Her erken teşhis hayat kurtarmaz!

Meme kanseri ülkemizde her 8 kadından 1’inde görülüyor. Uzmanlara göre, erken tanı ve uygun tedavi ile iyileşme ve hastalıktan kurtulmak mümkün olabiliyor. Gazetemize açıklamalarda bulunan Onkolog Dr. Yavuz Dizdar ise her erken teşhis edilen hastanın mutlaka iyileşeceği düşüncesinin olmadığını belirtti

Her erken teşhis hayat kurtarmaz!

Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Meme dokusunun herhangi bir yerinden kaynaklanabilir. En sık görülen tipi; meme kanallarından kaynaklanan “duktal” kanser denen kanserlerdir. Süt üreten bezlerden köken alan “lobüler” kanserler de sık görülür. Ayrıca diğer dokulardan kaynaklanan daha nadir medüller, tübüler, müsinöz gibi tipleri de vardır. Genetik yapıda çeşitli faktörlerin ve normal yaşlanmanın etkisiyle ortaya çıkan bozukluklar kansere neden olur. Ancak meme kanserlerinin sadece %7-9’luk bir kısmı ailesel geçişlidir. Özellikle anne tarafında genç yaşta meme kanseri ve erkek meme kanseri görülmesi ailesel bir geçişe işaret edebilir. 1-31 Ekim tarihleri her yıl Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak adlandırılıyor ve bu tarihlerde meme kanserine dikkat çekmek için çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Konuya ilişkin gazetemize beyanat veren Onkolog Dr. Yavuz Dizdar meme kanserinin Türkiye ve dünyada geldiği son duruma dikkat çekti. Dizdar, "Meme kanseri Türkiye'de de dünyada olduğu gibi artmaktadır ve bunun nedeni bilinmemektedir. Olası nedenler arasında beslenmedeki değişiklik en önemli etken izlenimi vermektedir. Çok değil bundan 15 yıl önce 13 kadında bir şeklinde tahmin edilen oran, 9-10 kadında bir şeklinde sıklığını artırmıştır. Meme kanseri riski olarak adlandırılan emzirmeme, doğurmama vb. etkenlerin rolü tartışmalıdır, zira hastalık genç yaşlarda görünür hale gelmiştir" dedi.



Tedavi yöntemleri

Dr. Dizdar, kanserdeki tedavi yöntemleri ve başarı oranları hakkında ise "Tedavide kullanılan yöntemler bellidir, cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi uygulanır. Ancak hastalığın önlenmesi yönünde bir girişim yoktur. Farkındalık kampanyaları da önleyici değildir. Yeni kullanılmaya başlanan manyetik rezonans görüntüleme gibi yöntemler daha detaylı bilgi vermekle birlikte, saptanan kanserlerin hastalığa dönüşüp dönüşmeyeceği de tartışmalıdır. Başarı oranları açısından ise dünya genelinden bir fark yoktur" açıklamasını yaptı. Meme kanserini önleme konusunda ne gibi tedbirler alınacağı konusunda da değinen Yavuz Dizdar, "Öncelikle beslenme biçiminin değiştirilmesi şart görünmektedir, bu alınabilecek en önemli önlemdir ve hastaları da kapsar. Aşırı tetkik yaptırılması ve erken saptamanın hastalığın seyrine etkisi ise tartışmalıdır. Her erken yakalanan hasta mutlaka iyileşir gibi bir kavram olmadığı üzere, bu yaklaşımdan vaz geçen ülkeler de vardır. Saptanan her tümörün seyri de aynı değildir, aşırı tedavi hastalar için ciddi sorun yaratmaktadır" diye konuştu.

Meme kanserinde risk faktörleri

Kadın cinsiyet ve yaşlanma meme kanseri için en önemli risk faktörleridir. Diğer bilinen risk faktörleri aşağıda belirtilmiştir; İlk doğum yaşı: 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapanlarda, 18 yaş öncesinde ilk doğumunu yapanlara göre risk artmaktadır. Daha önceleri doğum sayısı ile kanser gelişimi arasında ters ilişki olduğu öne sürülmüşse de bu ilişki gösterilememiştir. Yine de hamilelik döneminde östrojen hormonunun daha düşük seviyelerde olması bu koruyucu etkinin ortaya çıkmasını sağlıyor olabilir.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.