Göçü yönetmeye çalışıyoruz

Türkiye'nin Göç Tarihi adlı sempozyumda konuşan Başbakan Başdanışmanı Murtaza Yetiş Türkiye üzerinden göçü yorumladı. Yetiş, "Göçü yönetebilmek, göçe bakışımız, göçün sosyolojik değerlendirmesi ve sonuçlarını iyi değerlendirmek için çalışıyoruz" dedi

Göçü yönetmeye çalışıyoruz

Haber: Nihal ALTINGÖVDE

Türkiye'nin Göç Tarihi Sempozyumu Taksim The Marmara Otel'de gerçekleştirildi. Sempozyumun açılış konuşmaları Başbakan Başdanışmanı Dr. Murtaza Yetiş, Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün tarafından yapıldı. 
Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi (MAGA), Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (HUGO) ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları işbirliği ile gerçekleştirilen sempozyumda, Türkiye’de yaşanan güncel göç ve mültecilik konuları da ele alınarak, geleceğe yönelik beklenti ve öneriler değerlendirildi.

Göç analizi

Sempozyumda Türkiye’nin önde gelen 17 göç uzmanının kaleme aldığı “Türkiye’nin Göç Tarihi: 14. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Türkiye’ye Göçler” isimli eserin yazarları ve diğer uzmanlar konuşmacı olarak yer aldı. Toplantının onur konuğu, bu toplantı için özel olarak ABD’den gelen ve kitabın önsözünün de yazarı olan Prof. Dr. Kemal H. Karpat oldu. Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, Prof. Dr. Ahmet İçduygu, Prof. Dr. Ayhan Kaya, Doç. Dr. M. Murat Erdoğan, Doç. Dr. Kemal Yakut, Doç. Dr. Başak Kale, Naim Güleryüz, Doç. Dr. Akif Kireççi’nin de konuşmacılar arasında yer aldığı bir günlük sempozyumda, tarihsel ve sosyolojik perspektifle Türkiye’nin göç tarihi analiz edilerek ve günümüz Türkiye’sine yön veren kitlesel göçler kronolojik ve tematik oturumlarla değerlendirildi.

Görmezden gelemeyiz

Marmara Belediyeler Birliği Genel Sekreteri M. Cemil Arslan, "Hukuksal anlamda olmasa da sosyolojik anlamda hepimiz göçmeniz aslında. Şehirlerden şehirlere göçüyoruz. İster iklim değişiklikleri, ister savaşlar ister dini ister milli  sebeplerle olsun neticede göç denen bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Gözümüzü kapatarak veya erteleyerek bu meseleyi görmezden gelerek çözüm bulamayız. Sadece büyütürüz, sadece mesele büyür. Bir meseleyi doğru anlamanın, çözmenin birinci yolu da onu bütün taraflarıyla sağlıklı bir şekilde değerlendirmek, sakin bir uslüpla ve bilimsel kurallara uygun olarak anlamaya çalışmaktır. Bu çalışma onlardan bir tanesidir. Çalışmamızın verimli olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.

Açık sınır açık kapı

Başbakan Başdanışmanı Dr. Murtaza Yetiş yaptığı konuşmada "İsmail Cem'in Türkiye'nin geri kalmışlığına dair bir kitabı vardır orada der ki 'Geri kalmışlık tasnifini her ülke için kullanamazsınız.' Örneğin Türkiye'nin geri kalmışlığıyla Afrika'da Kongo'nun geri kalmışlığı aynı şey değildir. Çünkü Kongo dün de geri kalmıştı bugün de. Ama Türkiye veya Osmanlı bu medeniyet bu gelenek Yunusların, Mevlanalarıın, Mimar Sinanları yetiştirmiş olan bir medeniyet. Bugün yetiştiremiyorsa bu o ülkenin geri kalmışlığını ifade eder. Bir yandan da bir ülkeyi başka bir ülkeyle ölçmek karşılaştırmak değil de sizi kendinizle karşılaştırıyorsunuz ve bu açıdan aslında son derece Türkiye için en azından objektif bir değerlendirme. Göçle birlikte Türkiye bir taraftan bu coğrafyanın kaderi denebilecek bir şey tabi, göçle birlikte yeniden dünyanın da harcının karıldığı bir süreçte Türkiye'nin belki de ortaya koyduğu açık sınır açık kapı politikası, vizelerin kaldırılma süreci teknolojiyle birtakım imkanlarla daha ciddi anlamda buluşmak, görece ekonomisinin geçmiş yıllara göre biraz daha gelişmesi gibi bir çok faktör bir taraftan aslında ülkemizi dünyaya açtı. Bir taraftan da coğrafyamızdaki hareketlilik Araplarla başta olmak üzere bu coğrafya üzerinde yeniden oluşturulmak istenen bir takım uluslararası yapılar senaryolarda coğrafyanın yakın bölgenin Türkiye'ye olan yönelimini artırdı. Bu iki karşılıklı yönelimde yeni bir süreci oluşturdu bizim açımızdan. Göçle ilgili de biz aslında Türkiye olarak geri kaldık. Göçü yönetebilmek, göçe bakışımız, göçün sosyolojik değerlendirmesi ve sonuçlarını iyi değerlendirmek iyi yönetmek gibi çok önemli başlıkları maalesef belki de özellikle bir kaç yıldan beri Suriye meselesiyle birlikte yoğun bir şekilde göçle ve mültecilikle karşılaşmamızla birlikte bir avuç akademisyenin yoğun çabasıyla yeniden bu süreci tanımlamaya çalışıyoruz" 
şeklinde konuştu. 

Göç dramdır, göç ızdıraptır

Büyükçekmece Belediye Başkanı ve Marmara Belediyeler Birliği Encümen Üyesi Dr. Hasan Akgün şu ifadelere yer verdi: "Göç dramdır, göç ızdıraptır. Göç bazen kurtuluş bazen kavuşmaktır. Marmara Belediyeler Birliği Göç Politikaları Atölyesi Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi ve İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz sempozyumda Türkiye'de yaşanan güncel göç ve mültecilik konuları ele alınacaktır. Suriye'de yaşanan iç savaş sebebiyle Türkiye'de hızla artan mülteci sayısı yerel yönetimlerde merkezi yönetim kadar etkilenmektedir. 2. Dünya Savaşı sonrasında en fazla göç hareketine sahne olan bu dönemde göçmenlerin bulundukları yerlere entegrasyonu oldukça önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu bağlamda yerel yönetimlere de büyük bir görev ve rol düşmektedir. Bu sebeple Marmara Belediyeler Birliği Şehir Politikaları Merkezi bünyesinde Göç Politikaları Atölyesi kuruldu ve Marmara bölgesindeki belediyelerin ortak hareket etmesi teşvik edildi. Göç Politikaları Atölyesi göç ile ilgili bilimsel çalışmalar yürütmek, bilgi ve tecrübe paylaşımına zemin hazırlamak, üye belediyeler arasında koordinasyonu sağlamak aynı ilde bir araya gelmesi ve ortak çalışması gereken belediyeler ile valilerin işbirliği içerisinde projeler yürütmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. MAGA kapsamında sonuçları merkezi yönetime sunulacak olan İstanbul'daki Suriyeli mülteciler ve belediyelerin çalışmaları konulu bir araştırmada yapılmaktadır. Saha ziyaretlerinin bitirilmesinin ardından toplam veriler raporlaştırılacak ve sunum haline getirilecektir" şeklinde konuştu.  Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.