Tükenmişlik Sendromu nedir, nasıl önlenir?

Son dönemde sıkça duyduğumuz bir sağlık problemi daha var; Tükenmişlik Sendromu. Yoğun iş hayatı ve stres hepimizin hayatını oldukça olumsuz yönde etkiliyor. En önemli sebep olarak gösterilen bu nedenler dışında Tükenmişlik Sendromunun nedenleri nedir hiç merak ettiniz mi? İşte Tükenmişlik Sendromu nedir, nasıl önlenir, belirtileri nelerdir'in cevapları...

Tükenmişlik Sendromu nedir, nasıl önlenir?

Vücutta aşırı yorgunluk hissi ve mutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösteren bu sağlık sorunu, kişinin iş hayatında olduğu kadar, aile ve eş ile olan ilişkilerinde de çeşitli sıkıntılar yaşamasına neden oluyor.

Ünlü oyuncu Meryem Uzerli'den sonra Ezgi Asaroğlu'nun da bu sendroma yakalndığı haberinin duyulmasıyla Tükenmişlik Sendromu nedir? sorusu sıkça sorulmaya başlandı. 

Takvim'in haberine göre Emsey Hospital’dan Psikiyatr Uzm. Dr. Orhan Karaca, Tükenmişlik Sendromu ile ilgili şu bilgileri verdi; 

Tükenmişlik Sendromu nedir? 

Tükenmişlik Sendromu; iş hayatında aşırı yorgunluk, kronik zorlanma, monotonluk, yeteri kadar istirahat etmeme ve kişinin gösterdiği efora karşı beklediği verimi alamayışı sonrasında ortaya çıkar. Halsizlik, yorgunluk, motivasyon kaybı, isteksizlik, çaresizlik duygusu, tahammülsüzlük, sinirlilik, uyku ve iştah bozukluğu, vücut ağrıları gibi belirtiler sıklıkla görülür. Kişide tükenmişlik hissi yaratan bu durum; iş yaşamı ve kendi ruh sağlığı kadar, sosyal yaşam ve aile hayatı üzerine de olumsuz etki eder. Belli bir meslek grubunun hastalığı değildir, her meslek grubunda görülebilir. 

İş hayatında aşırı rekabetçi ortamın, kişilerin paylaşımlarının ve birbirlerine olan güvenlerinin az olması, adaletsizliğin var olduğu düşüncesi bu sağlık sorununa ortam hazırlar. Kişi yoğun motivasyon ve enerjiyle başladığı bir işte emeğinin karşılığını alamadığını düşündüğünde, tükenme hissi kendini göstermeye başlar. Kişinin, daha çok enerji harcayarak çok büyük değişimler sağlayacağını düşünmesi üzerindeki baskıyı artırır. Kişinin özel yaşamında ve sosyal hayatında, kendini rahatlatacak sosyal aktivite ve etkinliklere yer vermemesi, enerjisinin hızla düşmesine neden olur.
 
Kişisel özellikler belirleyici


Psikiyatr Uzm. Dr. Orhan Karaca’ya göre, Tükenmişlik Sendromu’nda kişisel özellikler, bu sağlık sorunun gelişmesi ve ilerlemesinde belirleyici oluyor. Dr. Orhan Karaca konuyla ilgili görüşlerini şu sözlerle sürdürüyor: 

”Mükemmeliyetçi kişilik yapısı, Tükenmişlik Sendromu’nda önemli bir risk faktörü olmasıyla dikkat çekmektedir. Her şeye yetişmeye çalışmak, işleri mükemmel yapmaya çalışmak, zamanla yarışmak, beklentileri yüksek tutmak, sarf edilen enerjinin beklentilerini karşılayamayacağını düşünmek, hayır diyemediğinden gerek işte gerekse özel yaşamında birçok yükü üstlenmek de tükenme hissinin baskın çıkmasında büyük pay sahibidir. Bu kişilerde mükemmeliyetçiliğin yanı sıra; aşırı özveri gösterme, idealistlik ve yaşadığı zorlukları derinleşmeden çözme becerisinin yetersizliği gibi durumlar da sıklıkla gözlenir.”

Nasıl önlenir?

Mükemmeliyetçi yapı, kişinin kendini telkinle ve dikkatini başka yönlere dağıtarak büyük ölçüde kontrol edebileceği bir kişilik yapısıdır. Kişinin bazen her şeye yetemeyeceğini, her zaman her şeyin yolunda gidemeyebileceğini bilmesi, tükenmişlik duygu durumunu hayatından uzak tutabilmesi açısından büyük fayda sağlayacaktır. Kişilerin yüksek ve ulaşılması güç hedefler yerine daha ulaşılabilir hedefler koymaları, Tükenmişlik Sendromu’nu önleme konusunda önemli bir adımdır. Kişinin yaşadığı sorunda kendi payını değerlendirirken objektif olması, yaşadığı tükenmişlik sürecini aşmasına yardımcı olur.

Kişi kendine zaman ayırmalı

Kişinin kendi durumunun farkına varıp, kendine daha çok zaman ayırması gerekir. Yaşadığı zorlukları sisteme bağlamak ya da sorumlu bireyler aramak, sık rastlanan ve tükenmişliğin şiddetini arttıran durumlardır. Bu nedenle bu düşünce biçimlerinden uzak durulmalıdır. Hayatta iş ve özel yaşam arasında bir denge kurulması, işin gereğinden fazla zaman almamasına dikkat edilmesi gerekir. İş ortamında iletişimin geliştirilmesi, paylaşımların artması, sorumluluğun bölüşülmesi, eskiden keyif alınan etkinliklerin yeniden yapılmaya başlanması ve yeni etkinlikler keşfedilmesi sürecin aşılmasında önemli yer tutar. Ayrıca, bu sorunu yaşayan kişiler bazen yardım almak istemeyecek kadar çaresiz hissedebilirler. Böyle durumlarda, kişinin yakınlarına da önemli sorumluluklar düşer. Kişi, profesyonel yardım almaya ikna edilmelidir. 

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.