Fenerbahçe saldırıyla şike sürecini kapatmak istiyor!

Almanya'da yayınlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi, hafta sonunda Trabzon'da Fenerbahçe otobüsüne gerçekleşen saldırıyı konu edinerek Türk futbolu ile alakalı geniş bir araştırma yazısı yayınladı.

Fenerbahçe saldırıyla şike sürecini kapatmak istiyor!

Almanya'da yayınlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi, hafta sonunda Trabzon'da Fenerbahçe otobüsüne gerçekleşen saldırıyı konu edinerek Türk futbolu ile alakalı geniş bir araştırma yazısı yayınladı. Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki düşmanlığa vurgu yapan gazete ayrıva Fenerbahçe'nin bu saldırı sebebiyle şike probleminden kurtulmaya çalıştığını ima etti.

İşte o yazının tercümesi:

"Otobüs Saldırısı Hakkında Fantezi Teoriler

Cumartesi günü Fenerbahçe, Rize'deki lig maçını net bir skorla 5-1 kazandı. Maçtan sonra büyük dehşet yaşandı. Fenerbahçe futbolcu ve yöneticilerini taşıyan otobüse Trabzon Havalimanı'na giderken yolda silahlı saldırıda bulunuldu, muhtemel taş da atıldı.Otobüsün ön ve yan camına isabet aldı. Şoför yüzünden hafif yaralandı. Olayı soruşturanlar pazar günü olay yerinden 150 metre uzaklıkta el yapımı bir tüfek buldular. Başlangıçta eylemin arkasında kimin veya kimlerin olduğu bilinmiyor.

İşte Türk medyasının ülkenin spor tarihinde  "En Büyük Skandal" olarak nitelediği vakıa bu.

Pazar günü normal planlanmış olarak lig maçları oynandı. Ancak akşama doğru Türkiye Futbol Federasyonu, Fenerbahçe'nin önümüzdeki ilk iki maçı olan lig ve kupa maçlarının iptal etti. Fenerbahçe ise olay aydınlanıncaya kadar oynamak istemiyor.

Pazartesi öğleden sonra ise Türkiye Futbol Federasyonu gelecek hafta oynanacak Süper Lig maçlarının hepsini iptal etti.

Trabzonspor ve Fenerbahçe arasında uzun süreden beri bir düşmanlık var

Skandallarla dolu Türk futbolunun çöküşünün bir türlü sonu gelmiyor.

Olaya karşı reaksiyonlar da bu çöküşe bakmayı gerektiriyor. Gerçi bütün kulüpler, federasyon ve politikacılar olayı resmen kınadılar. Fakat olayın kimler tarafından yapıldığı konusunda bilgi olmamasına rağmen bazı medya kurumlarında ve sosyal medyada üretilen komplo teorilerinden geçilmiyor.

Olay Trabzon'da olduğu için bir çok Fenerbahçe taraftarı Trabzonspor'un radikal taraftarlarını olayın failleri olarak görüyor.

İki kulüp taraftarları arasında uzun süreli bir düşmanlık var. 2010/11 skandal sezonunda Fenerbahçe şampiyonluğu şike yaparak kazanmıştı. Trabzonspor o zaman ikinci olmuştu. Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım bir suç örgütü kurmaktan 6 sene 3 ay hapis cezası almıştı. UEFA Fenerbahçe'yi bütün Avrupa müsabakalarından 2 sene men etmişti.

UEFA'nın bu men cezası Lozan'da bulunan Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi CAS tarafından onanmıştı.

Fenerbahçe'nin İsviçre Federal Mahkemesi'nde bu karara karşı yapmış olduğu itiraz ret edilmişti.

Fakat Türkiye Futbol Federasyonu talimatlarında yaptığı değişiklerle iki büyük kulüp Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ( Türkiye Kupası'nda şike yapmıştı) mecburi küme düşmesini önledi. Bunlar uzun yıllar Beşiktaş başkanlığı yapan Yıldırım Demirören aniden tuhaf bir şekilde Türkiye Futbol Federasyonu başkanı olduktan sonra gerçekleşmişti.

Türkiye Futbol Federasyonu bu güne kadar Fenerbahçe'den 2010/11 yılı şampiyonluk kupasını geri istemedi.

O sezonun ikincisi Trabzonspor 2010/11 senesi şampiyonluk kupasını kendi hakkı olarak talep ediyor.

Bir çok kişi Fenerbahçe otobüsüne saldırıyı bahane göstererek 4 seneden beri tuhaf bir şekilde bitirilen şike skandalını kapatmak istiyor.

Bir kaç gün önce UEFA Başkan Yardımcılığı'ndan emekliye ayrılan Şenez Erzik; UEFA tarafından Türkiye'deki şike skandalı kapandı yönünde açıklamalarda bulundu.

Bundan dolayı Trabzonspor FİFA'nın olaya müdahale edeceğine güveniyor. Pazar günü Trabzonspor'un hukukçularından biri: " Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da haklarımızın mücadelesini aralıksız hukuki zeminde devam edeceğiz. Kimse bizi bu mücadelen geri alıkoyamaz." dedi.

Trabzonspor taraftarları ise saldırı olayını Fenerbahçe'nin kendilerini mağdur gösterme amacı için organize etmiş olabileceği teorisini ortaya atıyor. Futboldaki bu restleşmeler Türkiye iç politikasını da kamplaşmaya itiyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a karşı dava çeşitli hukuki daleveralara göre yeniden tekrar ediliyor. Buna Ocak ayında bir mahkeme karar verdi.

Yıldırım geçen sene yapılan kanun değişikliklerinden yararlanıyor: Bu kanun değişiklikleri bugünün cumhurbaşkanı ve o zamanın başbakanı olan Erdoğan hükümetinin 4 bakanına karşı yolsuzluk davası açılması tehlikesi arifesinde yapılmıştı. Bakanlara karşı soruşturmalardan tartışmalı bir parlamento kararına göre hepten kesin olarak vazgeçildi.

O zamanki Erdoğan hükümeti gibi Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım da kendisini bir komplonun kurbanı olarak sahneliyor. İki taraf da yapılan suçlamaların arkasında Fethullah Gülen hareketinin olduğunu ileri sürüyor.

Bir zamanlar Erdoğan'ın yol arkadaşı Fethullah Gülen Amerika'da yaşıyor ve çoktan beri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile düşmanlar. Sözde, Gülen taraftarları yargı sistemine sızmışlarmış. Geçen aylarda binlerce savcı ve hakimin ya görev yerleri değiştirildi veya işten çıkarıldı. Şike davasını yürüten savcının da görev yeri değiştirildi. Bu otobüs saldırısının arkasında da Gülen'in olduğu yönünde sesler var.

Buna karşılık saldırının arkasında kafası karışık bir failin olabileceği düşüncesi o kadar itibar görmüyor."

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.