Ofiste hayatta kalma rehberi

İster evde, ister sokakta, isterse de ofiste olun her zaman tehlikelerle karşı karşıyasınız. Özellikle ofis ortamında maruz kaldığınız durumlar sağlığınızı olumsuz etkiliyor. Arkanızdan kuyunuzu kazan iş arkadaşlarınız kariyerinizi, ofisteki gerçek düşmanlarınız ise sağlığınızı tehdit ediyor.

Ofiste hayatta kalma rehberi

İnsanoğlu dinazorları avladığı günden bu yana her zaman tehlikeyle burun buruna olmuştur. "Milyonlarca yol önceden bahsediyorsun!" diyebilirsiniz ama inanın o günden bugüne hiçbir şey değişmedi. Özellikle ofiste biz farketmesek bile büyük tehlikelerle içiçeyiz. Bazı mesleklerin kendine has öngörülebilir tehlikeleri vardır. Gökdelen camlarını silmeye, aslan terbiyeciliğine veya Kuzey Kore liderliğine soyunurken, neyin altına girdiğinizi bilirsiniz. Ama sıradan bir ofis çalışanıyken sizi nelerin beklediğinden haberiniz yoktur. Kağıt kesiği veya ego zedelenmesinden daha kötü ne olabilir ki? Oysaki sağlığınızı tehdit eden şeyler fotokopi makinesine sıkışmış, tavandan sarkıyor veya kahve makinesinin etrafında dolanıyor olabilir. Keşke bunları tespit edebileceğiniz bir haritanız olsaydı. Panik yok, size ofis oryantasyonlarında bulamayacağınız sağlıklı kalma rehberini sunuyoruz. Endişe etmeniz gereken tek şey iş güvenliği değil. 09.00-18.00 mesainiz usul usul ayağınızı kaydırıyor.

Açık ofis ortamı
Men's Health'in yer verdiği araştırmada, Açık ofisler hakkında yapılan güzellemeleri duymuşsunuzdur: Birlikte çalışmaya teşvik eder. Sizi daha üretken yapar. Aynı zamanda çalışma alanınızı da bakteri yuvasına dönüştürür. Danimarka’da yapılan bir araştırmaya göre, açık ofiste çalışanlar bireysel ofislerinde çalışanlara oranla yüzde 62 daha fazla hastalık izni kullanıyor. Nedeni basit: Virüslerle dolu hapşırma ve öksürmelerin açık alanda kolayca seyahat etmesi ve sizin de aynı kolaylıkla bunları vücudunuza almanız. Çalışmanın yazarlarına göre, buna bir de özel alan olmaması eklendiğinde, çalışanların neden daha çok izne çıktıkları da anlaşılabilir. İsveçli araştırmacılar, doğa seslerinden oluşan kayıtlar dinleyen kişilerin, ortam sesine maruz kalanlara oranla stresle daha kolay baş edebildiğini söylüyor. Bu yöntemi kullananlar, kendilerine daha yakın bulduklarından, düşük tonda kuş cıvıltıları gibi doğa seslerini dinlemenin oldukça etkili olduğunu söylüyor. Anlaşılmaz uğultuları duymazdan gelmek hem daha zor, hem de sinir bozucu olabiliyor. Bedeniniz ofiste, kulağınız cıvıldaşan kuşlarda olsun.

Ofis sandalyesi 
Dikkat, öldürür! Yeni Zelandalı araştırmacılar, işyerinde koltuğunuza yapışık halde geçirdiğiniz her saat, derinven (toplardamar) trombozu (pıhtılaşması) riskinizin yüzde 10 arttığını belirtiyor. Eğer akşam da hareketsiz kalırsanız risk katlanarak artıyor. Araştırma verilerine göre; uzun periyodlar halinde oturan ve sürekli olarak yemeğini çalışma masasında yiyenler, yemek yemek için masasını terk edenlere göre kanlarındaki pıhtılaşma oranını ikiye katlıyor. Bilgisayar ekranının köşesine yapıştırdığınız “ayağa kalk” notu üç gün sonra etkisini yitirir. Daha yaratıcı olmanız gerekiyor. Ofise sipariş vermek yerine öğle yemeğini dışarıda yiyin. Eğer yoğun bir günse veya hava kötüyse yemeğinizi masanızda değil, mutfak gibi ofisin ortak alanlarında yiyin (fazladan hareket edersiniz). Mayo Clinic’ten Dr. M. Hassan Murad, bacaklardaki kan dolaşımını artırmak için otururken kalf egzersizleri yapmanızı öneriyor. Saat başı birkaç kez, dönüşümlü olarak topuklarınızı ve ayak parmaklarınızı yukarıya kaldırın.

Floresan aydınlatma 
Sağlığınızı tehdit eden bazı şeyler, tepenizde yanan floresan lambalardan geliyor olabilir. Avustralya’da yapılan bir araştırmaya göre, floresan lambanın altında çalışan kişilerin, katarakt ve sarı nokta (makula dejenerasyonu) dahil bazı göz problemleri yaşama riski yükseliyor. Neden mi? Çünkü bu lambalar, gözlerinizi kesintisiz olarak UVA, UVB ve UVC ışınlarından oluşan bombardımana maruz bırakıyor. Floresanı kapatın ve jaluzileri kaldırın. Pencereden gelecek dolaylı gün ışığı, kör edici tepe ışığının aksine gözlerinizi daha az yoracak ve genel sağlığınızaolumlu katkıları olacak. Northwestern Üniversitesi araştırmacıları, gün ışığı almanın kendinizi daha sağlıklı hissetmenizi ve geceleri daha iyi uyku çekmenizi sağladığını belirtiyor. Etraftapencere yok mu? Hemen istifa fikrine kapılmanıza gerek yok. Sıcak beyaz LED ampüllerden kullanın. Stony Brook Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, sıcak tonlardaki ışığın daha azUV ışın yaydığını buldu. Sarı ışık yayan Philips LED Ampul’ü bir deneyin (29,90 TL; philips.com.tr).

Havalandırma sistemi 
Çoğu bina dışarıdaki havayı dışarıda, içerideki havayı da içeride tutmak prensibiyle tasarlanmıştır. Bu yalıtım sistemi şirketinizin enerji giderlerini düşürüyor olabilir ama sizi hasta ettiği de bir gerçek. İçeride dönüp duran hava, uçucu organik bileşikler ve zehirli partiküllerle kirleniyor. Endüstriyel hijyen uzmanı Peter Dooley, bu kirli havanın fotokopi makineleri, yazıcılar, hava temizleme cihazlarındaki solüsyonlar ve hatta yan masadakinin kolonyası tarafından emildiğini söylüyor. Bu partiküller çok küçük olduğundan akciğerde tutunması da kolay oluyor. Bu dabaş ağrısı, baş dönmesi, solunum yolu hastalıkları ve hatta kalp rahatsızlığına davetiye çıkarıyor. Belki patronunuzdan parfümü üstüne boca etmemesini isteyemezsiniz ama temiz hava için yapabileceğiniz bir şey var: Ofise birkaç saksı bitkisi alıp masanıza, fotokopi makinesi ve yazıcıların çevresine koyabilirsiniz. Penn State Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, kılıç çiçeği veya kurdele çiçeği, iç mekandaki ozon yoğunluğunu azaltmak konusunda en etkili bitkiler. Kılıç çiçeği veya kurdele çiçeği ortamdaki sağlıksız havayı emiyor.

Öldürücü mesai saatleri
Bir ofisin kadrolu çalışanı olana kadar dik yürürdünüz ama ne zaman ki masanıza zincirli bir şekilde çalışmaya başladınız, Neandertaller gibi kamburlaşmaya başladınız. Üstelik tek sorunduruş bozukluğu da değil. Omuzlarınızla birlikte öz saygınız da düşüyor. Health Psychology’de yayımlanan 2014 tarihli çalışmaya göre, duruş bozukluğu bilinçaltına mesaj göndererek kişininözgüvenini olumsuz etkiliyor. Otururken veya ayaktayken avuçlarınız, avuç içleriniz uyluklarınıza bakacak şekilde dursun. Fizyoterapist Susy Russell’a göre bu pozisyon, görünüş olarak bedende bükülmeyi en aza indirerek göğsü açmayı ve omuzları eski haline sokmayı kolaylaştırıyor.

Şirket mutfağı
Öğle yemeği verilmiyor olabilir ama mikroplar ücretsiz servis edilir. Kimberly- Clark Professional’ın yaptırdığı bir araştırma, bir şirketin en kirli üç noktasının mikrodalga fırın, buzdolabı ve dinlenme odasının kapı kulbu olduğunu buldu. Buzdolabını ve mikrodalga fırını her kullanımdan sonra dezenfekte etmeyeceğinize göre, en azından kullanmadan önce ve sonra ellerinizi yıkayın. Veya yiyeceklerinizi buralardan uzak tutun.
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.