Yüzünüzde güller açmasın!

Eskiden beri süre gelen kırmızı yanaklı insanların çok sağlıklı olduğu tezi tamamen çürüdü. Aslında al yanaklı olmak başka hastalıkların bile habercisi... Damar genişlemesi ve gül hastalığı da aynı belirtileri veriyor

Yüzünüzde güller açmasın!

Anneanneler ve babaannelerimiz için insan al yanaklıysa çko sağlıklı demektir. Ninelerimize üzücü bir haberimiz var. Yeni araştırmalara göre al yanaklı olmak başka hastalıkların belirtileri olabilir. Damar genişlemesi ve gül hastalığı bunlardan sadece iki tanesi... Soğuk havadan sıcak ortama ani geçişler, hamam ve sauna kullanımının artması nedeniyle yatkınlığı olan kişilerde kışın rozeasa yani gül hastalığı görülme sıklığı artmaktadır. Yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık, damar genişlemesi ve iltihabi sivilcelerle kendini belli eden hastalık, erken tedavi edilmediğinde ciltte kalıcı hasarlara neden oluyor. Gül hastalığından korunmanın yolu ise aşırı soğuk ve sıcak ortamlardan, güneşten, saunadan ve yanlış kozmetiklerden uzak durmaktan geçiyor. 

Gül hastalığı nedir?
Sabah’ın haberine göre, Medical Park Bahçelievler Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Gökhan Okan, "Rozasea; yüzde sıcaklık hissi, kızarıklık, damar genişlemesi ve iltihabi sivilcelerle kendini belli eden kronik bir cilt hastalığıdır. Kızarıklıklar başlangıçta çıkıp sönme gösterir, hastalık ilerlediğinde ise kalıcı bir görüntüye neden olur. İlk görüldüğü bölge, yanakların yan kısımlarıdır. İlerlediğinde ise alın ve burna doğru yayılma gösterir. Burunda yağ bezleri genişler ve rinofima diye isimlendirilen kabarıklık, şiş ve ödemli bir görünüm olur. Gözler cildimiz dışında hastalıktan etkilenen bir diğer organdır. Gözlerde yanma, batma ve göz kapaklarında hassasiyete neden olur" dedi.
Kimlerde görülür?
Yard. Doç. Dr. Gökhan Okan, "Rozasea; orta yaşlı ve açık tenli kişilerde sık görülür. Koyu cilt yapısındaki kişilerde ciltteki yoğun melanin nedeniyle kızarıklık baskılanır ve daha hafif görünür. Hastalık kronik özellik gösterdiğinden erken teşhis edilip hemen tedaviye başlanması hastalığın ilerlemesini engeller. Gül hastalığının nedeni bilinmiyor. Genetik faktörler, stres, parazitler, bakteriler hastalığın oluşmasında etken olabileceği düşünülen şüpheli sebeplerdir. Gül hastalığının kesin tedavisi yok ancak kronik bir seyir gösterdiğinden kişilerin hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmaları, alevlendirici sebeplerden kaçınmaları ve bunu yaşam tarzı olarak benimsemeleri gerekir. Tedavide iki strateji belirlenir; hastalığın ilerlemesini engelleyen önlemler ve mevcut şikayetleri hafifletici tedaviler" diye konuştu.
Genişleyen damarlara lazer
 "Tıbbi tedavi olarak; kızarıklığın belirgin olduğu durumlarda, harici uygulanan ve damarları daraltıcı özelliği olan ilaçlardan faydalanılır" diyen Yard. Doç. Dr. Gökhan Okan sözlerini şöyle sürdürdü: "İltihabi lezyonların az olduğu durumlarda antibiyotikli kremler kullanılır, yoğun olduğu durumlarda ise ağızdan antibiyotikler kullanılabilir. Tedavi süresinin uzun olduğu konusunda hastalar bilgilendirilmelidir. Tedavinin başlangıcında ilaçlara yüksek dozda başlanır, şikayetler hafiflediğinde doz düşürülür. Rozasea hastalığı nedeniyle genişleyen damarların tedavisinde lazer yöntemine başvurulur.”
Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.