Türkiye’de kent konseyleri yerel gündem


Utku Kızıltan

Utku Kızıltan

24 Kasım 2016, 21:42

Taksim’de 2000’li yılların başında STK’ların devletle beraber yaptığı çok önemli çalışmalar olan Rio+10 hazırlıklarından buyana görmediğim arkadaşıma rastladım. Oturduk çay içip sohbet ettik konumuz kent konseyleri idi. Nedir Kent Konseyleri: 1992 yılında Birleşmiş Milletler “Yeryüzü Zirvesi”nde dünyamız için “Sürdürülebilir Kalkınma” hedefinin konulmasından ve bu hedefe erişmek için “Yerel Gündem 21” adıyla eylem planlarının benimsenmesinden bu yana yaklaşık 25 yıl geçti. 1992 yılında Rio’da alınan kararların uygulanmasına Türkiye ancak 1997 yılında başlayabildi. 2000’li yıllara gelindiğinde proje çerçevesinden çıkarak “Türkiye Yerel Gündem 21 Programı”na dönüştürüldü. Bu program, kamu kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ile bir yerel yönetim modeline dönüştü. 

2002 yılında
1997-1998’lerde Urfa Harran’a kadar kent konseyleri kurulmuştu. Halen Çanakkale gibi, Bursa Nilüfer gibi çok güzel örnekler oluştu. Birçoğu hala çalışıyor. Ama birçok yerde de ortakların birbirinden kopması, bazı kişilerin bu güzel şekilden yararlanma düşünceleri, Kent Konseyleri’nin amaçlarından işlevlerinden uzaklaştırdı. Bu öne çıkma, isteklerini yaptırmak için kent konseylerini kullanma her tarafa zararlar vermiştir. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün son derece isabetle ifade ve işaret ettiği üzere “Dünyanın herhangi bir yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne” dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Hadiseye ne kadar uzak olursa olsun bu esastan şaşmamak gerekir. Beşeriyetin hepsini bir vücut ve her milleti, bunun bir uzvu saymak gerekir. Bir vücudun parmağının ucundaki acıdan, bütün vücut müteessir olur.” Onun için hangi siyasi görüşe yakınlıkduyarsak duyalım, hangi ülkeye ait olursak olalım, kendimizi nereye ve kime ait ve bağlı hissedersek hissedelim, ortak paydamız olan insan ve dünyalı olarak birbirimize dün olduğundan daha çok muhtaç olduğumuzu unutmayalım. 

Maalesef bu Türkiye’de var. Küçücük bir dernek başkanı bile derneği merdiven yapıp bir yere gelmek arzusunda. Hangi pozisyonda, hangi statüde olursak olalım önce insan, önce vatan diyelim. Onun için aynı şemsiye altında faaliyet gösteren kadın, çocuk, gençli yaşlı ve engellilerin temsil edildiği platformları, mahalle temsilcilerini içine alan bu kent konseyli yönetişim sistemlerini çalışmaz hale getirmeyelim. Gerçi Çekmece’mizde kurulmadı ama kurulsa da istenen şekilde çalışabileceğinden şüphelerim var. Sağlıklı kalmanız dileklerimle. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.