Toplumsal Yüzleşme


Yavuz Erensoy

Yavuz Erensoy

30 Kasım 2016, 21:31

2015 yılında yönetmen Tom McCarthy'e Oscar kazandıran Spotlight filminin konusu bu toplumsal tedavi yöntemi ile alakalı. 
Filmi izleyenler takip etmiştir. ABD toplumunun bir önemli sorununa basın kanalıyla parmak basılıp , hastalığın masaya yatırılması sağlanıyor. 
Hollywood sinemasının başarılı aktörleri Mark Ruffalo, Michael Keaton, Rachel McAdams, Liev Schreiber, Stanley Tucci  ve daha birçoğu konunun beyaz perdeye aktarılıp izlenilmesinde takip edilmesinde iyi ve oldukça başarılı bir performans ortaya koydukları içinde film Oscar ödülüne layık bulunmuş. 
Zaten gerçek bir hikayeye dayanan kitabı da Pulitzer ödülünü almış. 
Elbette bir film ile konuyu yakalayıp çözüp toplumu selamete ulaştırmış değiller. Fakat ortaya konan cesareti , ortaya dökülecek kirli çamaşırları , bunun  zayıf ve güçsüz mağdurları yanında, hem politik hem maddi hem geleneksel ve kutsal taraflarını gösterebilmeleri her türlü övgünün üzerinde ve hepsinden önemli. 
Böyle yada benzer bir konunun ülkemizde konuşulması bile abes hatta çok mümkün değil gibi.  Bizi bırakın dünyanın pek çok ülkesinde bile filmin konusunda ki hadiseleri değerlendirmek bile imkansız. 
Batı medeniyetini yükselten , çoğaltan , dünyaya ve milletlere hükmetmesini sağlayan unsurlardan birisi de bu bence. 
Toplumsal hastalıkları ile korkmadan utanmadan çekinmeden neye yada kime mal olacağını düşünmeden hesap etmeden yüzleşebilmek. 
Tabi öncelikle hastalığı teşhis edebilmemiz ve bunun içinde dürüst olmanız gerekiyor.
Kendinize ve topluma karşı dürüst olacaksınız. Bu bugün için bizim toplumda pek mümkün görünmüyor. Yalanın iki cümleden biri olduğu bir toplumda alaya alınan dalga geçilen saflık aptallıkla bir tutulup değerlendirilen bir düzen de dürüstlükten bahsetmek komik ve belki de gereksiz (!) gelebilir. 
Herkesin birbirini aldatmaya kandırmaya çalıştığı şark kurnazı Ortadoğu vari bir görüntü veren bir kısım halkımızla dürüstlük konuşmak bile zor bir hale geliyor giderek. 
Şüphesiz batılılar toplumsal hastalıkları ile yüzleşerek ilerlerken bunu, korkmadan filmini bile çekerken çok güvenip inandıkları adalet ve hukuk sistemlerine borçlular. 
Haklı ile haksızın , suçlu ile suçsuzun , namuslu ile namussuzun belli olduğu hak edenin cezasını çektiği , mağdurun zayıfın kollandığı bir hukuk sistemi kur(a)madan toplumsal hastalıklarımızla asla yüzleşemeyiz.  
Bu hastalıklarda bizi tüketmeye çürütmeye ve sonunda yok etmeye muvaffak olur. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.