Taner Uluğ: Esenyurt'un nüfus planlamasına ihtiyacı var

Taner Uluğ

Taner Uluğ



RÖPORTAJ: Emek Karakaş 04 Mayıs 2015, 09:38

Esenyurt’un hızlı gelişiminin nüfus artışını beraberinde getirdiğini söyleyen CHP’li Meclis Üyesi Taner Uluğ, «Belediye olarak insanların tamamına hizmetlerden yararlandıramıyorsanız o zaman nüfus planlamanızı yapıp ona göre kentteki büyümeyi sağlamanız gerekiyor» dedi.

Röportaj sayfamızın bugünkü konuğu olan Esenyurt Belediye Meclisi'nin CHP'li Üyesi Taner Uluğ ile Esenyurt'u konuştuk. Esenyurt'ki yoğun yapılaşma nedeniyle hızlı bir nüfus artışının yaşandığına dikkat çeken Uluğ, “Esenyurt'ta bizim savunduğumuz tek bir şey var, o da şu şu anda Esenyurt'ta belediyenin yapması gereken tek şey nüfus planlaması olmalı” diye konuştu.

Eğitim, sağlık, ulaşım, altyapı hizmetlerinin nüfusa yeterli gelmediğini söyleyen Uluğ, “Her ne kadar belediye bu eksikleri gidermeye çalışsa da yeterli olamıyor. Esenyurt şu anda kendi imkanlarıyla kavruyan, kendi yatırımlarıyla büyüyen bir yer olup, merkezi hükümetten ve büyükşehirden gerekli katkıyı ve desteği göremeyen bir ilçe durumunda. Eğer bugün siz ikamet ettirebileceğiniz insanların tamamına her anlamda hizmetlerden yararlandıramıyorsanız o zaman nüfus planlamanızı yapıp ona göre kentteki büyümeyi sağlamanız gerekiyor” ifadesini kullandı.

Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu'nun 10 yıllık belediye başkanlığı sürecini değerlendirdiğinizde nasıl bir tablo çıkıyor?
10 yıllık süreci değerlendirmeden önce 2004 öncesine yani Gürbüz Çapan'ın belediye başkanlığı yaptığı 15 yıla bakmak lazım. Çapan burayı bir çamur deryasından, köy halinden bugünkü durumlarına kadar getirdi. O dönemde Esenyurt adını ulusal ve uluslararası söz ettirebilir duruma geldi. Bugünkü şartlarda modern bir kentin yaratılmasında o dönemde görev yapan herkesin emeği, izi var. 2002 yılında 3 Kasım seçimlerinde AK Parti'nin tek başına iktidar olması ve o dönemde üçlü koalisyonun sandığa gömülmesinin ardından 2004'te yerel seçim yapıldı. Doğal olarak Türkiye'de esen AK Parti rüzgarı Esenyurt'ta olduğu gibi yerel yönetimlerde değişime neden oldu.

Esenyurt'ta AK Parti'nin göreve geldiği 2004 yılından sonra gün ve gün, ay ay, yıl yıl yapılanların hepsini değerlendirecek veriler elimizde var. Bunları basınla da paylaştık. O günleri ve 30 Mart seçimlerinin üzerinden geçen 1 yılı harmanlayıp düşündüğümüzde şunları görebiliyoruz. Öncelikle   Esenyurt'ta bizim savunduğumuz tek bir şey var, o da şu şu anda Esenyurt'ta belediyenin yapması gereken tek şey nüfus planlaması olmalı. Bu konuyu stratejik planda da değerlendirdik, hemen hemen tüm meclis toplantılarımızda da bu konuları gündeme getiriyoruz.

Neden ve nasıl bir nüfus planlaması?
Çünkü Esenyurt'ta hızlı yapılaşmaya bağlı olarak imar alanlarının ve yüksek katlı binaların sürekli özel projelerle üretim halinde olması ve bunların ara kesmeden hızlı bir şekilde devam etmesi Esenyurt'ta çok korkunç bir nufüs patlamasını beraberinde getirdi. Bu nüfus patlamasıyla birlikte Esenyurt'ta eğitim, güvenlik, sağlık, ulaşım, trafik, iletişim, altyapı gibi bir çok alanda hizmetin açığa çıkmasına neden oldu. Her ne kadar belediye bu eksikleri gidermeye çalışsa da yeterli olamıyor. Hatta 2014 yılı denetim raporunda yazmış olduğum bir kaç başlık vardı. Bunlardan birisi de şudur; Esenyurt şu anda kendi imkanlarıyla kavrulan, kendi yatırımlarıyla büyüyen bir yer olup, merkezi hükümetten ve büyükşehirden gerekli katkıyı ve desteği göremeyen bir ilçe durumunda. Bu da yerel belediyeyi çok korkunç boyutta sıkıntıya sokuyor.

100 kişiden 5'i Esenyurt'ta

Nasıl bir sıkıntı?
Bugün Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevi nüfus yoğunluğunun olduğu bölgelerde okul yapmaktır. Maalesef ki Esenyurt Belediyesi kendi imkanlarıyla bu sorunu aşmaya çalışıyor. Sağlık Bakanlığı'nın yapması gerekenleri de yine Belediye yapıyor. Esenyurt Üniversitesi diyorsunuz, kendi imkanlarıyla vakıf sistemiyle bu üniversiteyi hayata geçirmeye çalışıyor. Bunda da şuanda başarılı mıdır değil midir, ikinci yılı olduğu için çok net bir şey olduğunu söyleyemiyoruz. Evet dersler var ama merkez hükümetten gerekli olan desteği alamadığı için çok fazla adından söz ettirebilecek bir durumda...

Başka ne türlü sorunlar var?
Esenyurt'ta alt yapıya bakıyoruz, geçmişte yapılan alt yapı hala duruyor. İSKİ ve diğer kurumlar yenileme, tamir, tadilat çalışmasını yapmıyor. Esenyurt'ta şu anda Türkiye nüfusunun yüzde 1'i yaşıyor. İstanbul'un nüfusunu 13 – 14 milyon olarak düşünürsek; ildeki her 100 insandan 5'i Esenyurt'ta. Bunu hesaba kattığımız zaman Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesinden Esenyurt'un aldığı payın yeterli olduğunu göremiyorum. Bu da bir haksızlık, adaletsizlik... Bazı şeyleri körü körüne kalkıp Esenyurt Belediyesi'nin sırtına yüklememek gerekiyor. Ama Esenyurt Belediyesi'nin teknik anlamda yapması gerekenlere baktığımız zaman eğer bugün siz bu bölgede ikamet ettirebileceğiniz insanları tamamen her anlamda hizmetlerden yararlandıramıyorsanız o zaman nüfus planlamanızı yapıp ona göre kentteki büyümeyi sağlamanız gerekiyor. Bugün Esenyurt'ta farklı bir şey oluştu o da; eski Esenyurt, yeni Esenyurt.  Saadetdere Mahallesi, Yenikent Mahallesi, Örnekkent Mahallesi, Merkez Mahallesi, Fatih Mahallesi, İncirtepe Mahallesi'ni kapsayan eski Esenyurt olduğu gibi yani 2004 öncesi gibi duruyor. Fakat şuanda yeni Esenyurt dediğimiz yeni mahallelerde üretilen hizmet çok daha fazla.

Vergiler yeni Esenyurt'a mı harcanıyor?

Çifte standart mı var burada?
Çifte standart diyemiyorum, demiyorum. Çünkü eski Esenyurt'ta şuanda yapılması gereken şey kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülüp özellikle yeşil alan ve sosyal donatı alanlarının oluşturulması. Bunları yapabilmek mümkün müdür? Elbette ilk etapta baktığımız zaman çok fazla mümkün gözükmüyor. Fakat yeni Esenyurt dediğimiz noktalarda özel projelerle yüksek katlı site tipi binalara baktığımızda yeterince yeşil alan, yollar, kaldırımlar, sosyal donatı alanlarının hali hali hazırda mevcut olduğunu görüyoruz. İşte bu zaman da acaba eski Esenyurt'tan toplanan vergiler yeni Esenyurt'a mı harcanıyor gibi bir soru doğal olarak aklımıza getiyor. Burada baktığımız zaman yetkililer bize şu cevabı verebiliyor; sıfırdan bir yeri yaptığınız zaman orada bütün hizmetlerin hepsini yaptırabiliyorsunuz. Ama eski Esenyurt denilen noktada belli başlı hizmetlerin yerine getirilebilmesi için mevcut yapı stok içerisine çok fazla girip hizmet edemiyorsunuz. Yerleşmiş bir sistem var.

Kentsel dönüşüm çalışması gerekiyor yani...
İşte biz de burada kentsel dönüşümün eski yapı stok üzerinde hızlandırılmasını, kolay hale getirilmesini, Esenyurt Belediyesi'nin Esenler'de olduğu gibi pilot bölgeler oluşturup, bu konuyu halka anlatıp, toplulaştırma yapıp; sağlıklı, içerisinde can güvenliğinin olduğu insanların sosyal donatı alanlarıyla, okullarıyla, hastaneleriyle, kreşleriyle tam manasıyla rahat bir şekilde yaşabileceği yaşamsal mekanların oluşturulması konusunda projeler geliştirmesini istiyoruz. Amacımız bu, derdimiz bu...

CHP olarak Meclis'te nasıl bir yol izliyorsunuz?
Biz muhalefet olarak bugüne kadar hep yapıcı olduk. Esenyurt Belediye'sinin elini kolaylaştırıcı sosyal projelerde muhalefet olarak katkı sunduk, destek verdik. Belli başlı konularda yol gösterici olduk. Onların da bu konularla ilgili yaklaşımları güzel oldu. Dinlediler, bunları stratejik plana kadar yerleştirme konusunda bizimle iş birliği yapıp çalışma yaptılar. Bu da takdire şayan bir durumdur. İktidar muhalefet bir arada çalışma noktasında fikir birliği yapıp, bazı projeleri beş yıllık stratejik plana yerleştirmesi elbette burada muhalefetin, meclis üyelerinin, ilçesinin olaya pozitif bakması, bölge insanını dikkate almasından kaynaklanıyor. Asıl hedefimizde o dur. Canla başla Esenyurt halkı için muhalefet olarak hizmet ediyoruz. Hizmet sadece iktidarda olmuyor. Muhalefet olduğunuz zamanda sosyal projelere destek verip, denetleyebildiğiniz zaman bu da halk için bir hizmet oluyor.

Halkımız yaptıklarımızı biliyor

Ancak siz katkı verseniz de yapılanlara 'belediye hizmeti' olarak bakılıyor. Siyasal anlamda bunun CHP'ye bir katkısı oluyor mu? Bu yaptığınız çalışmalarını halka yeterince anlatabiliyor musunuz?
Elbette anlatabiliyoruz. Bugün Esenyurt'ta kronikleşmiş bütün sorunları biz İlçe Başkanlığımız ve meclis üyelerimiz vasıtasıyla tüm katmanlarla paylaşıyoruz. Mesela geçen yıl Ekim ayında kentsel dönüşüm biriminin kurulup hizmete başlaması için öncülük yaptık. Kentsel dönüşümle ilgili yürürlülük ve yasanın ilgili maddelerine dair çalışmaların hepsi ilçede başladı. Bunu Esenyurt'ta iş yapan tüm müteahhitler, kentsel dönüşümden faydalanan hak sahipleri, bina sahipleri gayet iyi bir şekilde biliyor. Sosyal medyayı kullanarak insanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Ayrıca ilçede ne sorun varsa ilçe yönetimimiz, meclis üyelerimizle beraber hemen o noktada hazır oluyoruz. Sorun yaşayanlarla konuşup, meclise taşıyoruz. Konuyla ilgili halka günbegün bilgi veriyoruz.

Geçtiğimiz ay görüşülen denetim komisyonu raporunda ilginç noktalar var mı?
Elbette var. Şöyle bir şey biz elimizdeki bütün ekonomik verileri alıp teknik anlamda veyahutta ekonomik boyutta incelediğimiz zaman iktisas komisyonlarında da bu konularla ilgili tüm itirazı kayıtları düşüyoruz ve muhalefet anlayışımızı mecliste ortaya koyup bunu enine boyuna tartışıyoruz. Ama şöyle bir şey var bugün iktidar veya muhalefet fark etmiyor; tüm belediyelerde belli başlı konuların detayına indiğimiz size kanaat getirebileceğiniz tek bir gerçek söylerim, Türkiye'de kaynak israfının olmadığı bir belediyeye rastlayamazsınız. Kaynak israfının önüne belediyeyi yöneten insanların gelirlerinin durumuna göre yapmış oldukları planlamalarla bunun önüne geçebilir. Kaynak israfının önüne geçildiği zaman şu anda İstanbul'da görmüş olduğunuz hizmetlerin neredeyse yarıya yakınını yine üretebiliriz. Bu çok korkunç büyümedir.

Esenyurt'ta bir gelişme, bir yapılaşma var ama çok yüksek katlı binalara gerek var mıydı?
Yerel seçim çalışmalarında yüksek katlı binalarla ilgili paylaştığımız bir şey vardı; güneşe hasret kaldık. Biz dünyanın, Avrupa'nın terk ettiği sistemleri uyguluyoruz. Yüksek katlı binalarda bunlardan birisi. Batı kentleri artık yatay büyüyor. Bizse dikey büyüyoruz. Bu uygulamanın acısını Avrupa Birliği içerisinde hemen hemen bütün ülkeler hissetti. Betonlaşmanın getirdiği durağanlık özellikle İspanya ekonomisinde darboğaz meydana getirdi. Biz inşaata ve yapılaşmaya karşı değiliz. Bu imalatın ihtiyaç doğrultusunda yapılması gerekiyor.  Arsa üretimini Avrupa'da devletin kendisi yapıyor; örneğin 20 tane proje çiziyor ve inşaat yapacak olana bunlardan birini seç diyor. Bizde ise bazı sokaklarda elinde tapusu olan inşaat sahipleri yolu kapatıyor. Esenyurt'ta da bunun örnekleri var. Biz yerel iradeye masa başında değil yerinde görerek imar uygulamasını tavsiye ediyoruz. Masa başında şehrin estetiğini bozacak bütün uygulamaları farkında olmadan alabilirsiniz. Muhalefetimizi de bunun üzerinden yapıyoruz.

Yüzyılın seçimi olacak

CHP ve HDP'nin seçim bildirgesinde ekonomik vaatlerle ilgili iktidarın 'kaynağı nerden bulacak' eleştirisi gelişti. Sizde bir ekonomistsiniz, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
2002'den beri süreci değerlendirdiğimizde 12 – 13 yıldan sonra ilk kez son 10 gündür muhalefetin gündemi belirlediğini görüyoruz. İlk kez hükümet de muhalefetin seçim beyannamelerine cevap vermeye çalışıyor. CHP'nin önseçim kararı ve bunu başarıyla uygulaması ardından seçim startını verip sokağa inmesi bütün toplum katmanlarında heyecan yarattı. Geçen hafta Genel Başkanımızın açıklamış olduğu seçim beyannamesindeki belli başlı rakamlar tartışılıyor. Bununla ilgili ben çok basit bir şey söylemek istiyorum. CHP dini bayramlarda emekliye iki maaş vereceğini söyledi; toplamda 2000 lira. Bu iktidarın diline pelesenk ettiği, tartıştığı, tartıştırdığı bir konu haline geldi. Bunun ardından iktidar seyyanen emekliye 100 lira zam yaptı. Bunu 12 aya çarparsak 1200 lira yapar. 150 lira yapmış olsaydı CHP'nin bahsettiği 2000 lirayı emekliye vermiş olacaktı. Demek ki kaynak var. Muhalefet lideri 'ben vereceğim' deyince bunlar nerden kaynağı bulup verdiler zammı? Kaynak israfının önüne geçebilirsek para zaten var. Önemli olan parayı doğru ve isabetli bir şekilde harcayabilmek.

Genel seçimlerle ilgili öngörünüz ne?
Ben 7 Haziran seçimlerine yüzyılın seçimi diyorum. 1, 2, 3 puanın çok önemli olacağı, bir siyasi partiyi yıllardan sonra muhalefete indirebilecek, iktidar özlemi çeken partileri iktidara getirebilecek bir seçim olacak. Yapılan son anketlerde AK Parti 40 bandında ve düşme eğiliminde. CHP 27 – 30, MHP 17,5 – 20 bandında. HDP barajda gösteriyorlar. İnsanlarla sürekli temas halindeyim, tabanın görüşleri alıyorum. HDP için ideolojik olarak değil mantıken oy verecek çok insan olacak. HDP ve MHP'deki bu yükselişin AK Parti'den 8 – 9 puan alacağını düşünüyorum. HDP barajı geçer ve AKP yüzde 40 oy alırsa; 220 – 230 milletvekili olacak. HDP 55 – 63 arası, MHP 100, geri kalan 150 civarında milletvekili de CHP'nin olacak. Bu oy oranları ile AK Parti de tek başına iktidarı kuramıyor. 276'yı bulup hükümeti kurmuş olsa bile çok zor bir çizgide olacak. Çünkü hükümetin düşmesi eğer birkaç tane milletvekilinin istifasına bağlı olursa bu hep stres getirecektir. Geçmişte de bunun örnekleri yaşandı.

İhaleler planlı yapılmalı
Herhangi bir biçimde birilerini suçlamak için söylemiyorum. Ancak belediyeler hizmet alımına çıktıkları zaman gelirleriyle giderlerini çok iyi hesaplamalı ve yapacakları hizmeti halkın önceliklerine acil ihtiyaçlarına göre stratejik planlamalarla kısa dönemli ve orta dönemli ve uzun vadeli planlar şeklinde ayarlayıp gelirlerine göre halkın önceliğine göre sıralamalı. Mesela çok basit bir örnek verelim; belediye bir ihaleye çıkıyor. Bir hizmeti satın alıp vatandaşların hizmetine sunacak. Teknik şartnamesini hazırlayıp ihale ilanını verdikten sonra bu hizmeti satmak isteyen insanlar gelip bu ihaleye katılıyor ve biri bu ihaleyi alıyor. 01.01.2015 tarihinde yapılmış bir ihale olsun, ihalenin keşif büyüklüğüne bakıyorsunuz örneğin 1 milyon liralık bir ihale ve 200 günde yapılması gereken bir iş. Yerel idare iyi bir planlama yapmadığı için müteahhitin alacağını zamanında ödeyemiyor. Ödemesini zamanında alamayan müteahhit işi zamanında yapamıyor. İhale zamana dayalı yapılamamasından ötürü keşif artışı ve süre uzatımıyla birlikte ihale rakamı 1 milyon 200 bin liraya çıkıyor. Bu müteahhitin yasal hakkı. Bu işin bir boyutu.... Bir de ulusal boyutu var; bu kişi vergilerini, SSK borçlarını, maaşları veremiyor. Ayrıca vatandaşın hizmetine sunulacak iş de bekliyor. Belediye daha sonra parayı ödese bile 200 günde bitmesi gereken iş bir yılda bitiyor, 1 milyon lirayla bitmesi gereken iş 1 milyon 200 lirayla bitiyor.

İki üniversite bitirdi
1968 Kars doğumluyum. İlk, orta, lise öğrenimimi Kars'ta tamamladım. Daha sonra Akdeniz Üniversitesi'nde turizm eğitimi aldım. Ardından 1990 yılında Uludağ Üniversitesi'nde ekonomi eğitimi aldım. 1994 yılından beri Esenyurt'tayım. İlk diplomalı mali müşavir olarak ofisi ben açtım. Tabi ki o süreçten beridir bölgede olan sivil toplum ve akademik kuruluşlardaki çalışmalarımız devam ediyor. 1999, 18 Nisan seçimleri öncesinde Cumhuriyet Halk Partisi'nde gençlik kolları başkanlığı yaptım. Ardından 2000'li yıllarda çalışmalarımız devam etti. 2002 yılında 3 Kasım seçimlerinden sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nde toplu olarak ayrılmak zorunda kaldık, daha doğrusu ihraç edildik. 2004'ten beridir aktif olarak hala Esenyurt'ta tüm siyasal, sosyal ve akademik çalışmalarda devam ediyorum. Tekrar CHP'ye üye oldum 30 Mart 2014 genel yerel seçimlerinde Esenyurt Belediyesi'nden CHP'den meclis üyesi seçildim.

KELİME OYUNU
Aile: Dünyanın en kutsal kurumu
Çocuk: Aydınlık geleceğimiz
İstanbul: Birilerinin sevdası ama birileri de kurtulmak istiyor
Türkiye: Dünya coğrafyasının gözbebeği
Dostluk: Paha biçilmez
Geçmiş: Hep yüzleşmek lazım
Bugün: Boş geçirmeden doğru kullanmak lazım
Gelecek: Emin adımlarla yürümek gerek
Siyaset: Ciddi bir yalan söyleme sanatı
Muhalefet: Pozitif ve sevecen şekilde kendini topluma kabul ettirmesi gerek
İktidar: Halk için yapılmalı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.