banner250
banner252

Ya siyah ya beyaz!

Özgür Uğurlu

Özgür Uğurlu



RÖPORTAJ: Anıl Boduç 10 Nisan 2017, 09:08

Spor müsabakalarında oyuncular, taraftarlar ve hakemler kadar yer tutan güvenlik görevlilerine hiç dikkat ettiniz mi? O turuncu yelekli yahut elinde bir telsizle yanınızda duran elemanların hikayesini, spor güvenliğinin Türkiye’deki marka ismi ESOP Group Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Uğurlu ile konuştuk. Uğurlu, “Güvenlik işi ya siyahtır ya beyazdır. Maalesef bizim içini gri yoktur” dedi.

Basketbol ya da diğer spor müsabakalarına gittiğimizde çoğumuzun gözü ya potada ya oyuncularda ya da hakemin verdiği kararlarda olur. Fakat önemli bir kısmımız 2 saat boyunca ayakta duran güvenlik görevlilerine dikkat etmez. Oysa o güvenlik görevlilerinin de onların arkasında olan kurumsal şirketlerin de apayrı bir hikayesi var. Uzun yıllardır Türkiye'de adını neredeyse spor güvenliğiyle özdeşleştirmiş hale gelen ESOP Group'un Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Uğurlu ile spor salonlarındaki turuncu yelekli elemanların hikayesini konuştuk. Demir İnşaat Büyükçekmece takımından tutun da birçok spor kulübünün güvenliğini üstlenen ESOP Group, bu anlamda en “bilirkişi” desek haksızlık etmiş olmayız. “Güvenlik işi her şeyden önce bir empati işidir” diyen Uğurlu, spor güvenliğinin bütün detaylarından Büyükçekmece'ye ve diğer takımlara kadar birçok şeyi Gazetem İstanbul okurlarıyla paylaştı.

ESOP güvenlik hizmetleri veren bir şirket ve bu kimliğiyle tanınıyor. Bize biraz şirketinizden ve yürüttüğünüz güvenlik işlerinden söz edebilir misiniz?
ESOP Güvenlik Hizmetleri olarak 2004 yılında Özel Güvenlik Yasası'nın çıkmasıyla birlikte kurulan ilk güvenlik firmalarından birisi. Türkiye'deki ilk 100 firma içerisindeyiz bu konuda. Şu an takriben Türkiye'de 5 bin özel güvenlik şirketi varsa bu işin ne kadar başında yol aldığımızın ne kadar öncesinde kurulum yaptığımızın göstergesidir. Zaman içerisinde kökenlerimiz insan kaynakları firmasından gelmekle birlikte  Özel Güvenlik Yasası ile birlikte güvenlik şirketimizi ve güvenlik eğitim kurumumuzu kurarak sektörde hareket içine geçtik. Daha sonra hayat tabii ki insanları ve şirketleri belli bir noktadan belli bir noktaya götürebiliyor. 2008 ve 2009 yılları itibariyle de spor güvenliğine geçiş yaptık.

Bu da en iyi olduğunuz alanlardan birisi haline geldi sanırım...
Türkiye'de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Anadolu Efes olmak kaydıyla dört kulübü de beraber aynı dönemlerde aynı senede koruyan tek firma biziz. Çünkü biliyorsunuz hem konjektürel yapı hem siyasal yapı hem de dernekçilik vs gibi şeylerden dolayı insanlar bir kanala hizmet verdiğinde onlar için diğer kanallar kapanır. Biz işimizde her zaman için bu ciddiyeti koruduğumuzdan dolayı aynı sezon içerisinde bu 4 kulübü de koruyan tek firmayız.

Uluslararası alanda da benzer çalışmalarınız var mı?
ESOP Güvenlik olarak ülkemizin  geçmişteki olimpiyat adaylığı sürecinde ülkemizin iş bitirme belgesi gibi sunacağı tüm federasyonların yaptığı Avrupa ve Dünya şampiyonalarının güvenliklerini biz sağladık. Zaten bundan dolayı görsel ve yazılı basında da böylece yer bulduk. Dünya Tenis Şampiyonası oldu Serena Williams geldi biz koruduk, Final Four gelmişti bu sene yine ev sahipliği yapacağız bunların hepsinin güvenliğini biz sağladık. Bunlara keza Dünya Güreş Şampiyonası, Dünya Yüzme Şampiyonası gibi ülkemizin düzenlediği tüm spor müsabakalarında görev aldık.

EN GÜZELİ BÜYÜKÇEKMECE 
Peki Türkiye'de ağırlıklı olarak İstanbul'da mısınız diğer ilçelere de ziyaretleriniz oluyor mu?
Mesela Mayıs ayında Türkiye'de il bazından en aşağı 30 ayrı ilde Türkiye Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası bağlamında gelen işlerin güvenliğini hep biz sağladık. Geçtiğimiz sene Bursa da Basketbol Federasyonu'nun Türkiye Kupası'nda, Samsun'da Dünya Judo Şampiyonası'nın güvenliğini üstlendik. Mesela önümüzdeki Mayıs ayının başı itibariyle Sakarya'da Avrupa Karete Şampiyonası olacak. Gene gideceğiz orada olacağız. Spor neredeyse biz oradayız. Burada en güzel bağlantı da Büyükçekmece. Orası  İstanbul'un içinde sayılıp adeta İstanbul'da deplasman gibi algılanan bir yer. Galatasaray'ın, Fenerbahçe'nin Büyükçekmece'ye geldiğinde sanki İstanbul'un dışında farklı bir yere gidiyormuş gibi hissettiklerini söyleyebilirim. Deniz kenarındaki o sevimli beldemizin de Demir İnşaat Büyükçekmece takımımızın da birinci lige çıktıktan beri güvenliğini biz sağlıyoruz.

Peki bu kadar çok müsabakada, maçta güvenliği üstleniyor birçok takıma hizmet veriyorsunuz. Bu noktada federasyonlarla ya da Spor Bakanlığı ile bir bağlantı kuruyor musunuz?
Elbette tabii. Mesela Final Four geldiğinde nasıl futbolda Şampiyonlar Ligi var, Final Four'da basketbolun şampiyonlar ligi. Aslında İspanyol kökenli özel bir organizasyon. Bu organizasyon Türkiye'ye verildiğinde tabii ki Türkiye Basketbol Federasyonu ile bağlantı kuruldu. Biz de federasyon üzerinden bu organizasyonun içine girdik. Ama bir de direk Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne bağlı organizasyonlarda oluyor. Yani direk devletimizin de söz sahibi olduğu organizasyonlar oluyor. Burada da bugüne kadar geçmiş dönemden gelen spor tecrübemizden dolayı bu organizasyonlara ihale sürecinde davet edilmemiz sözkonusu oluyor.

Spor güvenliği deyince taraftarla olan ilişkilerinizi de sormak lazım...
Biz zaten güvenlik alanında pek sevilmeyen bir departmanız. Taraftar çok fazla hoşlanmaz. Çünkü biz kuralları uygulayan bir yapıyız ve kuralları uyguladığımız için de insanlar bizden çok hoşnut olmuyor. Bu kuralları uygularken her federasyonun kendi kural kitapçığı var. Bu kitapçıkların hepsinden biz ne istendiği, bu kurallar nelerdir, nelere hassasiyet gösterilmelidir. Bunların tamamında hassas davranıyoruz. Akabinde bu kuralları uygularken hem kulübün sahiplerini, yöneticilerini, taraftarlarını, oyuncularını, hiç kimseyi kırmadan bunu yapmak istiyoruz. Güvenliğin grisi yoktur. Ya siyahtır ya beyazdır. Ama bunu yaparken astığım astık kestiğim kestik olarak değil empati kurarak bir güvenlik anlayışı ortaya koyarız. Biz neyle karşılaşmak istersek onu vermeye çalışıyoruz, onu göstermeye çalışıyoruz.

45 dakikada karakterleri değişenler var
Maçlarda en sevilmeyen taraf işin güvenlik kısmındakiler dediniz. Aklınızda kalan; “Şu maçta taraftar bizi çok zorladı?” diyebileceğiniz bir karşılaşma var mı?
Fenerbahçe, Galatasaray basketbol maçları her zaman için zor geçmiştir. Çünkü iki tarafında birbirine tahammülü yok demek bile yetersiz kalabilir. Her zaman için o kin ve nefret dökme arenası gibi algılanır. Takım elbisesiyle elinde purosuyla misafir gelir, protokolden bahsediyorum bu arada normal taraftarı bile geçtim; kapıda purosunu söndürür. Herkese merhaba der, hal hatır sorar. Karşınızda adeta dünya beyfendisi bir adam vardır. 45 dakika sonra aynı kişiyi kendi üstünü başını yırtarken, içeride ağzından tükürükler saçarak bağırırken, küfür kıyamet içinde görebiliriz.

Esas olan iletişimdir
Şahsi başarınızın bir sırrı var mıdır?

Enerjinizi kaybetmeyeceksiniz. İletişim bütün dünyada esastır. İletişim gücünüzü kaybetmeyeceksiniz. Güvenlik firmamız 2004 ama ondan öncesinde 20 seneye yakın bir süredir insan kaynakları şirketimiz de vardı. Bu şirketin başından beri kurucusu ve genel müdürü benim. İnşallah spor sektörü bize sırtını dönmediği sürece var olmaya devam edeceğiz. Birçok spor yöneticisiyle iyi dostluklarımız var. Bu doğrultuda gideceğiz inşallah. 

Personelimizin tamamı eğitim alıyor
Güvenlik elemanları içinde zor bir durum var. Oradaki stresi yönetmek anlamında tabii ki bir eğitim veriyorsunuz. Şu an bu eğitime sahip ne kadar personeliniz var?

ESOP bünyesinde şu anda 700 ile bin arasında personelimiz var. Hepsi de eğitimden geçiyor. Maçların ve organizasyonların ehemmiyetine göre görevli sayısı değişebiliyor. 13 senelik kanunla beraber faaliyetlerini devam ettiren ve 10 senedir bilfiil spor güvenliği yapan bir şirket olarak hep kendi kadromuzla yapıyoruz. Bizim Büyükçekmece özelinden gidersek Büyükçekmece maçlarında iki senedir VİP kapısında hangi insanları görüyorsanız, seyirci girişinde hangi insanları görüyorsanız aynı insanlarla çalışıyoruz.

Büyükçekmece Basketbol başarılı olacak
Büyükçekmece Basketbol takımı için ne dersiniz?

Buralara nasıl geldiğimizi görmek lazım. Bir defa hocamız pırlanta gibi bir insan. Takımla güzel bir bütünleşmesi var. Ama sakatlıklarımız var. Transfer döneminde geçtiğimiz sene çok çok başarılı olup da bu sene diğer takımlara kaptırdığımız oyuncularımız var. Tabii büyümenin de kendi sancıları vardır. Geçtiğimiz sene mesela Micheal Morr diye bir oyuncumuz vardı. All Star'da da oynadı ama Beşiktaş onu bizden kopardı. Maalesef parlattığımız cevherleri böyle büyük takımlar kapabiliyor. Artı  bu sene çok sakatlık sorunu da yaşadık. Ama ben Büyükçekmece'nin özellikle  bu önündeki 3 maçlık kritik dönemi atlatıp ligte kalacağına inanıyorum. Bu sene Avrupa'da da güzel bir yol katettik. 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.