Verin plakayı bırakalım sigarayı!

Hamza Öztürk

Hamza Öztürk



RÖPORTAJ: Nihal Altıngövde 24 Haziran 2015, 07:44

“Verin plakayı, bırakalım sigarayı” pankartı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen ve plaka tahdidi konusunda Cumhurbaşkanından söz alan servis şoförleri İBB’nin servis plakaları için yaptığı çalışmanın sonucunu bekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile İBB’nin teknik şartname hazırladığını belirten Oda Başkanı Hamza Öztürk, bütün servisçilerin adil bir uygulama beklediğini ifade etti.

İstanbul Umumu Servis Aracı İşletmeciler Esnaf Odası Başkanı Hamza Öztürk servisçi esnafının sorunlarını gazetemize anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan servis araçları için plaka tahdit sözü aldıklarını belirten Öztürk, "Bugün yapılacak bir yanlış ileride telafisi olmayacak sıkıntılara yol açabilir onun için bekliyoruz yarın öbür gün mahkeme konusu olmayacak, insanları mağdur etmeyecek, sıkıntılı bir durum olmasın diye bir uğraş var" dedi. Konunun takipçisi olduklarını belirten Öztürk, servisçilerin sabırlı olması gerektiğini ifade etti.

Öncelikle sizi tanıyalım, ne kadar süredir İstanbul Umum Servis Aracı İşletmeciler Esnaf Odası Başkanlığı yapıyorsunuz?
2010 yılından itibaren İstanbul Umum Servis Araçları Esnaf Odası Başkanlığını yapıyorum. Bu yıl altıncı yılımıza girdik. 28 senedir servis işi yapıyorum. Birebir serviscilikle uğraştım. Bizim sektörümüzde yönetici olmak için mutlaka sektörün içinde olmak zorundasınız. Aksi taktirde yönetici olma şansınız yok. Bu nedenle ben de aktif olarak serviscilik yapan biriyim.

Uzun süredir ''plaka tahdidi'' yani ticari araçlarda olduğu gibi servis plakalarının sınırlandırılması talebinde bulunuyorsunuz. Şu anda ne aşamadasınız... 
Şimdi size göstereceğim bu belge serviscilerin plaka tahdit olayının yeni bir karar olmadığını gösteriyor. Yani serviscilerin 1995 yılından beri plakalarla ilgili çalışmaları vardır. Kimi zaman derdimizi anlatamadık, kimi zaman hukuki engeller çıktı karşımıza. Velhasıl bugüne kadar geldik. Biz belediye ile veya bizden yüksek bir makamla sıkıntıları konuşmaya başladığımız zaman birinci maddemiz hep plaka konusuydu. Yolda, evrakta, okulda yaşadığımız tüm sıkıntılar bir tarafa hep bir numaralı sorunumuz plakaydı yani.

Neden plaka bu kadar öncelikliydi?
Çünkü Türkiye genelinde aşağı yukarı 27 ilde plaka tahditi uygulanıyor şu anda. 13 tane ilde de tahsis var. Yani kesinlikle küçümsemek için söylemiyorum ama daha yeni vilayet olması sebebiyle Bayburt'ta plaka tahditi var, Yalova'da tahsis var, İstanbul'da hiçbir şey yok. Bu biraz düşündürüyor insanı.

İETT'nin iki katı taşıma yapıyoruz

Sizce neden uygulamada bu kadar yavaş davranılıyor?
Aslında Büyükşehir Belediyemizin düşüncesi şu, İstanbul çok büyük bir metropol ve çok hızlı bir şekilde çağın getirdiği yeniliklerden istifade etme noktasında gelişiyor. Metro, metrobüs, raylı sistemler, daha hızlı ulaşım İstanbul trafiğini rahatlatmak için toplu ulaşımı teşvik etmek. Gerçi bizde toplu ulaşımın bir parçasıyız ama dediğim gibi her yerde bu metro metrobüs veya bu raylı sistem olmuyor, Marmaray olmuyor. Onun için bazı yerlerde bize ciddi manada ihtiyaç var. Küçük bir örnek vereyim size İETT'nin günlük taşıdığı kişi sayısının neredeyse iki mislini biz taşıyoruz. Okul, personel, müşteri servisi, hasta servisi gibi belediyenin yükünü yaptığımız işin karşılığını almak kaydıyla ciddi manada hafifletiyoruz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan plaka tahdit sözü alındı ve hatta o anda Erdoğan Kadir Topbaş'a talimat verdi. İBB bu konuda çalışıyor. Peki muhtemelen bu çalışma ne zamana kadar sürecek, ne zaman neticelenecek?
Belediye ilk önce bir teknik şartname hazırlıyor. Bugün belediyeye gittim, yeni bir gelişme var mı diye. Şu anda teknik şartname hazırlanıyor, muhtemelen bu konuda bir alt komisyon oluşturulmasına karar verilecek.  Yani belediye bir takım şeyleri ister fakat, sektör çalışanlarının pek hoşuna gitmeyebilir onların vereceği kararlar. Yarın öbür gün böyle tatsızlıklar yaşanmaması için alt komisyon kurar belediye. Taraflar anlaşsın diye. Şimdi işte alt komisyon hazırlığı var. Servis araçlarının plaka tahdit konusu görüşülmek aksaklıklar yaşanmaması için gerekli çalışmayı yapmaya bir alt komisyon oluşturma kararı alınacaktır.

Bu karar için bir çok soru işareti var. Hangi tarihten itibaren geçerli olacak örneğin?
Bana sorsalar ben en azından İstanbul'da iki yıl ikamet etme şartını ararım. Bunun sebebini şöyle anlatayım; 11 Mayıs 2013'te ve 3 Mart 2014'te iki tane büyük eylem yaptık İstanbul'da. Bu eylemlerimizden hemen sonra odamızın üye sayısı binlerle ifade edilecek şekilde arttı. İnsanlar artı buradan bir şey olacak biz de bir araba alalım plaka sahibi olalım diye düşündüler. Böyle kolay para kazanmanın peşinde koşanların önünü kesmek için plaka tahdidini talep ettim. Tedbir olarak da 25 Mayıs 2015'te Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamadan sonra sektöre girenlere kesinlikle belge vermiyoruz şu an. Bence bir milat olmalıydı bir yerden.

Parası olan servis işi yapamayacak mı diyorsunuz?
Benim param olacak, kasap açacağım, manav açacağım servisci olamıyacağım diye eleştiriler geliyor. Servisci de olamayacaksınız, gazete de açamıyorsunuz, televizyonda kuramıyorsunuz. Lisans hakkını almanız gerekir. Bir bedel ödenmesi gerekir. Serviscilikte de bu şekilde olmalıdır.

Birden fazla aracı olan da bu uygulamadan yararlanacak mı?
Faydalanacak inşallah. Bizim talebimiz bu yönde.



Fırsatçılık yapmaya çalışanlar var

Ama bunlar henüz sizin talebiniz değil mi?
Taleplerimiz mevcut. Bu işi yıllardır yaptığını belgeleyen, belediyede, odada, emniyette kayıtları bulunan herkesin, esnaf şirket kim olursa olsun mevcut bu işi yaptığını belgeleyen insanların bu yasadan istifade etmesi. Bu insanların sigortasından tutun da yol belgesine kadar her türlü kayıtları belediyede mevcuttur. Onun için sıkıntı olmaz. Bizim amacımız ilk başta sorduğunuz gibi sektöre yeni girişin önünü kesmek. Aksi taktirde bu işlere fırsat verilirse şu anda yaptığımız işlerden elde edeceğimiz kazanç da düşer. Çünkü şu anda fırsatçı diye ifade ettiğimiz belki de iyi niyetli olarak sektöre girmiş olan biri bile bizim veyahutta halkın gözünde fırsatçı olarak nitelendiriliyor. Çünkü Cumhurbaşkanımızın o açıklamasından önce öyle bir müraacatları yok. O açıklamanın ertesinde geldiyse bu insanlar bir plaka sahibi de biz olalım diyenlerdir. Bize göre bu fırsatçılıktır. Son zamanlarda özellikle bazı firmalar çok can yaktı. Üç lira beş lira değil artık. Faturasız bir çok kazançlar elde etti. Kaskonu buradan yaptıracaksın, lastiği buradan değiştireceksin, al bu kravatın şu kadar lira, al bu gömleğin bu kadar lira, arabanı bana sormadan değiştiremezsin, değiştirirsen iş vermem şeklinde uygulamalar yapılıyor. Plaka tahdidini istememizin altındaki en büyük sebepler bunlar.

Yıllarca  servisçilik yapmış ama şimdi yapmıyor örneğin, bu kişilerin durumu nasıl olacak? 
Yıllarca mesleğin kendisine göre çilesini çekmiş kişi şimdi araba alsa plaka tahdidinden bana göre yararlanamaz. Çünkü herkes bu işi yaparken karşılığını almış. Mesleği bırakmışsa o zaman bu insanın meslekle hiç bir şekilde bağı kalmamıştır. Eskiden oda kaydı dursun vergi dairesini kapatayım şeklinde uygulama yapılıyordu. Şimdi uygulama bu şekilde olmuyor, siz vergi dairesini kapattığınızda oda kaydınız altı ay zarfında otomatik olarak kapatılıyor. Plaka tahdit uygulaması mevcut çalışanların haklarını korumak üzere yapılacaktır. Benim odamın üye sayısı şu an otuz bini geçti. On yedi bini piyasada yok. Biz o on yedi bin kişiyi arayıpta plaka mı vereceğiz onlara? Böyle bir şey olmaz, mümkün değil. Biz vermek istesek belediye karşı çıkar, belediye karşı çıkmazsa bunun zararını esnaf olarak hepimiz çekeriz.

Servis mesleğinin önemine bu anlamda değinelim mi?
Serviscilik sıradan bir meslek değildir. Servise çocuklarınızı, eşinizi kendi canınızı teslim ediyorsunuz. Hem can hem namus. Bunları teslim edeceğiniz kişinin çok güvenli olması gerekir. Bu anlamda devam eden bir çalışmamız da var. Servis sürücülerinin çocuk psikolojisi, öfke kontrolü, ilkyardım, kişisel iletişim gibi bu dört maddede eğitim verdiriyoruz. Bu eğitimler zaman içerisinde artacak. Aynı zamanda ekip çalışmasına uygun olmamız gerekir.

Rehberlik başlı başına bir meslek

Aynı şekilde arabalarda çalışan rehberler var. Bu konuda ki çalışmalarınız nasıl?
Onlar içinde bir mesleki eğitim vermeyi planlıyoruz. Tüm bunların yazışması hem Milli Eğitim ile hem de Ulaştırma Bakanlığı ile yapıldı. Kararı bekliyoruz. Rehberlik başlı başına bir meslek. Çok fazla da sorumluluk taşıyan bir meslek. Bu anlamda serviscilerin eşlerinin bu işi yapması bize daha uygun geliyor. Bunun iki sebebi var, yabancı bir kişi bu işi sahiplenmiyor, sadece işin maddi boyutuna bakıyor, ve çocuklara kaba davranabiliyor. Kendi eşiniz olduğu zaman öğrencilere kaba davranırsa eşinin işini kaybedeceğini biliyor. İkincisi namus kavramı. 2010 yılında o zaman ki Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ile bu konuyu görüştüm. O zaman da dile getirdiğim ocakların yıkıldığıydı. Rehber personeli ile ahlaki değerleri zayıf olan kişi hemen olay başka yöne gidiyor. Bu nedenle kendi eşlerimiz ile çalışmamıza müsaade edin şeklinde konuştum. O zaman bu konuda bir serbestlik aldık, diploma aramadık. Şu anda İstanbul'da veya Türkiye'de ki genel manada uygulamada lise mezunu olması şartı aranıyor. Lise mezunu bir kişiye 400-500 lira maaş verdiğinizde çalışmaz, bundan fazlasıda servisçiyi kurtarmaz. Bu nedenle eğer kendi ailesini çalıştırabilirsek bu konuda kolaylık yaşamış olunur. Şimdi bu bahsettiğimiz hizmet içi eğitimi vererek o rehber personelimizinde kendi sertifikası olacak elinde. O zaman da diplomaya gerek kalmayacak.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ben buradan tüm servisçilere sabırlı olmalarını öneriyorum. Çok acele bir iş yapıpta yarın öbür gün soru işareti olacak bir sonuç biz istemiyoruz. Ayağımız sağlam yere bassın, sağlam bir sonuç alalım, bu şekilde yürüyelim. Biz bu işin takipçisiyiz zaten. İnşallah alacağız bu işin sonucunu. Eğer İstanbul'da plaka tahditi olacaksa da bunun hayata geçirilmesi en iyimser tarihle yılbaşıdır. İstanbul'da elli bin araba olduğu düşünülürse Ocak ayından önce bu iş olamaz. Bu nedenle sabırlı olmak zorundayız.

Peki başkanım servisçiler sözünü tutup sigarayı bıraktı mı?
Vallahi ben bıraktım (Gülüyor) Ciddi manada bırakıyoruz servisçiler olarak sigarayı. Arkadaşlarımızda bir de şu var, yani plakamızı almadık ki, sigarayı bırakalım. Plakayı aldıkları gün hepsi bırakacaklar.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.