Bozkırda açan çiçek Kemerhisar

Geçmişte başkent olmuş, Tyanalı Apollon’un doğduğu, dünyanın ilk cumhuriyetinin kurulduğu, tarihin ilk evlilik cüzdanının, ilk tapu kayıtlarının bulunduğu, kız ve erkek çocuklarının birlikte okutulduğu bir kent.

Bozkırda açan çiçek Kemerhisar

 9. Belediye başkan seçimlerinden bahsedilen yazıtların bulunduğu, 15 devlete ev sahipliği yapmış bir kent...

Geçmişte başkent olmuş, Tyanalı Apollon’un doğduğu, dünyanın ilk cumhuriyetinin kurulduğu, tarihin ilk evlilik cüzdanının, ilk tapu kayıtlarının bulunduğu, kız ve erkek çocuklarının birlikte okutulduğu bir kent.  9. Belediye başkan seçimlerinden bahsedilen yazıtların bulunduğu, 15 devlete ev sahipliği yapmış bir kent.
Bugünlerde adını sık sık duyurmaya başladı, geçmişin kenti, bugünün beldesi Kemerhisar… Kemerhisar’a gittiğimizde, güler yüzlü halkı yabancı hissettirmedi kendimizi. Gezerken yaşlı nüfusun daha fazla olduğunu gördük ama maşallahları var. Lezzetli meyveleri sayesinden mi yoksa havasından, suyundan mı bilinmez ama hepsi de dinç gözüküyordu.  Belediye Başkanı Beytullah Kirazcı, kısa bir tur yaptırdı bize. “Tyana saklı bir kent, ortaya çıktığında tüm ezberleri bozabilir” diyor. Tarihinden pek haberdar olmasak da 14 yıldır İtalya’dan kazı ekibi geliyormuş ve 45 gün kadar çalışıyormuş. Bu yüzden Tyana antik kentinden haberdar olamamışız. Kazı yapılan alanlarda açtıkları yerlerin üzerini bir madde ile kapatıp, gitmişler. Orada müze olmadığı için, çıkan eserler başka müzelere gönderilmiş. Kültür bakanlığı bir an önce bu durumu düzeltirse, biz de doya doya gezme ve tarihi tanıma fırsatı bulacağız.

Niğde'nin şirin iki beldesi
Tarihi bir yana, doğası da muhteşem. Kemerhisar ve Bahçeli, birbirine bitişik Niğde’nin iki beldesi. İkisi birlikte bir bütün gibiler, bunu kendileri de fark etmişler ve birleşmeye karar vermişler. Burada gezerken elma bahçelerinin içinde kaybolmak istersiniz. Meyve bahçelerinin içine saklanmış evleriyle cennetten bir köşe gibiler. En güzel mevsimi, ağaçların çiçek açtığı ilkbahar mevsimi. Sabah erkenden kalkıp, çiçeklerin muhteşem kokularını içine çekerek yürümek gibisi yok. Yürürken yoldan geçen kadının biri eğilip, yoldaki çiçeği düzeltti. Düzelttikten sonra da yoluna devam etti. Benden başka da kimsenin dikkatini çekmedi. Ne güzeldi, kendi evi gibi görmek yaşadığı kenti. Böyle görüntüleri burada niçin göremiyoruz? Sanırım yaşam alanlarımız büyüdükçe, davranışlarımız bananeciliğe kayıyor. Kuşkusuz dikkat çeken eser, adını aldığı su kemerleriydi. Gün batımında en güzel görüntüsünü veriyordu. Su kemerlerinin Bahçeli’deki Roma havuzuna kadar yerin altından devam ettiğini öğrendik. Roma havuzundaki suyu kemerler aracılığıyla kente ulaştırırlarmış. Oraya köşk diyorlar, havuzun yanında oturulacak keyifli mekânları da var.

Daha önceden atıl durumda olan içmeceler mevkiine gittik. Oradaki oteli ve restoranı yeniden kullanıma sunmuşlar. İçmecelere giderken ağaçlı yolda araçtan indim ve yürüyeceğimi söyledim. Onlar araçla gitti, ben yürüyerek… İçmecelerde, önce oranın doğal kaynak suyundan içtik. Tadı soda gibi geldi bana. Rahatlıkla birkaç bardak içilebiliyor. Su; mide, bağırsak, karaciğer ve böbrek hastalıklarında faydalı dediler. Daha sonra bahçeyi gezdik, bir bölgesinde kırmızı toprakla oluşan çamur vardı. Buradaki kırmızı toprakla oluşan çamurun, yer altındaki karbondioksit gazıyla hareket halinde olacağını ve çamur banyosunun orada yapılacağını anlattılar.

Uçsuz bucaksız bahçeler
Yorgunluğumuzu bahçede attık, kuşların cıvıltısından başka ses yoktu. Doğayla baş başa olmak harika geldi, kalkmak istemesek de gezmeye devam ettik. Evlerin biraz uzağında bir tepeye vardık. Kemerhisar’ı seyretmek istediğinizde, gözünüzü alamadığınız bahçeler gözüküyordu. Tepenin aşağısına baktık, koyu yeşil renkli küçük bir gölet vardı. Göletin içindeki su birkaç yerden kaynıyordu. Bunun karbondioksit gazı olduğunu, yaz kış aynı kaldığını, çok eski yıllardan beri kullanıldığını, suyun ciltteki hastalıklara çok iyi geldiğini anlattılar.

Sadece tarih değilmiş, Kemerhisar’ın altında yatan. Gazozlarda kullanılan karbondioksit gazı, baraj yapımında kullanılan killi toprakları, tatlı suları, içmecelerdeki sodalı suları… Toprağın üstünde de lezzetli meyvelerin yetiştiği bahçeler, evlerde şaraplarını yaptıkları geniş üzüm bağları var. Küçük bir belde olarak görünse de toprağın üstü de altı da çok değerli. Havasına diyecek hiçbir şey yok.

Belediye halkla birlikte çalışıyor
Kemerhisar, değerlerini ortaya çıkarmaya başlamış. Belediye, ayrım gözetmeksizin halkla birlikte çalışıyor. Başkanın seçilmeden önce oluşturduğu Tyana Kent Meclisi, çalışmalarına hız vermiş. Kent meclisinde her 100 kişiyi bir kişi temsil ediyor. Demokratik kitle kuruluşlarının başkanları, cami imamları, okul müdürleri dışında herkes seçimle geliyormuş. Kısacası kenti belediye başkanı, kent sakinleriyle birlikte yönetiyor. Bunun özel bir model olduğunu ve adına da Tyana modeli dediklerini söyledi başkan. Pratikten teoriye gelişen bu modeli anlatmak uzun sürer ama kısaca anladığım kadarıyla Tyana Kent Meclisi; kadın, çocuk, gençlik ve engelliler meclisinin temsilcilerinden oluşuyor. Her türlü sorun kent meclisine gelip, tartışılıyormuş.  Bugün gelinen noktada insanlığın bir çıkış yolu aradığını, eski ile yeni fikirler arasında yenilikçi yaklaşımlar geliştirdiğini söylüyor başkan. Yine de toplum tüm teorilerin üstündedir diyor ve herkese teorilerine pratik katkı vererek desteklemeleri çağrısını yapıyor. Mutlak doğrunun toplumun kendisi olduğunu, topluma inanıp gelişimine katkı sunarsan toplumun sahiplendiğini de ekliyor. Kadın meclisine ve çocuk meclisine gittik, çok güzel bahçeleri var. Çocuklar koşarak yanımıza geldi. Türkiye’nin ilk ve tek çocuk meclisi olduğunu, çok renkli ve farklı fikirler bulduklarını söyledi, başkan. Orada Niğde Üniversitesi 1907 ÜNİFEB topluluğundaki gençlerin yaptığı Özgecan kütüphanesini gezdik. Çocuklar kütüphaneye sahip çıkmışlar, ellerinde kitaplarla bahçede oturuyorlardı.

Çukurova Üniversitesi 1907 ÜNİFEB topluluğundaki gençler de Ali İsmail Korkmaz hatıra ormanını oluşturmuşlar. Çocuk meclisindekilerle konuştum, anlattıkları şeyler çoktu. Çevre temizliği kampanyası, özgür uçurtma şenliği, 23 Nisan çocuk şenliği projesi gerçekleştirmişler. Bir de yaşlıları ziyaret ettiklerini anlatıyorlardı. Çocuklar her şeyi heyecanla anlatıyorlardı. Yaptıklarını, yapacaklarını…

Kadın meclisinin bulunduğu yeri gezdik ve oradakilerle konuştuk. Zararlı alışkanlıklarla mücadele ettiklerini öğrendik. Kadınlar üretimde ve siyasette yer almaya başladıklarını söylediler. Bir kooperatif kurmuşlar ve tekstil atölyeleri açmışlar. Atölyeleri gezdik, üretme geçmiş. Yöresel ürünlerle de girişim başlattıklarını, pazarlarını oluşturmaya çalıştıklarını, birçok kadının üretimde yer alacağını amaçladıklarını anlattılar. Başkan da kadın meclisinin çok örgütlü çalıştığını anlattı. Gençlere ayrı bir yer verilmiş, oraya gidecek zamanımız olmadı ama kendi çalışmalarını yapacak kapasiteleri olduğunu duyduk. Lokalleri, misafirhaneleri bile varmış. Kendi olanakları ile Gençlik şöleni düzenlemişler, 14. Tyana Kültür ve Turizm Festivali organizasyonunu tek başlarına üstlenmişler.

Bu yaz da Temmuz sonunda gerçekleşecek, Tyana Kültür ve Turizm Festivaline hazırlanıyorlar. Bizimle birlikte, orayı görüp tanımak isteyen herkesin de davetli olduğunu da söylediler. Gençlere ve çocuklara çalışmaları için fırsatlar verildiğinde, çok güzel sonuçlar alındığını, onlara yapılan yatırımın, geleceğe yapılan yatırım olduğunu söyledi başkan. Kadın-erkek-genç-çocuk-engelli herkes el ele vermiş, birlikte yürüyorlar. Hangi partiyi tuttuğunun önemi de kalmamış birlikte yol alırken.

Tarım alanları imara açılmayacak!
İŞ-Kur Kemerhisar Başvuru Noktası ile işsizliğe karşı savaş açılmış. Sadece Kemerhisarlılara değil, başka yerden müracaat edenlere de yardımcı oluyorlarmış.  Yapılan çalışmalar onlara Uluslararası Standartlar Teşkilatı’ndan ISO 9001-2008 kalite belgesini kazandırmış. TR71 Bölgesi’nde ilk ISO Belgesi alan belediye olmuşlar.Yapımları başlanan projelerini gördük. Kemerlerin yanına yürüyüş yolu ve yolun sonunda 110 kişinin güneşleneceği deniz kumunun da olduğu bir göl, 9 bin 600 metrekarelik bir alana bir tür sahil, uzay gözlem kulelerinin, piknik alanlarının, bisiklet yolunun, gün batımı seyir kulelerinin olduğu 33 bin metrekareye tekabül eden, büyük bir park yapılacakmış, gün batımının en güzel görüldüğü tepeye.

Bahçeleri sordum, Kemerhisar tanındıkça buraya daha fazla kişi gelecek ve yer sıkıntısı çekilecek diye. Düşündüğüm gibi de olmaya başlamış, yerleşim talebi artmış. Bunu düşündükleri için önlem almışlar. Şu anki halinin yani bahçelerdeki saklı evlerin bozulmayacağını, tarım alanlarının imara açılmayacağını meclis kararıyla kesinleştirmişler. Yerleşim yerinin görüntüsü ve ekolojik dengenin bozulmaması için, ceviz ağacını geçmeyecek şekilde iki kata izin veriliyormuş. Kot farkına göre bu katların değiştiğini söyledi.Bu kadar şeyi nasıl yaptığını sordum, halkla birlikte yapıyoruz dedi. Kardeş belediyeler edinmişler, onlar da destek sağlıyorlar. Kartal belediyesi büyük bir park yaptırmış, o kadar heyecanla anlatıyor ki insanın Kemerhisarlı olası geliyor. Bozkırda açan bir çiçek gibiydi Kemerhisar, tarihi ve doğasıyla. En çok zamanımı kazı yapılan alanda geçirdim. Altında yatan tarihi kenti bir an önce görme isteği doğdu bende, maalesef kapatıldığı için göremedim. Kapadokya’nın başkenti olduğunu söyledi başkan. Çok geniş bir alan, açıldığında derinliğinin nerelere kadar uzanacağını hayal etmeye çalıştım.  Kazı yapılan hamam bölümüne gittik, o dönemde kalorifer sistemini nasıl kurduklarını gördük. Orada da kazılar yapılmış ama üzeri yine kapatılmış, henüz açılan yerleri gezemiyoruz. Geçmişin izlerini taşıyan kentin üzerinde yürümek farklıydı, ayaklarımızın altında yatan tarihten habersizce…Başkan Beytullah Kirazcı “tekrar bekleriz” dediğinde, geleceğim, dedim. Özellikle de kazı çalışmaları başladığında…

NURAN İBİŞ
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.