Neden sosyal medya bağımlısıyız?

Beyninizin tweet atma, Instagram’da fotoğraf paylaşma ya da Facebook’ta olan biten her şeyi takip etme arzusu neden kaynaklanıyor olabilir? Bilimin bu konuda ne söylediğini merak ediyorsanız, doğru yerdesiniz

Neden sosyal medya bağımlısıyız?

Sosyal medyaya karşı direnebilmek oldukça güç. Çünkü etrafında dönen birçok şeyle aslında ilgilenmemeniz ya da yerine getirdiğiniz görevleri çok da sevmeden yapmıyor oluşumuz ortada. Çoğu zaman arkadaşlarımızın hafta sonu neler yaptığı çok daha merak uyandırıcı bir durum. Facebook, Instagram ya da Twitter’a bu kadar çılgıncasına bağımlı olmamızın bir nedeni var: UCLA tarafından yürütülen bir çalışmanın sonuçlarına göre, zihinsel olarak bir molaya ihtiyaç duyduğunda beynimiz sosyal medyaya karşı önlenemez bir açlık beslemeye başlıyor. 

Biyolojik yapı 
Çalışmanın başındaki psikoloji, psikiyatri ve sosyal davranış profesörü Matthew Lieberman’a göre beynin toplumsal doğası biyolojik yapısından kaynaklanıyor: “İşten biraz uzaklaşmak istediğimde, beynimdeki ağ tıpkı Facebook zaman tüneli gibi çalışmaya başlıyor. Böylece arkadaşlarımızın ne yaptıklarını incelemeye koyuluyoruz.”

Benzer hareketlilikler 
Araştırmacılar, çalışmaya katılanlara sosyal medyada rastladıkları fotoğrafların benzerlerini göstermiş. Her fotoğraf, bir insanın fiziksel tanımını ya da duygusal durumunu belirtmekteymiş. Duygusal durumu yansıtan fotoğraflara bakan katılımcıların prefrontal kortekslerinde, sosyal medyadaki aktivitelerine benzer hareketlilikler oluşmuş. Beynin bu kısmının hareketlenmesi ise, dikkatin diğer insanların hayatına yöneltilmesine daha açık hale gelmen anlamına geliyor. Bu şekilde, fotoğraftaki insanın ne hissettiği ya da hangi duygular içerisinde olduğunu düşünmen, %10 oranında hızlanıyor.  Bu hızlanma büyük bir avantajmış gibi görünmeyebilir; ama %10 daha hızlı düşünmek, zaman içerisinde her diyalogda insanı sosyal hayatına daha emin bir şekilde hükmetmeye itiyor. Lieberman’a göre, beyni sosyal iletişime daha aç hale getirmek ile sosyal medya bağımlılığı arasında bir bağ söz konusu. Yalnız olduğumuz zamanlarda beynimizi kendi işlerimiz üzerine düşünmekten alıkoyup, başkalarının duygu ve düşüncelerini analiz etmeye yönlendiriyoruz. Fakat bu konuda biraz dikkatli olunmalı. Çünkü duygusal anlamda sosyal medyaya ve de teknolojiye bağımlı hale gelmek çok olası bir durum. Her ne olursa olsun, bir sonraki sefer Facebook’ta olan bitenlere bakma ihtiyacı duyduğunuzda kendinizi suçlu hissetmenize gerek yok. Belki de bu, sadece beynimizin küçük bir ihtiyacıdır.

HABER MERKEZİ
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.