1 yılda 5 bin kişi işkence gördü

İşkenceye Karşı Mücadele Günü'nde dernek ve vakıflar basın açıklaması yaptı. Açıklamada 2015 yılında resmi olarak 5 bin 671 kişinin çeşitli devlet güçleri tarafından işkenceye mağruz kaldığı belirtildi

1 yılda 5 bin kişi işkence gördü

Haber: Burak ERDAL 

Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve İnsan Hakları Derneği, 26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü kapsamında basın açıklaması yaptı. İşkence ve diğer kötü
muamele uygulamalarının önlenmesinde devlet ve kamu görevlilerinin yaklaşımlarının önemli bir rolü olduğunu belirten TİHV temsilcisi Ümit Efe, “İşkence ve kötü muamele yasağına yönelik kamu ve hükümet yetkililerinin tutum ve davranışlarındaki olumsuzluk devam etmektedir” dedi.

Yasak Türkiye'de ihlal ediliyor

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) 26 Haziran İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü adı altında İnsan Hakları Derneği İstanbul şubesinde basın açıklaması gerçekleştirdi. TİHV adına Ümit Efe, İHD adına Derya Gazioğlu ve Ayşe Panuş’un katıldığı açıklamada, basın metnini TİHV temsilcisi Ümit Efe okudu. İşkence ve kötü muamelenin uluslararası belgeler, bildirgeler ve anlaşmalarda mutlak olarak yasak olduğunun vurgulayan Efe, “Ne yazık ki dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de işkence ve kötü muamele yasağı halen ihlal edilmektedir. Sistem içindeki tüm kurumlar ve işleyiş işkence pratiğinin idari olarak varlığına, gelişmesine ve uygulayıcılarının korunmasına hizmet etmektedir. İşkencenin önlenmesi, yasaklanması ve insanlık suçu sayılmasında ne yazık ki başarı sağlanamamıştır” diye konuştu.

İç güvenlik tehlikesi

Yasal mevzuatta yapılan değişikliklerin,  insan hak ve özgürlükleri açısından büyük bir tehlike oluşturduğunu belirten Efe,“Özgürlüklerin sınırlandırılması, muhalif gruplara baskı uygulanması, polisin yetkilerinin arttırılması ve hatta hukukun üstünlüğü ilkesinin neredeyse ortadan kaldırılmasına yönelik en temel adımlardan birisidir. “İç Güvenlik Yasası” olarak anılan Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanunun yürürlüğe girmesi oldu. 4 Nisan 2015 tarihinde yürürlüğe giren söz konusu kanun işkence ve kötü muamele yasası açısından da oldukça kaygı vericidir. Toplam 68 maddede oluşan bu yasa başta “Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu”, “Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri”, “Terörle Mücadele Kanunu”, “Ceza Mahkemesi Kanunu”, “Türk Ceza Kanunu”, “İl İdaresi Kanunu” olmak üzere toplam 13 yasada değişiklik getirmektedir” ifadelerini kullandı. 

Bu yıl 496 kişi işkence gördü

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na 2015 yılında 597 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiası ile başvurduğunu dile getiren Efe, başvuran kişilerin aynı yıl içerisinde işkence ve kötü muamele gördüklerini belirttiklerini söyledi. Efe “TİHV’ye 2016 yılının ilk beş ayında ise işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 210 kişi başvurmuştur. İHD’ye yapılan başvurular sonucunda 2015 yılında gözaltında, gözaltı yerleri dışında, cezaevlerinde, korucular tarafından, toplumsal gösterilerde ve özel güvenlik görevlileri tarafından işkence gördüğünü belirten 5 bin 671 kişi tespit edilebilmiştir. 2016 yılının ilk beş ayında ise bu sayı 496 kişi olarak belirlenmiştir” diye konuştu.

2015 yılında kadınlara yönelik cinsel işkence vakalarının yaşandığını söyleyen Efe, “Söz konusu vakaların varlığı sebebiyle bir meclis araştırma komisyonu kurulma teklifinde bulunuldu. Bu teklif genel kurula cinsel işkencenin gözaltında bulunan kadınlara yönelik yaygın olarak kullanıldığı ve bunun engellenmesi için soruşturma gerekli olduğu gerekçesi ile sunuldu. Bu gerekçe farklı haber kaynaklarında da yer verilen belli başlı örnek vakalara değinildi. Fakat ne yazık ki meclis araştırma komisyonu kurulma teklifi kabul edilmedi” şeklinde konuştu.

Nefret dili artınca...

Ayrımcılığın, baskının, nefret dilinin ve kamu güvenliğini yücelten uygulamaların artmasının otoriter bir devlet yönetiminin kökleşmesine neden olduğunun altını çizen Efe, böylesi bir ortamda işkence ve kötü muamele dahil olmak üzere insan hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinin  şaşırtıcı olmaktan çıktığını, bu durumun kanıksandığını söyledi. Efe, “BM İşkence Karşıtı Komite’nin 13 Mayıs 2016 tarihinde yayımladığı Türkiye Hakkındaki Sonuç Gözlem Raporu aynı kaygı verici durumu gözler önüne sermiştir. Komite, Türkiye’de cezasızlık sorununun hakim olduğunu ifade etmiş ve işkence suçlarında, ağır insan hakları ihlallerinde zamanaşımı uygulaması, AİHM kararlarının uygulanmaması, işkence görenlere karşıt suçlamaların getirilerek insanların yıldırmaya çalışılması cezasızlık yönünden süreklilik arz eden uygulamalar olarak tespit edilmiştir. Resmi olan ve resmi olmayan alıkonulma yerlerindeki işkence uygulamalarındaki artış konusunda kaygısını dile getiren komite, özel olarak kolluk kuvvetlerinin güç kullanımında açıkça artış olduğuna dikkat çekmiştir. İşkencenin önlenmesi açısından kurumsal yapılanmasını gerçekleştirmemesi, işkence eylemlerinin etkili bir şekilde soruşturulmaması, alıkonma koşulları yönünden ihlalleri önlemek ve ortadan kaldırmak konusunda sistematik bir politikasının olmaması, işkence görenlere sağlanması gereken haklar yönünden gerçekçi bir uygulamaya sahip olmaması, işkence görenlere sağlanması gereken haklar yönünden durumunu ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.

  Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.