Popülariteyi İslam olarak yutturdular!

Başakşehir Belediyesi tarafından düzenlenen söyleşi programına yazar Atasoy Müftüoğlu katıldı. Müftüoğlu, «İslam bugün popüler bir muhafazakârlık, özel bir dindarlık biçimi haline getirilmiştir. İslam etkisizleştirilmiş ve referans kaynağı olmaktan çıkarılmıştır» dedi

Popülariteyi İslam olarak yutturdular!

Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşinin ev sahipliğini Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Basri Akdemir yaptı. Küresel dünyanın açmazlarında Müslüman yaşamının nasıl olması gerektiğini ‘Yeni Bir Dil Bulmak’ üst başlığı ile anlatan Müftüoğlu, “İslam dünyası toplumları son 200 yılını hayali umutlar ile geçmişe dair rüyalar görerek geçirdiler. Halen de bu rüyadan uyandıklarına dair belirti yoktur" ifadelerini kullandı.

Hayali umutlar peşinde sürükleniyoruz
Dualarla söyleşiye başlayan Yazar Atasoy Müftüoğlu, "Muhafazakâr ve gelenekçi toplumlar gerçeklerle yüzleşmek hesaplaşmak istemezler. Çünkü gerçekler rahatsız edicidir, sorumluluk almayı gerektirir. Gerçek umutlar için gerçek çabalar gerekir. Biz halen Müslümanlar olarak güncelliğin sınırlarını aşmayı başaramadığımız için geleneğin sınırlarını aşmayı başaramadığımız için, ayrıntıların sınırlarını aşmayı başaramadığımız için büyük farkındalıklar oluşturamıyoruz. Zaten tarihsel farkındalık oluşturamadığımız için hayali umutlar peşinde sürükleniyoruz” diye konuştu. 

Hurafeler hayatımızı şekillendiriyor
Karşı karşıya bulunduğumuz gerçekliklerin farkına varabilmek için tarih bilincine ihtiyacımız olduğunu belirten Müftüoğlu, “Tarih bilincine sahip olması gerekenler tarihin aktörleri olmak zorundadır. Tarih nesnelerinin bilincine ihtiyacı yoktur. Bizler bugün konuşulması gerekenleri değil konuşulmaması gerekenleri konuşuyoruz. Biz yeryüzünde kendi tercihleri öznesi olmak üzere olan bir topluluğuz. Fakat bunun gereğini yerine getiremiyoruz. Asıl konuşulmaması gereken şey olan bugünün gerçekliğini biz üretmiyoruz. Gerçekliği üretenler sınırlarımızı belirliyor, gerçekliğimizi belirliyor bizse sadece konuşuyoruz. Dünya Müslümanlarının ise bu noktaya nasıl geldiğimiz ile ilgili bir düşüncesi ya da çalışması da yok. Modern ve geleneksel hurafeler ile bir o yana bir bu yana sürükleniyoruz. Bunlar bizim hayatımızı şekillendiriyor.” Zihin dünyamızı Aydınlanma Mutlakiyetçiliği'nin belirlediğini belirten Müftüoğlu, “Bu milliyetçilik sömürgecilik aracılığı ile kendisini evrenselleştiriyor. Sömürgeciler İslam Dünyası’nı sömürgeleştirmeden önce onların zihinlerini sömürgeleştirerek bağımsız bir içerik, bağımsız bir tarz, tavır almalarına engel olmaktadır" dedi.

İnsani anlamda eksiliyoruz
Yazar, “Bizler, İslam’ın belirleyici tayin edici olmadığı bir toplumda Müslümanlık ideasında bulunuyoruz. İslam bugün popüler bir muhafazakârlık, özel bir dindarlık biçimi haline getirilmiştir. İslam etkisizleştirilmiş ve referans kaynağı olmaktan çıkarılmıştır. Din adına kullandığımız dil tamamen ayrıntıların dili olmuştur. Bu dil bugüne, zamana, akla, tarihe hitap etmiyor. Umut gerçekleri konuştuğumuzda başlar. İyi olacak inşallah klişesine sığınmamalıyız. Biz bugünün gerçekliğini nasıl aşabiliriz, nasıl sorgulayabiliriz konusunu gündeme alan düşünce hayatına ihtiyacımız vardır. Yeni bir kültür üretemezseniz küresel kültüre mahkûm olursunuz. Üzerimize bir çığ düşmüş iken para ile satın alınabilecek değerler için savaşıyoruz. İnsani anlamda eksiliyoruz” ifadelerinde bulundu.

Bu haber tarihinde eklenmiştir.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.