Sen ben değil biz olalım

Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu’nun düzenlediği iftar programında bir araya gelen iş adamı, sanatçı ve akademisyenler birlik ve kardeşlik mesajları verdi.

Sen ben değil biz olalım

Sanatçı Nuray Hafiftaş, iftara katılanların ortak duygular taşıdığına vurgu yaparak, «Değişik bir duyguda olanın olmadığı kanısındayım. Hepimizde birlik, beraberlik ve kardeşlik var.  Sen ben değil biz olalım» dedi.

Anadolu Alevi ve Bektaşi Federasyonu'nun geleneksel olarak düzenlediği iftar programı bu yıl da Polat Renaissance Hotel'de gerçekleştirildi. ‘Farklılığımız zenginliğimizdir’ temalı programa Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Cengiz Hortoğlu, İş Adamı Zeynel Abidin Erdem, Edebiyatçı Yazar Yavuz Bülent Bakiler, eski Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel, Sanatçı Nuray Hafiftaş, Prof Dr. Erol Parlak, Alevi dedeleri, Bektaşi babaları, çok sayıda sanatçı, akademisyen, gazeteci, iş adamı ve vatandaşlar katıldı.

Lokma duası yapıldı

İftar öncesi Başkan Cengiz Hortoğlu ve diğer yetkililer davetlileri karşıladı. Daha sonra Kur'an-ı Kerim okundu. İftardan sonra lokma duası yapılarak yemekler yendi. İftar sonrası sahneye çıkan Nuray Hafiftaş ve Erol Parlak türküler seslendirdi. Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu olarak düzenlenen iftarın birlik, beraberlik ve kardeşliği pekiştirmesi temennisinde bulunan Cengiz Hortoğlu, şunları söyledi: "Ülkemizin böyle bir fotoğrafa ihtiyacı vardı. Her düşünceden, etnik yapıdan herkesin, bu ülkede eşit vatandaşlık temelinde buluştuğu ve eşit haklara sahip olduğu gerçeği üzerinden ama farklılıklarını muhafaza ederek, farklılıklarını bir problem olarak görerek değil, farklılıkları kabullenmekten geçerek ortak yaşam değerleri üzerinde buluşup böyle bir fotoğrafı vermeye çalışıyoruz."

Karamsar değiliz
"Bir vatanımız var, buradan hiç kimsenin gitmek gibi, terk etmek gibi bir niyeti yok" diyen Hortoğlu, şöyle devam etti: "Başka bir seçeneğimiz de yok. O halde bu ülkeyi daha iyi yaşanılır hale getirmek, çocuklarımızın geleceğini rahatlıkla kurgulayabileceğimiz, kaygı taşımayacağımız bir ülke haline gelmek hepimizin ortak çabasıyla olacak. İşte bir birimize tuz ekmek olmak, sofralarımızı açarak böyle günler görebiliriz. Alevi inancına sahip birisi olarak asla karamsarlığı kabul etmem mümkün değil. Bizim peygamberimizden ve Ehl-i Beyt'ten öğrendiğimiz yol ve erkan budur. Allah varsa hiçbir zaman ümitsizlik olmaz. Dolayısıyla bu günlerin geçici olacağına inanıyorum. Zaman zaman bazen yanlış konjonktürel dönemlere düşebiliyoruz. Birbirimize karşı sevgimizde azalma olabiliyor. Ama bunu aşacağız. Ve inancımızın bize verdiği o inanç içerisinde biz bu sorunu çözeriz. Biz yine eski günlerimize dönebiliriz. Bizim 15. yüzyıla kadar birlikteliklerimiz olmuştur. Bundan sonrada bunu sürdürebiliriz. Bu tarihten ve inancımızdan aldığımız güçle yine sürdürebiliriz."

Alevi Sünniler birbirine destek olmalı
Eski Anadolu Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel ise “Ben Alevi ve Sünni kardeşliğini savunan bir anlayışa sahibim. Sünni kardeşlerimiz nasıl Ramazan’ını yaşamak istiyorsa onun orijinali ne ise Alevi kardeşlerimiz de yine nasıl yapmak istiyorsa öyle yapmalılar. Ama Alevi ve Sünniler birbirine destek olmalı ve kol kola girmeliler. Sadece insanı sevmek değil doğayı, börtü ve böceği sevmeyen insanı hiç sevemez. Bütün mesele önce kendimize sonra birbirimize güvenmemizden geçiyor. Çünkü güvenmediğimiz zaman araya nifaklar girdi, algılamayı farklı yansıtmak istediler Sivas ve Maraş’ta. İşte burada Sünni kardeşlerimizle kol kola girdiğimizde Maraş ve Sivas’a beraber gitmeliyiz. Çünkü inancımız adına birileri pazarlama yapıyor.” şeklinde konuştu. İş Adamı Zeynel Abidin Erdem de iftar programındaki amacın ülkedeki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmak, birliği ve beraberliği pekiştirmek olduğuna vurgu yaptı. Erdem, şunları söyledi: "Alevi ve Sünni'nin bir birinden farkının olmadığını gösteren bir davranıştır bu." dedi.

Bir araya gelmek için geç kaldık
edebiyatçı Yavuz Bülent Bakiler ise "Bu program çok önemlidir. Bu farklılıkları bir araya getirmekte biraz geç kalmıştık. Hz Ali’yi bir Arap şehit etiğinde biz o zaman Türkler olarak Müslüman bile değildik. Kerbela’da Hz Hüseyin şehit edildiğinde biz yine Müslüman değildik. Yani bin yıl önce bir Arap’ın başka bir Arap’a yaptığını aradan bin yıl geçmesine rağmen Türk ve Alevi kardeşim gelip Yezit diye benim yakama yapışıyor. Bizim Yezit ile ne alakamız var. Bütün bunların temelinde bilgisizlik yatıyor. Halbuki bizim kitabımızın ilk emri okudur. Oku emrinin mensupları okumaktan uzak kalırlarsa başımıza böyle belalar çok gelir. Bu toplantılarda bu yanlış düşüncelerin savrulup gitmesinde fayda vardır. Onun için buraya büyük bir sevgi ve ümit ile geldim. İnşallah önümüzdeki yıllarda daha güzel programlar olacaktır." ifadelerini kullandı. 
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.