Minik kuğulardan görkemli gösteri

Ünlü sanatçı Filiz Coşkuner 1996 yılında bütün birikimlerini yeni kuşaklara aktarmak, sanat yaşamındaki bütün güzellikleri onlarla paylaşmak için kurduğu Özel Filiz Coşkuner Bale Kursu'nun 20. yılını görkemli bir programla kutladı.Etkinlikte yetiştirdiği minik öğrenciler, öğrendiklerini sahnede sergiledi

Minik kuğulardan görkemli gösteri

Haber: Nihal ALTINGÖVDE 

Özel Filiz Coşkuner Bale Kursu 20. yılına özel program düzenledi. Büyükçekmece Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda, bugüne kadar kursu bitiren tüm mezunlar ve eğitimlerine devam eden bale öğrencileri klasik ve modern bale gösterileri sundu. Bugüne kadar mezun ettiği öğrencilerini sahneye davet ederek sanat ışığı sunan Coşkuner bir çok öğrencisinin açılan bu yolda devam ederek aldıkları ışığı yeni öğrencilere aktardıklarını belirtti. 


Yaratıcılıkları ve güvenleri gelişiyor

Sanatı bir yaşam biçimi olarak benimsemiş balerin, tiyatro oyuncusu ve psikolog Filiz Coşkuner bale kursunun 20. yıl özel gösterilerinin sergilendiği programın açılış konuşmasında "1996 yılında bale kursunu Büyükçekmece'ye açarken konservatuvardaki arkadaşlarım 'O dağın tepesine hangi sivri akıllı bale kursu açmaya kalkmış' diye düşünmüşler. Oysa ben Büyükçekmece gibi gerçi şimdi bağlandı ama İstanbul'un dışında bir bölgede bale kursu açmayı daha doğru buldum. Bale kursunu açarkende bir amacımda çocukların yaratıcılıklarına, kendilerine güvenlerine, duygu ve düşüncelerini bedenleri ile ifade etmelerini sağlamaktı.  Benim her resitalimde benim yaptığımdan daha çok onların koreografilerine yer verdim. Bunu yapmaktaki amacım kendilerine güvenlerini normal hayatlarına ve eğitimlerinede aktarmaktı. Bunuda başardığımızı düşünüyorum çünkü öğrencilerim okullarında daha başarılı oldular" sözlerine yer verdi.

Sanatçı toplum için yaşar

Coşkuner konuşmasının devamında. "Öğrencilerimle ben Devlet Opera ve Balesi'nin devamı için imza verdik. Bununlada yetinmeyip 'Sanata karşıya karşı'yı hazırladık. Ulu önder Atatürk 'Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' demişti, evet benim çocuklarımın ilk sahneye çıktığı Karaca Tiyatrosu şu anda otel olma tehlikesinde. Devlet Oprea Balesi reklam panosu haline geldi. Benim ilk sahneye çıktığım Komedi Tiyatrosu halen yok. Saray Sineması AVM oldu. Bütün bunlara karşı çıkmak istedik ve o yüzdende biz bir dans hazırladık sizlere. Sanatçılar kendileri için yaşamayan toplumu iyiye, güzele, doğruya götüren, yücelten hümanist, din,dil, ırk ayırt etmeden  seven, onlar için yaşayan insanlardır. Bu değerlerine aykırı bir şey görürlerse karşı çıkarlar, eleştirirler, tepki verirler. Bizde tepki verdik, kendi yorumumuzla, sanatla, kendi yolumuzla. Yıllar önce Hiroşima, Doğsun Güneş'te olduğu gibi savaşa karşı, Sınav'da olduğu gibi eğitim sistemsizliğine karşı, Beyaz Yaseminler ve Kız Leyla'da olduğu gibi kadına şiddete karşı, Gezi Parkı'nda o gençlerin arkasında olduğumuzu gösterdiğimiz gibi ama kendi için yaşayan  yani bencil, toplumu kendi çıkarları doğrultusunda yönetmek isteyenler, sanatı ve sanatçıları sevmezler. Ulusun hayat damarlarını koparmaya çalışırlar. Bunu yapmalarına sanatçılar hayatları pahasına izin vermezler. Toplumda onlara sahip çıkmalı, operaları, tiyatroları, konserleri boş bırakmamalıdır. Hele sizler gibi geleceğin sanatçılarını yetiştirenler ki sanatçı yetiştirmek sanatçı olmak kadar zordur, bu yüzden çok değerlisiniz. Hadi hep beraber hayat damarlarımızı güçlendirelim, işte şimdi izleyecekleriniz bu yılın hayat damarları" şeklinde konuştu. Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.