu bölgeye Gamma Knife, Cyber Knife gibi yöntemlerle küçük dozda radyasyon uygulanabiliyor. Bu tedavi yöntemlerinin bir takım risklerin yanı sıra hastalığın tekrarlama ihtimali de bulunuyor. Mikrovasküler dekompresyon yöntemi olarak ifade edilen mikro cerrahide ise hastanın kulağının arka bölgesinden girerek küçük bir insizyon yapılıyor. Kafatasının açılmasının ardından damarla sinir arasına teflon olarak tanımlanan yumuşak bir yastık konuluyor. Hastanın anestezinin etkisinden çıkmasıyla birlikte ağrı sorunu da ortadan kalkıyor. Başarı oranı yüzde 90-95’leri bulan bu yöntemde hastalığın tekrarlama riski de oldukça düşük. 
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.