Öğrenciler gericiliğe tepki gösteriyor

Lise öğrencilerinin okul idarecilerine karşı koydukları tepkiler ve eğitim sistemindeki sorunlarla ilgili İstanbul Eğitim Sen 5 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğan ve Öğrenci Veli Derneği’nden (Veli-Der) Feray Aydoğan Gazetem İstanbul’a açıklamalarda bulundu.

Öğrenciler gericiliğe tepki gösteriyor

Haber: Burak ERDAL 

“Proje Ortaöğretim Kurumları” olarak adlandırılan kurumlara idareci kadrolarının atamalarının bakanlığa bağlı olarak yapıldığını söyleyen İstanbul Eğitim Sen 5 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğan, “Eğitim alanındaki gerici politikalara öğrenciler tepki gösteriyor” dedi.

4+4+4'ün sıkıntısı

İstanbul Eğitim Sen 5 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğan, Öğrenci Veli Derneği’nden Feray Aydoğan  liselerde yaşanan tepkiler ve öğrencilerin okul idarecilerine karşı yaptıkları protestolar ile ilgili konuştu. 4+4+4 sistemi ile beraber Türkiye’nin en başarılı liselerine öğretmen ve idareci atamalarının bakanlığa bağlandığını belirten Feray Aydoğan, “4+4+4 kapsamında yasa çıktıktan sonra birçok ek yönetmelik ve madde çıktı. Bunlardan birisi de Türkiye’deki en başarılı 45 lisenin idareci ve öğretmen atamalarını direkt Milli Eğitim Bakanlığı'na bağladılar. Eskiden tayin veya öğretmenler sınav yoluyla girerlerken bu liselere, şimdi tamamen AKP hükümetinin belirlediği kişilerin ve hiçbir kriter gözetmeden yerleştirilmesi yapıldı.

Eskiden bu liselere yerleştirilen öğretmenler akademik başarıları olan, yazılı sınavlara girip kendi bilgisi ve yeterliliğini de fazlasıyla ispatlayan, donanımlı ve alanında ki en başarılı öğretmenlerdi. Ama bakanlığa bağlanmasından sonra o okulların tüm idare ve müdür kadroları değiştirildi. Liselilerin bu itirazı, 4+4+4 sistemi ve sonrasında onlara dayatılan, yeterince donanımlı olmayan ya da AKP’nin kendisini kadrosu olarak gören yetersiz kişileri o okullara yerleştirmelerinin sonucunda oluştu. Zaten çocuklar kendi açıklamalarında da söylüyorlar. Geçmişten bu yana yaptıkları etkinlikleri, yazar söyleşileri, festivallerini gerçekleştiremediklerini, Laik bilimsel eğitim adına hiçbir şeyin okulda yaşatılmak istenmediğini ve okul idarecileri üzerinden ve bazı öğretmenler üzerinden diyerek tarif ediyorlar. Bu durum, yasaların sonucunda olan uygulamaların isyanıdır” diye konuştu.

Ensar Vakfı’nı ısrarla öne çıkarıyorlar

Ensar vakfı ve türevlerinin açtığı yaz okulları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Aydoğan, bu kurumların yaz okulu uygulamalarının yaklaşık 3 yaz dönemi boyunca uygulandığını belirtti. 4+4+4 eğitim sisteminden sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nın tüm işleyişini Diyanet İşleri Başkanlığı ile yaptığını kaydeden Aydoğan, “Bu 4+4+4'ten sonra milli eğitim tüm işleyişini diyanet ile birlikte yapıyor. Yine Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı, Ensar Vakfı, İHH, TÜRGEV, Kimse Yok Mu Derneği, KAİMDER, Hayrat Vakfı gibi derneklerle bunların protokolleri var. Birincisi, zaten okul öncesinden itibaren başlatılan “Değerler Eğitimi” adı altında içinde ölüm ve ötesi, şükür, ibadet gibi evrensel hiçbir değerle ilişkisi olmayan tamamen dini ve tek mezhebe dayalı tek inanca dayalı bir şey üzerinden bu vakıfların ve türevlerinin okullarda çalışma yapılmasının önü açıldı.

Bu faaliyetler yıl içerisinde ayda bir ya da iki kere tamamen niteliksiz kişiler tarafından yapılmakta. Eğitimci değiller, herhangi bir uzmanlık alanları yok, o alanın eğitimini almış kişiler değiller. Bu eğitimleri veren kişiler tamamen bu vakıfların kendi kadroların oluşturulmuş kişilerdir. Bazıları sadece ilkokul mezunu, bazıları ilkokul mezunu mu onu bile bilmiyoruz. Bu kişiler tarafından okullarda çalışmalar yapıyorlar. Bu protokolün ayaklarından biri de budur. İkinci ayağı ise yaz okulu adı altında bu derneklerin devlet okulu binalarını kullanarak yaz okulu yaptırıyorlar. Kızlar erkekler ayrı sınıflarda, kızların başları örtülüyor. Yine okul öncesinden başlatıyorlar bu uygulamaları. Bunu zaten 3 yazdır devam ettiriyorlar. Ensar Vakfı'nı da ısrarla, bu tecavüz vakalarına rağmen, daha da fazla öne çıkarmaya başladılar. Bu da yine 4+4+4 kapsamında gelen işleyişlerden birisidir. Bu Ensar vakfı ile sınırlı bir mesele değil. Bir çok vakfın olduğu bir mesele” şeklinde konuştu.

Söyleşiler iptal oldu

Liselerdeki bu sürecin okul idarecilerinin öğrenciler üzerinde kurduğu baskı uyguladıkları sansürcü yaklaşımın sonucu gerçekleştiğini ifade eden İstanbul Eğitim Sen 5 No’lu şube Başkanı Mehmet Aydoğan, bakanlık tarafından atanan idareci ve öğretmenlerin öğrencileri anlamaktan uzak olduğunu söyledi. Aydoğan, “Proje ortaöğretim kurumları olarak adlandırılan 45 tane lise var. Bu liseler Türkiye’nin en iyi Anadolu ve fen liseleri olarak geçiyor. Bu liselerin içerisinde Galatasaray Lisesi, Ankara Atatürk Lisesi, Balıkesir Fen Lisesi var, Cağaloğlu Lisesi gibi liseler var. Buradaki idareciler ve öğretmenler de kendi doğal süreçleri içerisinde hizmet içi puanları esas alınarak atanıyorlardı. İstanbul Erkek Lisesi'nin bildirisi buna işaret ediyordu. Bir de buradaki sansürcü yaklaşım söz konusuydu. İşte Küçük İskender’in, yazar Emrah Serbes’in getirilmesi çeşitli gerekçelerle, ahlak dışı gerekçeleriyle iptal etmeye kalktılar.

Büyük bir tepki duyuldu onma. Aslında ilk şey idareci kadroların gerici bir kadroyla doldurulmasından kaynaklanıyor. Proje okullarında idarecilerin gerici kadrolarla bakanlık tarafından atanan gerici kadrolarla doldurulmasından kaynaklanıyor. Çünkü o okullar gerçektende en iyi liseler, haliyle öğrencilerde o sınav sistemine göre başarılı olan öğrenciler. Orada öğretmenlerle daha önce il içi tayin sistemi ile o okullara atama sistemi ile giderken o okullarla şimdi bakanlık öğretmen atıyor. Bundan kaynaklı olarak oradaki yetersiz ve niteliksiz öğretmen ve idareci sistem o çocukların potansiyelini anlamakta, kavramakta zorlanıyor. Buradan bir tepki çıkıyor ortaya. Bu liseler Türkiye’nin geleceği açık nesillerinin yetişeceği önemli okullar. Haliyle iktidar bu liseleri ele geçirmek istiyor ve değiştirmek istiyor. Hem o çocukların potansiyelini anlamayan, çocukların eğilimlerini zeka düzeylerini kavrayamayan idareciler, çocukları yönlendirme becerilerinden yoksun siyasi öğretmen kadroları atandığı için ve aynı zamanda AKP’nin eğitim alanında dönüşümü toplumsal alanda ki gerici politikalarına karşı öğrenciler tepki gösteriyorlar. Bu tepkilerde birbirlerinden etkilenerek ilk önce müdüre karşı sırt dönme biçiminde ve giderek bildiri biçiminde kendisini gösteriyor” diye konuştu. 
  Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.