Devlet saldırıyor halk koruyor

Validebağ sorununu gazetemize değerlendiren Altunizade Mahallesi Muhtarı Rıza Şener, yaklaşık 20 yıldır mahalle halkı ile beraber Validebağ korusunu savunduklarını belirtti. Şener, “Bunca zamandır Validebağ için mücadele ediyoruz. Devlet saldırıyor, vatandaşlar koruyor” dedi

Devlet saldırıyor halk koruyor

Altunizade Mahallesi Muhtarı Rıza Şener, Validebağ Korusu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Validebağ Korusunun Anadolu yakasının en büyük yeşil alanlarından biri olduğunu ifade eden Şener, “Yaklaşık 20 yıllık muhtarlıkla buradayım. Ve 20 yıldır Validebağ ile uğraşıyoruz. Validebağ’ı koruyoruz. Kimden devletten koruyoruz. Devlet saldırıyor, vatandaşlar koruyor. Özellikle Validebağ Gönüllüleri. Validebağ Korusu yaklaşık olarak 356 bin metrekarelik bir alan. Anadolu yakasının belki de en büyük yeşil alanlarından birisi. Burası hazine arazisi. Hazine arazisini öğretmenlere vakfetmiş yahut öğretmenlerin kullanımına vermişler. MEB’in kullanımına verilmiş. O zamanda buraya Sanatoryum yapılmış, akciğer hastası olan öğretmenler Türkiye genelinde getirilip, orada hastalara bakım yapılıyor ve hastalar iyileştirilip geri gönderiliyor. Yani orası Türkiye’nin ilk akciğer hastalıkları hastanesi olarak kurulmuş. İçinde tarihi eserlerde var. Abdülhamit Av Köşkü var, Valide Sultan Kasrı var, huzurevi yapılmış sonra sağlık meslek lisesi yapılmış. İçine gittikçe kanser gibi yayılmış bu binalar ve yapılar. Şimdi milli eğitimden bir bakımdan alınmaya çalışılıyor. Sadece MEB’in elinde Valide Sultan Kasrı kaldı. Bir öğretmen evi olarak onunda çevresini mahvedip kullanıyorlar” dedi.

Halk direnince vazgeçtiler 

Validebağ Korusu için her dönem ayrı bir plan yapıldığını dile getiren Şener, “Buraya 20 yıldır bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Önce bir hükümet konağı yapmaya çalıştılar. Hükümet konağında mahalle sakinlerinin, sendikaların büyük tepkisi oldu. Sonra büyük bir hastane yapmaya çalıştılar. Şimdi bizim memlekette hastane deyince “hepimiz gideceğiz neden karşı çıkıyorsun” diye kamuoyunu karşısına almak için kullandılar. Burada Validebağ’ın yeşil kalması hastalıklara engel oluyor zaten. Hastalıkları temizleyen tek yer. Sen bunu buradan kaldırıp yerine beton inşa edersen zaten insanlar hasta olacaklar. Onun için hastane yapılması doğru değil. Cami yapılması istendi. Validebağ korusunun çevresinde yaklaşık 4 ya da 5 tane cami var zaten. Gelen tepkiler ve Validebağ korusunun çevresine bakıl  dığı zaman da cami yapılması istenmedi. Büyüklerimiz geldiğinde kalmaları için otel yapılması istendi. Çünkü orada yamaca yapıldığında Marmara Denizi ayaklarınızın altında kalıyor. O da durduruldu. Karşı çıkıldı ve durduruldu. Yani halk oraya olmasın diyor, birileri yapmaya kalkışıyor. Kimin yaptığı da belli değil. Baktılar ki halk direniyor vazgeçtiler” diye konuştu. 

Korunun bölünmesi doğru değil

Şener, arazinin paylaştırıldığını söyledi. Şener, “356 bin metrekarelik alanın büyük bir alan olduğu görüldü. Birilerinin bunu yiyemeyeceği görüldü. Şimdi başka bir şeyler yaptılar. Bütün hastaneler sağlık meslek lisesine bağlandı. Sağlık bakanlığına bağlandı. O zaman bu hastanenin yeri korunun bir kısmını alarak Sağlık Bakanlığına bağlandı. Bir kısmını da MEB’e bağlayalım dediler. Geride kalanı da İBB’ye bağlayalım dediler. Şimdi o alanı böldüler. Sınırları belli değil. Sağlık Bakanlığına, MEB’e ve İBB ye paylaştırıldı fakat bunların sınırları belli değil. Bu alanı paylaştırdınız amacı ne? Amacı yok. Kullanımı onlara veriliyor ve onlar kullanacak diye bir protokol hazırlanmış ve imzalanmış. Biz de ona karşı çıkıyoruz.  Onun için mahkemeye verdik. Bölünmesi paylaşılması doğru değildir. Mahkeme kararlarında süren davalar da var. Şu anda parçalanmış durumda. Bizim konu ile ilgili yaptığımız müracaatlarda korunun bölündüğü bilgisi geldi. Ama nereden ne kadar verildi belli değil” şeklinde konuştu.

Sit alanına çivi bile çakılamaz

Validebağ Korusu burada bulunan halka ve çevre sakinlerine sorulmadan kararların alındığını ifade eden Şener konuşmasını şöyle sürdürdü; "Validebağ sit alanı. Üsküdar belediye başkanının seçilmeden önceki vaadi buranın park olacağına dairdi. 'Orada projelerim var' dedi. Halk o projelere karşı çıktı. Biz buranın koru olarak kalmasının istiyoruz diye. Sonra burası 1997-1998 yıllarında birinci dereceden sit alanı olarak ilan edildi. Sit alanı ilan edilen yere çivi bile çakılamaz, oradan bir taş bile sökülemez. Hem kültürel hem de tabiat varlıkları açısından. Ama başkanımız avukat olmasına rağmen projeler hazırlıyor, ben buraya projeler hazırlayacağım havuzlar yapacağım yeşili daha da çoğaltacağım diyor. Buraya bir şey yapılmasını istemiyoruz. Sadece biz değil, yasa istemiyor. 1. Dereceden sit alanı olarak ilan edilen bir yerdir burası. Bir güzellik yapılırken daha büyük güzellikler yok ediliyor. İnsanlar sabahları ve akşamları gidip yürüyor koşuyor dinleniyor nefes alıyor. Bunu ortadan kaldırıp park yapacağım deniliyor." 

Verilen kararı uygulayacak makam yok

Validebağ Korusunun yeşil alan olarak kalmasını istediklerini belirten Şener, “Devlet buraya saldırıyor oranın halkı burayı koruyor. Burayı gelen insanlar arabalarını park edecek yer bulamıyor diye binlerce metrekarelik alanı kumla çakılla kapladılar. Millet elleriyle o alanı temizleyip orayı yeşil alana dönüştürdü. Tarihi eser dediğimiz Validesultan Kasrı'nın önüne mermerleri döküp düğün salonu yaptılar. Orada 1 metre çapında ağaçlar var. Orada düğün yaptıktan sonra da temizlenmesinde de deterjan ve kimyasal temizlik malzemeleri ile temizlenen mermerler aynı zamanda ağaçlarında köklerine gidiyor. Sonra da o ağaçlar 1 metre çapındaki korunmaya alınmış ağaçlar anıt ağaçların şu anda 4 tanesi kurumuş durumda. Onu şikayet ettik. Sit kurulunda verilen kararda bir ağacın çevresine beton dökülüyorsa ağacın çapının 8 katı kadar boşluk bırakılacaktır. Yani tepesinde ki çatısı kadar ağacın kökü var orayı besleyecek. Zaten buradaki ağaçlara 8 kat boşluk bıraktığında hiç mermer koymamanız gerekiyor. Sit kurulu kararı uygulattır diyor fakat kararı uygulayacak makam yok. Kim yapacak belediye yapacak. Belediye diyor ki ben karışmıyorum. Sit kurulu kararı var burada burayı yık diyor fakat belediye ben karışmam diyor. Şimdi o mermeri kaldıracak güçlü adam yok makam yok. Niye yok? Demek ki o mermerleri koydurtanlar daha güçlü” dedi.

BURAK ERDAL

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.