Türkiye büyük yol katetti

Halil İbrahim Türkgenç

Halil İbrahim Türkgenç



RÖPORTAJ: Ekrem Hacıhasanoğlu 01 Mart 2016, 07:21

Takı söktörünün devi Euromoda ve Prenses Bijuteri firmalarının Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Türkgenç, Türkiye ve bölge siyasetini değerlendirdi. Terör üzerinden Türkiye’ye tuzak kurulmaya çalışıldığını belirten Türkgenç, 10-15 yıl öncesine göre ülkenin büyük yol kat ettiğini savundu

Beylikdüzü'nün tanınmış iş adamı ve siyasetçilerinden Halil İbrahim Türkgenç ile hem İstanbul hem de ilçe siyasetini konuştuk. Son dönemde artan terör olayları üzerinden emperyalizme dikkat çeken, yaşanılan sıkıntıların birlik ve beraberlik içinde çözülebileceğini dile getiren Türkgenç Türkiye'nin önünün kesilmeye çalışıldığını belirtti. 2014 yılında yönetimi el değiştiren Beylikdüzü Belediyesi'nin çalışmalarını da yeterli bulmadığını sözlerine ekleyen Türkgenç, çok tartışılan logo değişikliğini işgüzarlık olarak yorumladı. Türkgenç ilçenin diğer bir tartışma konusu hasılat paylaşım sistemi ile satılan Kavaklı'daki arazi için ise, “Beylikdüzüne katma değer sağlayacak” yorumunu yaptı.

Türkiye'de son dönemde bir kaos ortamı var. Bunun bir örneği de Ankara'da yaşandı. Bu durum işadamlarını nasıl etkiledi? 
Türkiye'nin üstünde büyük oyunlar oynanıyor. Muhalefet dahil herkesin bunu görmesi lazım. 'Biz herşeye muhalifiz' anlayışının bitmesi lazım. Türkiye'de büyük bir terör yaşanıyor hala muhalefetten bazı kişiler bunun hükümetle bağlantısını kurmaya çalışıyor. Hükümeti nasıl köşeye sıkıştırıp, vatandaşın gözünde düşürürüz, bunun hesabını yapıyorlar. Terör olaylarında sağcı solcu herkesin birleşmesi lazım. Türkiye Cumhuriyeti teröre karşı tek yumruk olmadan bu işlerin altından kalkamaz. Belli ki terör olaylarını organize eden bir taşeron var. Taşeron örgütü kullanan bir güç var ve bunu artık görmemiz lazım. 100 sene önce Osmanlı'yı parçalayan, içerdeki kargaşayı çıkartanlar. Aynı senaryo devam ediyor. Malesef bizdeki bir kısım maşalar bunlardan ders almıyor.

Bir işadamı olarak bu karışıklık sizi nasıl etkiliyor?
Piyasalar mahvolmuş durumda. Cirolar yarı yarıya düştü. Seçim dönemlerinde duraklamalar oldu. İkinci seçimden sonra piyasalar tam toparlanmaya başlamışken terör olayları azdı. Gidişat çok kötü. Bu durumdan toparlanmak için birlik beraberlik lazım.

Sultanahmet patlamasından sonra Ankara'daki patlama yaşandı. Her an bir şeylerle karşılaşma ihtimalimiz var. Siz bir işadamı olarak toplumda tedirginlik hissediyor musunuz?
Güçlü bir hükümet olduğu için insanlar kendilerini güvende hissediyor. Ancak ortamı bozmak için her türlü oyunları oynuyorlar. Onların zaten hedefi bu. Türkiye'nin ekonomisini, siyasi istikrarını, kalkınmasını bozmak. Türkiye 10-15 sene öncesine bakıldığından büyük bir yol kat etti. Dışardaki emperyalist güçler bizi yok etmek için ellerinden geleni yapıyor. Tek hedefleri Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınmasını durdurmak. Eskiden Amerika Avrupa'nın karşısında el pençe duruyorlardı. Şimdi onların karşısında el pençe durmayan bir iktidar var. Ya onlarla birlikte olacaksın ya da karşılarında duracaksın. Karşılarında durunca ise terörle tuzak kuruyorlar.

Türkiye'de ki kutuplaşmanın önüne geçilmesi için ne yapılabilir? Bu birlik ve beraberlik için hükümetin yapması gerekenler yok mu?
Recep Tayyip Erdoğan'a söyleyecek bir şey bulamayınca 'diktatör' diyorlar. 3-5 sene öncesinde kadar Avrupa Türkiye'nin gelişmesini takdir ediyordu. Ama ne zaman Tayyip Erdoğan 'one munute' deyip İsrail'e ve dünyaya kafa tutmaya başladı, sinyal Batı'ya gitti. Tavırları değişti.

Türkiye bu baskının altından sıyrılabilecek mi?
Elbette. Türkiye güçlü bir ülke.

Biraz yerele dönersek; 2014 Mart ayındaki yerel seçimde İstanbul'da 39 ilçe arasında AK Parti sadece Beylikdüzü'nde kaybetti. Siz 2014 yerel seçimler sonrasını ve Beylikdüzü'nde yaşanan iktidar değişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabiki bunun birçok sebebi var. Birincisi bu seçime muhalefet iyi hazırlandı. Sayın Ekrem İmamoğlu İlçe Başkanı olduğu günden itibaren Belediye Başkanlığı'na dair yatırım yaptı. Ev ev, esnaf esnaf dolaşarak bu seçime hazırlandı. Ancak bir tarafın kazanması için diğer tarafın eksik işler yapması lazım. AK Parti'de bu arada eksik çalışmalar yaptı. Yusuf Uzun başarılı işler yapmasına rağmen, kendisini iyi tanıtamadı. Sonuç olarak bu durum seçimlere yansıdı. Beylikdüzü'ndeki MHP unsurunu da göz ardı etmemek lazım. MHP'nin oyları CHP'ye kaydı.

Yaşanan bu iktidar değişikliği bakımından bir işadamı olarak eski-yeni karşılaştırmasını nasıl yaparsınız?
Benim açımdan büyük bir değişikliği yok. İlçe açısından ise yeni yeni yönetimin ilçeye müspet bir katkısının olduğunu düşünmüyorum. Çünkü, Beylikdüzü'ne önemli yatırımlar hükümet ve Büyükşehir Belediye'sinin katkılarıyla olmuş durumda. Yerel ilçe belediyesinin büyükşehir ve hükümetle koordineli çalıştığını düşünmüyorum.

Beylikdüzü'nün çözülmesi gereken en büyük sorunu nedir? 
Beylikdüzü'nde yapılması gereken en az 5-6 iş var. Birincisi, Beylikdüzü'yle şehir merkezi arasında metro bağlantısı yok. Metrobüs geçici bir çözüm yarattı ancak birkaç sene sonra metrobüs burdaki trafiğe yetmeyecek. Metronun hızlı bir şekilde Beylikdüzü'ne gelmesi lazım. Biz uzunca sahili olan  bir ilçeyiz. Beylikdüzü deniz ulaşımından zerre kadar faydalanmıyor. Ulaşım birinci derecede önemli. Eğitim hala Beylikdüzü'nde önemli bir sıkıntı. Beylikdüzü'nde bir devlet üniversitesi veya özel üniversite yok. Beylikdüzü ve etrafı devamlı göç alıyor. Fakat eğitime bu paralelde yatırım yapılmıyor. Sağlık sektörüne gelirsek, burdan Avcılar'a kadar hastane yok. Özel hastanelerde de insanlar sıkıntı çekiyor. Vatandaşlar kuyrukta.

Büyükçekmece Beykent'te yapımına devam eden hastane var. Eğitim ve araştırma hastanesi olarak başlayan Beykent'teki hastaneyi bu statüsünden çıkarmışlar. Sorunlara bakarsak hükümet hangi noktada? Hükümetin gözardı ettiği durumlar var mı?
Hükümetinde katkısı olması lazım. Yerel belediyenin talepte bulunması lazım. Mesela Yusuf Uzun'un çabası olmasaydı Beylikdüzü'nde şu an metrobüs de olmayacaktı. Yusuf Uzun ile birlikte 10 kişi Kadir Topbaş'a gittik durumu anlattık. Beylikdüzü'nde ulaşım büyük handikaptı.

Aynı parti olunca işler daha mı kolay yürüyor? Yani CHP'den bir isim bir talepte bulunduğunda bu gözardı edilip isteklerin yapılmaması durumu Beylikdüzü'nde var mı?
Sebepler arasına Ekrem İmamoğlu'nun başarısızlığını da, Büyükşehir'in tavrını da göz önünde bulundurmak gerekir. Sonuçta Büyükşehir sinyal veriyor. İyi hizmet almak istiyorsan orada benim partimi iktidar yapacaksın der. Hüseyin Turan zamanında Silivri'ye çok büyük yatırımlar oldu. Seçimi kaybedince o heyecan kalmadı. Ama Büyükşehir Belediyesi yine o bölgeyi gözardı etmedi. Ama ister istemez, araya özel ilişkiler grince ve aynı partiden olunca taleplere daha hızlı cevap alınabiliyor.

Sizde daha önce Belediye Meclis üyeliği yaptınız ve sizin zamanınızda kullanılan bir logo vardı. Ekrem İmamoğlu Belediye Başkanı seçildikten sonra bir logo yarışması açtı. Ve şu an da mahkemelik olan kırlangıç logosu kabul edildi. Logonun bu kadar tartışılması sizce abartı mı?
Bence gereksizdi. Ancak bu logonun değişmesi işgüzarlıktan başka bir şey değildi. Tüm işler bitti de logoyu değiştirmek mi kaldı? Geçmişi karalamaktan ne çıkar? 200-300 kişiyi işten çıkarıyorsun, sonra da logoyu değiştiriyorsun. Gelgelelim logo değişti. Bunun üstünde bu kadar durmaya gerek yok. Eğer muhalefet yapılacaksa daha ciddi konularda muhalefet yapılmalı.

AK Parti kurulduğundan beri birçok ilçede iktidar. AK Parti muhalefeti beceremiyor mu?
Evet AK Parti iyi muhalefet yapamıyor. Beylikdüzü AK Parti'nin muhalefetini gözlemliyorum. Belediyeyi köşeye sıkıştıracak hamleler yapamıyor. Etkili muhalefet örneği sergileyemiyor.

AK Parti ilçe yönetimi değişikliğini nasıl buluyorsunuz?
Bana göre olması gereken bir şeydi. İnşallah yeni gelen arkadaşımız etkili bir muhalefet örneği gösterecek. AK Parti'nin iktidar olduğu yerlerdeki muhalefet örneğine bakıyorum, onlar daha hırslı, daha iddialı daha sonuç alıcı hamleler yapıyorlar. AK Parti'de şu an bunu göremiyorum.

Kavaklı'daki 92 dönüm arazi hasılat paylaşım sistemiyle satıldı. Bu konuyla ilgili bir şey söylemek istermisiniz?
Siyasetçilerin gerçekççi olması lazım. CHP muhalefeti AK Parti döneminde övünüyordu. Bir karış yer sattırmadık diye. İktidar oldukları anda ilk iş olarak bu yerleri hemen paraya çevirme hesapları yaptılar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? Sen bir karış yer sattırmadık diye övünürken şimdi 100 dönümü bir çırpıda satıyorsun. Ancak, olan oldu. Binalar yükselmeye başladı. Bana sorarsanız Beylikdüzü'ne katma değer sağlayacak bir proje.

Vira İstanbul projesi Beylikdüzü için gerekli mi?
Sonuçta orda koskoca arazi var. Oranın ekonomiye kazandırılması lazım.

Bir inşaatçı da olarak bu arazi Beylikdüzü için daha uygun şartlarda satılabilir miydi?
O konuda çok fazla bilgim yok. Ama ben bu projenin ekonomiye kazandırılmasında fayda görüyorum.

Aktif siyasette tekrar yer almayı düşünüyor musunuz?
Hayır. Ben artık siyaseti bıraktım. Zaten profesyonel bir siyasetçi de değildim. Ben bir iş adamıyım. İşlerim zaten çok yoğun, 300 çalışanım var. İstesem bile siyaset yapamam. Zaten ben siyaseti çok sevmiyorum. Ben siyaseti bir hizmet olarak görüyorum ve biraz faydam ve hizmetim olursa o şekilde siyasetinden ucundan tutuyorum.

Yerel anlamda 2019'da bir iktidar değişimi olur mu?
İlla ki olacak. 2019'da Beylikdüzü tekrar AK Parti'ye geçecek. Son genel seçimlerde AK Parti bildiğim kadarıyla %53 gibi bir oranyla birinci parti. Yanlış bir aday olmadığı takdirde AK Parti iktidar olur. AK Parti adayının da Karadenizli olması lazım ki bir denge olsun.

Beylikdüzü Karadenizliler Derneği'nde de başkan olarak siyasette memleket tartışması ne kadar doğru? Aynı memleketten olan insanlar o partiye mi kayacak?
Beylikdüzü'nde şu an CHP'li ve Trabzon'lu bir başkan var. Seçimde bu Karadeniz oylarını alabilecek güçlü bir adaya ihtiyaç var. Normalde memleketçilik yok fakat Beylikdüzü'ne has bir gerçek var oratada. Büyükçekmece'de de Trabzonlu  ya da Trakyalı bir aday lazım.

Beylikdüzü Karadenizliler Derneği'nden (BEYKARDER) bahsedelim. Kurucusu olarak ciddi çalışmalarınız var...
BEYKARDER daha etkili ve toparlayıcı olmalı. Çeşitli sebeplerden dolayı oraya yeteri kadar zaman ayıramıyoruz. Hemşerilerimizin biraraya gelip tanışıp, kaynaşması açısından aklımızdaki misyonu hayata geçirmemiz lazım. Bunların yanında fahri üyelerimizin de Beylikdüzü'nde ki insanlarla kaynaşmasını istiyoruz. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça sever. Bunun için bu tür toplantıları yapmaya çalışıyoruz. Bu bakımdan son toplantılmız bağımlılıkla alakalı oldu. Kaymakamımız da bu konuya önem veriyor. Biz de üyelerimizi bilgilendirmek amacıyla bu konuyu bikaç kez işledik. İşlemeye de devam edeceğiz. Terörden dolayı moral motivasyon düşüklüğü var ve etkinliklerimize ihtimam gösteremedik. Bizim toplantılarımızda kemençe ve Karadeniz müziği de oluyor. Son birkaç toplantımızı kemençesiz yaptık. Ülkemiz için herşeyin hayırlısını diliyorum.

Kadınlar bizi takip ediyor biz de onları
Euromoda Prenses Büjuteri firmalarının Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Türkgenç takı sektörü ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Türkgenç, takı işinin bir moda akımı olduğunu, kadınların sektörü, sektörün ise kadınları tamamladığını söyledi.

Kadınların kozmetik ve takıdan asla vazgeçmeyeceği ve bu sektörün bu yüzden ölmeyeceği söylenir. Bu sektörün geleceği olduğu ve hiç bitmeyeceği için mi bu sektöre girdiniz?
Bu sektöre kendi isteğimle girmedim. Aileden gelen bir iş. Amcam Mikdat Türkgenç, bu işi yapanların ilklerindendi. Ben daha bu işe başlamadan o İstanbul'da bu işi yapıyordu. Ben de İstanbul'a gelince onunla beraber çaışmaya başladım ve süreç içinde kendi markamı oluşturdum. Bu sektörden olmaktan da mutluyum. Zevkli bir iş olmasının yanı sıra zor bir iştir. Güncel bir meslek. Sürekli sezonu ve modayı takip etmeniz lazım. 3  franchise bayimiz dışında tüm mağazalar bize ait. Rekabet olmaması açısından, bayilikleri olmadığımız illere vermeye çalışıyoruz. İstanbul'da 20 şubemiz var. Bazen belli indirimlere giriyoruz. franchising bunlara ayak uyduramayabiliyor. Onun için mümkün olduğunca faaliyette olmadığımız illere vermeye gayret gösteriyoruz. Ankara'da 5, İzmir'de 5, Antalya'da 4 mağazamız var.

Kadınlar mı sizin ürettiklerinize yön veriyor yoksa siz mi kadınların ne takacağına yön veriyorsunuz?
Aslında birbirimizi tamamlıyoruz. Takı işi bir moda akımı. Bu akım olduğu zaman herkes aynı anda etkileniyor. Tabi müşteri de bu akımın etkisinde olduğu için ona göre taleplerde bulunuyor. Belli dönemlerde farklı ürünler moda oluyor. Dolayısıyla biz kadınların eksiklerini görüp tamamlıyoruz. Onlarda bizlerden görüp aldıkları takılarla kendi eksiklerini tamamlıyorlar.

Peki, sizce önümüzdeki yazın modası ne olacak?
Yaz modasıyla ilgili elimizde net veriler yok, ancak biz renkli ve pastel ürünleri kombine ediyoruz. Şu anki akım bu şekilde.

Türk kadınlarında altın merakı vardır. Takı firmaları son senelerde altın renkli takılarla bu merakı giderdi mi?
Son dönemlerde klasik takıdan insanlar kaçar oldu. Kadınlar otantik, ahşap gibi değişik takılara yöneldiler. Dört dörtlük bir ürünün bile klasik olmasından dolayı alınmadığını görüyoruz. Ama püsküllü veya derili takılar vatandaşın ilgisini çekiyor. Takı konusunda öngörü çok değişti. Bijuteriye taklit mücevher söylemi de geride kaldı.

Peki sizin kadınların önceliği nedir veya ilgi nereye gidiyor gibi gelişmeleri takip eden bir ekibiniz var mı? 
Bize öncelikle mağazalardan her ay rapor geliyor. Müşteri ne tür mallar soruyor, ne tür talepleri var bunları takip ediyoruz. İkincisi, özellikle sezon başlarında yabancı ve yerli moda dergilerinin sezonla alakalı gelişmelerinden de ilham alıyoruz.

Sektör olarak bakıldığında bir sanayi oluşmuş durumda mı? Sizin bu noktada sıkıntılarınız var mı?
Türkiye'de gerçekten imalat yapmak çok zorlaştı. Maliyetler çok yüksek. Bunun içine elektrik, hammadde, işçi giderleri hepsi giriyor. Mesela asgari ücret bin 300 TL oldu. Ortada arz-talepte bir sıkıntı oluştu. Eski asgari ücrette çalışmak isteyen birçok insan varken şimdi bu rakam bin 300 TL. İşsizlik daha çok artacak. İşveren çalışanı işten çıkarmak zorunda kalacak. Asgari ücreti arz-talep dengesine göre düzenlemek lazım. Bin 300'den fazla maaş vereceğin çalışan da olabilir. Sistemi buna göre düzenlemek lazım. Sektörün ise en önemli sorunu maaliyetlerin yüksek olması. Sektörün birarada olup, strateji geliştirememesi gibi sorunlar da var. Bizim sektör çok yoğun bir sektör değil çünkü daha çok ithale yönelik bir pazar.  İmalatçının da bir şekilde korunup desteklenmesini isteriz.

Takı sektörünün lideriyiz
Aslen Trabzon'luyum. 45 seneden beri İstanbul'da yaşıyorum. 40 senedir de ticaretin içindeyim. Euromoda Prenses Büjuteri firmalarının yönetim kurulu başkanıyım. Ticaretimiz öncelikle takı firmalarının yoğunluğuyla devam ediyor. Büjiteri işinin imalatçılığını, toptancılığını, perakendeciliğini yapıyorız. Türkiye genelinde 70 mağazamız var. Takı sektöründe lider konumundayız. Daha çok AVM'lerde olmak üzere mağazalarımız faaliyet göstermektedir. %90'ı AVM'lerde geri kalanı cadde mağazacılığı şeklinde sürüyor. Ayrıca inşaat işleri ile uğraşıyorum.  Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı döneminde 5 sene Beylikdüzü Belediyesi'nde meclis üyeliği yaptım. Yusuf Uzun döneminde de 4 sene Beylikdüzü Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürüttüm. Meclis üyeliği döneminde sporla da yakından alakadar oldum. Beylikdüzü Spor Kulübü ikinci başkanlığını yaptım. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.