AK Parti ve CHP samimi değil!


Ali Tarakçı

Ali Tarakçı

15 Ocak 2017, 21:23

Sözümüzü baştan söyleyelim. 201O yılında yapılan anayasal değişiklikteki tavrım çok açıktı. "Yetmez ama evet"ti.                                                                               Bugünkü tavrımı da baştan söyleyeyim. Bu değişiklikler ülkenin ve milletin geleceği için umut vaat etmiyor. Aksine daha çok otoriterleşme daha çok devletleşme ve de daha çok biat kültürünün gelişmesini ifade ediyor. 
Bugün AK Parti'nin MHP ile anlaşarak getirdiği 18 maddelik değişiklik paketi, resmen ülkeyi otoriter bir yapıya taşır. Ve bu değişiklikler milletin ve ülkenin ihtiyacı için değil, Erdoğan'ın lider kültü için yapılmaktadır. 
Kamuoyunun algısı da bu yöndedir. Evet oyu verecek olanlar da, hayır oyu verecekler de bu algıdan dolayı tercihlerini yapacaklardır.
"Ne bilirse lider, reis, o bilir... Bize düşen O'nun daha iyi yönetebilmesi için önünü açmaktır" denilerek tam bir teslimiyet yaratılmaktadır.
Değişikler için, milletin ve ülkenin ihtiyacı olduğunu söyleyen AK Partililere ve ülkenin diktatörlüğe taşınacağını ve rejimin değişeceğini söyleyen CHP'lilere de samimi sorularım var.

CHP'lilerin özeleştiri yapmadan karşı çıkmaları anlamlı değil!

Önce CHP'lilere sormak istiyorum.
- Bu değişikliklerin diktatörlük yaratacağını, faşist bir sistem yaratacağını söylüyorsunuz. Velev ki, doğru kabul edelim. Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dönemi, bugün görüşülen ve karşı çıktığınız değişiklikler uygulandığında, ortaya çıkacağını iddia ettiğiniz sistemin bir benzeri değil miydi?
- Atatürk ve İnönü aynı zamanda devlet başkanı ve CHP'nin genel başkanı değiller miydi?
- 1920'de kurulan Türkiye'nin ilk demokratik meclisi fesh edildikten sonra ki, TBMM'de muhalefet var mıydı? O dönemde Mustafa Kemal Atatürk'e ve sonrasında İsmet İnönü'ye karşı çıkmak mümkün müydü?
- Bugün TBMM'de "Çanakkale Geçilmez" sloganı ile "resmen rejim değişikliği yapılmak isteniyor" diyerek can siperane direniyorsunuz. Aynı direnişi Atatürk ve İnönü döneminde size benzeyen bir muhalefet partisi yapabilir miydi? Ki, muhalefet yoktu! Eleştirdiğiniz bugünün, Atatürk ve İnönü döneminden kat kata daha iyi olduğunun farkında değil misiniz?

AK Partililerin de eleştirdiklerinin aynısını istemeleri anlaşılır değil


AK Partililere de sormak istiyorum:
- Siz son 30 yıldır Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü dönemine diktatörlük ve faşist yönetim demiyor muydunuz? "Hem partinin başında hem de devletin başındaydı" diyerek sert eleştiriler yapmıyor muydunuz?
- "Valiler ve kaymakamlar il-ilçe başkanı gibiydi" diyerek eleştirirken bugün 90 yıl öncesinden farklı mı? Hele ki, bu değişikliklerle; meclisi, yüksek yargıyı, yürütmeyi, bilcümle her şeyi tek başına belirleyecek olan bir reisin dönemi, 90 yıl öncesinden ve son 14 yıldan daha demokratik olacak öyle mi? Buna gerçekten inanıyor musunuz? Yoksa herşeyi doğru bilen lideriniz öyle dediği için, inanmak mı istiyorsunuz?
- Şimdi 18 maddelik değişiklikle, aynen Atatürk ve İnönü döneminde ki, uygulamaları hem de zamanın ruhu ve paradigma değişmişken eski ruhu çağırmak nereden çıktı? Ki, Atatürk ve İnönü döneminde dünyada zamanın ruhu gereği diktatörlükler çoğunluktaydı. Ve dünyanın başına iki büyük savaşı bela etmişlerdi.
- Şayet bugün 18 maddelik değişikliği TBMM'de çoğunluk CHP ve MHP'de olsaydı ve onlar getirseydi; yani Kılıçdaroğlu ve Bahçeli için getirseydi ne derdiniz? CHP'lilerin söylediklerinden daha ağır şeyler söylemez miydiniz? TBMM'de CHP'lilerin yaptıklarından daha fazlasını yapmaz mıydınız?
- Kılıçdaroğlu ya da başka bir isim mesala Perinçek; bu yetkilerle Devlet Başkanı seçilseydi ne yaparsınız? Ki, Erdoğan sonunda fani bir insan... Allah gecinden versin öldükten sonra Erdoğan’ın yerine kimin geleceğini, gelebileceğini biliyor musunuz? Bu yetkililerle tam karşı olduğunuz biri reis olursa, başınıza neler gelebileceğini hayal edebiliyor musunuz?

Anayasa değişiklikleri birileri için yapılmaz!  Zamanın ruhuna uymak için yapılır!


Sorular çoğaltılabilir. Ancak benim anayasal değişiklik paketi hakkında söyleyeceklerim şunlardır:
1- Bu değişiklikler milletin ve ülkenin ihtiyacı değildir.
2- Aksine 100 yıl önceki zamanın ruhuna uygun değişikliklerin bugün için karşılığı yoktur. Türkiye'yi bugünden daha da kötü şartlara taşıyacaktır. Son üç yıla bakınca bunu görmemek için kör, sağır ve dilsiz olmak gerekir.
3- Türkiye'de, (dünyada da böyledir) insanlar oylarını hükümetlerin başarısı ya da başarısızlığı üzerinden verirler. Şayet yürütmede bulunanlar millete karşı sorumlu değilseler, biz oylarımızı  hangi kriterlerle göre vereceğiz?
4- TBMM'de bulunan milletvekillerine neden oy vermiş olacağız? Çünkü yürütmeden sorumlu olmayacaklarına göre Reis, TBMM'ye bile ihtiyaç duymadan KHK'lerle ülkeyi yönetibilecekse yasamaya ne ihtiyaç vardır? Millet iradesi diye yücelttiğimiz TBMM'yi bypas etmekten, övgülerimizin hiçleştirilmesinden rahatsız olmayacak mısınız?
5- Devlet Başkanı seçilecek olan Erdoğan diyelim ki yüzde 45 ile seçildi. TBMM yüzde 55 ile muhalefet tarafından oluşturulacak ise o meclisten nasıl kanun çıkarabilecek? Sırf bu ihtimalleden dolayı, KHK yetkisi Reis’e verilmiş, TBMM'yi bypas etmek için getirilmiş bir önermedir. 
6- Çünkü çok kısa bir sürede TBMM'nin ikili bir yapı olma şansı asla yoktur. Çok büyük ihtimalle seçimlerde işbirliği yapılacak, seçimler bittikten sonra herkes kendi partisi ile TBMM'de yer alacaktır. Bugün realite itibarıyla meclisin dörtlü bir yapının dışında şansı gözükmemektedir.
7- Bizim, zamanın ruhuna uygun, katılımcı demokrasiyi önemseyen, ihtiyacımız olan yabancı sermayenin gelişini kolaylaştıracak, demokratik bir hukuk sistemini yerleştirecek, 100 yıllık otoriter devletçi yapıyı adem-i merkeziyetçi bir yapıya dönüştürecek, federatif sisteme geçecek, ötekinin yaşam farklılığını koruyacak, insan haklarını, özgürlükleri, güçlendirecek başkanlık sistemine ihtiyacımız var. 
8- Bugün yapılan değişikliklerle, Türkiye ekonomik olarak da, siyasal olarak da daha da otoriterleşecek ve dünyadan koparak Rusya, Çin, İran bermuda şeytan üçgeninin bir parçası olarak yerini alabilir. Burası dünyanın geleceği değildir. 
9- Milleti ortak paydada buluşturmayacak, toplumun bir bölümünü ötekileştirecek anayasal değişikliklerden demokrasi çıkmaz. Çıksa çıksa birilerini mutlu edecek, toplumun öteki kesiminin umutsuzluğunu daha büyütecek toplumsal koşullar çıkar. Ki, bu 100 yıl önceki zamanın ruhunu çağırmaktan öteye gitmez. Yeni paradigmanın farkında olmayanlar öyle ya da böyle tarih sahnesinden çekileceklerdir. Arada geçen zaman da kaybeden milletimiz ve ülkemiz olacaktır. Yazık...

Son söz:
Bugün iktidar ve muhalefet partileri anayasal değişiklikler konusunda samimi değillerdir. Rejimin değişeceğini iddia eden CHP örgütleri yan gelip yatmakta, 90 yıl önceki dönem için birşey demeden, bugünkü yaşanılacak değişiklerin diktatörlük yaratacağını söylemektedirler. AK Partililer ise 90 yıl öncesinden eleştirdikleri yönetim modelinin aynısını oluşturarak, dün söylediklerini unutarak, üç maymunu oynamaktadırlar.

Millet bu değişikliklerle ilgili gereğini yapacaktır. Ve bilin ki, bunu CHP istedi diye değil, milletin ve ülkenin çıkarı olmadığını gördüğü için yapacaktır. "Hayır" oyu kullanacak ciddi bir AK Partili seçmen kitlesi olduğunu da kimsenin unutmamasını dilerim.

Erken seçime hazır olun
2010 referandumunda katılma oranı yüzde 73.71'di. Evet oyu yüzde 57.88, hayır oyu ise yüzde 41.12 idi. Bugün o destek millet nezdinde yoktur. Yeni yapılacak referanduma katılma oranı yüzde 90'lara yakın olacaktır. 2010 yılı AK Parti'nin başarısının zirvesinde olduğu yıldır. Bugün ise ekonomik ve dış politika da ciddi bir başarısızlıkla karşı karşıya olan AK Parti'nin, referandumda istediği sonucu almasının mümkün olamayacağını görmemek için, birilerinin gözlerini iyice karartmış olması gerekir. Ki, birilerin kendisini en güçlü zannetiği anda, en zayıf anı olduğunu iktidar sahiplerine hatırtlatıyorum. Referandumla ilgili tahminlerimizi bugünden söyleyelim. AK Parti MHP'den yüzde 35 destek alır. Bunun karşılığı 2 milyon oy demektir. AK Parti 23 milyon almıştı, Kasım 15 seçimlerinde... En az yüzde 10 fire verir. Bu ise 2 milyon 300 bin oy demektir. Ve  referandum sonuçları yüzde 48 evet, yüzde 52 hayır çıkar... Sonrası mı... Her koşulda bizi sonuçlar hayır ya da evet çıksa da erken bir seçime hazır olun... 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Celal Karaali - 6 yıl önce
Yazdıklarının tamamına olmasa da çoğuna katılıyorum.. Ve kutluyorum.....